KOMÜNİST DON KİSOTU PROLETER - BURJUVA GOSPODİN NAZIM HİKMETOF YOLDASA
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2019, 13:05:39


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KOMÜNİST DON KİSOTU PROLETER - BURJUVA GOSPODİN NAZIM HİKMETOF YOLDASA  (Okunma Sayısı 3458 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 14:57:01 »

KOMÜNİST DON KİSOTU PROLETER - BURJUVA GOSPODİN NAZIM HİKMETOF YOLDASA
Don Kisotu herkes bilir; kahramanlık martavallarıyla dolu kitapları okuya okuya zayıf sinirleri büsbütün
sarsılan ve aklını oynatan bu kahraman taslağı, cihana güya adalet götürmek için sıska bir ata biner ve
paslanmıs bir mızrakla yola çıkar. Bozuk kafasında yalnız düsman orduları ve devler olduğu için koyun
sürülerini asker, yeldeğirmenlerini dev sanarak onlara hücum eder. Sonunda ne olduğu da malumdur.
Son zamanlarda da Đstanbul'da bir komünist Don Kisotu türedi. O da modası geçmis paslı bir mızrakla
ve kafasında yalnız burjuva - proleter manisi olduğu halde rasgele saldırıyor, haykırıyor, hırslanıyor,
tulumbacı ağzıyla siirler (?!) yazıyor. Gayesi basit, fakat pek yaman: Türkiye`de halk rejimi yani
komünizmi kurarak bu çorak memleketi cennet haline getirmek.
Đsin doğrusunu söylemek icap ederse asıl Don Kisot olanlar bu isin elebasılarıdır. Onların Türkiye`deki
müsveddesi olan Nazım Hikmetof Yoldas da ancak bir Sanso Pansa`dir. Fakat Türkiye`de bas
komünist kendisi olduğu ve yahut öyle geçindiği için ona, Türkiye komünistlerine de değer biçmek
üzere, Don Kisotluk rütbesini çok görmüyorum.
Kara vicdanını Mujik cehenneminde kızartan ve Yahudi Marks`ın bayat felfesinin altına bir kole gibi
yatan, karanlık günlerimizde Đstanbul`dan ve Anadolu`dan kaçarak Moskova`da ense yapan yurt
kaçkını Nazım Hikmetof Yoldas`a hiçbir sözüm yoktu. Çünkü türlü türlü maniler ve türlü türlü
manyaklar olduğunu biliyordum. Fakat Hikmetof Yoldas nebbaslığa baslıyarak büyük Namık Kemal`in
kemiklerine dis uzatınca mesele değisti.
Komünist Nazım Hikmetof ile romancı Peyami Safa`nın aralarında ne geçtiyse geçti. Düne kadar
birbirinin dostu ve bedava reklamcısı olan bu iki edib-i sehir bozusup cilvelestiler. Itiraf etmeli ki bu
münakasada Peyami Safa daha dürüst hareket etti; münakasayı münakasanın çerçevesinden asırmadı.
Fakat, ya Hikmetof Yoldas? Hayır, o böyle bir fırsatı kaçıramazdı. Ahmet Hasim`e Hamdullah Suphi`ye,
Yakup Kadri`ye saldırdığı zaman kimse kendisine cevap vermedi ya, o zavallı gafil bunu kendi
kahramanlığından yıldıklarına hamletti; bir saldırıs daha yaptı. Nazım Hikmetof Yoldas bu saldırısını da
yalnız Peyami Safa`nın sahsına yapsaydı tabii yine kimse sesini çıkarmıyacaktı. Çünkü onun fikirleri gibi
Polon ve Mison karısık argosu ile, trak tiki taklarla, karamaca beyleriyle karısık edebi soytarılıklarları,
iğrenmeden okuyabilenleri eğlendiriyor, onlara hosca vakit geçiriyordu. Fakat Nazım Hikmetof Yoldas
bu münakasayı Türk milliyetperverliği üzerinde tepinmeğe yeltenmek için vesile yaptı ve Türkiye`nin
en büyük adamlarından biri olan Namık Kemal`i arslan postu giymis olmakla ittiham etti. Öyle
sanıyorum ki arslan postu giymis olmakla kasdettiği mana esekliktir. Bu, arslan postu giyen ve
kendisini arslan diye satan eseğin hikayesine telmihen yapılmıs, komünistlere yarasır sekilde bayağı,
Don Kisotca bir tesbihtir. Bir kere Namık Kemal arslan postu giymis değildir. Namık Kemal arslanın ta
kendisidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2009, 14:57:55 »

Evet, NAMIK KEMAL ASLANDI , sırtlan değil... Çünkü mezarlarda yatan arslanlara değil, kanlı cellat gibi
tepemizde yasıyan kızıl sultanlara saldırıyor, ağız dolusu küfürü onların suratına haykırıyordu.
