Kılıçdaroğlu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2017, 22:19:25


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 18
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kılıçdaroğlu  (Okunma Sayısı 82144 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TugayArslan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5



« : 23 Mayıs 2010, 11:30:53 »



KILIÇDAROĞLU’NUN GÖNDERDİĞİ ZARFTA NE VARDI?
Kemal Kılıçdaroğlu, tarihsel olaylara meraklı bir politikacı. Sürekli okuyup, araştırmalar yapıyor. Kitaplarda okuduğu ilginç bilgileri, bulduğu belgeleri, fotoğrafları benimle paylaşmasından hep keyif aldım. Bir gün sohbet ederken söz Dersim’den, Zazalar’dan açıldı. “Size bir zarf göndereceğim; içindeki bilgiler ilginizi çekebilir” dedi. Bir gün sonra zarfı aldım. Okudum. Ne mi yazıyordu?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği zarftan 15 sayfa çıktı.
Bunlar TRT Avrasya televizyonunda yayınlanan bir programın kağıda dökülmüş (tape edilmiş) haliydi.
Programın sunucusu Prof. Dr. Alemdar Yalçın’dı.
Kamuoyu Prof. Yalçın’ı; Rahşan Ecevit’in onu DSP genel başkanlığına aday çıkarmasıyla tanıdı. Oysa kendisi; yıllardır Osmanlı tahrir ve mühümme defterleri üzerine çalışmış; yurt dışı üniversitelerde bulunmuş; Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi Müdürlüğü’ne başkanlık etmiş; üniversitelerde dekanlık, rektörlük yapmış bir akademisyendi.
Halen Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı’ydı.
TRT Avrasya televizyonunda Türk kültürü üzerine konuklarıyla sohbet ediyordu.
Bana gönderilen program çözümüne göre konu; Kureyşan (Kureyş) Ocağı idi.
Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyunun geldiği Kureyşan Ocağı.
Kılıçdaroğlu ailesi Tunceli Nazımiye, Ballıca Köyü’ndendi.
TV programında; Tunceli’deki Kureyşan Ocağı’nın son temsilcilerinden Dede Zabit Güler; Kureyşan Ocağı’nın Gaziantep ve Adıyaman koluna bağlı Zülfikar Dedeoğlu ve Kureyşan Ocağı’nın Gaziler kolunun temsilcisi Zeynel Ertekin vardı.
Bakalım ne demişlerdi…

Kökeni neresi?

Prof. Alemdar Yalçın TV programını şu sözleriyle açıyor:
“Kureyşan Ocağı’yla Anadolu’da bir geziye çıkalım. Ama öncelikle sizden istediğim bir şey var; lütfen geçmişin bir takım tanımlamalarıyla günümüzü yorumlamayalım. Çağımızın getirdiği bilimsel verilere dayanarak, önyargılardan arınmış olarak dikkatli dinleyelim.”

İlk sözü Tuncelili Kureyşan Ocağı’ndan Dede Zabit Güler alıyor:
“Kureyşan Ocağı demek Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir. Horasan’ın Seydi şehrinden çıkıp Erzurum üzerinden -eski ismi Kızıl Kilise- yeni ismi Nazimiye’nin Zeyrek Köyü’ne yerleşmişlerdir. Selçuklu Hükümdarı I’inci Alaeddin Keykubad döneminde geliyorlar. Keykubad Paşaköy’de oturuyor ve Horasan’dan gelenleri huzuruna çağırıyor.”

