ABDÜLHAMİD HAN ( = GÖKSULTAN )
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:43:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: ABDÜLHAMİD HAN ( = GÖKSULTAN )  (Okunma Sayısı 7937 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:47:51 »

ABDÜLHAMİD HAN ( = GÖKSULTAN )
Toplumun en büyük haksızlığa uğramıs tarihî sahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden
önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında tasıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan ve
dağılmak üzere olan içi dısı düsman dolu bir imparatorluğu 33 yıl sırf zekâ ve hamiyeti ile ayakta tutan
bu büyük padisahı katil, kanlı, müstebit, kızıl sultan, cahil ve korkak olarak tanıtılmıs, daima aleyhinde
isleyen bu propagandanın tesiriyle de böyle tanınmıs talihsiz bir insandır.
Daha ilkokul sıralarında belirli bir propagandanın tesirinde kalmaya baslayarak, yasları ilerledikçe aynı
telkinler ile büyütülen nesillerin, o propagandanın yalanlarını bir gerçek gibi benimsemelerinden tabiî
ne olabilir?
Öğren yavrum ki On Temmuz bayramların en büyüğü,
Esir millet böyle bir gün zincirini kırdı, söktü.
Ondan evvel geçen günler, bilsen ne siyahtı.
Milletin her iyiliğini düsünecek padisahtı;
Halbuki o zaman sultan,insan değil, canavardı,
Canlar yakar, kan dökerdi, millet ondan pek bîzârdı!
gibi saçmalar, kim bilir hangi kırılası kalemlerle yazılarak okuma kitaplarına geçiyor, körpe beyinlere
Sultan Hamîd düsmanlığı asılıyordu.
Bu düsmanlığı asılayanlar ilkönce Đttihatçılar, yâni hürriyet kahramanları (!) yâni Sultan Abdülhamid’in
33 yıl ayakta tuttuğu imparatorluğu 10 yılda dağıttıktan sonra memleketten kaçan kisilerdi.
Đttihatçılardan sonra da Ermeniler, Rumlar, Yahudilerdi. Yâni, yabancıları ise karıstırarak Türkiye’yi
batırmak için Osmanlı Bankası’nı basan, Anadolu’da kargasalık çıkaran ve Avrupa’nın gık demesine
meydan vermeden Sultan Abdülhamid tarafından tepelenen Ermeniler; yani Balkanlara saldırıp
karısıklık çıkarmak ve yine yabancıların da ise karısması ile Türkiye’yi parçalamak isterken Sultan
Hamid tarafından 1897’de tepelenen Yunanlılar( ve bizdeki adı ile Rumlar ); ve Filistin’de bir
Yahudistan kurmak tesebbüsleri Sultan Hamid tarafından önlenen Yahudi’lerdi.
Sultan Hamid, bin türlü siyasî tertiple bu azınlıkların azgınlıklarını yere sererken, onlarla birleserek
padisahı tahtından indiren kabadayılar:
Türk, Musevi, Rum, Ermeni,
Gördük bu rûz-ı rûseni!
sarkısının, bu unutulmaz ahmaklık ve ihanet bestesini söyleyerek meydanları çınlatıyor, Birinci Dünya
Savası ile mütarekesine kadar Musevi, Rum, Ermeni vatandasların nasıl bir “rûz-ı rûseni” beklediklerini
anlamamak gibi bir alıklıkla bir imparatorluğu idare ettiklerini sanıyorlardı.
Sultan Hamid’i iyice anlamak için tahta çıktığı zamanı iyi bilmek lâzımdır. Sultan Aziz’in son
zamanlardaki çöküntü sırasında, memleketi yürütmek için beliren iki akımdan libaralizmi V.Murat,
muhafazakârlığı II.Abdülhamid temsil ediyordu. Liberaller, Đngiltere ve Fransa’ya bakarak parlamento
ile her seyin düzeleceğine inanıyor, muhafakârlar, 30 milyonluk imparatorlukta 10 milyon Türk’ün
hâkimiyetini sağlamak içim mutlak idareye lüzum görüyordu. Masonlar, Sultan Murad’ı da mason
yapmıslardı. Gerçek yüzünü Sultan Murad’a göstermeyen masonluğun arkasında ise Yahudilik ve
Avrupa emperyalizmi vardı.
Đlk Mesrutiyet Meclisindeki Hıristiyan mebuslar, Türkiye’nin biran önce parçalanması için Ruslar ile
savasa siddetle taraftar olmuslardı. Ve gerçekten de neredeyse imparatorluk dağılacaktı. Sultan
Hamid, bunu gördükten sonra, mesrutiyeti devam ettirseydi, elbette ki yanlıs bir is yapmıs olurdu.
Müslüman olmayan mebuslarla birlikte, dısardan körüklenen Arap ve Arnavut milliyetçiliklerine de set
çekmek üzere Meclisi kapatması, Sultan Hamid’in en büyük basarısı ve hizmetidir. Bu meclis