Fakat bu böyle olmasa bile, Namık Kemal`in arslan postu giymesi veya Nazım Hikmetof Yoldasın kendi
postu içinde yasaması münakasaya girecek seyler midir? Madem ki münakasa ( veya cilvelesme)
Peyami Safa ile yapılıyordu ve uzaktan veya yakından Namık Kemal ile ilisikliği bulunmuyordu, o halde
Namık Kemal`i hakaret etmekte mana yoktu.
Peyami Safa`ya telkin veren Hikmetof Yoldas, kendi salkım yutmaktadır. Ona "ölüleri mezarında rahat
bırak" dediği halde niçin les arıyan sırtlanlar gibi Namık Kemal`in mezarini esiyor? Görülüyor ki
Hikmetof Yoldas ne dediğini bilmeyen, tezatlar içinde yüzen zavallı bir hastadır.
Hikmetof Yoldas aynı zamanda megalomaniyle de uğrasmıstır. Bu zavallı büyüklük meraklısının
kuruntusuna göre Peyami Safa, Hikmetof Yoldasın karsısına kendiliğinden çıkmıs değilmis. O`nu
çıkarmıslar ve Hikmetof Yoldasın paçasına salıvermisler. Bir büyük ölünün kemiklerine saldırmakla
Nazım Hikmetof Yoldasın paçasına saldırmak arasındaki farkın, yükseklik cihetinden ikincisinin lehinde
olduğunu söyle bir tarafa bırakarak soralım: Peki Hikmetof Yoldas! Mademki her saldırıs bir kıskırtma
ile yapılıyor, o halde seni Namık Kemal`in kemiklerine saldırtan kim?
Hem de megalomaniye bakın ki herkes, milliyetperverler, hatta hükümet bile Nazım Hikmetof Yoldasa
doğrudan doğruya saldırmaktan çekiniyor da O`nun karsısına Peyami Safa`yı çıkarıyor ve Peyami
Safa`da bu is için para alıyor. Tabiidir ki dünyada her seyi iktisadi gözle gören Gospodin Nazım
Hikmetof Yoldas için her hareket iktisadidir. Her hareket iktisadi olduğu için de Peyami Safa, Hikmetof
Yoldasa vereceği cevabın karsılığı olarak milliyetperver kaynaklardan para almıstır. O halde biz de
soralım: Her hareket iktisadi olduğuna göre acaba Hikmetof Yoldasın Namık Kemal`in kemiklerine
saldırmasında hangi iktisadi amiller rol oynamıstır?
Nazım Hikmetof Yoldas hülyalı ve manyak muhayyelesiyle kendisini devler arasındaki bir kahraman
olarak gördüğü ve Türkiye`yi sözüm ona irsada memur olduğu için , karsısına dikilen herkesi bir kafir
ve her kafiri de batıl dinin ulularından yardım gören birisi olarak kabul edebilir. Belki benim için de
böyle düsünebilir. Fakat su hakikatı aklı basında ve namuslu insanlardan hiçbiri inkar edemez ki
Hikmetof Yoldas bu hızını ve cesaretini Moskova`nın orak ve çekicinden aldığı halde ben
damarlarımdaki Türk kanından baska hiçbir yerden almıyorum.