Prof. Yalçın devreye girip masa üstündeki bir belgeyi göstererek şöyle konuşuyor:
“Alaeddin Keykubad ve daha sonra bazı Osmanlı Padişahları Kureyşan Ocağı’na Diyarbakır, Erzincan, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Tunceli yöresinde besicilik yapması için izin belgesi veriyor. Ceylan derisi üzerine yazılmış bu belge işte elimizde mevcuttur.”
Elindeki 6 metre uzunluğundaki soyağacını gösteren Prof. Yalçın, bu belgenin renkli fotokopisinin Kemal Kılıçdaroğlu’nda da bulunduğunu söylüyor.
Bu belgeye göre, merkezi Tunceli olan Kureyşan Ocağı’na bağlı 12 kol vardı.
1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer;
2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur;
3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin;
4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed;
5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah;
6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali;
7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa;
8 ) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim;
9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut;
10)Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed;
11)Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf;
12)Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensuptu.

“Konya-Tunceli
etle tırnak gibiydi”

Programda söz alan Kureyşan Ocağı Gaziantep, Adıyaman koluna mensup Zülfikar Dedeoğlu şu bilgileri veriyor:
“Benim edindiğim bilgilere göre de ilk Nazımiye Zeyrek Köyü’ne yerleşiliyor. Bazı olaylar nedeniyle bazı kollar buradan göç ediyor; Gaziantep’in Şaraküstü (Şehre Küstü) mahallesine yerleşiyorlar. Daha sonra besicilik yaptıklarından Yavuzeli kazasının Kayabaşı Köyü’ne göçüyorlar. Burada halen Kureyşan türbesi var. Bülbül Köyü’nde de türbemiz vardır.”
Zülfikar Dedeoğlu, Adıyaman Terman, Kuşakkaya, Kındıralı yerleşkelerine nasıl göç edildiğini; bugün hala Adıyaman ve Malatya’daki Kureyşan Ocağı’na bağlı aşiretlerden bahsettikten sonra Prof. Alemdar Yalçın, Kureyşan Ocağı’nın Konya ve Akşehir’deki bulunuş hikayesini bir tespitte bulunarak şöyle anlatıyor:
“Tunceli ile Konya ilişkisini sözlü gelenekte duyduğumuzda inanamamıştık. İşte bu bizim tarihimizi nasıl ihmal ettiğimizin en önemli göstergesidir. Size bir doktora tezinden bahsedeceğim; ‘Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar’ Rudi Paul Lindner isimli araştırmacı 1500 tarihli Osmanlı tahrir defterlerine girerek Kureyşan Ocağı’nın Konya’daki izlerini ortaya çıkardı. Konya ve Tunceli o zamanlar etle tırnak gibiydi; ayrılmaz iki parçaydı. Kureyşan Ocağı’nın bilginler kolu Konya’da yaşıyordu.”
Ve konu Kureyşan Ocağı’nın bilginler koluna geliyor.
Burada bir isimden bahsediyorlar: Seyyid Mahmud Hayrani…

Seyyid Mahmud Hayrani

Kureyşan Ocağı’nın en önemli temsilcilerinden Seyyid Mahmud Hayrani, bir süre Hz. Mevlana’nın yanında kalmış, onun hizmetinde bulunmuş ve ondan feyz almıştı. Mahmud Hayrani, daha sonra Akşehir’e giderek inzivaya çekilmek istemişse de kapıldığı ilahi aşkın tesiriyle cezbeye tutularak dağlara düşüp, bir süre dolaştıktan sonra Akşehir’e dönmüştü.
Hayrani’yi çok seven Hz. Mevlana, vefatına kadar onu hiç unutmamış, gelip gidenlere hep onu sormuştu.
Pek çok kerametinden bahsedilen Hayrani, 1268 tarihinde vefat etmiş; Sultan Dağı’nın eteklerinde, adını taşıyan, Sultan Mahallesi’ndeki türbesine defnedilmişti.
Bakınız laf lafı açıyor; yazmalıyım; bu türbede mevcut, Türk tahta işlemecilik ve oymacılık sanatının şaheseri olarak kabul edilen üç sanduka, Konya’da oturan Alman Konsolosu’nun planıyla çalındı ve bunlar yurt dışına çıkarılırken ikisi yakalanarak İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesine’ne kondu. Çalınan diğer sanduka ise halen Kopenhag İslam Eserleri Müzesi’nde sergileniyor!
Bir not daha eklemeliyim: Seyyid Mahmud Hayrani’nin türbesi 1960’da restore edilmeye başlanmış sonra nedense yarım bırakılmıştır!
Evet, konumuzu dağıtmayalım.
TV programında, Kureyşan Ocağı önemli temsilcisi Seyyid Mahmut Hayrani’ye geniş yer ayrıldı. Çünkü hayat hikayesine girildikçe altından, Fatih’in Sadrazamı Sinan Paşa ya da Nasrettin Hoca gibi tarihimizdeki önemli isimler veya İstanbul Kadıköy adının nereden geldiği gibi konular çıktı.
Kureyşan Ocağı mensubu Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabaları arasında bakalım daha kimler vardı?..
 

