20 MAYIS 1040 VE 3 MAYIS 1944
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 12:24:58


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 20 MAYIS 1040 VE 3 MAYIS 1944  (Okunma Sayısı 1691 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:44:48 »

20 MAYIS 1040 VE 3 MAYIS 1944
Türk tarihinde sanlı, elemli, uğursuz birçok mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme
bağlanmıs bir mayısla (23 Mayıs 1040), üzerinde henüz son söz söylenmemis baska bir mayıstan (3
Mayıs 1944) bahsedeceğim.
23 Mayıs 1040 Cuma günü, mayısların en mühimi ve en sanslısıdır. Çünkü o gün Selçuklu ve Gazneli
orduları arasında yapılan ünlü Dendânekan savasından sonra devletimiz, yani Türkiye (ve daha doğru
adı ile Batı Türkeli) kurulmus, dokuz yüzyılı asan hayatında bu devlet bazen parçalanıp bölünerek iç
savaslarla uğrasmıs, bir iki defa tarih sahnesinden silinecek diye bakılırken ırkının ve geçmisinin büyük
gücü ile yine toparlanıp yasamayı basarmıstır.
Devletimizi kuran Türkler büyük çoğunluğu ile Oğuzlar'dır. O zamanki asıl Türk Devleti olan
Karahanlılar'dan bir prens de, hanedanı ile arası açık olduğu için kendi buyruğundaki Türkler'le
Oğuzlar'a katılıp bütün savaslara girmis, Türkiye'nin kurulusunda rol oynamıstır.
Bir süre Karahanlılar'ın ve Karahanlılar'a bağlı olmayarak yasayan batıdaki Hazar Kağanlığı'nın arasında
bocalayan Oğuzlar, anayurt dısındaki Türk Devleti'nin, yani Gazneliler'in elindeki Horasan'da çok
sıkıntılı ve tehlikeli yıllar geçirdikten sonra nihayet 23 Mayıs 1040'ta Gazneliler'in Türk, Hindli, Efganlı,
Acem, Arap ve Kürtler'den kurulu 100.000 kisilik ordusunu 16.000 kisiyle bozup dağıtarak aynı günde
devletlerini kurdular.
Dikkate değer ki bu savasta Gazneliler ordusunun Türkler'den bir bölümü Oğuzlar'a katılmıs, öncü
kuvveti olan Arap ve Kürtler ilk hamlede; Hindli, Efganlı ve Acemler daha sonra kaçmıs. Gazneli Sultan
Mesud'la birlikte sonuna kadar dayananlar yine Türkler olmustur.
Bu savasın baskomutanı ve en büyük kahramanı, Türk tarihinin Deli Dumrul'larından biri olan "Çağrı
Beğ", Gazneliler ordusunun en büyük kahramanı da sarhosluğuna ve tedbirsizliğine rağmen Gazneli
Sultan Mesud'dur.
Devletimizin temeline en büyük harcı atan Çağrı Beğ'i unutursak bu, bizim için ayıptan da büyük bir
zillet olur. Çağrı Beğ'in unutulmadığına en büyük delil bugün birçok aydınların oğullarına "Çağrı" adını
vermesidir. Fakat bu kahramanın yalnız aydınların gönlünde yasaması yetmez. Tarih kitaplarında
gerekli yer verilmedikçe, ulu ve gösterisli bir Çağrı Beğ anıtı dikilmedikçe görevimizi yapmıs
sayılamayız.
Bu yıl yine cumaya rastlayan 23 Mayıs 1975, devletimizin kurulusunun 935. yılıdır. Müttefik
sandıklarımız tarafından terk edildiğimiz, içteki bozgun unsurlarının ihanetine uğradığımız su günlerde
935. yılı anmak manevî güç kaynaklarımızdan biridir.
Tanrı'nın esirgenliği, basta Çağrı Beğ olmak üzere Dendânekan savasının Selçuklu ve Gazneli bütün
Türkleri'nin üzerine olsun!..
Üzerinde henüz son söz söylenmemis olan mayıs günü ise 3 Mayıs 1944'tür. Bilindiği gibi ozamanki tek
parti idaresinin komünistleri koruyan millî eğitim bakanına ve onun sımarttığı komünistlere karsı
yapılan bir yürüyüs sansürle sessizliğe boğulmus memlekette bomba gibi patlamıs, o zamanki devlet
baskanıyla çevresindeki devsirmelerin ödünü patlatarak büyük tutuklamalara, hapislere; iskencelere yol
açmıs; satılık ve köle basın da tek ağızla bu gardist hareketin (o zaman Almanya ayakta olduğu için
fasist diyemiyorlardı) aleyhine açtıkları haysiyetsiz iftira kampanyasını aylarca sürdürmüstü.
3 Mayıs artık Türkçülerin günüdür. Đlkönce 3 Mayıs 1945'te Tophane'deki Askerî Cezaevi'nde, bir masa
basında çay içerek kutlanmıs, ondan sonra kırlarda ve salonlarda yapılan törenler halini almıstır.
Bu yılın 3 Mayısı, bu tören gününün 31. yıl dönümüdür. Demek ki henüz tarihe mal olmamıstır. Bir
olayın tarihe mal olması için üzerinden en az 50 yıl geçmesi gerektiğine göre 3 Mayıs, Yirmi Birinci
Yüzyıl baslarında tarih olacaktır.
Fakat 3 Mayıs için bugün de söylenecek bazı sözler vardır: 3 Mayıs bir uyarmadır: Yürüyüsü yapan
birkaç bin Türkçü gencin uyarması... 3 Mayıs aynı zamanda bir uyanıstır. O gençlerin haykırısıyla
milletin uyanması...
3 Mayıs, solun sempatizanı bir devlet baskanıyla çevresindeki solcudan, komünistten, gafilden,
çıkarcıya ve dalkavuğa kadar varan devsirmeler güruhunca afyonlanmıs milletin gerçekleri görerek
uyanması ve öfkelenmesidir.
Memleketin sinsice hazırlanmıs planlarla, sosyal adalet ve kurtulus adı altında komünist yapılmak
istenmesi bu yürüyüsle önlenmis, ödlekler bozguncu plânlarından ister istemez vazgeçmeye mecbur
kalmıslardır.
Yoksa Türkiye'nin de Romanya, Çekoslovakya, Macaristan gibi bir oldubitti ile komünist olması kısa bir
zaman meselesiydi.
Yurdun nasıl hain bir sebeke ile sarılmıs olduğu bugün, kısmen de yapılmıs yayınlarla açığa
vurulmustur.
Bu sebeple, 3 Mayıs mühim bir dava günüdür ve yıllar geçtikçe ehemmiyeti daha iyi anlasılmaktadır.
3 Mayısı yapan o günkü gençler bugün artık yaslı birer insandır. Çoluk çocuğa karısmıs, bahtiyar veya
bedbaht olmus, bütün yurda dağılmıs yurttaslardır. Onlardan simdiye kadar hiçbir övünme sesinin
çıkmayısı da hareketin ne kadar yüksek ve samimî olduğunu göstermektedir.
Bos kaplar çok öter. 3 Mayısçılar bos değil, yurt ve ırk sevgisiyle dolu idiler. Onun için susmaktadırlar.
Fakat susmak, Abdülhak Hâmid'in dediği gibi, bazen en güzel siirden daha mânâlıdır.
Ötüken, 22-23 Nisan 1975, Sayı: 5
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.