Nazım Hikmetof Yoldas Peyami Safa`ya yüksekten bakıyor. "Okuman lazım evlat" diyor. Peyami
Safa`nin Hikmetof Yoldastan daha okumus. yüksek kültürlü olduğu muhakkak olmakla beraber acaba
Hikmetof Yoldas el aleme "okuman lazım" diyecek kadar okumus mudur? Ben bunu hiç ummuyorum.
Eğer Hikmetof Yoldas biraz okumuç olsaydi Türkmenistan`da budizm dininin bulunmadığını ve
Simavneli Seyh Bedreddin`nin komünist olmadığını bilecekti. Malum ya, Hikmetof Yoldas ilmi, siyasi,
içtimai, tarihi hakikatlerle (?!) dolu olan siirlerinin (?!) birinde kendilerinin (yani komünistlerin) vaktiyle
Seyh Bedreddinle beraber ayaklandıklarını söylediği gibi baska bir siirde de Türkmen kayıkçıyı
Türkmenistanlı bir buda heykeline benzetiyor. O halde ben de kendisine söyle söylüyebilirim: "Okuman
lazım Yoldas!Buda dini Türkmenistan`a tarihin hiçbir devrinde girmemistir. Türkmenistanlı Buda
heykeli demekle Đskoçyalı Safii imami demek arasında fark yoktur ve Seyh Bedreddin senin sandığın
gibi bir komünizm mübessiri değildir. O`nun ne olduğunu senin bugünkü ilmin, kafan ve seciyen
anlıyamaz. Okuman lazım Yoldas! Mujikistan cambazhanesinde size bunları elbette öğretemezlerdi.
Okuman lazım, okuman!"
Hikmetof Yoldas, Peyami Safa`nın babası, Đngiliz-Boeer savasında kazandıkları zaferden dolayı
Đngilizleri tebrik etti diye çatıyor. Bundan Hikmetof Yoldasa ne olduğunu anlıyamıyorum. Đngilizler bir
avuç Boeeri yendi diye sevinmek gerçi doğru bir hareket değildir, fakat Đsmail Sefa`nın dinine
dahleden Yoldasın kendisi sanki müslüman mı? Bolsevikler küçük Azerbaycan Cumhuriyetini istila
ettikleri zaman Hikmetof Yoldas acaba kaç defa taklak attı? Đngiltere`ye hulus çakmakla Moskova`ya
dalkavukluk etmek arasında ne gibi bir fazilet farkı olduğunu anlıyamıyorum.
Nazım Hikmetof Yoldas hasep, nesep, seref, kan diye birseyler tanımadığını söylüyor, bunları
söylemeğe lüzum yoktu. Biz zaten komünist taslaklarında böyle seyler olmadığını biliyorduk. Ataları, bu
toprağa kan katanlardan, halis kanlı Türk olanlardan bir komünist çıktığını da zaten simdiye kadar
görmedim. Bunlar daima kanı bozuk, sütü bozuk, yeri yurdu belirsiz, soyu sopu süpheli ve Türk
olmuyan kimselerdir. Nitekim Nazım Hikmekof Yoldasın kendisi de Türk değildir. Acundaki komünizmin
de nasıl bir bozuk kan unsuru olduğunu anlamak için onların önderlerine bakmak kafidir. Biz, kanı Türk
olmuyan yurttaslardan bu yurda ne kadar bağlılık beklenebileceğini birçok acı denemelerle öğrenmis
bulunuyoruz. Onun için Misonlar, Kohenler ve Çerkes Ethemlerle Nazım Hikmetof Yoldas arasında
hiçbir fark görmüyoruz.
Karısmamıs kan davası yalnız hayvanlar değil, insanlar için de vardir. Hayvanların en asil ve değerlileri
halis kanlı olanlar olduğu gibi insanlarin en asilleri en saf kanlı olanlarıdır. Kan ve ırk meselesi kan
grupları tetkiki demek olan fizyolojik ve antropolojik bir meseledir. Sonra, Nazım Hikmetof Yoldasın
hatırı için veraseti de inkar edecek değiliz a... Zaten tabii ilimler bakımından insanla hayvana aynı gözle
bakılmak gerektiği halde, kuyruğuna motor takmağa kalkacak kadar ilmi zihniyetli geçinen Nazım
Hikmetof Yoldas nedense isine gelmiyen ilmi hakikatlerden tegaful ediyor. Bize gelince: Biz,
kuyruğumuz olmadığı için motor takmağa da kalkısmayız. Yalnız tabii değil içtimai bakımdan da insanla
hayvan arasında münasebet olduğunu da aramızda yasayan bazı insanlara bakarak kabul edebiliriz.
