Togan Beğ'in mücadelesi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2019, 10:24:19


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Togan Beğ'in mücadelesi  (Okunma Sayısı 1833 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« : 14 Eylül 2015, 16:26:33 »



Bolşevik Rus diktatörlüğünün Stalin tarafından ele geçirilmesi sonrasında fikri mücadelesini sürdürme kararını şu sözlerle ortaya koymuştur: “Samimiyetsiz maskeli diktatörün insanın şahsiyet ve iradesiyle oynamasından şikayet eden arkadaşlar, parti içinde baş gösterecek müthiş terörden haber veriyorlar. Onlar gibi bir gün sizin başlarınızın uçmasından korkarım. Ben kafamı ne zaman uçuracaklar diye bekleyip oturamadım. Ölsem de açık mücadelede ölmeliyim” [A. g. e. S., 63] diyerek, Sibirya’dan Türkiye’ye kadar Türk Birliğini örgütleme çabası ile bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesine teşvik ediyordu. ‘ Türkistan Milli Birliği ‘ adı altında örgütlenmeyi başlatanların ve hatta savaşanları fikir liderliğini üstlenmişti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #1 : 14 Eylül 2015, 16:40:51 »

Atsız gibi bir çınarın hocası olan Togan Beğ elbette bizim yolumuzun yıldızıdır. Türkçü camia ender fikir adamları yetiştirir, fakat onlar on solcuya bedeldir. Bizim fikriyatımızın ana damarlarından biri olan Zeki Velidi Togan Beğ işte öyle bir mütefekkir, büyük bir ilim adamıdır.

“Samimiyetsiz maskeli diktatörün insanın şahsiyet ve iradesiyle oynamasından şikayet eden arkadaşlar, parti içinde baş gösterecek müthiş terörden haber veriyorlar. Onlar gibi bir gün sizin başlarınızın uçmasından korkarım. Ben kafamı ne zaman uçuracaklar diye bekleyip oturamadım. Ölsem de açık mücadelede ölmeliyim”

Togan Beğ'in bu sözleri aslında Türkçü mücadelenin ne şartlar altında başladığını, nasıl devam ettiğini tabutluk ve ihaneti hatırlatmaktadır. Atsız'ın vefatı itibariyle uzun bir dönem fetret devri geçiren Türkçülük, bu anda yüreklere tohum atacak, milli hedefin ne olduğunu bir kez daha hatırlatacaktır.

Büyük Türkçülük davasının geçmiş ve gelecek olacak çerilerine esen olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
_ruhadam
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 17


« Yanıtla #2 : 14 Eylül 2015, 17:06:21 »

"Zeki Velidî'nin talebesi olmakla iftihar ederiz!"
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #3 : 14 Eylül 2015, 17:45:23 »

"1930’da Edebiyat Fakültesini bitirdikten sonra Türkiyat Enstitüsüne asistan olmuştum. Halk Partisini bu sırada tanıdım. Şöyle ki: 1932 Temmuzunda Ankara’da toplanan Birinci Tarih Kongresi aklın ve ilmin asla kabul edemiyeceği bir hava içinde bocalar, Bayan Afet’in Köprülü Fuat gibi tanınmış bir profesöre ders vermesi gibi hârikalara şahit olur ve sözüm ona yeni yeni ilim ufukları açıp yeni keşifler yaparken bir Halk Partili, ünlü profesör Zeki Velidi’yi hiçbir şey bilmemekle suçlandırdı ve “Zeki Velidi Beyin Darülfünundaki kürsüsü önünde talebe olarak bulunmadığıma çok şükrediyorum” dedi.

Türk tarihi üzerindeki otoritesi bütün dünyada tanınmış olan Zeki Velidi’yi techil eden bu nevzuhur bilgin, doktor Reşid Galip’ti. Kırkından sonra saz çalmağa başlayanların notaya ve usule pek aldırış etmiyecekti muhakkak olmakla beraber doktor fazla ileri gitmiş, beni ve Zeki Velidi’nin diğer talebelerini, hatta talebesi olmıyanları öfkelendirmişti. Diğer yedi kişiyle birlikte ona derhal bir telgraf çektim:

Biz ise Zeki Velidi’nin talebesi olmakla iftihar ederiz.

Bir de Zeki Velidi’ye yolladık:

Tebrik ederiz.

Reşit Galip’e çekilen telgraf, kongrede bulunanların tabirince bomba gibi patladı. Belliydi ki Halk Partisi küçük sesleri bomba gürültüsü sanacak kadar ödlekti.

Kongre ve telgraf temmuz ayında olmuştu. Bizim bomba uğurlu gelmiş olacak ki, 19 eylül 1932’de Reşit Galip Maarif Vekilliğine getirildi. Devrimci olduğunu göstermeliydi. 13 ağustos 1933 tarihine kadar süren vekilliği sırasındaki en mühim icraatı, hiç şüphesi inkılabı korumak kaygısı ile, beni asistanlıktan alarak Malatya ortaokuluna Türkçe öğretmeni diye tayin etmesi oldu."

Hüseyin Nihal Atsız (13 mart 1933)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.