ZAMAN HÜKMÜNÜ VERİYOR
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Kasım 2017, 10:41:04


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ZAMAN HÜKMÜNÜ VERİYOR  (Okunma Sayısı 2657 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:42:26 »

ZAMAN HÜKMÜNÜ VERİYOR
Dünyanın neresine bakılırsa eski yanlıslıkların cezalandırıldığını gösteren hükümler görülüyor. "Zaman
en büyük hâkimdir" sözü çok doğru. Bu büyük hâkimin ibretle bakılacak hükümleri, özellikle sahıslara
değil de toplumlara, milletlere ait olanlarda göze çarpıyor. 6 Ekim 1973'de baslayan Dördüncü Arap -
Yahudi Savası bu bakımdan çok düsündürücüdür. 80 - 90 milyonluk Arap milletinin 2 - 3 milyon Yahudi
karsısındaki zelîlâne durumu, biz Türkler'e hemen Birinci Cihan Savası'nda tebaamız olan Araplar'ın
ihanetini hatırlatıyor, aynı zamanda Đslâm Halifesi olan Türk Padisahına karsı Đngilizler'le birleserek
ordumuzu arkadan vurmalarındaki dinî - ahlâkî rezaleti düsündürüyor. Binlerce Türk askeri öldürülerek,
hatta "Serif Hüseyin" geliyor diye koyun gibi boğazlanıp kurban edilerek büyük bir Arap devleti
kurulacağını sananların bugünkü durumu, ihanetin zaman tarafından nasıl cezalandırıldığının en parlak
örneğidir. Türkler'e karsı yapılan ihanet ve vahset yönünden Hıristiyan Ermeniler'le Müslüman Araplar
arasında hiçbir fark yoktur. Türk devletine baskaldırıp Türk Milleti'ne karsı suç isleyen Balkan
milletleriyle Araplar'ın çektikleri, daha da çekecekleri, ileriyi görmemenin, kendi gücünü tartamamanın,
iyiliğe kemlikle karsılık vermenin sonucudur. Zaman, hükmünü veriyor ve öcünü alıyor. Türkiye'yi
haritadan silmek için uğrasmıs bulunan Đngiltere'nin koca imparatorluğunu kaybedip ikinci kümeye
düsmesi de aynı tarihî kanunun icabıdır.
Baska milletlerin basına gelenleri bir yana bırakıp kendimize bakarsak yine ibret verici örneklerle
karsılasırız:
1944'de Türkçüler tutuklanıp mahut 19 Mayıs nutku ile vatana ihanetle suçlandıkları zaman o devrin
tek partisi olan Halk Partisi'nin Türkçüler hakkındaki tahkikatının neticesi olan rapor, dava dosyasının
basına eklenmisti. Bu raporda Türkçülere isnat olunan suçlardan biri, "soyadlarını eski Türkler ve
bugünkü Macarlar gibi küçük addan önce kullanmaları", bir de "Halk Partisi ileri gelenlerinden hiçbir
yerde övücü dille bahsetmemeleriydi." Parti, kendi kendisine gelin güvey olarak baskanını Millî Sef ve
değismez genel baskan ilân etmisti. Halk Partisi ileri görüsten tamamen mahrum olarak kendisinin
daima iktidarda kalacağını sanıyor, Millî Seflerinin günün birinde ne hale düseceğini aklına bile
getirmiyordu. Millî Sefleri de, herhalde geleceği hiç sezemediği için olacak, her nutkunda partisinin
büyüklüğünden, tesirinden bahsetmeyi ihmal etmiyordu. Sonra ne oldu? Millî Sefin sırf oy toplamak
için dehsetli bir tarihî gafletle ortanın soluna kaydırmak istediği parti asırı sola kayarak ve en seçkin
unsurlarını kaybederek bugünkü sekline girdi. Basına da tarla ve su yağmasını mesru gösteren biri
geçerek Millî Sefi partiden uzaklastırdı. Gerçi o, partiden kendi çekildi ama tecrit olunmus bir halde
kalmakla çekilmek arasında bir fark olmadığı için Millî Sefin istifası siyasî hayatındaki bozgunların en
büyüğüdür. Yeni Halk Partisi, Millî Sefi o kadar kendisinden saymıyordu ki, Bakırköy Parti Merkezi, bina
değistirirken Đnönü'nün büstünü almaya bile lüzum görmeyerek onu çöpler ve molozlar arasında orada
bıraktılar. Bu büstün resmi ve hikayesi 20 Eylül 1973 tarihli Tercüman gazetesindedir. Đbretle seyre
değer.
Devlet baskanlığı etmis bir insanın büsbütün yere atılması süphesiz ona hakarettir. Đnönü yanlıs
hareket etmeseydi böyle bir muameleye uğramayacaktı. Onu büyük yanlıslığa sürükleyen sebeplerin
basında, sahsî yetersizliği bir yana, Atatürk'e karsı duyduğu büyük kıskançlığın ve hıncın tesiri vardır.
Basbakanlıktan atılmasını hazmedemediği için pullardan ve paralardan Atatürk'ün resmini kaldırmak,
baskanlığı süresince Anıtkabir'i yaptırmamak, bu kabrin niçin yapılmadığını soran "Yücel" dergisini