KEMAL KILIÇDAROĞLU’YLA
NASRETTİN HOCA AKRABA MI

Asıl adı, “Ahi Evren” idi.
Kendisine tutkuyla bağlı Anadolu Türkmenleri tarafından “Hace Nasreddin” ismiyle bilindi.
Moğollar’a karşı mücadele verirken, 1261 yılında şehit oldu. Bu saldırıdan kurtulan talebeleri, bugün bilinen esprili hikayelerini yaydılar ve düşüncelerini Hace Nasreddin ismiyle yaşattılar.
Nasrettin Hoca, Seyyid Mahmud Hayrani’yle aynı dönemde yaşadı.
Bu mini bilgilerden sonra dönelim TRT Avrasya’daki programda sözün nasıl Nasrettin Hoca’ya geldiği konusuna:
İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey (1407–1459), Kureyşan Ocağı’ndan Seyyid Mahmud Hayrani’nin torunlarındandı. O da Sivrihisarlı’ydı.
İstanbul’un Kadıköy ilçesi ismini, kadılık yapan Hızır Bey’e bu yörenin Fatih tarafından arpalık olarak tahsis edilmesinden almıştı.
Hızır Bey kadılık yaparken vefat etti.
Hızır Bey’in üç oğlundan biri, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından Sinan Paşa (1441-1486) idi.
Seceresi şöyleydi: Hoca Sinanüttin Yusufbin Hızırbin kadı Celaleddin bin Seyit Mahmut Hayrani.
Sinan Paşa da Sivrihisarlı doğumluydu.
Genç yaşta devlet kadrosunun en üst makamlarına çıktı; Fatih Sultan Mehmed’in Sadrazamı oldu.
Ancak hala bilinmeyen nedenle arası açıldı; idama mahkum edildi; araya alimler girdi; İstanbul dışına çıkması şartıyla affedildi. Sinan Paşa da doğduğu Sivrihisar’a gitti.
Parantez açıp yazmalıyım: Sinan Paşa’nın “Tezkiretü’l Evliya” adlı eserinin üzerine kim doktora tezi yaptı biliyor musunuz; Celal Bayar’ın Türkolog torunu Emine Gürsoy Naskali.
Konuyu fazla dağıtmadan TRT Avrasya’daki programda Prof. Alemdar Yalçın’ın söylediklerine bakalım:
“İki değerli araştırmacımız Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu ve Prof. Dr. Mertol Tulum çalışmalar yapmışlar ve Seyyid Mahmud Hayrani’yle Nasrettin Hoca’nın bağlantılı olabileceğini söylüyorlar. Ama kesin bir kanıt yok. Seyyid Mahmud Hayrani’nin Sivrihisar’dan yola çıkarak (yine bir Horasanlı olan) Hacı Bektaşi Veli’ye gidişi; Sinan Paşa’nın Sivrihisar’a gelişi; Hızır Bey’in Sivrihisar’la bağlantısı, tüm bunları bilim adamlarımızın araştırması gerekiyor.”
Nasreddin Hoca’nın Türkmenliği konusunda hiçbir araştırmacının kafasında tek soru işareti yok.
Tuncelili olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimliği konusunda çoğu kişi nedense önyargılı davranıyor. Dersimlilerin Horasanlı olduğunu; Zazaca’nın Kürtçe olmadığını bu sayfada daha önce yazdım. (“Zazaca Kürtçe Değildir” 20.12.2009 Hürriyet)
Bakınız, kimsenin etnik kimliğiyle bir sorunum yok; kişi kendini hangi kimlikte görüyorsa öyledir.
Benim karşı çıktığım önyargılardır.