Fakat insanları yalnız ve sadece mide ve hüsyeden mürekkep bir makine gibi kabul edemeyiz. Đnsanları
yasatan bir de seref ve haysiyet olduğuna inaniriz ve Nazım Hikmetof Yoldasa yine ilmi bir hakikat
olarak beyan ederiz ki: Göçebe olduğu zamanlarda bile toprak mülkiyetini tanıyan Türk Milleti komünist
olamaz. En yoksul Türk köylüsünün bile el evinde el ekmeği yemeğe tahammülü yoktur. Kaldı ki hiçbir
seye sahip olamayan ve esir yasamağa alısan mujikler bile bir çanaktan yemeğe alısamadılar.
Komünizm Rusyada bile hakikat olamadı. Nerede kaldı ki kanı, dili, dini ve dileği bütün olan Türk
köylüsü komünist olacak. Onun için Nazım Hikmetof Yoldas artık yanlıs kapı çalmaktan vazgeçsin.
Beğenmediği Türkiye cehenneminden çıkarak huri ve gilmani bol olan komünist cennetine gitsin.
Hikmetof Yoldasa sunu da ihtar ederim ki onun gibi kabadayı fedailer daima ates hattında bulunurlar.
Burası kızıl orduların ates hattı değildir. Burada kalmak ve sözüm ona kahramanlık yaygarasıyla bol bol
matbaa mürekkebi harcamak mertliğe yarasmaz.
Ben Nazım Hikmetof Yoldasa bu cevabı daha önce verebilirdim. Baskalarının vermesini bekledim.
Baskaları verecektir sandım. Bir zamanlar Đstanbul`daki bir Edebiyatçılar Birliği vardı. Đstanbul`un
meshur ve meçhul bütün sairleri, edipleri oranın azasıydı. Hatta zannedersem Nazım Hikmetof Yoldas
da Bahri Hazer adındaki siirini Peyami Safa`nın kılavuzluğu ile ilkönce orada okumustu. Bir gün,
gazetenin birinde "Sekspir büyük sair değildir." diye bir yazı çıktığı için bu Edebiyatçılar Birliği azaları
hep birden sahlanmıslardı. O ne asıl heyecandı öyle !... Sekspire saygısızlık edildi diye o yazıyı yazanı
dünyaya geldiğine pisman etmislerdi. Halbuki Sekspir bizim neyimizdi? Ve acaba hakikaten o kadar da
büyük mü idi? Bütün bunlar su götürür seyler olmakla beraber simdilik geçelim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 15 Kasım 2009, 14:58:11 »

Halbuki bu sefer
Nazım Hikmetof Yoldas bizim büyük sair ve büyük vatanperverimiz Namık Kemal`e sövüyor da o
edebiyatçılardan hiçbirisinin kılı kıpırdamıyor. Doğrusu, memleketin edebiyatçılarının kansız insanlar
olduğunu biliyordum ama bu kadar kansız olduklarını kestiremiyordum.
Đstanbul`da bir de gazeteler vardır. Hem de hepsi fırkanın gazeteleridir. Balatta bir sarhos yahudi
çıksa, içini dısına dökse, küçük bir seye küfretse hemen polisler yakalar, gazeteler yazar, divana
çekerler. Nazım Hikmet Yoldas da yetim-i Sefaya çullanırken onu muhalif diye jurnal ediyor ve alt
yanında da fasisto-demokrato liberal diye rejime saldırıyor ve alay ediyor. Bunu polisler anlıyamabilir.
Fakat o pek anlayıslı ve uyanık gazetecilerimiz nerede? Tan`in bas sayfalarında demokratlıkla
devletçiliğin evlenme törenini yapan ve bu iki fikri birlestirmeğe çalısan Mahmut Esat Bey nerede? Öyle
mi Nazım Hikmetof Yoldas? Fasisto demokrato-liberal.... Gölgesinde rahat rahat yazı yazabildiğin rejimi
böyle mi anlıyorsun?
