“BAĞIMSIZ KÜRT DEVLETİ” PROPAGANDASI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Aralık 2019, 05:28:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: “BAĞIMSIZ KÜRT DEVLETİ” PROPAGANDASI  (Okunma Sayısı 2191 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:41:07 »

“BAĞIMSIZ KÜRT DEVLETĐ” PROPAGANDASI
Farsların gayet geri ve iptidaî bir kolu olup Đran, Türkiye ve Irak’ta yayılmıs bulunan Kürtleri bir devlet
ve millet durumuna getirmek yolundaki istekler epey eskidir...
Bütün iptidaî topluluklarda olduğu gibi Kürtlerde de yabancı devletlerin kıskırtmasıyla baslayan bu
hareket Kürt çoğunluğu arasında değil, onların zengin ağa sınıfı ile okumusları arasında itibar
görmüstür. Çünkü bağımsız bir Kürdistan’tan faydalanacak unsur bunlardır. Kurulacak Kürdistan’da
idareci ve yüksek sınıf olacaktır.
Birinci Cihan Savası sonunda ortaya çıkan “Kürt Teâli Cemiyeti”, Osmanlı Devletinin kendisinden
sayarak yüksek makamlara getirdiği Kürtler tarafından kurulmustu. Dergileri yayınlanıyordu.
Mütareke yıllarında Kadıköy Sultanisi’nde okurken Arapça ve Siyer-i Nebî hocamız olan Mihri Efendi,
Kürt milliyetçisi olduğu için bize Türklük ve Türkçülük aleyhinde propaganda yapar, Kürt dergileri
dağıtırdı. Bir gün: “Sakın Türk’üm demeyin. Öteki unsurları gücendirirsiniz. Osmanlıyım diyin” diye öğüt
vermisti. Dağıttığı dergilerin birinde Kürtlerin Asurlular neslinden geldiği yazılıydı. Kürtleri öven bir
manzumede de “sularla dağların kib-i gururûndan doğan Kürtler” diye bir mısra vardı.
Tabiî bütün bunlar köksüz, iptidaî bir cemaat olmanın verdiği zavallılıktan doğuyordu. Zencilerin,
kendilerini eski Mısır medeniyetini yaratan insanların torunları diye görmek istemeleri gibi Kürtler de
Asurluların soyundan geldiklerini iddia ederek biraz itibar kazanmaya çalısıyorlardı. Fertlerdeki asağılık
kompleksinin bir takım atıp tutmalara sebep olması gibi bunlar da sularla dağların kibrinden ve
gururundan doğduklarını hayal ediyorlardı.
Millî zaferden sonra bütün vatan hainleriyle birlikte Kürtçüler de sinmis, Mihri Efendi de sakalını
kazıyarak avukatlığa baslamıstı. Atatürk’ü öven bir yazısını hatırlıyorum.
Bugün Kürtçülük safsatası yine hortlamıstır. Yalnız Millî Güvenlik Kurulu’nun değil, herkesin bildiği gibi
Türkiye’de bağımsız Kürdistan kurmak isteyen bir güruh vardır. Bunlardan bir takımı Milli birlik
Hükümeti zamanında tutuklanmıs, sonra delil yetersizliğinden ve aflardan faydalanarak salıverilmistir.
Đçlerinden bir tanesi senatör seçilmis, fakat Amerika’ya kaçarak kürtçülük yapmaya baslamıstır.
Kürtçüler, açıkça kürtçülük yapamayacakları için davalarını “Türkiye’nin doğusu davası” haline öne
sürmekte ve Türkiye’nin doğusunun da “Türk” olduğunu unutmus gözükmektedirler. Simdilik yaptıkları
baslıca is, bir Türk davasının mevcut olduğu hakkındaki yayınlarıdır. Bu yayınla doğunun Kürt ülkesi ve
Kürtlerin de mühim bir millet olduğu umumi efkâra kabul ettirmek istemektedir.
Đstanbul’un mühim gazetelerinden olan Yeni Gazete’nin 1967 Mart sayılarında “Barzani’nin
Karargahında” baslığı ile çıkan bir tefrika bu bakımdan dikkate değer.