KILIÇDAROĞLU SEYYİD Mİ

Doğu ve Güneydoğu’da neredeyse her ailenin kendisini, Hz. Muhammed’in akrabası sayıp “Seyyid” dediğini yazıp bunun gerçek olamayacağını yazmıştım. (“Çakma Seyyidler” 23.11.2008 Hürriyet)
Bu nedenle Kuşeyran Ocağı’nın “Seyyid” olup olmadığı konusunda temkinli davrandım. Acaba Horasan Seydi’den geldikleri için mi “Seyyid” adını aldıklarını düşündüm.
Bu notumdan sonra dönelim TRT Avrasya’daki programa…
Prof. Dr. Alemdar Yalçın program sonunda seyircilerin sorularına yanıt veriyor.
İzleyiciler; Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş kabilesiyle, Horasan’dan gelen Kureyşan (Kureyş) arasında akrabalık olup olmadığını merak ediyorlar.
Prof. Yalçın bu soruyu şöyle yanıtlıyor:
“(12 İmamlar’dan) İmam Musa Kazım’ın 24 çocuğu vardı. Bu 24 çocuğundan bir kısmı kız alıp kız verme durumu dolasıyla Horasan’daki kabilelerle akraba oldu. Yani bağlantı İmam Musa Kazım’a kadar gidiyor. Ancak bizim ele aldığımız Kureyşan (Kureyş) ile Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş aynı değil. İlgilerinin olduğunu sanmıyoruz. Ya da şimdilik bilmiyoruz diyelim.”

Kılıçdaroğlu’nun Seyyid olup olmadığını bilmiyoruz.
Fakat bildiklerimiz de var:
12 İmamlar ile akraba olduğu düşünülen Kureyşan (Kureyş) Ocağı’nın nasıl Müslüman olduğu belli miydi?
Evet, Zerdüşt/Yezidi olan Horasan’daki Deylaman (Dersim) halkı 873'te Müslüman oldu.
917'de ise Caferi Sadık mezhebini / Aleviliği kabul ettiler.
13’üncü yüzyılda Moğol istilasından kaçıp Anadolu’ya geldiler.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)” adlı çalışmasının 4’üncü cildinde Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler olduğunu yazıyor.
Beğdili Türkmenler’i Anadolu’da geniş bir alana yayılmışlardı: Adana, Afyon, Aksaray, Akşehir, Ankara, Antakya, Aydın, Antep, Birecik, Yozgat, Çorum, Diyarbakır, İçel, karaman, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Mardin, Muğla, Niğde, Samsun, Sivas, Tarsus, Urfa.
Anadolu’daki Oğuz Boyları içinde Beğdili büyüklük olarak; Avşar, Yıva, Kayı, Bayad’tan sonra beşinci sırada gelmekteydi.
Benzer çalışmayı Başbakanlık Arşivi Belgeleri’nde yapan Cevdet Türkay da, “Oymak, Aşiret ve Cemaatler” adlı çalışmasında, Kureyş Ocağı’nın Akşehir Sancağı’na bağlı olduğunu belirtiyor. Türkay da Kureyş Ocağı’nın Türkmen olduğunu yazıyor.
Uzatmayalım:
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Öncelik, insan olmaktır!
Kemal Kılıçdaroğlu etnik kimliğiyle değil Türkiye’ye vereceği hizmetle değerlendirilmelidir.

