KIZIL KÜRTLERİN YAYGARASI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:44:08


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KIZIL KÜRTLERİN YAYGARASI  (Okunma Sayısı 7070 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 14:55:34 »

KIZIL KÜRTLERİN YAYGARASI
1961 anayasasının getirdiği asırı hürriyetlerden faydalanarak, anayasanın yasakladığı konularda da
kıpırdanıslar ve davranıslar olduğu bilinmektedir. Bu türlü davranıslara kalkanlar, kanun bakımından
suçlu olduklarını bildikleri için savunma taktikleri de suçlulara has nitelikte, yani iftira, yalan ve sirretlik
alanındadır. Bunlar, gerçeklerin ısığına bakamayan baykuslar gibidirler.
Bu baykuslar hakikî maksatlarını açığa vuramadıkları için dolambaçlı yoldan gitmeye mecburdurlar.
Hakikî maksatları yüzlerine vurulunca da, yüzleri insan yüzü olmadığı için kızarmaz, bütün hayâsız ve
serefsizlerin bas vurduğu yola saparak çamur ve çirkef atarlar.
Ötüken’in Nisan 1967 tarihli 40. Sayısında yayımladığım “Konusmalar” baslıklı bir yazıda Türkiye’de
kürtçülük akımından bahsederek örnekler vermis, Kürtlerin ilkel bir Fars topluluğu olduğunu belirtmis
ve Cumhurbaskanı Sunay’ın “Türk olmayan varsa gidebilir” sözünü alarak söyle demistim:
Evet... Kürt kalmakta direnir, dört bes bin kelimelik o iptidaî dilleriyle konusmak, yayın yapmak, devlet
kurmak istiyorlarsa gidebilirler. Biz bu toprakları oluk gibi kan dökerek; Gürcülerin, Ermenilerin,
Rumların kökünü kazıyarak aldık, yine oluk gibi kan dökerek Haçlıların savasçı sövalyelerine karsı
savunduk. Kürtler 1839 yılına kadar askerlik bile yapmadılar. Viyana’dan Yemen’e kadar her yerde Türk
ırkının kanı sebil gibi akarken onlar yasadıkları dağlarda ve köylerde keçilerini güttüler ve fırsat
buldukça hırsızlık ve yağmacılık ederek yasadılar. Đran’la yaptığımız savaslara yardımcı diye geldikleri
zaman da daima fırsat kolladılar ve Türk ordusunun yenildiği çarpısmalarda bu sefer Đran’la birlesip
onu vurmaktan geri kalmadılar. Birinci Cihan Savası’nda bize topyekûn ihanet eden Ermeniler, yerlesik
Türk halkını vahsi bir kırgınla bitirmeseydi ve dağlarda, sarp köylerde yasayan Kürtler bu kırgından
kurtulmus olmasaydı bugün çoğunlukta oldukları illerde de azınlık olarak kalmakta devam edeceklerdi.
Fakat yüzde yüz çoğunlukta olsalar bile Türkiye’nin herhangi bir bölgesinde devlet kurmak hayalleri,
hayal olarak kalacaktır. Yunanlıların Bizans, Ermenilerin Büyük Ermenistan kurmak hayalleri gibi...
Onun için Türk milletinin basını belaya sokmadan, kendileri de yok olmadan çekip gitsinler. Nereye mi?
gözleri nereyi görür, gönülleri nereyi çekerse oraya gitsinler. Đran’a, Pakistan’a, Hindistan’a, Barzani’ye
gitsinler. Birlesmis Milletlere basvurup Afrika’da yurtluk istesinler. Türk ırkının asırı sabırlı olduğunu,
fakat ayranı kabardığı zaman Kağan Arslan gibi önüne durulmadığını, ırkdasları Ermenilere sorarak
öğrensinler de akılları baslarına gelsin.
