Tek Dünya Devletine Doğru Gidiyoruz
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ekim 2019, 14:34:06


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tek Dünya Devletine Doğru Gidiyoruz  (Okunma Sayısı 976 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« : 30 Eylül 2017, 14:55:23 »

Kandaşlarım, maalesef gidişat bu yöndedir. Bu bizler için iyi mi kötü bilmiyorum. Ancak dünya ileride tek dünya devletinin olduğu bir düzene girecektir. Bundan elbette endişelenmeye gerek yok, çağ değişimi insanlığı buna zorluyor.

Emperyal güçler veya sinsi siyonistler bunun öncülüğünü yapıyor gibi bir algı, korku seli var toplumda. Ancak emperyaller de siyonistler de o kadar güçlü değil. Güçlü olsalar Suriye düşer, istedikleri uşağı başa geçirirlerdi. Siyonistler sanıldığı kadar güçlü olsaydı, Filistin diye bir şey kalmaz, İsrail lübnanı da Ürdün'ü de toprağına katar, Irak'tan , Suriye'den çoktan toprak aşırırdı.

Ne emperyaller, ne siyonistler sanıldığı kadar güçlü değildir, onlar abartılmış güç, şişirilmiş balondur. Dünya üstünde yüzden çok ülke vardır, dünya çok büyüktür ve bazıları güçlü olabilir ama her olayı yönetecek , etki edecek, engelleyecek gücü yoktur . 7 milyar insanın yaşadığı yeryüzünde tek dünya devleti isteyen bir devlet eğer bahsedildiği gibi içine kapanık, dışlanmış bir millet olan yahudilerse , bu sadece komedidir.

Değişen bir dünya var, bu değişim farklılıkları ortadan kaldırıyor. Yerel değerler kayboluyor. İnternet, TV, uçaklar, şarkılar, ortak yarışmalar, ortak turnuvalar, ortak şirketler artık farklılık diye bir kavram ortada bırakmadı.

Dünya dili, artık İngilizce oluyor. Bu dünyamızın bir gerçeği artık. İnkar edemeyiz. İngilizce yayınlanan diziler, filmler artık dildeki farklılığı ortadan kaldırıyor.
Yabancı bir dizideki espriye başka bir millete mensup şahıs gülüyor. Aynı duygular aynı acılar artık paylaşılıyor.

Bir ülkedeki vatandaş, başka bir ülkeye artık çok rahat gidiyor. Mesafeler azalıyor, yabancı evlilikler artıyor. Melezler hızla çoğalıyor.
Ne farklı gen kalıyor, ne farklı dil.

Birleşmiş Milletler tek dünya devletinin prototipi. Bir devlet ortak kuralları olan teşkilatlı bir yapılanma değil midir ?
Dünya devletleri artık ortak sorunları olan ve bu sorunların tüm dünya ülkelerini ilgilendirdiği bir saha artık. Tüm ülkeler de bunun farkında. Bir ülkede bir salgın olsa, başka bir ülkede de aynı salgın olabileceği anlamına geliyor. Tehlike herkesi tehdit ediyor. Salgını durdurucu ilacı da başka bir ülke buluyor. Yani herkes birbirine muhtaç bir pozisyonda artık.
Dünya ticareti de insanları birbirine yaklaştıran unsurlardan biri. Ulaşım kolaylığı artık kullanılan ve tüketilen ürünleri de benzer yapıyor . Tüketilenlerdeki farklılıklar kaybolunca artık milletleri ayıran ne kalıyor ki ?

Tek dünya devleti bir ihtiyaç halini aldı. Ama bu ırkları ortadan kaldırıyor . Yapılması gereken ırkımızı koruyacak şekilde bir çağa uygun pozisyon alıp, yeni dünya düzeninde yerimizi almalıyız. Ancak öncelik ırkımızın genlerini, değerlerini korumak olmalıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 30 Eylül 2017, 20:05:14 »

"Bu bizler için iyi mi kötü bilmiyorum. Ancak dünya ileride tek dünya devletinin olduğu bir düzene girecektir. Bundan elbette endişelenmeye gerek yok, çağ değişimi insanlığı buna zorluyor."