kapatılmasaydı ne olacaktı? 8 milyon Hırıstiyan ve 12 milyon Müslüman yabancıya karsı, kültür seviyesi
hepsinden geri 10 milyon Türkle bu devlet nasıl tutulacaktı? Demokrasi bir çoğunluk rejimi olduğuna
göre, Türklerden çok olan Araplar, meselâ, resmi dilin Arapça olmasını teklif etseler ve Arnavutları da
yanlarına alsalar, sonuç ne olacaktı? Bütün Türk olmayanlar birleserek Osmanlı Đmparatorluğunun
Avusturya-Macaristan gibi federatif bir devlet olmasını isteseler, bunun, nasıl önüne geçilecekti?
Karısmak için fırsat gözleyen Avrupa devletlerini kıskırtmak üzere demokratik nümayisler yapılsa, bu ne
ile önlenebilecekti?
Đste Sultan Hamid, Meclisi kapatarak bütün bu tehlikeleri önledi ve tahtından indirilmeseydi daha da
önleyecekti.
Fakat onun hizmeti bu kadar da değildi. 1877-1878 savasından yenilerek çıkan Osmanlı ordusunu, o
zamanın en mükemmel silâhları ile, meselâ mavzer tüfekleriyle silâhlandırdı. Denizci devletlerin ve
Rusların denizden yapmaları mümkün taarruzlara karsı, Đstanbul ve Çanakkale Boğazlarını tahkim etti.
Ve, Birinci Dünya Savası’nda Đngilizlerle Fransızların 18 Mart 1915 saldırıları bu istihkâmlarla
durduruldu.
Mükemmel kurmaylar yetistirdi. 1914-1918 savası ile Đstiklâl Savası’nı bunlar idare ettiler. Sultan
Aziz’in, Ruslarla çarpısıp Kırım’ı kurtarmak için hazırladığı donanma, denizcilik tekniğinin değismesi
karsısında değerini kaybetmisti. 8-10 mil giden gemilerle artık is görülemezdi. Bunları kadro dısı ederek
iki zırhlı ile iki kruvazör aldı. Büyük Osmanlı borçlarının üçte ikisini ödedi. Pek çok okul açıldı. Pek çok
yol ve köprü, ayrıca hastahane ve çesme gibi hayrat yaptırdı. Görülmemis bir haber alma sebekesi
kurdu. Yabancı elçilerden bile casusları vardı. Avrupa’da kus uçsa haberi oluyor, aleyhimizdeki kararları
önceden öğrenerek tedbirini alıyordu. Hilâfeti, Osmanlı Hanedanından almak için Mısır’da kurulan gizli
bir derneğin üyelerinden biri Sultan Hamid’in adamlarından biri idi. Balkanlıların mezhep ve milliyet
ayrılıklarını körükleyerek birlesmelerine engel olduğu gibi; Đngiliz, Alman ve Rusları da birbirine
düsürerek aleyhimizde birlesmelerini engelledi.
Bunları yaparken de vezirlerinden, pasalarından kimseye güvenmemekte ne kadar haklı olduğunu
zaman göstermis ve koca vezirler, hiç sıkılmadan, yabancı elçiliklere, konsolosluklara sığınmıslardı.
Çok namuslu ve dindar bir adam olduğu için, asla kan dökmemistir. Mithat Pasa’yı öldürttüğü
hakkındaki söylenti iftiradır. Gerçi o, Mithat Pasa’dan süphe ediyor, onun Sultan Aziz’i öldürtmüs
olduğuna inanıyordu. Fakat, dindar bir insan olarak, kan dökmekten, bütün hayatınca çekinmis, Mithat
Pasa ile arkadaslarının idam kararlarını müebbet hapse çevirmisti. Đsteseydi idam kararını imzalayamaz
mı idi? Buna hangi kuvvet engel olabilirdi? Bunu yapmayarak sonra, Talif’te suikasta girisecek kadar az
zekâlı mı idi?
Memleketi doğrudan tehdit eden Moskof emperyalizmi ile batıdan tehdit eden Avrupa emperyalizmi ve
onun temsilcisi Đngiltere’ye karsı devleti savunan Sultan Hamid, ayrıca azınlıklar ve gafil hürriyetçiler ile
de uğrasmaya mecbur olmus, güneyden gelen siyonizme de göğüs germistir.
Sultan Hamid için Osmanlı Đmparatorluğunu, soyumuzun düsmanı Moskoflarla hilâfetin düsmanı
Đngiltere’ye, devletimizin düsmanları siyonizme ve azınlıklara, rejimin düsmanı hürriyetçilere karsı
savunmak meselesi ve vazifesi vardı. Bunun için de, kendisinin devlet baskanı kalması gerekti. Kendisi
çekilirse, devletin tutunamayacağı hakkındaki düsüncenin doğruluğu, çok geçmeden gerçeklesmistir.
Simdi bu kadar büyük bir dâvânın karsısında, Peyami Safa’nın ileri sürdüğü Đsmail Safa’nın sürgün
edilmesi gibi hâdiselerin ne ehemmiyeti olabilir? Đsmail Safa ne istiyordu? Oğlunun iddiasına göre
hürriyet! Yani mesrutiyet, serbest seçim. Yani bir alay Arap, Arnavut, Ermeni, Rum, Bulgar, Yahudi ve
