Yemen'de Yaşanabilecek Başka Olası Gelişmeler Nelerdir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Nisan 2020, 08:27:32


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yemen'de Yaşanabilecek Başka Olası Gelişmeler Nelerdir?  (Okunma Sayısı 1872 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 30 Mart 2015, 21:25:19 »

Ortadoğu'nun güneyinde Yemen'de meydana gelen gelişmeler ve birkaç zamandır dünya gündemini hayli meşgul eden Suudi Arabistan liderliğindeki körfez ülkelerine ait askeri birlikler geçtiğimiz hafta içinde Yemen'i bombalamaya başladı. Son birkaç gündür zaten sınıra 150 bin askeri birlik yığılmakta idi. Bu birliklere Mısır'ın da katılacağı söylenmektedir. Yemen'de bir iktidar değişikliği var. Bölgede giderek başka aktörlerin de etkin olduğu yeni bir dengenin kurulmakta olduğu görülmektedir. Tunus'ta 2010 yılının son ayında meydana gelen Arap isyanları süreci öncelikli olarak Cumhuriyet rejimlerini etkiledi. Tunus'ta başladı, Libya, Mısır, Suriye ve son olarak da Yemen'de çok etkili oldu. Hatta kısmen Bahreyn'e de müdahale oldu. Fakat daha çok bu beş ülkede çok etkili oldu. Yemen'de gerçekleşen ciddi siyasî gelişmeler meydana geldi. Esasen 2010 yılının sonlarına doğru Yemen'de mevcut rejim değişikliğini talep eden ciddi bir muhalefet ortaya çıktı. Abdullah Salih ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Hatta Nobel barış ödülünü alan Tevekkül Kerman adında bir kadının da öncülük ettiği bir muhalefet söz konusu idi. Daha sonra 2011 yılında bu hareket biraz daha kuvvetlenerek etkisini attırdı. Hem Yemen ile ilgili olarak 2011 yılında BM güvelik konseyi daimi üyeleri arasında da bir anlaşma vardı. Yani Yemen'de bir rejim değişikliğinin gerçekleştirilmesi yönünde fakat esas mühim olanı 2011 yılının ikinci yarısında Körfez İşbirliği Konseyi sürece dâhil edildi. Suudi Arabistan'ın öncülük ettiği diğer beş ülkenin de dahil olduğu Körfez İşbirliği Konseyi inisiyatifi ele aldı. Yılın sonlarına doğru Riad'da bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmanın önemli üç maddesi vardı. Buna göre Abdullah Salih yönetimi bırakacaktı ancak yönetimi devralacak kişiler de onun daha evvelki uygulamalarından dolayı kendisini yargılamayacaklardı. En son madde ise, iki yıllık bir süre içerisinde geçici bir rejim oluşturulacak, ülkedeki siyaset normalleştirilecek ve daha sonra demokratik kurumlar işletilerek ülke siyaseti istikrara kavuşturulup, yola devam edilecekti. Ancak bir yanlış yapıldı. Abdullah Salih ülkede kaldı. Ülkede kalınca zaten 33 yıldır iktidarda bulunan otoriter bir yönetici vasfı ile orada aslında bir elinin siyasetin içerisinde olacağı beklentisi vardı. Bunu dile getirenler oldu fakat o dönem dikkate alınmadı. Böyle bir süreç başlatıldı. Abdullah Salih yönetimi devretti. Onun yerine Abdur Mansur Hadi isimli Yemenli bir siyasetçi devlet başkanı oldu. Geçici yönetimin başında olarak ülke siyasetini normalleştirmeye çalıştı. Son iki aydır Yemen'de bulunmayan Yemen devlet başkanı Hadi'nin şu an Riad'da olduğu söylenmektedir. Önce istifa etti sonra istifasını geri alarak Aden'e çekildi. Zaten en son Aden'in kuşatılması üzerine çağrısını yineledi. Çağrıyı da 2011 yılında inisiyatifi ele alan uluslararası örgüt Körfez İşbirliği Konseyi'ne yaptı. Mansur Hadi'nin Cumhurbaşkanı olduğu dönemde bütün diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi Yemen'de de İhvan'ın oradaki kolu diyebileceğimiz Islah partisi siyasetin daha fazla içerisinde daha örgütlü bir yapı olduğu için gelişmeleri yönlendiren bir konuma gelmişti. Fakat bu Suudi Arabistan'ın İhvan'in hareketini bir bütün olarak ötekileştirmesi üzerine alınan Yemen'dekilere de karşı bir tavır idi. Suudi Arabistan'ın müdahalesi ile Islah partisi devreden çıkarıldı. Meydan İran'ın desteğindeki Husilere kaldı. Husiler aşama aşama Yemen'i ele geçirdi. Silahlı kuvvetlerinin ismi Ensarullah, esas adı Husiler olarak bilinen Zeydi (Şiiliğin bir kolu ancak Sünniliğe en yakını) olan dolayısıyla Şii olan bir örgüttür. Yemen'de Zeyidilik dendiği zaman Sünniler ile barış içerisinde yaşayan kimseler idi, ancak Zeyidiliği ve Husiliği yeniden bir aktör yapan Hüseyin El Husi'ye kadar. Bu son dönemdeki Husi ailesi mensupları eğitimlerini İran'dan almış kişilerdir. Husi ailesinden Hüseyin ve Abdulmelik, İran'dan aldıkları eğitimle birlikte Sünni yanlısı geleneksel bakış açısını bir yana bırakarak, terk ederek, Caferiliği Husi ailesinin inancının merkezine oturttular. Sonuç olarak bütün bunlar bölgedeki Suudi Arabistan'ın etkisinin sonradan İran'a geçmesi olarak görülebilir. İran daha evvelden beri bölgeye yatırım yapmakta idi. İran İslâm inkılâbından sonra Ortadoğu'da Vahdet ilkesi temelli bir dış politika izlemekte idi. Siyasî İslâmı dünya siyasetinin merkezine çeken bir düşünce bir bakış açısı söz konusu idi. Fakat bu Suriye'de tıkandı ve iflas etti. Daha doğrusu İran'ın bu dış politika imkânı elinden alınmış oldu. Suriye'deki tıkanıklıktan sonra bu Vahdet çizgisinden ayrılarak artık bütün yatırımını Şiilik üzerine etnik ve mezhepsel siyaset üzerine bir yatırım yapmaya başladı. Bağdat, Şam ve Beyrut'un yanında Sana'yı da ilave etmesi bu şekilde gerçekleşti. Suudi Arabistan yetkilileri Işid, Husiler ve benzeri gibi radikal hareketlere daha ılımlı bir siyaset hatta Işid ve El Kaide'nin bazı kolları ile doğrudan irtibatlar sağlamışlardır. Onların hareket alanını genişletirken daha ılımlı aslında bütün dünya nazarında daha ılımlı daha demokratik daha kurumsal daha kabul edilebilir bir çizgide bulunan İhvan ve benzeri bütün hareketleri ötekileştirince, Yemen'de Husilere de alan açmak durumunda kalmışlardı.

