ISIK
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 15:49:46


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ISIK  (Okunma Sayısı 1858 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 14:51:06 »

ISIK
Korku ve saskınlık içinde yasayan ilk insanın biricik dostu ısıktı. Çünkü onun sayesinde yiyeceğini
bulabiliyor, onun yardımıyla düsmanlarından kurtuluyordu. Isıksızlık onun için korkunç bir seydi. Đnsan
muhayyilesinin bulup yarattığı, nesilden nesile göçürerek günümüze kadar ulastırdığı ne kadar fena,
yabani, tehlikeli sey varsa hepsi karanlıktan doğmustu.
Eski büyük dinlerin bazılarında kainat ısık ve karanlık diye iki büyük parçaya ayrılıyor, iyi ve güzel olan
sey ısıktan doğuyor, iyilik yapan ve insanları yaratan Tanrı da ısık Tanrı sayılıyordu.
Ayın ve yıldızların asırlardan beri her milletin siirinde terennüm edilmesine sebep, karanlık geceleri
aydınlatmaları idi.
Dünyanın en büyük sairlerinden biri olan Goethe, ölürken, “biraz ısık, biraz ısık” diye yalvarmıstır.
Hakim, fatih ve teskilatçı kadar sair ve sanatkar da olan Türkler; buzlu bozkırların fecirleriyle sıcak
çöllerin serabını görüp bilen Türkler ısığa baska milletlerden daha az değer biçemezlerdi. Isık bu seçkin
ırkın dilinde de islendi ve maddi manasını asarak manevi bir manaya da kuvvet verdi: “Aydınlanmak”,
“Isıklanmak”, “Nurlanmak” simdi fazla olarak kalbin ve fikrin gelismesini, büyümesini, olgunlasmasını
da anlatan kelimeler olarak Türkçede yer aldı.
Isığın Türklerdeki en güzel ve manalı hali destanlara aksetmistir. Gökten inen ilahi bir ısık vardır ki,
indiği yere, Tanrının Türk ırkına vergisi olan fevkalade bir tesir yapar, ısığın tesiriyle doğan çocuk veya
onun nesli milli bir kahraman olarak Türkleri zafer ve seref ufuklarının birinden ötekine doğru dolu
dizgin kosturup tarihe sanlı sayfalar yazar. Türk destanlarındaki “Kurt” ve Isık” Tanrının Türkleri
yükseltmek için gönderdiği vasıtalardır.
Bugün yine gökten inecek bir ısığa ihtiyacımız var. Ancak üçte biri müstakil olan 50-60 milyonluk büyük
Türk milleti, tarihinin hiçbir çağında, bugünkü kadar, böyle bir ısığa muhtaç olmamıstı.
Yoksulluk ve hastalıkla, düsmanların kıyıcılığı ile, yabancıların iftirası ve sinsiliği ile, milli suurun
kaybolması ve milli kültürün o kültürü korumaya memur edilenler tarafından kasten baltalanmasıyla
tehlikeler içinde kalan Türk milleti ilahi ısığa hiçbir zaman bu kadar muhtaç olmamıstı.
Bunu biliyoruz. Yine biliyoruz ki, birçok kitap ve dergilerin satırları mucizeli ısığı değil, felaketi ve kızıl
esareti getirmek için yazılıyor. Simdilik su kadarını söylüyoruz:
Bizim yeni Altın Isığımız ancak, felaket ve esaret hazırlayan bu yazılar milli suurun selinde boğulduğu
zaman inmis olacaktır.
Altın Isık, 15 Ocak 1947, Sayı: 1
Đ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.046 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.