Sırp’ın Türkiye’nin kaderi hakkında söz sahibi olması... Simdi akıl, anlayıs, vicdan ve millî suur sahibi
olarak düsünelim: Böyle bir sonuca razı olunabilir mi?
Sultan Hamid, sürgün ettiklerine aylık da bağladığına göre, Anadolu’nun en sağlam havalı yerlerinden
biri bulunduğu, ahalisinin dinç ve gürbüz yapısı ile belli olan Sivas’ta Đsmail Safa’nın ölmesi Sultan
Hamid’in kabahatı mıdır? Verem olan Đsmail Safa, Đstanbul’da kalsaydı, ölmeyecek miydi?
Babasına karsı beslediği sevgi dolayısıyla, Peyami Safa’nın bazı özel düsünceleri olması tabiîdir. Fakat,
her gün binlerce kisiye seslenen bir yazarın, Sultan Hamid gibi büyük bir padisahı, Osmanlı
sultanlarının en cahili ve kanlısı diye göstermeye kalkması, doğru mudur?
“Bu dünyada herkes bir çok seyin cahilidir. Yeter ki kendi isinin cahili olmasın”. Kendi isinin ehli
olduğunu bin bir delille isbat etmis bulunan Sultan Hamid ise asla cahil değildir. Onun bir yüksek okul
hattâ lise diploması yoktur. Fakat özel öğretmenlerle hayattan ve içinde yetistiği büyük ve muhtesem
hanedandan çok cevherli seyler öğrenmisti. Ressam, hattât ve musikisinas idi. Doğu ve batı dillerinden
bazılarını biliyordu. Kurduğu çok değerli Yıldız Kütüphanesi, bugün, Üniversite Kütüphanesi’ni de yine o
kurdu. Yani Sultan Hamid, Türk kültürüne kütüphane kurarak, pek çok okul açarak ve ilmî eserler
yazdırarak hizmet etti.
Onun katil olduğu yalan, kızıl sultan olduğu iftiradır. Avrupalıların ve Ermenilerin yakıstırdığı kızıl
sultanlığı benimsemek, onların emellerine hizmet etmek olmaz mı?
Sultan Hamid, kızıl değil, “Gök Sultan”dır. Herkeste bulunması mümkün ufak tefek kusurlarını sisirip
erdemlerini inkâr etmekle ne Türk tarihi, ne de Türk milleti bir sey kazanır. Đsmail Safa, Đngiliz-Boer
savasında, Đngilizlerin bu basarısını, onların elçiliklerine giderek tebrik ettiği için, Sultan Hamid
tarafından haklı olarak, sürgün edilmistir. Belki Đsmail Safa, o zaman, Đngilizlerin nasıl bir Türk ve
Müslüman düsmanı olduğunu bilmiyordu. Fakat genis haber alma imkânları ile her seyi bilen Sultan
Hamid, memleket aydınlarının düsman elçilikleriyle temasına müsaade edemezdi.
Simdi insafla düsünülsün: Hiçbir sebep yokken, sırf yurtlarındaki elmas madenlerini zaptetmek için, bir
avuç Boer’e büyük ordularla saldıran Đngiltere’yi tebrik etmek hangi hürriyetçilik anlayısının sonucudur?
O günkü Đngiltere’yi Boer’leri yendi diye tebrik etmekle, bugünkü Moskofları Finlere karsı basarılarından
dolayı alkıslamak arasında ne fark vardır?
Merhum Gök Sultan Abdülhamid Han, bütün hayatında bir fikir, devleti ayakta tutmak ve hazırlamak
için yasadı. Siyasî dehası ile Avrupa’yı ve Moskof’u oyalıyor, bir yandan da demir yolu ve okul ile Türk
milletini kuvvetlendirmeye çalısıyordu.
Sultan Hamid ile onun düsmanları olan hürriyetçileri ölçüstürmek için, yalnız su noktaya bakmak yeter:
Hürriyet kahramanları (!), hürriyeti yok edip yüzlerce masumu astıktan sonra, savasa soktukları devlet
yenilince, hırsızlar gibi kaçtılar. Gök Sultan, bir tek siyasî idam yapmadan, en korkunç siyasî güçlükleri
atlatarak 33 yıllık saltanatında devleti ayakta tuttuktan sonra tahtından indirilirken, Moskof çarının
Rusya’ya davetini; Selanik’ten Alman gemileriyle Đstanbul’a gelirken de Alman Đmparatorunun dâvetini
reddederek vatanında sürgün ve mahpus gibi yasamayı tercih etti.
Türkiye dört sınırında yangınlar olan bir ev, Sultan Hamid, o yangınların eve bulasmaması için hızla
kosarak atese su serpen, kum döken ve keçe kapatan bir savunucu idi. Bu kosusmaları sırasında
yoluna çıkan bir iki çocuğa çarpıp düsürdüyse, suç onun değildir. Çünkü, yurdun çevresindeki yangınlar
göğe yükseliyor ve Gök Sultan, alevleri içeri sokmamak için didiniyordu.
Ve sokmadı da...
Ne diyelim? Durağı cennet olsun...
Ocak Dergisi , 11. Sayı , 11 Mayıs 1956
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 10 Şubat 2014, 22:12:06 »

