10 İLKTESRİN 1444 VARNA MEYDAN SAVASI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:45:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 10 İLKTESRİN 1444 VARNA MEYDAN SAVASI  (Okunma Sayısı 1560 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2009, 13:43:45 »

10 İLKTESRİN 1444 VARNA MEYDAN SAVASI
Osmanlı padisahlarının en büyüklerinden biri olan Đkinci Murad, 12 Temmuz 1444'te Macarlarla yaptığı
barıs andlasması ile Osmanlı tarihindeki ikinci mağlûbiyeti kabul ediyor ve 1437'den beri Haçlılarla
sürüp gitmekte olan savas faslını kapayarak kendi isteği ile padisahlıktan çekiliyordu. Hiç süphesiz,
Ankara bozgunluğunun bile sarsamadığı Osmanlı Türklerini Jan Hunyadın birkaç zaferi yıkamazdı.
Fakat Macar, Leh, Alman, Romen ve Hırvat orduları ile yedi yıldır yapılan boğusma, devleti de, Sultan
Murad'ı da yormustu. Osmanlı hanedanı içinde ilk sair olan tedbirli, kahraman, ulu himmetli ve temiz
yürekli Đkinci Murad ruhunun aradığı sükûnu yesillikler ve sessizlikler arasında bulmak için Manisaya
çekiliyor ve tahtını da 13 yasındaki oğluna, yarının Đstanbul fatihine bırakıyordu.
Osmanlı tahtına tecrübesiz bir çocuğun gelisi müteassıp Haçlılar muhitinde bir ümit ve istek doğurdu.
Bu fırsattan istifade ederek Türkleri Avrupadan atmak kuruntusu gönüllerine yerlesti. Barıs imzalanalı
on gün olmustu. Đncil üzeri yemin ederek verdikleri sözü nasıl bozacaklarını düsünüyorlardı. Papanın
vekili "baska dine mensup olanlarla yapılan yeminin hükmü yoktur" diye fetva verdi ve derhal harp
hazırlığı basladı.
Haçlı ordusunun çekirdeğini seçme ve çelik zırhlı Macar atlıları teskil ediyordu. Buna Almanlar, Lehliler,
Romenler, Hırvatlar da katılmıslardı. Macaristan kralı orduda bulunduğu halde baskumandanlık meshur
Jan Hunyada verilmis ve ordu 20 Eylülde Orsuvaya gelip Tunayı geçmisti. Fakat büyük maksatla ve
ümitlerle yola çıkan bu ordu, kararlastırdığı sevkulceys harekâtını muvaffakiyetle tatbik edemiyor, ağır
hareket ediyordu. Macar kralının 250 arabaya yükletilen ağırlıkları ve ordunun diğer lüzumsuz esyası
bu ordunun yürüyüsünü geciktiriyor ve Türklere vakit kazandırıyordu. Haçlı ordusu 26 Eylûlde Vidine
yetisti. Orsuva ile Vidin arasındaki 110 kilometre bes günde alınmıstı. Demek ki günde ancak 22
kilometre yürünüyordu. Halbuki bu sırada Türkler Anadoludan bunun iki misli çabuklukla yürüyüs
yaparak düsmanlarını karsılamağa kosuyorlardı.
Vidin önüne gelen düsman birkaç gün taarruz ettiyse de sehri alamadı. Orandan Rahovaya gelindi.
Türkler sehri bosaltmıslardı. Haçlılar bos sehre girdiler.
6 ilktesrinde Niğeboluya gelen Haçlılar Firuz Beğ oğlu Mehmed Beğ kumandasındaki Türk garnizonu
tarafindan durduruldu. Haçlılar sehri alamadılar; burada da bosuna zayiat verdiler.
Haçlı ordusu geçtiği yerleri yakıp yıkarak Razgrada, oradan da müstahkem bir sehir olan Yenipazara
geldi. Burasını savasla alıp içindekileri kılıçtan geçirdiler.
24 ilktesrinde Sumnu, Varna, Petriç, Kavarna sehirlerine beyannameler gönderilerek teslim oldukları
taktirde serbest bırakılacakları, aksi takdirde kılıçtan geçirilecekleri bildirildi. Fakat bütün sehirler teslim
teklifıni reddettiler.