Đstanbul`da birde "Milli Türk Talebe Birliği" vardir. "Milli Türk" terkibinin saçmalığına ve bunun, Türk
olmuyanlar tarafından kendileri hakkındaki süpheleri bertaraf etmek için yapılmıs bir manevra olduğu
hakkındaki telakkilere rağmen bu genç arkadaslar bir zamanlar Cevdet Kerim Bey`le vatanperverlik
rekorunu kırmak için maç yapmıslardı. Bir yabancı bir Türk memuruna hakaret etti diye camları
taslamıslardı. Fakat bu sefer o Türk memurundan namutenahi kere büyük olan bir Türk sairi hakarete
uğruyor da bu Türk gençliği sesini çıkarmıyor? Nerde kaldı Namık Kemal için yapılan ihtifaller?...
Demek ki onlar gösteristi. Gösteris olmasaydı bu gençlik bir varlık gosterirdi. Halbuki onlar "Gençlik
Var" diye mecmua da çıkarmıslardı. Hazin ve gülünç varlık.
Acaba bu Nazım Hikmetof Yoldasın san'atta ne değeri var? Bazı budalalar tarafından asrın en yüksek
sairi olduğu bile ilan edilen bu Sanso Pansa`nın sairliği hakikaten 100 numara mıdır? Bana sorarsanız
sıfır. Siirin bir tarifi vardır. Nazım Hikmetof Yoldasın hezeyanları o tarife sığmaz. San'atta dar bir
çerçeve içinde kapalı kalmak taraftarı değilim. Fakat tulumbacı argolarını, zevk fesadına uğramıs
naraları da san'at diye kabul edemem. Aklı basıda kimse de kabul edemez. Siir vezinle ve kafiyeyle
olur. Böyle olmuyan yazılara nesir derler. Gerçi nesirde de siir yapılır ama bu, manzum siirden daha
güç, daha san'atkarane birseydir ve Hikmetof Yoldasta bunun zerresi yoktur. Nitekim gölgesi Orhan
Selim`in yazıları da meydandadır. Đste Nazım Hikmetofun san'atından parçalar:
Bana bak:
Hey!
Avanak!
* * *
trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
Makinalasmak
Đstiyorum,
* * *
Siirlerim içilmez
Đngiliz tuzu gibi.
Hakikaten, Đngiliz tuzunu, Moskof mushili içilerek yazılmıs olan bu satırların üzerine içmek daha doğru
olur. Sonra trrrrum diye makine taklidi yapmak hangi siirin ve hangi zevkin kabul edeceği seydir? Siir
yalnız taklidi lafizlarla mı meydana gelir? Kelimelerin ahengi yok mudur? Hikmetof Yoldasın ağzındaki
teneke düdüğün sesine çelik pistonlu makinelerin iniltisidir diyebilir miyiz? Hikmetof Yoldas köpek veya
sığır baslıklı siirler yazsa havlıyacak yada böğürecek mi? Bütün bunlar yalnız sunu gösterir: Nazım
Hikmetof Yoldasta zevk fesada uğramıs, tereddi etmistir. Eğer onun siirleri çok okunuyorsa bu da
okuyucu kütlesinin bozuk zevkli olduğunu gösterir. Nitekim bazı edepsizce ve açık saçık kitaplar da el
yazılarıyla yazıp dağıtılacak kadar çok rağbet bulmustu. Nazım Hikmetof Yoldasın çok mukallitleri
çıkıyorsa bu da o tarzın kolay olusundandır. Çünkü vezin ve kafiyeli ve aynı zamanda manalı siir
yazmanın güçlüğünü anlıyan kabiliyetsiz insanlar için basvurulacak yegane yol vezinsiz, kafiyesiz,
manasız, mantıksız yazı yazmaktan ibarettir.