Uçmağa varış yıldönümünde Gök Sultan'ı rahmet ve minnetle anıyoruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Köptü Körgen
Köptü Körgen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.416



« Yanıtla #2 : 10 Şubat 2014, 22:40:29 »

Osmanlı iyisiyle kötüsüyle bizim, onu eleştirmek sadece biz Türklere düşer, bizden başkası eleştiremez... Belkide Osmanlı'nın gördüğü en iyi padişahlardan birisi, ruhu şad mekanı uçmağı olsun...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Her 3 mayısta bozkurtlar. Kol kol inerler düze... Bu ruh yaşadıkça, elbet bir gün gelecek, bozkurtlar hükmedecek, gece ile gündüze...
Gazan Han
Deli Bozkurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.424


İLHANLILAR


« Yanıtla #3 : 12 Mayıs 2014, 15:44:43 »

arnavut hizmetçi Sultan Hamid'e -pis Türk - diyerek mirildanmisti. Sultan Abdülhamit -atin bu patavatsizi buradan- demiştir. Türklüğe toz kondurmayan bir Padisahdi
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.953



« Yanıtla #4 : 20 Aralık 2014, 11:17:32 »

 Komünistlerin zoruna giden bir büyüktür Abdülhamit Han. Var olsun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
TürükOk
TürükOk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 357


Adam Ol Irkına Çek!


