BİZİM GÜNÜMÜZ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2019, 09:39:51


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BİZİM GÜNÜMÜZ  (Okunma Sayısı 2223 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:53:45 »

BİZİM GÜNÜMÜZ
Türkçülük büyük bir ülküdür. Bütün ülküler gibi büyük bir inanç gücüne dayanmakta ve bir toplum
davranısı olduğu için de bütün toplum davranısı olduğu için de bütün toplum davranısları gibi sosyal
kanunların etkisi altında bulunmaktır.
Bu ülkü, büyük Türk milletinin suurunda ve suuraltında yüzyıllardır yasamakta olan büyüklük
düsüncesinin bir görünüsü, Türk soyundaki özelliklerin bir belirtisidir.
Türkçülük , geçmiste geleceğe doğru uzanan bir duygu-düsünce vetiresi olduğu için onu su veya bu
kasıtla tefsir etmek, yermek veya ona saldırmak bosunadır. Bir ağacın çiçek açıp yemis vermesinin
nasıl önüne geçilemezse, Türk milletinin içinde bir gün Türkçülük ülküsünün tam zaferi sağlamasına da
öylece engel olunamaz. Ağacı yemis vermekten alıkoymanın yolu onu kökünden kesip devirmek olduğu
gibi Türk milletinde Türkçülük ülküsünün önüne geçmenin tek çaresi de Türklüğü yeryüzünden
kaldırmaktır.
Türkiye'nin içinde ve dısında bütün Türk dünyasında Türkçülük ülküsü her zaman bir kor halinde
yanmaktadır.Bunun bütün Türklüğü saracağı zaman elbette bir gün gelecektir. Bugün Türkçülük o
kadar güçlü değilse bunun sebepleri memleketin durumunda, aydınların yozlasmasında, siyasilerin
değersizliğindedir. Partizanlığın din haline geldiği, Nurculuk ve Moskofçuluk gibi geri ve hain akımların
alabildiğine ortaya döküldüğü bir ortamda zaten baska birsey beklenemez. Türkçülüğün korkunç birsey
olduğunu propaganda ile dört bucağa yayanlar, bunu radyo ve basınla tekrarlatanlar Nurculuğa ve
Moskofçuluğa zemin hazırladıklarını idrak edememislerdir. Daima bir fikre sarılmaya mecbur olan "kisi
oğlu" normal ülküsünün kapısı kendisine kapatılınca iste böyle anormale gider; bundan da süphesiz
Türkiye zarar görür.
"3 Mayıs" günü Türkçülerin tarihte ilk defa görülen bir davranıslarıdır. Türkçüğün düsünceden harekete
geçmesidir.
"Bir gösteriden ne çıkar? Bu da anılmaya değer mi?" diye düsünenler bulunabilir. Bugünün kanunları
himayesinde, anayasaya ve her türlü hürriyetlere dayanarak nümayis yapmak kolaydır. Nitekim dünya
simdi ucuz kahramanlarla dolup tasıyor. Fakat Türkiye'de koyu bir istibdadın hüküm sürdüğü,
"Kanun'un bes telli bir saz" olduğu çağlarda, polisin insanları tevkif ederek keyfi istediği kadar
alıkoymak yetkisine sahip olduğu yıllarda bunu yapmak, yapabilmek gerçekten bir yürek ve inanç
meselesidir.
3 Mayıs 1944 günü Ankara'daki Yüksek Öğrenim gençleriyle bunlara katılan liseler ve halktan toplanan
birkaç bin kisilik bir grup, komünistlerle onların koruyucusu olan o zamanki Milli Eğitim Bakanı Hasan
Ali Yücel aleyhinde bağırarak bir yürüyüs yaptılar ve üzerlerine yürütülen atlı ve motosikletli polislerle
çarpısarak zorla dağıtıldıktan sonra yüzlercesi tevkif edildiler.
3 Mayıs büyük ızdırapların baslangıcı ve kaynağı olan bir gün olduğu halde bir dönüm noktası, bir
benimsenmis gündür. O günkü yürüyüs "daimi basarı ve zafer" ninnileriyle uyumus, uyusturulmus olan
milleti ve Meclisi dehsetle uyandırmıs, bu uyanıklık daha sonra gördüğümüz suurlu antikomünist
hareketlere yol açmıstır.
3 Mayıs, bir kabustan silkinistir. Daha sonraki yayınların da belgeleriyle ortaya koyduğu gibi
komünistler bazı bakan ve mebuslardan himaye görerek, bazı satılmıs kalemlerin tesviki ile harekette
idiler.
Köy Enstitüleriyle, liselere sokulan öğretmenlerle, üniversitedeki sabıkalı profesörlerle Türkiye'yi bir
marksist ihtilale hazırlıyorlardı. Bütün bunları önleyen sey, 3 Mayıs 1944 günü birkaç bin meçhul gencin
yaptığı sert yürüyüs olmustur.
Bundan dolayıdır ki 3 Mayıs bizim günümüzdür. 3 Mayıs bir ruhtur. Bu günkü parti dincilikleri, Nurculuk
ve Moskofçuluk safsataları geçerek ve ortada yalnız 3 Mayıs yürüyüsünü yapan Türkçüler kalacaktır.
BU YÜRÜYÜS DEVAM EDĐYOR. TÜRK ORDULARI ATA RUHLARININ DOLASTIĞI ALTAY VE
TANRI DAĞLARI ETEKLERĐNDE GEÇĐT RESMĐ YAPINCAYA KADAR DEVAM EDECEKTĐR.
Ötüken, 15 Mayıs 1965, 17. Sayı
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.04 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.