BOZKURT KORKUSU
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Ekim 2019, 16:05:55


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BOZKURT KORKUSU  (Okunma Sayısı 2190 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:54:26 »

BOZKURT KORKUSU
Bozkurt millî sembolümüzdür. Türkler çok eski çağlarda, totem devrinde kendilerinin bir Bozkurt'tan
türediğine inanmıslardır. Böylece Gök Türkler disi, Dokuz Oğuz - On Uygurlar erkek Bozkurt'un soyu
sayılmıs, Kun yani Oğuzlar'a ise Bozkurt büyük yürüyüslerde kılavuzluk etmistir.
Totem ve itibârî ata her millette, boyda, urukta vardır. Bunlar milletin vicdanına siner, ilmin bugünkü
ilerleyisi karsısında insanların kurttan türemesine imkân olmadığı kabul olunmakla beraber Bozkurt millî
sembol olmakta devam eder.
"Bozkurt da ne oluyormus? Nihayet bir hayvan" deyince is değisir. O zaman dünyada hiçbir seyin
mânevî değeri kalmaz. Kutlu tanınan, sevilen, sayılan her varlığa bir kulp takılır.
"Ana" nihayet çocuğu dünyaya getiren bir disidir. "Bayrak" renkli bir bez parçasıdır. "Devlet Baskanı"
herhangi bir adamdır. "Anayasa" sıralanmıs maddelerden ibarettir. "Ahlâk" açıkgözlerin ahmakları
yolmak için uydurduğu bir yalan, "aile" ve "disiplin" insanlara sıkıntı vermekten baska rolü olmayan
lüzumsuz seylerdir.
Denk kuvvetteki iki komsu devletten birindeki millet yukarıdaki tarifleri kabul etmis, ikincisi kutlu
prensip ve varlıklara inanmıssa bu ikincisi günün birinde ötekini mutlaka yener, hatta haritadan siler.
Ebedî barıs teramesine inanmak cehalet, hamakat, ihanettir. Ebedî barısın asla gelmeyeceğine,
milletler ve devletler arasındaki kırankırana güresin sonuna kadar devam edeceğine en iyi örnek son
Pakistan - Hindistan çatısmasıdır. Dünyanın en sefil ve süfli milleti olan Hind'ler elegeçen fırsatı
kaçırmayarak Doğu Pakistan'ı, ilerde yutmak üzere Pakistan'dan koparmasını basardılar.
Coğrafyası ve tarihi bakımından tehlikeli bir bölgede yasayan Türkiye güçlü olmaya mecburdur. Güçlü
olmanın sartlarından biri manevî alanda kuvvetli olmak, millet fertlerini birlestirecek prensiplere,
sembollere, sahıslara bağlanmaktır.
Türkiye'de, Türkçülükle komünizm çarpısırken hükûmet iki tarafa da aynı gözle bakamaz.
Biri yurdu büyütmek, biri parçalayarak baska devletlere bağlamak olan iki fikri esit tutmak çılgınlıktır.
***
Konya'da çıkan "Yeni Meram" gazetesinin 7 Ocak 1972 tarihli sayısında, oradaki Selçuk Eğitim
Enstitüsü'ndeki olaylardan bahsolunuyor. Öğrencilerden 300'ü asan bir topluluk, okula Bozkurtlu
rozetle geldikleri için okul müdürü "Yusuf Ziya Beyzadeoğlu" bunları Disiplin Kuruluna vererek
cezalandırmıs. Bozkurtlu rozetle gelirlerse, okula alınmamaları kararlastırılmıs.
Bozkurtlu rozet millî - tarihî bir semboldür. Türk Devleti'nin bir okulunda bunu takanları cezalandırmak
aklın, idrâkin, millî serefin, millî duygunun asla kabul edemeyeceği bir davranıstır.
"Yeni Meram" gazetesine göre müdür bu hareketi söyle tevil etmektedir:
30 Aralık günü 300'e yakın öğrencinin Bozkurtlu rozeti takarak okula geldikleri görüldü. Öğrenciler
arasında bu durum huzursuzluklara, kıpırdanmalara neden oldu. Biz öğrencilerimize rozet takmanın
yasak olmadığını, yalnız Bozkurt rozetiyle enstitüye girmelerinin kesinlikle yasaklandığını bildirdik. Bu
karara uymayan öğrencileri sınıfa almadık"
Müdür bu kararın sebebini geçen yılki olaylarda arayarak söyle diyor:
"Öğrencilerimizin kimsi Mao sapkası giydi, sol yumruğunu kaldırdı. Kimi kalpakla okula geldi. Sağ
yumruğu ile selâm durdu. Ardı arkası kesilmeyen çatısmalar oldu. Đste biz bunların önüne geçmek ve
bu ortamı silmek için bazı tedbirler almayı kararlastırdık."
Yani müdür, sıtmayı cibinlikle tedavi etmeye kalkmıs. Bir kere Maocularla kalpaklıları esit tutmak
dünyadan haberi olmamak demektir. Maocunun görevi ve düsüncesi Türkiye'yi yıkmak, kalpaklı dediği
Türkçülerinki ise yasatmaktır. Müdür, Maocu dediği vatan hainlerini topyekûn tardetmediyse görevini
yapmamıs demektir. Onlar yarın öğretmen olarak Türk çocuklarını zehirleyecekler, bunun günahı su
garip isimli Beyzadeoğlunda olacaktır. Bir de kalpaklıların selâm verdikleri hakkındaki söz müdürün
kavl-i mücerredidir. Türkçüler yumruk kaldırarak değil, adam gibi selâm verirler.
Bozkurt rozetinden tedirgin olanlar varsa milliyetçilik düsmanı olan kimselerdir. Bunların yola
getirilmesi lâzımdır. 12 Mart Muhtırası Bozkurt rozetini tasıyanlara değil, sol yumrukla selâm verenlere
karsı yapıldı.
Millî Eğitim Bakanı'nın dikkatini çekiyorum. Bu ise el koyarak aydınlatsın.
Konya Eğitim Enstitüsü'ndeki öğretmenlere acımamak da elden gelmiyor. Demek bunların içinde
Bozkurt'un ne olduğunu bilen kimse yokmus. Peki bunlar ne bilir?
Atatürk'ü değil mi? Onu da bilmezler. Bilselerdi Atatürk hakkına Đngilizce "Bozkurt" diye kitap
yazıldığından haberleri olacaktı.
Bozkurt'an bu korku neye?
Yoksa Beyzadeoğlu kendisini kuzu mu sanıyor?
Ötüken Dergisi, 19 Ocak 1972, Sayı: 98
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.