Tefrikayı yazan, doğan Kılıç Sıhhasananlı adında Alevi bir Kürt’tür. Uzun yıllar Amerika’da kalarak
yetistirildikten sonra Türkiye’ye dönmüs ve kürtçülük yapmaya baslamıstır. Özel konusmalarında bu
propagandaya tanık olanlardan biri Ötüken Yazı Đsleri Müdürü Mustafa Kayabek, biri de Ankara’da
Kimyager Đsmail Hakkı Gökhun’dur. Doğan Kılıç Sıhhasananlı, son defa Elbistan’daki bir saz sairleri
toplantısını kürtçülük ve Alevilik toplantısı haline getirdiği için tutuklanmıs olan kisidir.
Yeni Gazete’de 8-29 Mart 1967 tarihleri arasında da devam eden tefrika, Barzani’yi ve hareketini
anlatmaktan ziyade kürtlük ve kürtçülük yapmak gayesiyle kaleme alınmıstır. Çünkü bu tefrikada
“Maresal (!) Mustafa Barzani” bir devlet baskanı olarak tanıtılmaktadır. Bu devletin valileri,
kumandanları, milli emniyet teskilatı, mahkemeleri, okulları, kanunları ve her seyi vardır. Hareket
tamamiyle milli bir harekettir ve Hırıstiyan Kürtler de bu hareketin içindedir. Barzani’nin yanındaki
Kürtler’den bazıları Türkiye Kürtleridir.
Tefrika bittikten sonra su hükme varılabilir ki bunu okuyan Türkiyeli bir Kürt, bu masallara biraz
inandığı takdirde kendi devletine hizmet için Barzani’nin yanına gitmek arzusu pekala duyabilir.
Doğan Kılıç, kürtçülük düsüncesine kendini o kadar kaptırmıstır ki 8 Mart tarihli tefrikaya kendisinin, iki
Kürt muhafızla birlikte çekilmis bir resmini koymaktan nefsini alamamıstır. Bu resimde Doğan Kılıç da
Kürt kılığında ve elinde tomson olduğu halde gözükmektedir. Zaten Barzani gibi komünist ülkesinde
yetistirilerek komünist usulü çetecilik yapan bir adamın dağlardaki karargâhına kadar giderek onunla
konusabilmesinin kerâmeti herhalde Doğan Kılıç’ın sahsiyetinin Barzani’ye güven vermesidir.
Bu tefrika her bakımdan bir kürtçülük propagandasıdır demistik. Delilleri sunlardır:
Barzani, Mao-çe-tung kadar büyük bir gerillâcıdır. (8 Mart tefrikası)
Đran, Irak ve Türkiye’nin bazı parçaları Kürdistan’dır. Mesela Barzani, Đran Kürdistanı’nda Mahabat Kürt
Cumhuriyetini kurmustur... (8 Mart tefrikası). Irak Kürdistanı’nda soyadı yoktur. (17 Mart tefrikası).
Türkiye’de Türkmen sülâleleri Kürdistan’ı isgal etmislerdir (11 Mart tefrikası).
Barzani’nin eskiyalarından Đsa Suvar “Zaho kahramanı” (11 Mart tefrikası, Đsa Bey “kuzey kolordu
kumandanı” (19 Mart tefrikası), Ahmet Salih “Kerkük valisi” (25 Mart tefrikası), Sıddık Emin “Gıleha
bölgesi ikinci merkez kumandanı”dır (25 Mart tefrikası).
Görülüyor ki, Barzani eskiyalarının hiçbir zaman yaklasmadığı bir Türk sehrine Kürt vali(!) tayin etmek
gönüllerinde yatan arslanı göstermektedir. Kuzey Kolordusu kumandanı, Milli Emniyeti, mahkemesi
olduktan sonra neden Kerkük valisi olmasın? Barzani'nin belki Hakkari, Van, Diyarbakır valileri ve
merkez komutanları da vardır ama Doğan Kılıç nezaketinden dolayı onlardan bahsetmemistir.