« Yanıtla #5 : 25 Şubat 2015, 15:19:51 »

Kandaşlar Türklüğü sadece sözle savunan herkesi Türkçü saymak ne kadar doğru?

Ben Abdülhamit Han ile ilgili çok okuma yaptım ve de bir akademik makale yazdım. Evet bir Türk büyüğüdür ancak ortada bir gerçek var ki o da Osmanlı dağılırken hiçbir politika üretememiştir. Mısır ve Bulgaristan topraklarımız onun devrinde kaybedilmiştir. 1878-1908 arasında Türkçü gazetecilere 30 yıllık sansür, baskı uygulamıştır. Yaptığı iyi uygulamalarda olmasına rağmen yetersizdir. Osmanlı'da Alman nüfuzu onun döneminde en üst noktaya ulaşmış ve Yıldız Sarayının arkasındaki ordu birliklerini bile Alman generaller komuta etmiştir. Anadoludaki madenlerin almanların eline geçmesi de onun dönemindedir, Duyunu Umimiyenin kurulmasıda onun dönemindedir. Yine de kötü niyetle tüm bunları yaptığı söylenemez. Şanssızlığı Osmanlı'nın 1800-1920 arasında ekonomik ve siyasi olarak büyük çöküntü yaşamasından kaynaklanır. I. Dünya Savaşına katılmamızın da en büyük nedeni Almanlarla olan ittifakımızdır. Abdülhamit Han elinden geldiğince bunları önlemeye çalışmış ama başarılı olamamıştır. Tüm bu dediklerim benim düşüncelerim olmaktan ziyade tarihi olarak belgeleri olan, kitaplarda geçen olaylardır. Araştırmak isteyenler için Tahsin Paşa'nın "Yıldız Hatıralarım" ve İlber Ortaylı'nın  "Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu" adlı kitaplarında belgeleriyle bu bilgiler sunulmaktadır. Yani Abdülhamit Han bizim atamızdır ancak söylendiği gibi Göksultan falan değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #6 : 25 Şubat 2015, 16:13:16 »

Kandaşlar Türklüğü sadece sözle savunan herkesi Türkçü saymak ne kadar doğru?

Ben Abdülhamit Han ile ilgili çok okuma yaptım ve de bir akademik makale yazdım. Evet bir Türk büyüğüdür ancak ortada bir gerçek var ki o da Osmanlı dağılırken hiçbir politika üretememiştir. Mısır ve Bulgaristan topraklarımız onun devrinde kaybedilmiştir. 1878-1908 arasında Türkçü gazetecilere 30 yıllık sansür, baskı uygulamıştır. Yaptığı iyi uygulamalarda olmasına rağmen yetersizdir. Osmanlı'da Alman nüfuzu onun döneminde en üst noktaya ulaşmış ve Yıldız Sarayının arkasındaki ordu birliklerini bile Alman generaller komuta etmiştir. Anadoludaki madenlerin almanların eline geçmesi de onun dönemindedir, Duyunu Umimiyenin kurulmasıda onun dönemindedir. Yine de kötü niyetle tüm bunları yaptığı söylenemez. Şanssızlığı Osmanlı'nın 1800-1920 arasında ekonomik ve siyasi olarak büyük çöküntü yaşamasından kaynaklanır. I. Dünya Savaşına katılmamızın da en büyük nedeni Almanlarla olan ittifakımızdır. Abdülhamit Han elinden geldiğince bunları önlemeye çalışmış ama başarılı olamamıştır. Tüm bu dediklerim benim düşüncelerim olmaktan ziyade tarihi olarak belgeleri olan, kitaplarda geçen olaylardır. Araştırmak isteyenler için Tahsin Paşa'nın "Yıldız Hatıralarım" ve İlber Ortaylı'nın  "Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu" adlı kitaplarında belgeleriyle bu bilgiler sunulmaktadır. Yani Abdülhamit Han bizim atamızdır ancak söylendiği gibi Göksultan falan değildir.