26 ilktesrinde Haçlılar Sumnuya taarruz etti. Türkler siddetle karsı koydularsa da yenildiler. Son
dakikaya kadar müdafaa eden 50 kisi hiçbir çare kalmadığını görünce esir düsmektense ölmeği tercih
ederek kendilerini burçlardan asağı attılar.
Haçlılar Sumnuda bes gün kalarak vakit kaybettiler. 4 ikincitesrinde Prevadiye geldiler. Burasını da
güçlükle alarak tahrip ettiler.
6 ikincitesrinde Petriç kasabasını da epey zayiat vererek alıp içindeki Türkleri kılıçtan geçirdiler.
9 ikincitesrinde Varna'nın önüne geldiler. Aksam karanlığı basarken Türk ordusunun, kendi gerilerinde
toplu bir halde bulunduğunu gören Haçlılar sasırdılar. Asağı yukarı 4 kilomere mesafede Türk ordugâhı
kurulmus ve Türk ordusunun atesleri yanmağa baslamıstı.
Bu nasıl böyle olmustu? Tahttan çekilip Manisaya giden Đkinci Murad hangi sihirle ordusunun basında
olarak gerilerine düsmüstü?
Haçlıların andlasmayı bozarak yürüyüse hazırlandıkları öğrenilince Türk devlet adamları tehlikeyi
sezmisler ve çocuk padisaha isi zarifane bir sekilde anlatarak babasını tahta çağırmasını teklif edip
bunu Đkinci Mehmede kabul ettirmislerdi. Fakat Sultan Murad bu teklife red cevabı vermis, bunun
üzerine istikbalin Đstanbul fatihi, tarihte pek tanınmıs olan "padisahsanız ordunuzun basına geçin,
padisahsam ordunuzun basına geçmenizi emrediyorum." mealindeki mektupla Đkinci Muradı tekrar
padisahlığı ele almağa mecbur etmisti. Ordusunun yenilmesinden ve büyük oğlu Alâeddinin ölümünden
doğan acı ile dinlenmek için çekildiği Manisada beklediğini bulamıyan Đkinci Murad büyük bir
çabuklukla ordusunu toplayıp hızla yürüdü. Gelibolu hizalarından Rumeliye geçecekti. Fakat Haçlı
donanmasının Gelibolu önünde beklediğini öğrenince büyük bir karar çabukluğu ile doğuya yöneldi ve
Đstanbul Boğazına doğru ilerledi. Balıkesir-Bursa-Gemlik üzerinde yapılan bu cebrî yürüyüs tamamı ile
muvaffak olmus bir hareketti. Gayet gizli olarak yapılmıs, Gelibolu önünde bekliyen düsman donanması
aldatılarak yerinde bırakılmıstı. Bu donanma bos yere Türk ordusunu Çanakkale Boğazında bekliyordu.
Türk ordusu Anadolu Hisarı önünden, Đtalyan gemileri ile Rumeliye geçti. 40.000 kisi olan Türk ordusu
er basına bir duka altını istıyen Đtalyanlara bu parayı vererek Rumeliye geçmis ve hızla Edirneye
yürümüstü.
Edirneye ilktesrin ortalarında varıldı. Bu sırada düsman bosuna Niğeboluyu sarmakla vakit geçiriyordu.
Türk ordusu Edirne-Filibe-Sıpka-Tırnova yolu ile Niğeboluya varıldığı sırada düsman oradan çekilmis,
Sumnuya doğru gitmisti. Niğboludaki Türk kuvvetleri de orduya katıldı. Doğuya doğru ilerlendi.
Haçlılar, Türk ordusunun kendi ardlarında olduğunu bilmiyorlar, bu toprakları iyi tanıyan Türkler ise
kendilerini saklamak suretiyle yıldırım gibi ilerliyerek düsmana yaklasıyorlardı.
9 ikincitesrinde Haçlılara yetismislerdi. Đki ordu ters cephe ile çarpısacaklardı. Çünkü Haçlılar arkalarını
Varnaya vererek batı simale doğru cephe almıslar, Türkler ise cepheyi cenup doğuya doğru
tutmuslardı.
Macar kralı, Türk ordusunun dört kilometre uzakta olduğunu öğrenince atların eğerlerinin çıkarılmadan
gecelenmesini emretti. Manevî kuvvetleri mükemmeldi. Macarların üstünlüğü zırhlı süvarilerden
mürekkep olmalarında idi. Baskumandanları Jan Hunyad, Türklere karsı birkaç zafer kazanmıs büyük
bir kumandandı. Đki tarafta da top vardı.