Nazım Hikmetof Yoldas burjuva düsmanıdır. Fakat bu düsmanlıkta müteassıp softalardan daha
müteassıptır. Bu softalarca nasıl namaz kılmayan, oruç yiyen kimseler kafirse, asılması sevapsa,
Hikmetof Yoldas için de burjuvaların asılması elzemdir. Fakat bir yazısında Piyer Loti`ye "domuz
burjuva" diyen Hikmetof Yoldas "domuzuna proleterlik" sattığı halde bayağı burjuvadır. Baska bir
yazısında da ayda 60 papallle geçindiğini söylemek istiyor. Galiba Gospodin Yoldas cenapları 60 liranın
Türk köylüsünün rüyasında bile görmediği bir servet olduğunu unutuyor. Bu taslağa sunu söylerim ki:
Mert adam, sözünün eri adam proleterlik sattığı halde burjuva geçinmez. Nazım Hikmetof Yoldas
mütareke yıllarında, yüz elliliklerden Refi Cevadin Alemdar gazetesi idarehanesinde ayı oynattığı
günden bugüne hep burjuva olarak geçinmistir ve.... Kurtulus savasında düsman karsısına çıkacak
yüreği olmadığı için Rusyaya kaçarak savasın bitmesini beklemis ve savas bittikten sonra buraya bir
kahraman(?) olarak dönmüstür. Bir iki defa hapse girmek ve ağız dolusu argo savunmakla
kahramanlığın kazanıldığı bir zamanda bu da çok görülmez. Fakat unutmamalıdır ki argonun da
soylusu ve soysuzu vardır. Eski Çesme meydanında saldırma çeken kabadayı argosuyla Beyoğlu
sokaklarında dolasan Palikarya oğlanlarının argosu arasında dağlar kadar fark vardır. Tıpkı aç midesine
yumruğu basarak ıztırap içinde didinen bir emekçinin iniltisi ile Nazım Hikmetof Yoldasın 60 papale
haykıran naraları arasında fark olduğu gibi.
Bu küfürler, bu palavralar, bu düzgünlü yaveler, bu Babıali sokaklarında don kisotca kisnemeler sözde
hep Türk iscisi için değil mi?
Türk iscisi bu deli saçmaları, bu gerdan kırmalar, nara atmalarla mı kurtulacak; bolluğa tokluğa,
sağlığa kavusacak? Hayır Nazım Hikmetof Yoldas! Aç adamlar maskaralık istemiyorlar. Aç adamlar ne
yetim-i Sefa`nın kırık mızraplı udu, nede Namık Kemal`in ölüsüyle ve kemikleriyle beslenmek
istemiyorlar. Aç adamlar bol bol papel getiren naralı siirler, mahkemelerde dile gelen tezler ve
sokaklarda kisniyen ülkülerle avunmak ve aldanmak istemiyorlar. Aç adamlar is ve refah istiyor. Aç
adamlar açık sözlü, açık özlü, ak alınlı kahramanlar istiyor. Açık gözlü taslaklar değil....
Nazım Hikmetof Yoldas! Sarı suratlı afyonkes Çinlilerle kara suratlı yamyam Habeslerin davasını
güdüyorsan, haydi oraya... Yolun açık olsun. Babiali caddesinde Habes davası müdafaa olunamaz.
Senin beğenmediğin burjuvalardan yüzlerce kisi Habes davasını kanlarıyla korumak için kızgın kum
çöllerine kostular. Sende o yürek nerede? Simdiye kadar ki sususumuzu sakın güçsüzlüğümüze ve
çekindiğimize verme. Deli-Petro gibi bayrak açıp gelseniz bile bizi karsınızda Baltacı`lardan mürekkep
bir ordu halinde bulursunuz. Hem bu sefer her biriniz için Katerin gelse de elimizden kurtulamazsınız.
Đstanbul, 1935
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Dodurga-Avşar-Eymür
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 389



« Yanıtla #3 : 08 Haziran 2010, 21:49:37 »

Nazım her övüldüğünde bu güzel yazı aklıma gelecek. Atsız Atznın gerçekten bal gibi tatlı bir üslubu var.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bazı şahısları sevmediğim için beni hiçbir kanun, hiçbir mahkeme mahkûm edemez. ben herkesin sevdiği insanları sevmeğe mecbur değilim.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.