Demek sen tarihi Atsiz Atadan daha iyi biliyorsun?. O nasil demişse odur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #7 : 25 Şubat 2015, 16:18:12 »

Memleketi batirmak icin kurulan Jön Türkler  Abdülhamid Han'i tahtan indirmeye giderken 5 kişinin icinde bir tane Türk yoktu , Mithat paşa gibi bulgar donmesinin kurdurttugu dernekler ne hain planlar kurdular devlete ondan da haberin yok herhalde. Abdülhamid Han kim ne derse desin  Göksultandir. Biz Atsiz Atadan böyle okuduk yeni yetme kişilerin para icin  yeni tarih uydurduklarinida cok iyi biliyoruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
TürükOk
TürükOk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 357


Adam Ol Irkına Çek!


« Yanıtla #8 : 25 Şubat 2015, 18:21:45 »

Ben Jön Türk falan savunmam kandaşım. (Ki o aşağıladığın adamlar dilimizi Latin Amerika'da bile temsil etmiş, oralarda gazeteler çıkarmışlardır) Yaptığım araştırmaları izah ettim. Kaynak verdim. Atsız Atamız öyle demiştir, doğrudur. Ancak onun döneminden sonrada araştırmaların devam ettiği açık. Ki ben Abdülhamit Han kötüdür demiyorum zaten. İyi işler yapmaya çalışmış ama başarı oranı düşük olmuştur diyorum. Yoksa ben Türk Tarihini bir bütün olarak görmekteyim. Şu hain, şu muhteşem, şu ondan daha iyi gibi deyimlerle  tarihimize yaklaşmıyorum. İyisi ve kötüsüyle bu tarih bizim.
Ancak bazı tarihi gerçeklerde maalesef ortada duruyor. Türkçülüğün güçlü, milli,  ekonomiye sahip olmadan yayılması çok güç bir olay. Bende Abdülhamit Han döneminde bildiğim bazı gerçekleri ifade ettim. Madenlerimizi, ekonomimizi, yabancılara vermek Türkçülüğe nasıl hizmet edebilir? Bunu söylüyorum. Yoksa Atsız Atamızdan iyi bilmem gibi bir durum söz konusu değil. Kaynaklar ortada. Çürütmek her Türkçü'nün görevidir.

Esenlikler...

Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TürükOk
TürükOk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 357


Adam Ol Irkına Çek!


« Yanıtla #9 : 25 Şubat 2015, 19:22:25 »

Kham Argatu kandaşım, aynı zamanda eklemek gerekir ki Abdülhamit Han atamızı ben de severim. Ama Türk büyüğüde olsa yanlışı olmuşsa bunu Türklerin ve Türkçülerin de bilmeye hakkı vardır. Yanlış anlama o yüzden. Günümüzde Abdülhamit Han Ataya sevgi, milletimiz arasında 2 kesime ayrılmakta. Birinciler tarihe bir bütün olarak bakıp olayı fetişleştirmeden Abdülhamit Han atamızı sevenler; İkinciler ise sentezci, İslamcı fikirlerine bir dayanak oluşturmak için onu sevenlerdir. İlk grubun çoğunluğu sentezci olmayan Türkçüler olmakla birlikte, tarihte Abdülhamit Han'ı okuyup seven farklı kesimlerden insanlarda bu grupta vardır. İkinci gruptakiler ise Türkçüymüş gibi yapıp aslında İslamcı olanlar. Ki Türkçülüğün bugüne dek ilerleyememesinin asıl nedeni de bu takkiyecilerdir. Bana sormuşsun Atsız Atadan daha mı iyi biliyorsun? diye. Kandaşım bugün, takip et, Abdülhamit Han atamızı kimler her yıl anıyorlar. Bu Türkçü olmayıp da Abdülhamit Han Atamızı ananları Atsız Atamız şimdi sağ olsa ve görse ne derdi? Hele Türklüğü yoksayan, bana Türklükle gelmeyin diyen zihniyete ne derdi? Benim düşüncem Atsız Atamızın Abdülhamit Han Atamıza Göksultan demesinin nedeni onun Türk duruşunu düştüğü durumlara rağmen kaybetmemesi ve güzel kişiliğinden dolayıdır.  

Tanrı Türkü ve Türkçüleri Korusun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.