Bu ne demek oluyor? Dünya'da ne yapsak yapalım en sonunda tüm devletler ortadan kalkacaksa bizim ne anlamımız kalıyor?

Kişi doğduğu toprağı sever. Tek devlet demek vatansızlık demektir. Hiçbir Türk evladı Vatansız kalmaz!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #2 : 01 Ekim 2017, 09:11:08 »

Kandaşım farklılıklar kaybolurken ulus devletler de tehlikeye girecek demektir. Ulus devletler bugün var, elli sene sonra da olur. Ancak belki 300 sene sonra olmayacak. Dünya nasıl ki 300 sene önceki halinden farklı bir yer, sonraki hali de farklı olacak. Bu gidişatı durduracak devletimizin veya milletimizin bir planı var mı , bilmiyorum. Bugün, Avrupa birliği ülkeleri bile ulus devlet yapısını korumak için AB 'den ayrılmayı düşünüyor. İngiltere ayrılma kararı aldı, Hollanda, Fransa ,İtalya tartışalım dedi. Macaristan Ab'ye tepki koydu. Çünkü farklılıkları azaltan olaylar, mülteci göçleri güvenlik tehlikesi ortaya koydu.
AB dikkat ederseniz Kuzey Irak'taki referandumu demokrasi zaferi olarak sunmadı. Çünkü bunun ilerisinde savaş var ve Irak karışacak, yeni mülteci akınları başlayacak. AB de bu göçlerden nasibini alacak.

Trump başa meksika ile arasına set örecez politikasıyla geldi, ABD ' ye göçleri engelleyeceğiz diyerek geldi. Trump bile ulus devlet politikasına uygun hareket ediyor, bu ABD ' nin  , kendi içindeki küreselcilere rağmen dünyada ulus devlet sisteminin devamı için uğraştığını gösteriyor.

Büyük devletler bu küreselleşmeden nasibini alıyor ve ülkeler geleceklerini bu küresel sermayeye tercih etmek istemiyor , şirketlerin değil ulusların egemenliğini istiyor. Çünkü bu küreselleşme, ardında fakirliği getirecek. Hızla artan insan nüfusunu besleyemeyen yeryüzü kaynakları nedeniyle bu küreselci zengin tayfa savaşlarla, hastalıklarla insan nüfusunu azaltmayı planlayacak. Bunun ilerisi kaos. Bu tehlikeyle elbet karşılaşılacak. Gün gelecek bir savaş, afet, iklim değişikliği, hastalık , salgın ile dünya ülkeleri birbirine muhtaç kalacak, BM toplanacak. Ortak kararlar alacak, burada önemli olan ulus devletler artık BM temsilcilerinin verdiği kararlara uygun hareket edecek. Yani gelecekleri açısından ortak bir kurul, ulus devletlerin yerini alacak ve ulus devletlerin tarihe karışacağı aşamalar bir bir gerçekleşecek.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #3 : 03 Ekim 2017, 12:34:21 »

Kandaşlarım, tek dünya devleti sınırları olmayan bir devlet gibi anlaşılmasın. Elbette coğrafi farklılıklar benzerleşmenin önünde bir engel olarak duracak, elbette ulaşımı güç yerlerin yönetiminde merkeziyetçi bir anlayış etkisiz kalacak. Mantıklı da olmalıyım, benim bu yazımı yazarken sallayıp yazdığımı, uydurduğumu düşünmeyin. Ben tek devlet derken ulus devletlerin yerini alacak uluslararası işbirliğinden bahsediyorum.

