DÜSMANLARA KOZ VERİLİYOR
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Ekim 2019, 16:05:24


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: DÜSMANLARA KOZ VERİLİYOR  (Okunma Sayısı 1627 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 14:21:06 »

DÜSMANLARA KOZ VERİLİYOR
27 Mayıs 1960'tan sonraki ayların birinde, durumun Türkiye için siyasi bakımdan pek sağlam
gözüktüğü bir sırada, Kıbrıslı bir öğrenci bana: "Rumlar yakında Türkler'e karsı harekete geçeceklerdir"
demisti. Tecrübesiz bir gencin bu kanaatine katılmamıs, bunu nerden çıkardığını sormustum. Çünkü o
zaman Ada'da ne 10.000 Yunan askeri ne de ağır silahlar vardı. Hatta yerli Rumlar bile henüz yeterince
silahlanmamıstı. Böyle bir durumda Rumlar neye güvenerek Türklere saldıracaklardı? Bunu öğrenciye
sordum: "Türkiye'deki iç çekismelerden, milletin iki kampa ayrılmıs olmasından faydalanacaklar" diye
cevap verdi.
Zaman genç öğrenciyı haklı çıkardı. Rumlar bütün fırsatları kullandılar. Biz burada birbirimizi yer ve
edebi santajlarla vakit geçirirken zayıf durumdan kuvvetli duruma geldiler.
Dikkat olunursa bugün de aynı duruma gelinmistir. Parti kavgaları, perde arkası oyunlar, Zonguldak
olayları, mebus maaslarına zam, solcu tahrikler, demeçler, tavizler, kitap toplamalar ve arkasından
Kıbrıs Rum hareketi....
Yabancıya, hele düsmana koz vermede esimiz yok. Kafalar islemiyor. Siyasi tahmin yapan politikacı
bulunmuyor. Üstelik de memleket mukeddaratını yönetenler ne kısa, ne de uzun vadeli bir milli siyaset
güdemiyor. Günlük politika ile bir devlet ancak bu kadar idare edilir.
Yunanlılar 10.000 askeri Kıbrıs'a sokmadan önce Türk çetecileri sokulacaktı. Onlar davranmadan önce
azık ve cephane stokları yapılacaktı. Böyle ufak islere tenezzül olunmayıp iç politika tertipleri, parti
transferleri, sosyal adalet, reform, reform, yine reform gibi önemli ve büyük islerle uğrasıldı. Ancak
yumurta kapıya geldikten sonra Kıbrıs'a dönüldü.
Simdi pirincin tasını ayıkla bakalım. Savunmada kalkınmayı siyasi marifet sananlar, dismanın tesebbüsü
ile harekete geçenlere belki bir sey olmayacak. Millet tatlı bir uykudan sert bir darbe ile uyandığı
zaman akıllar basa gelecek ama o zaman da is isten geçmis olucak.
Uyanalım. Elimizde daha çok imkanlar var. En iyi savunmanın saldırı olduğunu artık öğrenelim. Kendi
kozlarımızı kullanalım. Basiretli yapılan her hareket beynelmilel cihan piyasasında yapanın yanına,
haksız da olsa, kar kalıyor. Haklı davamızı yozlastırmadan biz de öyle yapalım. Bunun neler olduğunu,
is basındakiler süphesiz herkesten iyi bilir.
Đhtiyatkarlığı korkaklık derecesine getirmekle yalnız kaybederiz. Atılganlık, tehlikeyi göze almak,
kazancın bas sarttıdır.
Yasamaya en çok hak kazananlar ölümü göze alanlardır.
Ötüken, 15 Mart 1965
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.039 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.