Yemen'de Yaşanabilecek Başka Olası Gelişmeler Nelerdir? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 30 Mart 2015, 22:08:43 »

Pakistan, Yemen'de Husilere karşı harekata katılmak üzere Suudi Arabistan'a asker göndereceğini açıkladı.

Habere göre Pakistan, Yemen'de Husilere karşı yapılan operasyonlara destek amacıyla Suudi Arabistan'a asker gönderecek.

Haber Pakistanlı yetkililere dayandırılırken asker gönderme zamanı ve gönderilecek asker sayısı ile ilgili bilgi verilmedi.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #2 : 30 Mart 2015, 22:11:14 »

Libya'da Tobruk hükümetinden sonra Milli Genel Kongre'ye bağlı “Ulusal Kurtuluş Hükümeti” de Yemen operasyonlarını desteklediğini açıkladı.

Libya'da Milli Genel Kongre'ye bağlı “Ulusal Kurtuluş Hükümeti”nin, Yemen'de Husi ilerleyişine karşı başlatılan "Kararlılık Fırtınası" operasyonuna destek verdiği belirtildi.

Hükümetten yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın rolünden övgüyle bahsedilerek, "Husilerin, Yemen'in güvenliğine zarar verme girişimlerini, ülkede fitne çıkarma ve terör faaliyetlerini, Libya'daki özgür ve devrimci halka karşı bir saldırı olarak addediyoruz" denildi. 

Açıklamada, "Kararlılık Fırtınası" operasyonuna destek verildiği belirtilerek, "İslam ümmeti, Yemen'de olduğu gibi Arap dünyasının her yerinde meşruiyeti darbeyle ele geçirenlere karşı durmaya" çağrıldı.

Trablus merkezli Milli Genel Kongre'den ayrılarak Tobruk kentinde çalışmalara başlayan Temsilciler Meclisi hükümeti de Husilere yönelik başlatılan "Kararlılık Fırtınası" operasyonuna" destek verdiğini açıklamıştı.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.116 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.