Türkiye, İran İlişkileri Nasıl Yol Alır?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 10 Ağustos 2020, 18:44:01


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye, İran İlişkileri Nasıl Yol Alır?  (Okunma Sayısı 499 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« : 13 Eylül 2017, 21:13:38 »

Barzani muhtelif defalar sözde kürdistan referandumunu yapmayı plânladı. Her defasında da Obama yönetimi tarafından engellendi. 'Yapma, bunun zamanı değil, şu an bizim işimize gelmez' denildi. Trump iş başına geldi. Amerika'nın içindeki mücadele bir noktada iki farklı düşüncenin çatışması şeklinde, bir tarafta küreselciler, öbür tarafta Amerika'yı tekrar imalat sanayide birinci hâle getirip, birincil ülke olarak muhafaza etmek isteyenler var.

Özellikle Stefan Beiner'ın yaptığı açıklama: 'Biz birincil ülke olmak istiyorsak eğer imalat sanayi içeri taşımalıyız. Hiçbir şekilde Kuzey Kore ile kapışmaya girmemeliyiz.' Ortadoğu ile de ilgili aynı kanaatleri var. Fakaty küreselciler böyle düşünmüyorlar. Onlar daha çok paradan para kazanan zihniyetteki kimseler. Burada Trump'ı elimine etmeye çalışıyorlar. Zaten Trump daha önce demişti ki, 'Ben iktidar olursam, Ortadoğu'dan askerleri çekeceğiz. Bu bölgeyi barışa kavuşturacağız. Rusya'ya yanaşacağız.' İran'ı düşman olarak ifade ediyordu. İsrail'in bazı kesimlerinin hoşuna gitmek istediğinden dolayı. Zira başka türlü iş yapmasının imkânı yok. Kuzey Kore lideri ile bile masaya oturacağını ifade ediyordu. Şimdi tam tersi gelişmeler oldu. Rusya'dan destek alarak iş başına gelmiş bir başkan durumuna sokuldu. Amerika'daki Charlottesville'deki olan olaylarında arkasında George Soros'un olduğu iddia edilmektedir. Bu hareketin hedefi Trump'ı etkisizleştirmek, yerinden indirip, daha çok rengi belli olmayan bürokratlardan birisini getirmek, istedikleri gibi hadiseyi götürmek, seçimde kaybettiklerini, seçim sonrası almaya çalışıyorlar. Trump'ta buna uygun pek çok işler yapıyor.

Açıklamalarda bulunuyor. Yani diplomatik tarafı çok çok zayıf. Amerika devletini şirket gibi yönetmeye kalkıyor. Oysa şirket değildir. Devletler şirket olarak yönetilemezler.

Refarandum meselesinde bu boşluk içerisinde, Abd savunma bakanı Mattis, adam öldürmeyi çok zevk aldığını söyleyen, açıklayan birisi, buna teslim oldu Trump ve bu teslimiyet, Mattis'in Suudi Arabistan'a gidip, orayı harekete geçirmesi bir Nato oluşturması hedef kim, İran'a yüklenecekler.

Bu bölgeyi karıştırmaya devam edecekler. Yani İsrail'in de içine dahil olduğu bir Nato, hatta İsrail'in Savunma Bakanı Liberman dedi ki, 'Artık algı değişti. Artık İsrail Sunni ülkeler tarafından bir düşman olarak algılanmıyor. Sunni devletler tarafından tehdit olarak algılanan İran'dır. Şu halde bizlerin birleşip bir şeyler yapması lâzım.' dedi. Mattis'de her türlü desteği verdi. Sonra Trump geldi, her türlü desteği vereceğini söyledi. Pek çok silah sattı onlara, böylece bir cesaretle bir hareket başladı. Pyd, Pkk'ya 1100 tır silahları veren Amerika, bu silahların bir kısmı da Türkiye'de yakalanıyor. Hatta bunlar füze savar silahları, uçak savar silahları, omuzdan atılan cinsten, zırh delen, bunlar Türkiye'nin içine girerek, Türkiye'yi karıştırmaya devam ediyorlar. Tam bu esnada Barzani çıktı. 25 Eylül'de bu referandumu yapacağız, dedi. Bunların hepsi birlikte hareket ediyor. Barzani İsrail'in isteğini yerine getiriyor. Bir anda Kudüs meselesi çıkarıldı. Gazze'de bir yerleri, Suriye'de bir yerleri bombaladılar. Buralar paramparça olsun, burada kendi istedikleri bir devlet olsun. Hatta mümkünse İran'ı ve Türkiye'yi de parçalayalım. Uzun vadede plân ise, İran ve Türkiye'yi savaştırmaktır.

Genel Kurmay Eski Genel Sekreteri Ümit Yalım'ın çok önemli bir açıklaması var. Ateşe iken 2002 yılında, bir Amerikalı general ile konuşuyor ve diyor ki, 'Biz, Irak'ın kuzeyinde kürt devleti kuracağız. Bunun üzerine Ümit Yalım diyor ki, 'Orada 3,5 milyon Irak Türk'ü var. Onlar ne olacak? diyor. General de diyor ki, 'Onlar ya Barzani'nin hâkimiyeti kabul edecekler yahut da Türkiye'ye göç edecekler' diyor. Bunun üzerine Ümit Yalım protesto ediyor. General de gidiyor. Dolayısıyla İran bunun farkında, Türkiye ile temaslara geçildi. Bunu bozmak için Reza Zarraf olayını kullanıyorlar. Tam bu esnada Netanyahu dedi ki, 'Böyle bir devlet kürtlerin hakkıdır. Bizde onların arkasındayız.' Amerika'da 'yok ben öyle demedim' diyerek kendini kurtarmaya çalışıyor. Kendileri bu işin içindeler.

'Halbuki devlet ve onun politikası kuruntularla değil, gerçek müttefikleri ve sağlam dostlarla hakiki düşmanları kavrayabilmek hüneriyle yürütülür.'

'İranlılara, geleceklerinin Türk dostluğuna bağlı bulunduğunu, Türk düşmanlığının İran'ın lehinde olmayacağını hatırlatmak ise, dostça bir uyarmadan başka bir şey değildir.' Atsız

Türkiye, İran ilişkileri nasıl yol alır? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.22 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.