Türkiye Bir Ambargonun İçine Doğru mu Gidiyor?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 12:40:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye Bir Ambargonun İçine Doğru mu Gidiyor?  (Okunma Sayısı 651 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 10 Ekim 2017, 11:50:54 »

Türkiye'deki Abd diplomatik misyonu tarafından yapılan açıklama şöyle:

'Son zamanlarda yaşanan olaylar, Abd Hükümeti'ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Abd Misyonu'nun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır. Söz konusu değerlendirme sürecinde, büyük elçiliğimiz ve konsolosluklarımıza gelen ziyaretçi sayısını en aza indirgemek amacıyla, şu andan itibaren geçerli olmak üzere, Türkiye'deki tüm Abd diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetleri askıya alınmıştır.'

Abd Türkiye'ye vize başvurularını süresiz durdurdu. Bunun ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği benzer bir açıklama yaparak Türkiye'nin Abd vatandaşlarına uyguladığı vize ve e-vize uygulamalarının askıya alındığını duyurdu. Edinilen bilgilere göre Dışişleri bakanlığının karşılıklılık anlaşması gereği bir açıklama yapmayacak.

llk hedef Afrin'i kuşlatma Türk ordusu Pyd'nin komutasındaki Afrin'i güneyden kuşatmak üzere çalışmalarını başlattı. TSK'nin Telrıfat'a gitmesi bekleniyor. Cilvegözü sınır kapısından hareket eden askeri araçların bir kısmı İdlib'e bir kısmı da Afrin'e yöneldi. Afrin Halep arasında bulunan Pkk'lılara karşı Türk ordusunun güneyden tamamen kuşatma operasyonu yürüttüğü vurgulandı. Akdenize ulaştırılması beklenen koridor tamamen kesiliyor.

İdlib neden önemli?

15 Eylül tarihinde Astana'da yapılan altıncı toplantıda çatışmasızlık bölgelerinin ilave edilmesi konusunda bir karar alınmıştı. Bunlar Rusya, Türkiye ve İran elbette Suriye masada olmamasına rağmen Rusya ve İran aracılığı ile Suriye aslında masada idi. Dolayısı ile daha önce alınmış beş çatışmasızlık bölgesi vardı. Bunlar Suriye'nin güneyinde idi. Dört çatışmasızlık bölgesi daha alındı. Bunların başında İdlib bölgesi Lazkiye, hemen İdlib'in güneyinde Hama ve Halep. Konu İdlib olunca İdlib'de Türkiye bulunacak. Rusya bulunacak ve Türkiye İdlib'teki muhalefetler arası çatışmanın önlenmesi konusunda görev yapacak. Şimdi bu 15 Eylül'de alınmış olan kararın uygulama aşamasına gelindi. Fakat burada geçmişten gelen sözde kantonların ilân edilmesi ve Türkiye'nin El - bab harekâtı, sözde kanton Afrin'in arada kalması ve karşımıza çıkan çatışmasızlık bölgelerindeki bu karar Türkiye'ye önemli bir fırsat verdi. Türkiye Afrin'e müdahale etmeli, Türkiye Afrin'i bu koridoru kesecek şekilde kuşatmalı ve Afrin'deki Pyd, Pkk'yı buradan kovmalı diye görüşler vardı. Şimdi çatışmasızlık bölgesi ile İdlib'de bu görevin alınması Afrin'i hem batıdan hem doğudan, kuzeyde kuzeyden ve İdlib ile beraber güneyden kuşatma ile ablukaya almış oluyor. Önce Afrin abluka içinde tutuldu. İdlib'e gelindiğinde ise idlib'de yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı söyleniyor. Burada çeşitli muhalif gurupların olduğunu da iyi biliyoruz. Bu muhalif gurupların burada bir araya gelmesinin de bir hikâyesi var.

Suriye her tarafta savaşırken herkes ile başa çıkması mümkün olmadığı için, zayiat vermemek, kaynaklarını iyi kullanmak için uzlaşma komiteleri kuruldu. Teröristlere soruluyor. Birincisi teslim ol. İkincisi silahını bırak istediğin ülkeye seni gönderelim. (Bu arada uçağa bindirilip Türkiye'ye gelen oldu) üçüncüsü teslim olmuyorsun, çatışmıyorsun, silahını da bırakmıyorsun. Suriye içinde bir yere gitmek istersen seni oraya da gönderebiliriz. Yani güneyden kuzeye Suriye'de bölgelerin temizlenmesi için böyle bir anlaşma zemini geliştirdi. Şimdi İdlib'e gelenler teslim olmayıp silahını bırakmayıp 'ben İdlib'e gitmek istiyorum' diyen binlerce kişi oldu. İdlib'e dünyadan çeşitli ülkelerden gelenler olduğu gibi Suriye muhaliflerinin de olduğu kritik bir bölge. Ayrıca CIA tarafından gelecekte Suriye'nin şekillenmesinde daha iyi rol kapabilmek ve rejimi baskı altına almak için 3 bin Uygur Türkü aileleri ile birlikte İdlib'e yerleştirildi. İdlib'e bakıldığı zaman onlarca muhalif gurup var. Ama öne çıkan iki muhalif gurup var. El Tahrir El Şam yani Şam'ın fethi olarak bilinen bir gurup diğeri de bunların karşısında bunlarla birlikte olmayan diğer bir gurup var. Bu gurupların aslında yüzlere yaklaşan, yüzleri geçen gurupların bir araya geldiği bir heyet, bir gurup.

