Türkiye'yi İran Üzerinden Neden Suçlamaktadırlar?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Kasım 2017, 19:39:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye'yi İran Üzerinden Neden Suçlamaktadırlar?  (Okunma Sayısı 93 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çi-Çi
Deli Sarı
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.310



« : 08 Kasım 2017, 15:24:07 »

Türkiye İran ile birlikte Kandili vuracak. Suriye'deki muhaliflere Türkiye, Suriye güçlerini vurmayın demiş. Silahlı muhalifler ise bundan da çok rahatsız olmuş. R.T.Erdoğan: 'Batı'nın Türkiye üzerindeki asırlık plânı bozuyoruz' diyor. Emperyalizmin kollarını buduyoruz başlıkları var. İki askeri Pentagon kaçırdı diye bir başlık var. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fetö için: 'Akıllı olan kaçtı, aklı yetmeyen tuzağa düştü.' demiş. Suudi Arabistan çırpındıkça batıyor, deniyor. İmam Hatiplerin bütçeleri müthiş arttırılmış, paralar İmam hatiplere gidiyormuş.

Peşmerge başı: 'Irak ordusuna Amerika müdahale etmeyince, biz şok olduk. Amerika'ya olan ümitlerimiz tükendi, insanlarımız çok hayal kırıklığına uğradı. Abd ile ilişkileri gözden geçireceğiz. Belki de Ruslar bizim için daha iyi bir dost olur' dedi. Gazilerle ilgili Engin Ardıç 'çakma Gaziler' dedi. Madende ilk kazanım. Grev 21 saat sürdü. Yetkililer özelleştirme yapılmayacak dedi. Benzine yine zam geliyor. Başbakan Yıldırım, oğullarının 'vergi kolaylığı için Malta'da off-shore şirket kurdukları' iddiasının yer aldığı Paradise belgeleri için konuştu: 'Bu sır değil, soruştursunlar' dedi. Suudi Arabistan'da siyasî ve ekonomik tasfiye başladı.

Trump'ın damadı Jared Kushner Riyad'a gizlice giderek Veliaht prens Salman ile gece geç saatlere kadar izleyecekleri stratejiyi belirledi. Jared Kushner 8 Ekim'de Abd'ye döndü. 4 Kasım'da ise 38 prens, bakan ve işadamı göz altına alındı. Göz altına alınan prenslerin arasında öne çıkan isim El Velid bin Tamim, bu diğer prenslerden farklı bir isim. Babası da Suud hanedanının ilk torunu, yazdığı makalelerle kızıl prens lakabı ile biliniyor. Suudi Arabistan'ın politikasına tamamı ile karşı. Oğlu da aynen öyle karşı. Trump göreve geldiği zaman sosyal medya üzerinden atışmışlardı.

Tamim Trump'a: 'Siz bir utanç kaynağısınız' demişti. Trump'ta Tamim'e: 'Göreve geldiğimde size izin vermeyeceğim' demişti. Şimdi bütün bunlar tesadüf değil. İşin perde arkasında El Velid bin Tamim dünyanın 50. en zenginlerinden twetterin ortağı pek çok sosyal platformun ortağı, otellerin ortağı ve ilginç 11 Eylül saldırısından sonra Abd'ye gidip, Clinton ve New York belediye başkanı ile buluşmuştu. Bu buluşmada 10 milyar dolarlık 11 Eylül mağdurlarına yardım sözü vermişti. Orada da şunları demişti: 'Bütün bu başınıza gelenlerden çok üzgünüz fakat Abd de dış politikasını sorgulamalıdır. İsrail Filistin'e saldırırken üç maymunu oynamak olmaz.' diye bir konuşma gerçekleştirmiş idi. Arkasından yardım teklifi de Clinton ve Giuliani tarafından reddedilmişti. Bunun üzerine bu paranın hepsini Suriye'de yatırım olarak kullanma kararı almıştı. Şam'da meşhur otellerin kurulması da Tamim aracılığı ile olmuştu. Ülke içinde nüfuzu olan da bir isim. Çalıştığı kurumlarda kadın haklarına ve istihdamına bilhassa önem veren biri. Öldükten sonra bütün mal varlığını hayır kurumlarına bırakmak üzere plânladığı bilinmektedir.

Ilımlı İslâm söylemleri ise Suud Veliaht Prensi Salman'ın süslemeleri idi. Salman 32 yaşında, 29 yaşında Savunma Bakanı oldu. İlk icraatı Yemen'e saldırmaktı. Arkasından ekonomi konseyinin başkanlığını aldı. Suudi Arabistan ekonomisi dibe vurdu. Yolsuzluk operasyonları adı altında başladı. Fakat Salman rakiplerini tasfiye ederek, iktidarını pekiştiriyor. Bu da Amerikancı onarımın derinleşmesi anlamını taşımaktadır. İktidarını pekiştirmesi Amerikancı onarım ülkede hız kazandı. İran'a saldırmak için yapılan hazırlıkların Suudi Arabistan önderliğinde ve finansörlüğünde gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.