Açıkça anlasılacağı üzere bu satırlar Türkiye’yi bölmek, doğu illerimize bağımsız Kürdistan kurmak
isteyen vatan hainlerine karsı yazılmıstır. Türklüğe sadık olanların ve kendisini Türk duyanların bundan
kocunmamaları gerekir. Kocunanlar ancak, o yazımda bahsettiğim, vatanı parçalamak isteyen
hainlerdir. Bu hainler, suçlu psikozu içinde, sirretlik ve mugalete metodlarına basvurarak bozuk
Türkçeleriyle ve yukarıda aldığım parçanın bas tarafını hesaba katmayarak ve yalnız “Türk milletinin
basını belaya sokmadan, kendileri de yok olmadan çekilip gitsinler” cümlesini alarak yaygaraya
basladılar.
Ötüken’i çıkaranlar “nifak tohumları eken, gözü dönmüs, örümcek kafalı fasistler”mis...
Ben “kardesi kardese düsman etme uğrasında olan sapık zihniyetli birisi”imisim.
“Asıl kovulacaklar, halkları birbirine düsürmek emelinde olan hayalperestler”mis.
“Doğu’nun geri kalmasının nedenleri arasında ekonomik sömürmenin devamı için vatandaslar arasında
mevcut ırk, dil, din ve mezhep farklarını istismar ederek onları düsman kamplara bölmek isteyen
zihniyetin karsısında”imisler. “Manevî sömürünün politik alandaki yansıması olan fasizmi, ırkçılığı ve
ümmetçiliği nefretle reddediyorlar”mıs.
“Islah edilecekler, Çingenelerden ziyade, öncelikle böyle sapık ideolojileri savunanlarmıs. Islah
edilecekleri yer ise Bakırköy”müs.
Nerde basıldığı belli olmayan bu paçavranın altında 19 tane dernek imzası var. Bunlar sözde kültür
derneği, öğrenci derneği, yardımlasma derneği filanmıs. Aslında üç bes kızıl Kürdün ahmak ve iptidaî
kafasından çıktığı gibi göstermek için hayalî derneklerin adına basvurulduğu asikârdır.
Kızıl kafalardan çıktığını gösteren deliller:
1- Bize, yani Türkçülere fasist denmesi. Komünist düsmanlarına kızılların fasist dediği artık herkesin
bildiği bir gerçektir.
2- “Millet” yerine “halk” kelimesinin kullanılması. “Asıl kovulacaklar, halkları düsürmek emelinde olan
hayalperestlerdir” cümlesindeki “halklar” kelimesi “milletler” anlamında kullanılmıstır. Komünistler
“millet” kelimesinden ürktükleri için kullanmaz, onun yerine “halk” derler.
3- Dinî ve millî ülkülerin bir sömürme vasıtası olduğunu iddia edenler de yine komünistlerdir. Bildiride
“manevî sömürünün politik alandaki yansıması olan fasizmi, ırkçılığı ve ümmetçiliği nefretle reddederiz
“ diyerek kafalarının gerisindeki düsünceyi belli etmislerdir.
4- Edebî dili bozmak ve halk dili diye bozuk düzen bir dil kullanmak da kızılların mühim marifetidir.
Bildirideki su ibareye bakınız: “Kim kimin basını belâya sokuyor? Ve de kim kimi kovuyor?”
Edebi yazı dilinde “ve” den sonra “de” gelmez. Gelirse böyle gülünç olur.
***
Her türlü fikir ve kültür haysiyetinden mahrum olmalarına rağmen, simdi su kızıl Kürtlere kısaca
cevabımı verelim:
1- Türkiye’nin doğu illeri, doğu illerinde yasayan Türklerin ve genel olarak bütün Türk ırkının vatanıdır.
Artuklular, Saltuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular’ın hüküm sürdüğü, anıtlar diktiği bölgeler elbette
