Yörük Çadırı Mı, Arap Çadırı Mı?...
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 08 Temmuz 2020, 16:41:20


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yörük Çadırı Mı, Arap Çadırı Mı?...  (Okunma Sayısı 14901 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tengiz
Ziyaretçi
« : 25 Ağustos 2011, 17:31:31 »

 Uzunca bir süredir aklımın bir köşesinde kalmış küçük bir soruyu, otağdaki andalarıma ve ilgilenenlere belirtmek isterim...

YÖRÜK ÇADIRI MI, ARAP ÇADIRI MI?
Bir kaç yıl öncesinde, kanallarda dini içerikli filmlerin dolandığı ramazan ayında, denk geldiğim dini filmlerin arasında gözüme bir çadır takıldı. Filmin konusu hep olduğu gibi orta doğuda yaşayan, hayvancılıkla geçinen bir aileden çıkmış peygamberi anlatıyordu. Filmde, hayvancılıkla uğraşan bu göçebelerin çadırı bizim yörük çadırlarının hemen hemen aynısıydı (Kıl çadır denilen şey).

Bu ayrıntıyı öylece atlayıp geçmeme karşın çeşitli belgesel ve yayınlarda yine yine bu görünümle karşılaşmam beni bir takım soruları sormaya itti.  

Biz Türkmen boyları Türkmenistan ve Horasan bölgelerden Anadoluya girerken hepimizin bildiği Türk otağlarını sırtlanıp bu topraklara otağlarımızı kurduk. Orta Asyanın hemen her bölgesinde de bu otağlar bulunmakta.

Peki ne oldu da Tüm Türk illerinde bildiğimiz Türk otağlarından var da Anadolu da bu otağlardan hiç göremiyoruz?

Neden bu ''kıl çadır'' denilen ortadoğulularında kullandığı çadırlardan Anadolu da bol bol bulunurken, Anadolu dan diğer Türk illerine çıkıldığında bu çadırların yerini bildiğimiz Türk otağları alıyor?

Eğer Türk otağı geleneğini yitirmiş isek ve bunun yerini ortadoğu çöllerinde hayvancılıkla uğraşan samilerin kıl çadırları almış ise bu büyük bir yanlış ve kültür yıkımı değil midir?... Kırgızistanın en sarp dağlarında ve Türkmenistanın en sıcak çöllerinde bile işlevini sürdüren bu otağlarımız yoksa arap ve ümmet kültürünün batağında Anadolu topraklarından silinip gittiler mi?...

Sorum bütünüyle bu dur. Düşünme yolumda yanlışlıklar varsa, yada konu üzerine bilgisi
olan andalar varsa yanıtlayabilirler. Yörük Vakıfları ve derneklerinin de bu konu üzerine eğilmeleri gerektiğine inanıyorum. Gerekirse Türk Otağları Anadolu da yeniden üretilmeli ve kullanılmalı!...

Aşağıda bulduğum görüntülerde küçük bir karşılaştırma yapılırsa durum gözler önüne seriliyor. En sondaki görüntüler Türkmen otağlarının.

Yörük Kıl Çadırları;








Ortadoğu-arap-iran Kıl Çadırları;





Türkmen Otağları





Kırgız Yurdu

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Giray-han
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.202



« Yanıtla #1 : 25 Ağustos 2011, 19:51:59 »

Ben de buna şaşırdığımı söylemeliyim. Ama demek ki vaktinde nasıl arabın sarığını ve türbanını aldıysak, çadırlarını almışda olabiliriz. Ama ilk Selçuklu zamanlarında eminim ki otağlar kullanımdaydı, şimdi Türkmenlerde olduğu gibi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Giray-han
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.202



« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2011, 20:41:23 »

Ben de buna şaşırdığımı söylemeliyim. Ama demek ki vaktinde nasıl arabın sarığını ve türbanını aldıysak, çadırlarını almışda olabiliriz. Ama ilk Selçuklu zamanlarında eminim ki otağlar kullanımdaydı, şimdi Türkmenlerde olduğu gibi.

Kandas Selcuklu yu bir kalem gec ondan sonra gelen Osmanli bile  Otag kullaniyordu

İsim olarak evet, ama bu çadır şeklinin kullanıldığından emin olamayız.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Altay Kağan
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 287


« Yanıtla #3 : 25 Ağustos 2011, 20:46:34 »

Yurtlar (Moğolca:ger <=> Türkçe:yer) otağlardan (farsça: çadır) daha sağlam ve dayanıklıdır ve bir yerde kalıcı için kullanılır.



Otağlar ise gezgin (Yörük: yaya gezen) budunlardan kullanılır, çünkü yerleşik olmadıkları için, aynen Yörükler gibi.