Ayrıca, yalnız güneylerdeki Irak kuvvetleriyle çarpısan bu Kürtlerin bir de kuzey kolorduları bulunması,
kuzeylerdeki Türklere karsı niyet ve maksatlarını açığa vurması bakımından ilgi çekicidir. Bundan
baska, sırf Irak ordusunun beceriksizliği yüzünden dağlarda tutunmayı basaran bir eskıya reisini milli
kahraman diye tanıtarak kürtçülük propagandası yapmak Türkiye’deki kürtçülüğü körüklemek olacağı
için hükümet bunun üzerine eğilmelidir. Çünkü gaye ve karakter bakımından 1967’nin Molla Mustafa
Barzani’si ile 1925’in Silvanlı Seyh Said’i arasında hiçbir fark yoktur. Đkisi de bağımsız Kürdistan davası
pesindendirler. Seyh Said’i Đngilizler kıskırtmıstı. Molla Barzani’yi de Ruslar kıskırtıyor. Kürt bağımsızlığı,
perdenin göstermelik tarafıdır. Perdenin arkasında yabancı devletlerin çıkarı vardır ve Kürtler masadan
baska bir sey değildir. Farzı muhal bağımsız olsalar bile Türk’e ihanet edip de ayrılan Araplar’ın basına
gelenlerin daha korkuncu Kürtlerin basına gelecektir. Kürtlere göre çok kalabalık, medeni ve mazisi
olan Arapların durum Kürtlerin gözünü açmalıdır. Araplar, Yahudilere yenilseler de ortadan kalkmazlar.
Đptidaî, mazisiz ve azlık Kürtler ise yarın medeni ve teskilatı Ermenilerin karsısında yok olup giderler.
Doğan Kılıç Sıhhasananlı, Amerika’da kaldığı süre içinde herhalde modern propaganda usullerini iyi
öğrenmis olmalıdır. Çok fakir bir malzemeye dayanmasaydı daha çok basarı sağlayacağı muhakkaktı. 9
Mart 1967 tarihli tefrikada silahlı, güzel bir kız resmi var. Çekik gözleri, çıkık elmacıklarıyla bu kız Orta
Asya Türk’ü olduğu derhal anlasılan bu kız resminin altındaki açıklamalardan Margaret adında
Hırıstiyan bir Kürt olduğunu ve savaslarda büyük kahramanlık gösterdiğini, adının cihana yayıldığını
öğreniyoruz. Hepsi iyi ama bu kızın Kürt olduğuna dair noter senedi veya Anayasa Mahkemesi kararı
getirseler yine kimse bu kızın Kürt olduğuna inanmaz. Çünkü o tipik bir Özbek veya Kırgızdır. Böyle
Kürt, hele böyle güzel Kürt olmaz. Đstanbul’daki on binlerce Kürt vatandasımızı göre göre Kürtler
hakkında görgüye dayanan bir kanaatımız olduğu için Margaret’in Kürt olduğuna inanmakta mazuruz.
Olsa olsa Moskoflar tarafından Barzani’ye sekreter diye verilen bir ajan kontrolcu olabilir.
Bizim burda Doğan Kılıç’tan öğrendiğimiz en mühim bir husus Safiî, Siî ve Hırıstiyan Kürtlerin birlikte
çalısıp mücadele ettikleridir. Bunu bizim yobazlara ithaf ediyorum. Samanî, Musevî ve Hırıstiyan Türkler
söyle dursun, Siî Türkleri bile reddeden bu kaba softaların nasıl bir gaflet, cehalet ve hamakat içinde
bulundukları bir kere daha ortaya çıkmıs oluyor.
Sıhhasananlı’ın tefrikası savcılık tarafından ele alınmalıdır. Türkiyeli Kürtlerden bazılarının Barzani’nin
yanına gitmesi herhalde söylece geçistirilecek bir olay değildir. Barzani’nin elindeki silahların nereden
sağlandığı meselesi de ayrı bir konudur. Irak ordusundan alınmıstır diye kestirip atmak büyük bir
kavrayıssızlık olur. Son yıllarda Almanya’dan kaçak olarak sokulan silahların Irak sınırına kadar gittiği
hakkında bir takım söylentiler duyuldu ve bazı kaçakçılar gazetelere geçti. Bunların üzerinde
durulmuyor mu, bilmiyoruz. Duruyorsa yalnız durulmakla mı kalınıyor, yoksa tedbirleri de alınıyor mu?
27 Mayıs 1960’tan sonraki asırı hürriyetlerin ve idarî gevsekliklerin, Türkiye’yi her hareketin
yapılabileceği bir ülke haline soktuğu yolundaki kanaati değistirmeli. Basın hürriyeti milletin
manevîyatını çökertmeye kadar varacak mıdır? Bunların üzerine dikkatle eğilmeli. Đmkansız ise Meclis
ve Senato harekete geçmelidir. Çünkü hürriyet için hürriyet olmaz. Hürriyet, milletin saadeti içindir.
Milleti batırmaya yarayacak bir hürriyet, korunma çaresi olmayan âsumâni bir beladan baska bir sey
değildir.
(19 Ağustos 1967)
Ötüken Dergisi, Eylül 1967, Sayı: 45
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.