Diyelim ki bir bölgede nadir bir tür balık avlanıyor ve avcılık yapan bu kesim tüm dünyaya bu balığı ihraç ediyor. Şimdi , dünya üzerindeki bu balığa olan talep ve bu balığı avlayan kesim , bu ürünün fiyatını belirleyen en büyük etkendir. Merkeziyetçi bir anlayış da olsa bu balığın fiyatı , merkez tarafından değiştirilemez. Ve bir deprem oldu, meydana gelen tsunamiyle bu avcılık yapan kesimin ev, eşya, av malzemeleri zarar gördü diyelim. Burdaki zarar sadece üreticiyi değil, talep eden tüketiciyi de etkileyecektir , av malzemesi satan başka bir milleti ve av malzemesi satana başka bir ürün satan diğer toplumu da ,  vergi alan merkez yönetimi de etkileyecektir. O halde düzenin devamı için merkezdeki yönetim bu avcı kesime yardım edecektir. Yani demek istediğim ticaret dolayısıyla üreten de tüketen de birbiriyle ilişki içinde ve bu ilişki dünya milletlerini birbirine muhtaç kılıyor. Bu muhtaciyet de uluslararası bir işbirliğini mecbur kılıyor. Verdiğim örnek sadece bu ihtiyaç ve işbirliğini anlatmak içindi. Bunun gibi akla gelen veya gelmeyen çok sayıda misali de bulunabilir.

Bu tek devletleşmeye gidiş, gelenekçiler tarafından kaygıyla karşılanırken, değişimden yana olanlar sevinçle o günü beklemektedir. Biz Türkçüler ulus devletin devamını, Türklüğün üstünlüğü, diğer milletlerle kaynaşıp bu üstünlüğümüzü kaybetmemek için istiyoruz. Yoksa ister sınırlar kalksın, ister kalkmasın Türk üstündür.

Zaten bulunduğu toprağa veya ülkeye göre üstünlük anlayışı yoktur. Türkiye'deki Türk de üstündür, Rusya'daki Türk de üstündür. Zaten tersi bir anlayış mümkün olamaz. Irak'taki Türk üstün de Finlandiya'daki Yeni Zelanda'daki Türk üstün değil mi ? Bastığı toprağa göre üstünlük olamaz, taşıdığı kana ve gene göre üstünlük vardır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #4 : 03 Ekim 2017, 22:18:25 »

Tek dünya devleti = Para oligarkları

'Herkes', Yahudi'de iyiliklerinin her biri için başkalarına yapılmayacak bir muamele ile fazla bir üstünlük bulmaya çabalar. Yahudi aniden liberal olur. 'Herkes' Yahudi'ye duyulan hayranlığı ve coşkuyu gösterir. Millet için yararlı olan milli ekonomiyi temellerinden sarsar. Türlü hilelerle milli üretime dâhil olur. Öyle bir ticaret kurar ki, her şey para ile alınabilir, satılabilir. Şahsiyet ve ırk Yahudi'nin düşmanıdır. Yahudi başkalarının kanını insafsızca zehirler ama kendi kanını her türlü bozulmaya, tehdide karşı korur. Irkların silahsız kalmasını sistemli bir biçimde özendirir. Her ırka karşı kin besler. En küçük bilgiyi dahi kendi için kullanır. Irkı yok eden fakat krallıkları, prensleri türlü servetlerle besleyen kan içicidir. Basın yolu ile bütün kamu hayatını satın alır. Önünde 'ilgi uyandırıcı' olduğunu görürse kendi gayesinin anlamını gerçekleştireceğini bilir. Franmasonluk ile sevk ve idare etmek ister. Hayırsever görünür. Dünya buna gerçekten inanır. Tatmin olmaz, eskiden kendisine vaat edileni ister. Daima istismar eder. Dilinin bozulmasına değil, kanının karışmamasına dikkat eder. Çünkü bu hayati önemi o, 'herkes' ten daha iyi bilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.054 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.