Şimdi Türkiye burada İdlib'in batısında 14 ayrı kontrol noktası kurarak Rusya'da yine İdlib'in doğusunda yani Halep, hemen batısında ve güneyinde kurşunlukları kurarak İdlib'in disipline edilmesini, buradaki çatışmaların engellenmesini en önemlisi de Braid McCourt tarafından dile getirilen El Nusra ve El kaide gibi gurupların Amerika'nın müdahalesini gerektirecek olan eylemin önünü kesmiş oldular. Amerika'nın Pkk koridorunu Akdeniz'e kadar uzatacak ve yine El - bab'da Türkiye'yi ve rejimi Suriye'de sıkıştıracak olan bu projenin önünü kesmenin en önemli eylemi idi. Rusya, İran, Türkiye ve esasen Suriye'nin de Suriye'de bir araya gelmiş oldu. 500 asker denilmekte ancak vardiyayı, devriyeyi, ihtiyaçları, hastalık, sağlık, belki karşı saldırılar, eylemler de dikkate alındığında başlangıçta alınan 500 asker yeterli olmayacaktır. İhtiyaca göre denildiğine göre bu 1500 asker yapar. Yani Türkiye İdlib'deki askeri varlığını öyle yahut böyle arttıracaktır.

Teröristler bu bölgede (İdlib) sıkıştı. Teröristler de çok iyi biliyorlar ki, kaçış yok. Ya teslim olacaklar, silahlarını bırakacaklar, ya bir yere gidecekler veya çatışarak ölecekler. Çünkü artık buradan çıkış yok. İdlib'in bir özelliği daha var. Koridoru kesecek olan bir bölge, aynı zamanda bir tarım bölgesi, Suriye'nin hayat damarlarından önemli bir bölgedir. El - bab ile birlikte Afrin'in alınması koridorla birlikte kapatılması Amerikan İsrail koridorunu yüzyıl toprağa gömer. İncirlikte bulunan ilave Amerikan askerleri ve Diyarbakır'a intikal eden ve orada Ortadoğu'nun en önemli prefabrik üslerin birinin kurulmasına neden olan ortam Işid ile mücadele idi. Artık ne Irak'ta ne de Suriye'de Işid büyük bir kuvvet değil. İncirlik'te artık amacına uygun bir kuvvet olmadığına göre Türkiye'nin Amerikalılara artık kara gücün ile birlikte sen zaten Pkk ile işbirliği yapıyorsun, Işid'de kalmadı, gücünü de yitirdi. Sen buradan tasını tarağını topla, ayrıl diye diplomasi lisanı ile bunu dile getirmesi gerekir. Bunu şöyle yapıyor. Dün bir video yayınlandı. Türk komandolarının söylediği 'Bu Türk'ün ayak sesleri, sıkı dur geliyoruz Amerikan conisi' dedikleri İncirlik'ten Amerikan askerlerinin ayrılması gerektiğini söyleyen bu mesaj 'sen meydan okuyorsun kara gücün Pyd, Pkk ile birlikte koridorlar kuruyorsun, Türkiye'nin parçalanmasına katkı sağlayacak oluşumlar içindesin ama ben buradayım' diyor. İşte mesaj budur! Kanını canını verecek olan Türk askeri 'sıkıyorsa gel, ben buradayım' diyor.

Trump ‘hiç olmadığı kadar yakınız’ diyordu. Bu kibar katil tavrıdır. Rusya ve İran ile Türkiye’nin işbirliği yapması Türkiye’ye karşı bir yol haritası ortaya koymuş. İlerde silah ambargosu için tedbir alındı. Türkiye bir ambargonun içine doğru gidiyor. Anlayamadıkları Türkiye Cumhuriyeti’ni ne yaparlarsa yapsınlar parçalayamayacakları! Türkiye ve Amerika ikinci körfez savaşından beri örtülü bir savaşın içindedir. Kumpas davaları Türk Amerikan savaşının bir parçasıdır.

Türk Amerikan ilişkilerinin tarihinde böyle bir vize uygulaması yok. Amerika diyor ki ‘ben silah ambargosu uygulamıyorum veya şunu desteklemiyorum, senin şu diplomatını kısıtlamıyorum, Türk milletine karşı vize uygulayarak onu asimile etmeye çalışıyorum.’ diyor. Bu vize olayı Türk milletine karşı bir eylemdir. Amerika, Türkiye’yi yönetenlere karşı değil, yönetenleri bırakmış, Türkiye’ye karşı Türk milletine karşı bir savaş açmıştır.

Sizce Türkiye bir ambargonun içine doğru mu gidiyor? Teşekkürler.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 10 Ekim 2017, 12:47:07 »

Keşke sadece ambargonun içine gitsek. Amerika bizi ortadoğuda bir savaşın içine çekmeye çalışıyor, bariz belli. Bize yüksek irtifa hava savunma sistemleri gerek. Amerikan hava filosu öğlen bize saldırsa gece oldu zannederiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Karluk Han
Ötüken'den yayılan KAN
APTAL OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 490


Tanrı Türkü Korusun


« Yanıtla #2 : 10 Ekim 2017, 13:32:27 »

Kızıl komünist Can Dündar ve FETÖ teröristleri "-Birleşmiş milletler Türkiye Cumhuriyetine ambargo uygulasin Türkiyeye müdahale edilsin yeterki Tayyip gitsin (!)" diyorlar.

Vatan hainleri
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tanrı dağları Bozkurdu
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.