Türk’tür. Türk kalacaktır. Bu bölgelerde daha eski olmak hiçbir sey ifade etmez, maymunlar daha da
eskidir.
Hayali Kürdistan’a baskent yapmak istediğiniz Diyarbakır, Büyük Türkmen Beği Uzun Hasan’ın sehridir.
Don Kisotlar’ın baskenti olamaz.
2- Türkçü ve gerçekçiyiz. Türkler tarihte devir açmıs, medeniyet yaratmıs, büyük devlet kurmus, genis
bölgelerde düzen sağlamıs bir ırktır. Türkler çekildikten sonra Yakın Doğu’nun ne duruma düstüğünü
görüp ibret alın. Araplar da tarih ve medeniyet yaratmıs kalabalık bir milletti. Đngilizlerle birleserek
bizden ayrıldıktan sonra baslarına gelmeyen kalmadı. Bes günde Çıfıtlara yenilerek dünyaya rezil
oldular. Siz ise ne devlet, ne de medeniyet kurmus kültürsüz geri bir cemaatsiniz. Farzı muhal
yabancıların kanadı altında bir devlet kursanız bile Araplar kadar da dayanamaz, petrol varillerinde
çabuk erir, gidersiniz.
3- Ben “kardesi kardese düsman etmek sevdasında süper sapık zihniyetli birisi” değilim ama siz Türk
devletini parçalamak isteyen ültra sapık hainlersiniz. Ya Türklük içinde erir, Türklüğü kabullenirsiniz,
yahut yok edilirsiniz. Ağa babanız Seyh Said 1924’te din perdesi altında, bağımsız Kürdistan hayaliyle
ayaklanmıs ve Đngilizlerden yardım görmüstü. Sonu malûm. Đsterseniz siz de Moskoflardan yardım
alarak bir deneme yapar, sonuçlarına katlanırsınız.
4- Manevî sömürünün politik alandaki yansıması olan fasizmi, ırkçılığı ve ümmetçiliği nefretle
reddediyorsunuz ha... Sevimli mütefekkir Kürtleri... Ya komünizm? Ona söz yok değil mi? Çünkü o,
maddi olarak sömürüyor. Su yukarda ki tabir ve tefsirinizle tam komünist olduğunuzu açıkladığınızın
elbette farkında değilsiniz.
5- Su bildiri ile cidden ıslaha muhtaç olduğunuzu da ispat ediyorsunuz. Türk devletinin birliği kaygısı ile
yazdıklarımı tımarhanede ıslaha muhtaç birisinin yazısı diye tefsir etmek ne kıratta hainler olduğunuzu
ortaya koyuyor. Siz Kürtçülük yapacaksınız; ayrı dil, ayrı okul, ayrı radyo yayını, ayrı basın
isteyeceksiniz, devlet kurmak için gizli toplantılar düzenleyeceksiniz, Barzani’yi kahraman ilan edip ona
Türkiye’den silah kaçıracaksınız, özel toplantılarda çocuklarınıza Kürtçe siirler(!) okutacaksınız, içinizde
nasılsa profesörlüğe kadar çıkabilmis olanlar Avrupa’da Kürtçü derneklerle temasa girecek, sonra
bunun karsısına çıkana deli diyeceksiniz. Siz deliliğin hainliğe göre ne kadar serefli olduğunu
anlamayacak kadar seviyesizsiniz.
6- “Türk olmayan gider” diye ilk söyleyen Cumhurbaskanı Cevdet Sunay’dır. Ben onu tekid etmis
oluyorum. Ona da meydan okusanıza... Ama kızıl Kürt’te o yürek nerede? Türkiye’yi parçalamaya
kalkıstığınız gün nereye gönderileceğinizi göreceksiniz. Yeter ki o gün gelsin...
Bu konuda söyleyeceklerim daha bitmedi. Bekleyin.
Ötüken, 16 Haziran 1967, Sayı: 42
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Batur Alp
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2009, 16:55:42 »