kapatmak ve en sonra da röportaj mahiyetindeki hâtıratında imâlı ifadelerle Atatürk'e vurmak baska
hiçbir sebeple tevil olunamaz. Vaktiyle komünistlikten mahkûm olmus bir yazarın öne sürdüğü gibi
Đnönü hiçbir zaman "Đkinci Adam" olamamıstır. Đkinci Adam, Anadolu'ya Atatürk'ten daha önce geçip
kolordusunun kumandasını ele alan ve Atatürk'ün Đstanbul hükümetince tutuklanmasını önleyip
Ermenistan'ı zaptederek ele geçirdiği çok sayıda silâhla büyük taaruzun basarısını sağlayan Kâzım
Karabekir Pasa'dır. "Seyh uçmaz, onu müridleri uçurur" meselinde olduğu gibi Đnönü'yü bu kadar sisirip
tecrübeli kaptanlığa çıkaranlar onun yakınları, dostları, bu arada da damadıdır.
Damadı Metin Toker, Đnönü için yazdığı birkaç eserse onun siyasî ustalığını ispata çalısmıstır. Fakat bu
arada bilerek mi, bilmeyerek mi kestirilemez, Đnönü aleyhinde hüküm verdirecek öyle seyler anlatmıstır
ki, insan hayretler içinde kalır. Bundan baska Türkçe'yi iyi bilmediği anlasılan Toker'in cümlelerindeki
kastını anlamak için bazen çok dikkatli olmak gerektiği de hakikattır. Türkçe'yi iyi bilmiyor derken, tabiî,
yazılarına bakıyoruz. Metin Toker'in "benimle, seninle, onunla" diyecek yerde "benle, senle, onla" diye
konusan zümreye mensup olduğu anlasılıyor. Milliyet gazetesinin 30 Eylül 1973 tarihli sayısında "Seçim
Sonrasının Havasını Seçim Öncesi Yapar" baslıklı yazısı "Eğer 1960 en çok nenin sonucudur denilecek
olursa..." diye baslıyor. Buradaki "nenin" kelimesi fahis bir yanlıstır ve azınlık Türkçesidir. Doğrusu
"neyin" olacaktır. Bilindiği üzere "ne" ve "su" kelimelerinin genetif sekli umumî kaide hilâfına olarak
"nenin", "sunun" değil, "neyin" ve "suyun" seklindedir.
Aynı yazının birkaç satır asağısındaki su ifadeye bakın: "Buna rağmen, lider kadrosundaki bile
düsmanlık tesvikçiliğinin derecesini suradan anlıyoruz ki..." Bunun doğrusu da söyle olacaktır: "Buna
rağmen lider kadrosundaki düsmanlık tesvikçiliğinin bile derecesini suradan anlıyoruz ki..." Bunlar baskı
ve mürettip yanlısı olmayan bir yazar için ayıp sayılan hatalardır. Metin Toker bu vahim hataları yalnız
dilde değil, tesbihlerde de yapmıstır. Bu yazısında Türkiye'yi Hotantolar'a benzetmesi herhalde zarif bir
nükte değil, çirkin bir benzetmedir. Temsilde hata olmaz denilmesine rağmen hiç kimse, nükte
yapıyorum diye anasını fahiseye, babasını yankesiciye benzetemez. Metin Toker'den, Türk Milleti'ni, hiç
olmazsa, yeni bir sevgili bulduğu söylenen Acem sahını savunduğu kadar savunması, hele Halk
Partisi'ne rey vermeyin diyen çok yaslı kaynatasını kırmamak için Halk Partisi'ne oy vermeyeceğini
gazetede ilân etmemesi beklenirdi.
Bütün bunlar için yazımızın baslığını tekrarlıyor; zaman, hükmünü verir diyoruz. Cumhuriyetin ellinci
yılında daha dayanısmalı bir millet değilsek, Üçüncü Cumhurbaskanı vatandas haklarından mahrumsa,
Türklük düsmanı haline gelen solculuk alabildiğine ilerlediyse, söyle bir düsünün, bunun illet-i ûlâsı
nedir? Bunun ilk sebebi, Türkçülüğü maceracılık sanan, Hasan Ali ve Tonguç Babaları maarifin basına
getiren, fikirlerini Falih Rıfkı vasıtasıyla savunduran, milletin batı ve Yunan klâsikleriyle kalkınacağını
düsünebilen (Tanrım! Ne düsünce) Millî Sef, büstü kendi partisi tarafından çöpe atılan Millî Sef değil
midir? Zaman yalnız hükmünü veriyor değil, zaman öcünü de alıyor.
Ötüken Dergisi, 11 Ekim 1973, Sayı: 118
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.796


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« Yanıtla #1 : 06 Şubat 2017, 16:24:21 »

Zaman, hükmünü veriyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
TÜRKÇÜGÖKHAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 353


%100 Türk!


« Yanıtla #2 : 06 Şubat 2017, 17:52:50 »

Türk Milletinin en büyük talihsizliği, Atatürk'ün vefatından sonra İnönü piçinin yönetimi ele geçirmesiyle olmuştur.
Atatürk, ömrünün son demlerinde iken, tehlikeyi sezmiş ve İnönü'yü yanından uzaklaştırmıştır. Lakin daha sonra Başbuğumuzun beklenmedik ani gelen ölümü ile  yeniden İnönü piçine gün doğmuştur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.