Soner Yalçın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

'Türk, bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler.' Mahmut Esat Bozkurt
ASENA-01
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 709



« Yanıtla #1 : 23 Mayıs 2010, 13:06:32 »

Soner YALÇIN benim her zaman kafamda soru işaretleri bırakan biridir.Zİra okuduğum ''Beyaz TÜRK'lerin sırrı'' gibi kitaplarında
nerdeyse tüm TÜRKİYE' yi sabetayist yapmıştır.Gerçi bu yazıda kaynaklarını söylüyor.
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)” adlı çalışmasının 4’üncü cildinde Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler olduğunu yazıyor.
Yukardaki cümleye bakınca TÜRK demek gerekiyor.Şimdi Kemal KILIÇDAROĞLU TÜRK bile olsa ruhen kürtçü olduğunu bilyoruz.Hele kurultayda ak günlerin kara oğlanı Ecevit' in kasketini takması pek yerinde oldu.
ABDKÜRDİSTAN partisinden kurtulmak adına düşündüğümüz diğer parti liderlerinin durumundan ben bıktım.Meşhur Atasözümüz kulaklarımda çınlıyor.
'' Aşağı tükürsen sakal;yukarı tükürsen bıyık!''
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 23 Mayıs 2010, 13:27:10 »

Denize düşen yılana sarılır misali bizde Şu piçlerden(akp) kurtulmak için önümüze kim gelse ona tamam demek zorunda kalıyoruz,bizim bu davranış şeklimiz Türkiyenin varlığının devamı için gerekli,Biz kendi aramızda Türkçüler olarak Türkçülüğün gereği ne ise onu yapmaya mecburuz.
Önümüzde bir seçim var,bu seçimde A.K.Partisinin karşısında onu devirecek  bu dersimli kürten başka kimse yok,gerçek olan bu,ama bu demek değil ki biz bu kürt piçini destekleyeceğiz,dincilerin bir yere yerleştikleri zaman onları oradan çıkarmanın zorluk derecesi piç kürtleri alt etmekten daha zor olduğundan şimdilik bu kürt hakkında chp nin başında olması dolayısıyla taraf değiliz.Onunda sırası gelecek,şimdilik chp nin başında keyfine baksın,gün ola,harman ola.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 23 Mayıs 2010, 13:29:02 »

Bu soner yalçın denen şerefsizde iyi bir piç değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 114



« Yanıtla #4 : 23 Mayıs 2010, 14:34:06 »

Bu Ghandi yada Gundi piçi'nin %100 Türk soylu olduğu kanıtlansa dahi, bizim bakış açımız değişmeyecektir. O piç'in geçmişte sergilediği Vatan hainliği örnekleri, Başbakan olduğu zaman yapacağı hainliklerin birer garantisidir. Eminim ki k.rt denen ırkı kırıkların bir yerlerini daha da kaldıracaktır, ama  Bahçeli de gelse aynısını yapmayacak mı? Üstelik Bahçeli'nin gelmesi, Gundi'nin gelmesinden daha tehlikeli olacaktır. Biz bu Gundi ve k.rt itlerinden kısa sürede kurtuluruzda, ama Mhp gelir ise bu onlarca yıl alır, düşünün ki bu Ülke yaklaşık 20 yıldır Din tacirlerinin elinde,bunun üstüne birde ümmetçi piçler gelirse,20 yıl gitmezler ne Türk'ün adını bırakırlar ne töresini,nede kültürünü,nede dilini.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bütün dünya bilmeli ki; karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır; bu insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının yok olduğunu ilan eylemektir.
ASENA-01
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 709



« Yanıtla #5 : 23 Mayıs 2010, 15:52:47 »