Türk ordusu Anadoludan 40.000 kisiyle Rumeliye geçmis, burada da bazı kuvvetler kendisine
eklenmisti. Edirnede bir miktar asker bıraktıkları için 50.000 kisiden çok değildiler. Haçlılar ise 70.000
kadardı. Yanlıs bir düsünce ile bazı Türk kaleleri önünde bosuna oyalanıp zayiat vermeselerdi Türk
ordusuna göre daha üstün bir durumda bulunacaklardı.
10 Đkincitesrin 1444'te savas basladı. Türkler, Haçlıların bozdukları andlasmayı bir kargıya geçirerek
karargâha dikmislerdi. Türk ordusunun sağ kanadında Turhan Beğ buyruğundaki Rumeli Sipahileri,
ortada Karaca Pasa buyruğundaki Anadolu sipahileri bulunuyordu. Sol kanatta akıncılarla hafif
piyadeler olan azaplar vardı. Baskumandan olan Đkinci Murad, kapıkulları yani yeniçeri ve kapıkulu
sipahisi ile ihtiyayatta bulunuyordu.
Ters cepha ile yapılan savasta iki taraftan birinin mahvolacağı tabiî idi. Bu neticeyi kat'îlestiren
sebeplerden birisi de iki tarafın azmindeki siddet ve kumandanlarındaki ustalıkla askerlerindeki
kahramanlıktı.
Taarruza Türkler basladı. Türklerin sol kanadındaki 10.000 azap ve akıncı düsman sağ kanadına, onu
çevirecek sekilde, yaklastılar. Azaplar düsmanı ok yağmuruna tuttuktan sonra akıncılar düsmana doğru
saldırdılar. Aynı zamanda Anadolu Beğlerbeğisi Karaca Pasa da Anadolu sipahileriyle düsmana siddetle
taarruza geçti. Düsman, azap ve akıncıların yaklasmalarına müsaade ettikten sonra zırhlı süvarileriyle
pek sert bir mukabil taarruzda bulundu ve hafif Türk kuvvetlerini geriye doğru sürdü.
Karaca Pasa kuvvetleri ise karsılarındaki Hırvatları yenerek ilerlemeğe basladılar. Hırvatlar gerilerindeki
bütün ihtiyatları da harbe sokarak bu hücumu durdurmağa çalıstılarsa da muvaffak olamadılar.
Hırvatlar bataklığa doğru sürülerek hepsi birden yok edildi.
Jan Hunyad, kendi sağ kanadının kötü durumunu görünce kendi kumandasına aldığı Macar ve Bosnak
kuwetleriyle Karaca Pasaya saldırdı. Bu yan hücumu pek yaman oldu. Çok kanlı olan çarpısmada
Karaca Pasa sehit düstü. Anadolu sipahileri, yeniçerilerin soluna kadar çekildiler.
Türk sağ kanadındaki Rumeli sipahileri de merkez solla birlikte düsmana taarruza geçmislerdi.
Düsman, zırhlı süvarileriyle bunlara da mukabil bir taarruz yaparak Rumeli sipahilerini geriye sürdüyse
de ihtiyatlarını alan sağ kanat yeniden saldırarak Haçlıları püskürtüp takibe basladı.
Düsman baskumandanı Jan Hunyad kendi sağ kanadındaki durumu düzelttikten sonra simdi bozulan
sol kanadını da düzeltmek için Macar kralının yanında bulunan ihtiyat alaylarından birini alarak yardıma
kostu. Turhan Beğin Rumeli sipahilerini geri itmeğe basladı. Anadolu sipahileri de yeniçerilerin sağına
çekilip cephe kurdular.
Savasın buraya kadar olan kısmı Haçlıların lehine gibi gözüküyordu. Her ne kadar Hırvatlar
mahvedilmisse de Türk ordusunun kanatlarıyla ortası çekilmeğe mecbur edilmis ve cephe, padisahın
yedek kuvvetleri olan yeniçerilerle kapıkulu sipahilerinin önüne kadar gerilemisti. Fakat buna mukabil
Türklerin lehine de su durum vardı: Haçlıların bütün kuvveti savasa sokulduğu halde Türklerin kapıkulu
askerleri henüz yıpranmamıs bir halde ihtiyatta idiler. Bundan baska yıpranmıs düsman kuvvetleri
Türklerin meshur kaz kanadı tabiyesinin karsısında idiler.
