KİM BUNLAR?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 10:22:13


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KİM BUNLAR?  (Okunma Sayısı 1405 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.841


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 23 Ekim 2015, 19:59:51 »


KİM BUNLAR?


Her milletin içerisinde düşünmeden* kullanılabilecek normal zamanlarda etkisiz yığınlar vardır, bunların sadece canları yani iş güçleri önemlidir. Milletin bekası için sadece gece* ve gündüz çalışmaları gerekiyor başka bir önemleri de yok ha demokrasi ile yönetilen ülkelerde bunlara bir de oy verdirilir ki işte o zaman hayatını milletin geleceği için bahşetmiş kişilerle aynı kefede yer alır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.841


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #1 : 23 Ekim 2015, 20:02:31 »

Bir yığını ben söyleyim, Madenciler!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #2 : 24 Ekim 2015, 11:28:36 »

İşkembe Kazanında Kaynayanlar

Her şeyden yoksun ve kaba bir yaşam içinde gündelik ihtiyaçlar üzerinden hayal alemindeki hayatını geçirmeye çalışan işçi sınıfına mensup ya da akli olarak işçi bir müptezel, (ki başka memleketlerden de peyda olabilir) bir gün türlü zeka ve talih işleri ile bir yerlere gelerek sınıf atladığı düşüncesi ile farklı bir sosyal sınıfın üyesiymiş gibi taklit bir yaşama dahil olur ve yüksek karakterli bir ferdin geleceğine mani olabilir.

Her türlü kültürden, çalışma becerisinden, iletişimden ve toplumculuktan bir haber olan bu sosyal işçi burjuvazisi gelip bir de sizin yöneticiniz olur ise hayat daha da can sıkıcı olmaya başlar. Burnundaki kılları, kıçındaki pıtırcıkları temizlemekten yoksun, cimriliğin kitabını yazmakta ön saflarda yer alan gömlek içi beyaz atletli, ağzında allah nidaları ile ortalıkta hayalarını ovuşturan ve deste paraları yalayarak sayan bu zatlar, vatanı, milleti, çevresi ve ailesi için faydalı işler üzerine yaratılmış kültürlü güzel insanların kaderine müdahale ve etki edebilecek cürete, sözde erklere ulaşırlar. 

Bütün imkanları kullanarak sınıf atladığını düşünen mankurt beyinli sonradan görme sınıfların bir de kendi sınıfına karşı da bütün hislerini yitirmiş olması tam bir parodi olarak karşımıza çıkmaktadır. “Ben ceketimle bu memlekete geldim, sofaların üzerinde kaldım, ben daha çok ezildim, benim işçilerin hayatı da bir şey mi” ifadeleri yok mu, usumuzu tamuluk edecek türdendir. Gerçeğe aykırı söylemleri duyarken, bu arada doğruyu da anlarız pek tabi. Bize değer verebileceğimiz bir hakikat değil, taşınan boşluk getirilmiş, bizi, bize bakan görüşlerin kendi bulanık hislerine, güçsüzlüklerine ve öfkelerine boğdurmuş bir hayatı taşımıştır.

Bu gibi sosyal sınıf artığı kimseler için kutlu sayılan değerler var mıdır? Ruhlarında, kanlarında, beyinlerinde yaşayan bir hayat ilkeleri bulunur mu? Şeref ve namus, vatan ve bayrak, milli marş ve milli ülkü gibi saygılı davranacakları neleri vardır? Fikir ve duygu değeri taşırlar mı? Sütü ve kanları bozukken, fikrin halledemediği davaları kan nasıl halleder? Hayvanlıktan kurtulamamışken, yalan ve iftira ile çıkar sağlamaktan çekinmezken şereften nasıl bahsedilir?

Yaşamımız pek çok fedakarlık gerektirir; o hareketlerinin sınırsızlığı ile bizi de kendi gibi bir hayvan zanneder! Biz kimi zaman hürriyetimizden, haklarımızdan ve çıkarlarımızdan vazgeçmek sureti ile disiplini ayakta tutar, onu korumak isteriz; o kutlu saydığımız her şeye pervasızca hakaret eder, kendi gibi serserilerden saygı görür, bizim de kendisi gibi işkembe kazanında kaynadığımızı zanneder! İstenen bizim yara almamız değil, değerleri yaralamış olmalarıdır. Nitekim haysiyetsizlik kimsenin başa çıkamadığı fakat her daim karşılaşacağı eski bir silahtır.

Ben kaderci değilimdir! Tanrı’nın da böyle ufak işlerle meşgul olacağına hiç inanmadım. Her istediğini konuşan, canının her çektiğini yapan, hayvan gibi gelişi güzel yaşayan sosyal sınıfın aşağı tabakasındaki insanları ya bizim ölümümüz kurtarır ya da toplu temizlik bizi bu irinli mikroplardan arındırır.

Tan Hu"Emre"
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.054 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.