Sn.KANK  hem din taciri hem de soysuz sevdalısı olarak zaten AKP töre ve kültür bırakmamayı yapıyor.Bu bağlamda kim gelirse bir yerinden TÜRK' lüğe zarar verecektir.En az zararla çıkacağımız gelsin diyelim.Tanrı toptan cezamızı verse de en azından hak ettiğimizi tez zamanda birden bulsak!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
kurtboga
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 19


« Yanıtla #6 : 23 Mayıs 2010, 16:12:02 »

CHP 1944 olaylarının faili. Türkçü ve Turancılar bu parti mensupları yüzünden bir buçuk yıl zindanlarda kaldılar ve işkencelere tabi tutuldular. AKP desen, Ergenekon dediği düzmece bir soruşturmanın ve yargılamanın faili. Peki, kardeşim, MHP de CHP'den, AKP'den kötü de kim gelecek? Ordumuzun üstünde oynanan oyunları biliyoruz. Bu kurumumuzu yolunmuş tavuğa çevirdiler. Önceden tek güvencimiz ordu idi, yine de tek güvencimiz ordu ama, sorarım kardeşim, peki kim gelecek? Bir kere hepimizi demokrasi bağları ile bir güzel bağlamışlar, elimiz kolumuz kıpdanmayacak halde. Peki kim gelecek? Bu sorunun cevabını lütfen verebilir misiniz? Bol keseden atıp tutmak kolay
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA-01
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 709



« Yanıtla #7 : 23 Mayıs 2010, 16:28:14 »

Kime dedidiniz Sn.KURTBOĞA?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
KANK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 114



« Yanıtla #8 : 23 Mayıs 2010, 17:49:52 »

KurtBoğa , Kandaş biz bilemiyoruz! Peki sizin bir fikriniz var mı? Ortada Türkçü bir parti yok,zaten problem de bu. Yoksa şu an bunları tartışıyor olmaz idik. Peki Chp şunları bunları yaptıda, Mhp sütten çıkmış ak kaşıkmıdır? Türkeş, dolayısı ile Mhp değilmidir ellerinde bilmem kaç Kandaşımız'ın kanı olan? Onlar değilmidir Atsız Atamızı ve nice Kandaşlarımızı sırtlarından hançerleyen?

Burada biz hangi siyasi parti diğerine göre daha aşağılıktır onu dile getirmiyoruz, bizler partici de değiliz, her hangi bir siyasi parti'nin azası da değiliz,olamayız da. Bizler için tüm siyasi partiler aynı mesafededir,Chp,Mhp,Hepar, fark etmiyor. Sonuçta hangisi gelirse gelsin Türk'e ve Türkçülüğe,vede Türkiye'ye verecekleri zarar eş değerde olacak. Biz tümünden nasıl kurtuluruz ona kafa yoralım. TTK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bütün dünya bilmeli ki; karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır; bu insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının yok olduğunu ilan eylemektir.
kurtboga
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 19


« Yanıtla #9 : 23 Mayıs 2010, 18:10:48 »

Ben sizin herhangi bir partiyi desteklemenizi önermiyorum. Günümüzde bir CHP'li bile 1944 Türkçü ve Turancıların yargılanması yanlış bir tutumdu diyemez. Zaten AKP'nin de zihniyeti belli. Bunlardan yola çıkarak, iyi düşünmemiz gerek. Gereksiz bir şekilde MHP'yi suçlamanın veya ona sataşmanın bize faydasından ziyade zararı olur. En iyisi bu konularda ses çıkarmamak. Türk dünyası dediğimizde MHP destekliyor, Türk birliği dendiğinde MHP bunu destekliyor. Hatta 3 Mayıs Türkçüler gününde bile MHP'lilerden kısmen de olsa kutlamalara katılanlar var. Peki bunlardan birini CHP'liler ya da AKP'liler yapıyor mu? Ondan sonra kalk, "MHP, CHP'den de, AKP'den de tehlikeli" de. Bu doğru bir şey değil.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 18
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.165 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.