Suud Veliaht Prensi Salman bunun hazırlıklarını yapmakta, Lübnan başbakanı Hariri'nin Riyad'dayken istifa etmesi ve dün de Suudi Arabistan'ın yaptığı bir açıklamada Lübnan'a savaş ilân etmesi 'Lübnan'ı bize savaş ilân eden bir ülke olarak görüyoruz' demesi İran'a kurulan yeni tezgahın, operasyonun başlangıcıdır. Lübnan başkalarının hesaplarını gördüğü bir siyasî dövüş alanıdır. İran ve Batı cephesinin savaş sahnesi yine Lübnan olacak gibi gözüküyor. Hizbullah üzerinden bu gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Suudi Arabistan İran ile giriştiği bilek güreşinde Suriye'de kaybetti. Hezimete uğradı. Yemen'de bataklığa saplandı. Oradaki saldırı kendi başkentlerini vurur düzeye geldi. Katar'a bir yaptırım uygulamaya çalıştılar, ters tepti. Katar, İran ve Türkiye'nin desteği ile güçlü pozisyonunu kaybetmedi. Suudi Arabistan İran ile savaşında şimdi başka bir sahne seçti. Daha çok Amerikan onarımına tabi olarak bataklıktan kurtulacağını zannetmekte, Hariri'de göreve getirilirken bu kapsamda geldi. Ama yanıldı.

Hariri aynı zamanda Suudi Arabistan vatandaşıdır ve derin ticari ilişkileri vardır. Suudi Arabistan şunu düşündü: 'Biz Hariri'yi başbakan yaparsak eğer bizim için işler tıkırında gidecektir.' ama yanıldı. Hariri döneminde Hizbullah parlamentoya dâhil edildi. Hariri döneminde Hizbullah Lübnan ordusu ile birlikte olmasa bile eş zamanlı Işid'e karşı savaştı. Yine Hariri döneminde Hizbullah Suriye'ye girdi ve oradaki teröristlerle savaşmaya başladı. Hariri döneminde Lübnan Suriye'ye büyük elçi göndermek zorunda kaldı. Abd tarafından terör örgütleri kullanılarak yapılmak istenen rejim değişikliği Türkiye, İran'a tosladı. Dolayısıyla Hariri Suudi Arabistan'ın beklentilerini karşılayamadı.

Hariri'nin burada amacı 'Lübnan'ın belli bir kesimini ben yönetiyorum. İstediğim zaman iç karışıklık çıkartırım ve bu iç karışıklık istikrarsızlığa döndüğü anda da zaten kapıda 2006 yılından beri savaşmak isteyen İsrail için de kapıları açarım.' buradaki kirli ittifakta böyle ortaya çıkmaktadır. Olası bir savaşı Suudi Arabistan öne çekmek istemektedir. Abd İran'ı nükleer anlaşmayı iptal etmek için tehdit etti.

Türkiye'yi İran üzerinden neden suçlamaktadırlar? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çi-Çi
Deli Sarı
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.310



« Yanıtla #1 : 08 Kasım 2017, 19:16:41 »


Rus Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Hariri'nin istifasının ardından 2016'nın sonundan bu yana Lübnan'da yaşanan olumlu gelişmelerin tehlikeye girdiği belirtildi.

Moskova'nın, Hariri'nin istifasının ardından ülkede gelişen durumdan endişe duyduğunun vurgulandığı açıklamada, 'Bölgedeki durum göz önünde bulundurulduğunda, Lübnan’da etki sahibi tüm dış güçlerin gelişmekte olan olaylara yapıcı ve tutucu yaklaşımlarını teşvik ediyoruz.' ifadesine yer verildi.

İran lideri Ali Hamaney'in başdanışmanı ve eski İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti’yi geçen cuma Beyrut'ta kabul etmesinin ardından sürpriz bir şekilde Riyad'a geçen Hariri, burada katıldığı bir televizyon programında başbakanlık görevinden istifa ettiğini açıklamıştı.

İstifa açıklamasında Hizbullah ve İran'ı suçlayan Hariri'nin bu kararı ülke yönetiminde Hizbullah ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn ittifakının etkisini kıramamasına bağlanıyor.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ise yaptığı açıklamada Hariri’nin Suudi Arabistan’da gözaltında olduğunu ileri sürmüştü.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.