Yörük çadırı ile arap çadırı arasında bir kaç değişiklikler vardır, benim bildiğim bir yörük çadırı aşağıdaki biçim gibi görünüyor. Görüntüde çizdiğim kırmızı oklara dikkat etmek lağzım, yere serilmiş yaygılarının (kilimlerin) üzerindeki örgeler bakınız:



Moğol ve Türk budunları, yurtlarında kullandıkları yaygılarının (kilimlerin) üzerindeki genelde köşeli şekil örgeleri kullanıyorlar, yuvarlak şekil olan örgeler ise özellikle moğoların yurtlarında bulunmaktadır (son görüntüye bakınız):



Facebook'a Ekle
Kayıtlı
NesliSAH
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 174



« Yanıtla #4 : 25 Ağustos 2011, 23:29:42 »

Biz Yaz tatilinde Türkiyeye gitdigimizde Mutlaka Erciyesin Tekir Yaylasina gideriz, Yörüklerimizin Cadirlarini orda görürüz.
Kayserinin Bazi Avsar Türkmen köylüleride Yaz aylarinda yaylaya cikma gelenegini birakmadilar, bizim akrabalarin bir kismini orda ziyaret ederiz, hatda Sehirden bile gidenimiz var Yaylaya.
Youtubede var o yaylalarin videosu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Girdab-i Mihnet de kapandim kaldim
Vermedin bir yandan ses kara bahtim
Anladim gafilsin uykuya daldin
Yeter poyraz olda es Kara bahtim.

Dünyada  bir candan korkulmaz iken
Pencemden kimseler kurtulmaz iken
Aslana Kaplana yirtilmaz iken
Dedirdin Cakala pes kara bahtim.   
KANIKEY
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 605


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #5 : 25 Ağustos 2011, 23:48:26 »

Çadır kurmak ve yapım malzemelerini biçimlendiren iklim ve  yerleşikliktir, örneğin ben bir orta karadenizli olarak oranın iklimi ve köyümün yerleşikliği nedeniyle  bizde yaylalar ahşap yani kütük ev biçiminde ve üstünde düm düz bir dam olan yapılardır  ve hayvanları için de  evin  yan tarafında  çalılıklarla duvar yapılmış seyyar ağıllar vardır. Kıl çadır kurulumu hem kolay hem maliyetsiz olduğundan böyle bir şeye başvuran Türkmenler etkileşimden ziyade iklim - imkan  ve yaylakta durdukları süre,  kıssa alınarak bunu yapmış olabilir. Bazen şartlar farklı yerlerde aynı  durumların çıkmasına neden olabiliyor yani arz ve talebi etkileyen olay içersinde bulundukları  durumun aynı olması ile alakalı,  sarık, türban başka konu onda etkileşim var çünkü şart olarak kabul edilen kısaslar bir.. kimse kendi şartlarına göre örtünmüyor, orda bir diretme söz konusu, dışarıdan... Fakat bu çadır, barınak ve tarım gibi hususları etkileyen doğrudan doğadır diye düşünüyorum..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
yorukcadiri
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 0


« Yanıtla #6 : 08 Ağustos 2012, 00:20:04 »

Kıl Çadırı yapımı ile ilgli bir video. by Osmanlı Yörük Çadırı
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Kıl Çadır - Yörük Çadırı Yapım Aşamaları by Osmanlı Yörük Çadırı

Kıl Çadırı kurulumu yapmaktayız.

Bu bilgilendirme için teşekkürler. Bizim web sayfamızda kıl çadır hakkında daha fazla bilgi ve görsele ulaşabilirsiniz. Kıl çadır yaptırmak istiyorsanız sipariş verebilirsiniz. Daha fazla bilgi için lütfen buraya tıklayın. Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Osmanlı Yörük Çadırı

Osmanlı Yörük Çadırı olarak size yardımcıl olabiliriz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gen
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 438



« Yanıtla #7 : 08 Ağustos 2012, 00:52:30 »

İlahi Tengiz, başlığı çadır deye açan sensin kandaşım Peynir Tamam hassasiyetin konusunda sana katılıyorum ama daha dikkatli olmak gerekiyormuş demek ki.. Paylaşımlarını takip edenler bu konudaki duyarlılığını gözden geçirecektir o zaman başlığı Yörük otağı mı, arap çadırı mı deye değiştirelim nasıl olur!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gen
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 438



« Yanıtla #8 : 08 Ağustos 2012, 01:01:44 »

Anladım ama bunu tek bir şekilde ele almak doğru olmaz nihayetinde bulunduğumuz enlemler eski coğrafyamızda ki gibi değil, o nedenle bazı maddelerin kullanımı ve barınağın işlevini iklim tahsis eder diye düşünüyorum. Kültürel etkileşim var fakat ihtiyaçları genelde belirleyen doğa olduğundan, kullanan  en kolay, en basit ve en bulunur olandan yana olacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gen
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 438



« Yanıtla #9 : 08 Ağustos 2012, 01:18:34 »

Tengiz, unutulan değerlerimiz zanaat ve sanat, hangi alanda olursa olsun yaşatmak ve geleceğe taşımak bizim öz vazifemiz, sorumluluğumuz. Fakat gelişen şartlar ve durumlar doğrultusunda bazı şeyler güdümlü yahut, bilinçsiz unutuldu. Şimdi herkes binaları yaylaklara dikme derdindeyken adama otağ kur desen vereceği tepki bellidir. Ne otağ kaldı ne de çadır zaten Türkiye de tarımı, hayvancılığı bitirdiler. Rize'de ki yaylacı, mersinde ki yörük, tahtayı ve çadırı bırakalı çok zaman oldu, onun yerine prefabrik evler boy gösteriyor. Adam güzüne, gönlüne, parasına ve rahatına uygun konaklamasını yapıyor. Anlayacağın zamana uyuyor. Bizler birebir bunları yaşamasak ta bilmek ve bildirmek temel sorumluluğumuz olmalı, başta belirttiğim gibi..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.241 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.