Cumhuriyetimizin milli yapısı vatanseverlik , muhafazakarlık , dindarlık kisvesine bürünen kanı kırık , beyni satılık , işbirlikçi devlet yöneticilerinin eliyle vatan hainlerine peşkeş çekilirken ; özellikle de etnik ayırımcılığın hat safhaya ulaşarak gelecekte belki de onulmaz yaralara gebe kalınacağı bir çağda , kalemi kılıcından keskin , fikirleriyle ve vurgularıyla milletimize hayat veren Türk Bilgesi Atsız'ın acunda olmaması her halde bütün Türkçülerde yürekleri sızlatan derin bir özlem duygusu yaratmaktadır. Bu duygu onun kitaplarını , makelerini her okuduğumuzda kendini yeniden açığa vurmaktadır.

Fakat , çağımızda teknolojinin bilhassa iletişim alanında yapmış dolduğu devrimler ; televizyonlar ve bilgisayarlar sayesinde artık kitap , dergi , makale v.b. şeyler kitleler üzerindeki tesir derecesini büyük ölçüde yitirmiş durumdadır. Atsız'ın uçmağa varmasıyla milletimizin damar kıvrımlarını okşayıp ondaki milli kini ve istekleri dışa çıkartabilecek yetenekte bir yazar henüz var olmamıştır. Bizler , yani kendini Atsız'ın yolunda ilerlemeye adayan Türkçü adayları , sesimizi milletimizin gönlüne ulaştırabilmek ve onları milli mefküremiz etrafında bir araya getirebilmemiz için öncelikle fikir sahasında olmak üzere hayatın hemen hemen her alanında kendimizi her daim geliştirmeye mecburuz. Şahsi manada yeterli ölçüde geliştikten sonra kendimizden ayrı olarak çevremizdeki insanlara da faydamız dokunduğu zaman , kısaca Atsız'ın dediği gibi bir su başına geçtiğimiz gün , fikirlerimizi uygulamak bizim için işten bile olmayacaktır. Türk milletinin mukadderatı gerçek Türk milliyetçilerinin elindedir.

Türkçüler ; Atsız gibi nice ulu bilgeleri daha aralarından çıkarma yeteneğine maliktir.

T.T.K
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Köptü Körgen
Köptü Körgen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.416



« Yanıtla #2 : 10 Nisan 2011, 23:55:22 »

Yazının yazıldığı tarih 1967, 2011 yılındayız aradan geçen 44 yılda değişen hiç bir şey yok, hatta daha da kötüye gidiyor. Ancak tarihte değişmez bir gerçek vardır; her devlet veya imparatorluk veya her neyse mutlaka bir ileri seviye yaşar sonra da yıkılma evresine girer. Bunlarında (k*rtlerin) yaklasık 300 yıldır devletin üzerinde kambur oldukları ve bugünlerde en iyi günlerini yaşadıklarını düşünürsek, çökme devrinin yaklaştığını müjdeleyebiliriz.

TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Her 3 mayısta bozkurtlar. Kol kol inerler düze... Bu ruh yaşadıkça, elbet bir gün gelecek, bozkurtlar hükmedecek, gece ile gündüze...
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.959


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #3 : 01 Ocak 2016, 18:08:11 »

Evet… Kürt kalmakta direnir, dört beş bin kelimelik o iptidaî dilleriyle konuşmak, yayın yapmak, devlet kurmak istiyorlarsa gidebilirler. Biz bu toprakları oluk gibi kan dökerek; Gürcülerin, Ermenilerin, Rumların kökünü kazıyarak aldık, yine oluk gibi kan dökerek Haçlıların savaşçı şövalyelerine karşı savunduk. Kürtler 1839 yılına kadar askerlik bile yapmadılar. Viyana’dan Yemen’e kadar her yerde Türk ırkının kanı sebil gibi akarken onlar yaşadıkları dağlarda ve köylerde keçilerini güttüler ve fırsat buldukça hırsızlık ve yağmacılık ederek yaşadılar. İran’la yaptığımız savaşlara yardımcı diye geldikleri zaman da daima fırsat kolladılar ve Türk ordusunun yenildiği çarpışmalarda bu sefer İran’la birleşip onu vurmaktan geri kalmadılar. Birinci Cihan Savaşı’nda bize topyekûn ihanet eden Ermeniler, yerleşik Türk halkını vahşi bir kırgınla bitirmeseydi ve dağlarda, sarp köylerde yaşayan Kürtler bu kırgından kurtulmuş olmasaydı bugün çoğunlukta oldukları illerde de azınlık olarak kalmakta devam edeceklerdi. Fakat yüzde yüz çoğunlukta olsalar bile Türkiye’nin herhangi bir bölgesinde devlet kurmak hayalleri, hayal olarak kalacaktır. Yunanlıların Bizans, Ermenilerin Büyük Ermenistan kurmak hayalleri gibi… Onun için Türk milletinin başını belaya sokmadan, kendileri de yok olmadan çekip gitsinler. Nereye mi? gözleri nereyi görür, gönülleri nereyi çekerse oraya gitsinler. İran’a, Pakistan’a, Hindistan’a, Barzani’ye gitsinler. Birleşmiş Milletlere başvurup Afrika’da yurtluk istesinler. Türk ırkının aşırı sabırlı olduğunu, fakat ayranı kabardığı zaman Kağan Arslan gibi önüne durulmadığını, ırkdaşları Ermenilere sorarak öğrensinler de akılları başlarına gelsin.


Bu kısmını günceleyelim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.