Düsman, Türk hattının iki yanına çekilmis olan Rumeli, Anadolu sipahileriyle azap ve akıncıları galiba
tamamiyle bozulup bitmis sanıyordu. Bunların varlığını hiç düsünmeden yeniçeri ve kapı kulu
sipahilerine yüklendi.
Bu kuvvetin önünde hendekler açılmıs, engeller yapılmıstı. Jan Hunyad, Macar kralının yanın daki
alayları, son ihtiyat olarak, kat'î netice ânında savasa sokmak istediği için bunların kendisinden emir
beklemelerini söylemisti. Fakat bu alayların kumandanları savasın Türk karargâhı önünde cerayan
etmekte olduğunu görünce askerliklerini unutup kraldan savasa girmek müsaadesini istediler. Kral bu
müsaadeyi vermek yanlıslığını yaptı. Düsmanın son ihtiyatı da yeniçerilere taarruz etmek için atıldı.
Türkler, düsmanın bütün kuwetleri harbe girince kat'î dakikanın geldiğine hükmettiler. Yeniçeri
cephesinin merkezi biraz geriye ric'at ettirilerek kaz kanadı tabiyesi tatbik olunmağa basladı. Düsman,
Niğeboluda olduğu gibi bir yarım çemberin içine girdiğinin farkında değildi.
Bu sırada kendi sol kanadının da durumunu düzeltip kralın karargâhına gelmis olan Jan Hunyad, kendi
emrine aykırı olarak son yedeklerin de savasa girmis olduğunu gördü ve baskaca yapılacak bir isi
olmadığı için Haçlıları siddetle ve üç defa hücuma sevketti.
Haçlılar Sultan Murada saldırıyor, Türkler Macar kralını yakalamak istiyorlardı. Türk karargâhının
önünde pek çetin bir boğusma oluyordu. Bu arada Sekbanbası Yazıcı Doğan da sehit düstü. Büyük bir
yiğitlikle saldıran Macar kralının atını Rüstem adında bir Türk askeri balta ile devirdi. Kral öldürüldü.
Koca Hızır adında yaslı bir asker kralın basını kesip bir mızrağa saplıyarak mızrak ucundaki bozulan
andlasmanın yanına dikti. Zaten yeniçerilerin yanında bulunan Anadolu ve Rumeli sipahileri de kaz
kanadını kapıyarak düsmanı çember içine almıslardı. Gece basarken Jan Hunyad Romenlerle birükte
simale doğru kaçabildi.
Ertesi sabah (11 ikincitesrin) 1444 düsman karargâhında tutunmakta olan küçük düsman birliklerine
taarruz olunarak kumandanları Kardinal Sezarini basta olmak üzere hepsi kılıçtan geçirildi. Kralın 250
araba tutan esyası zaptolundu.
Hunyadla birlikte kurtulan dört bes bin kisilik kuvveti Davut Pasa iki gün Tunaya kadar kovaladı.
***
Varna meydan savası imha savaslarının en güzel örneklerinden biridir. Bastan sona kadar iyi idare
edilen bir savastı. Hareketlerini gizliyerek düsmanı gafil avlıyan Türk Ordusu, bu savasla tarihimize çok
sanlı bir yaprak yazmıstır. Jan Hunyadın kumandanlıktaki ustalığı ve Macar atlılarının zırhlı olduğu
düsünülürse bu zaferin değeri daha iyi anlasılır. On besinci asırdaki zırhlı süvariler bugünün tankları
gibi önüne geleni süpüren yaman bir kuvvetti. Türkler böyle bir kuvveti imha etmislerdir. O korkunç
kuvveti yenip yok eden Đkinci Muradla Türk ordusu kutlanmağa lâyıktır.
Basta Đkinci Murad, sonra Karaca Pasa olduğu halde o savasın bütün sehit ve gazilerini saygı ile
analım. Üçyıl sonraki 10 ikincitesrin, bu zaferin 500. yıldönümüne raslıyacaktır. Milletçe bir tören
yapmak ve Đkinci Muradın heykelini dikmek için simdiden hazırlansak büyük bir değer bilirlik olmaz mı?
Çınaraltı, 2 Đkincitesrin 1941, Sayı: 15
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.