Türkçü düzenin Ekonomik sistemi..
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 07 Aralık 2019, 02:11:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkçü düzenin Ekonomik sistemi..  (Okunma Sayısı 4563 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATABEK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 37


Tanrı Türk'ünü korur...


« : 09 Ekim 2010, 19:22:34 »

Kurulucak Türkçü bir iktidarın ekonomik sistemi ne olmalıdır? 

Bence en uygun sistem Karma ekonomik sistemdir..Devlet sanayide ve ekonomide öncü olmalı ve serbest teşebbüsüde desteklemelidir...komünizmde olduğu gibi işçi emekçi merkezli bir ekonomik sistem, yada Adam Smit'in liberalizmindeki kişi merkezli bir ekonomik sistem Türkçü düzene ve Türkçü devlet yapısına uymaz, Sosyalizmdeki "Ürettiğin kadar tüket" düşüncesi cihangirlik ülküsü güden atalarımızın bizlere bıraktığı savaşçı geçmişe uymaz. Savaşçı sınıfın kültüründe böyle bir düşünce ne kadar yer bulur tartışılır....

Ne işçi sınıfının baskısına boyun eğerek onları merkez görmeli nede kişiyi ön plana çıkarmalı asla ve asla bir aile düzeni ve soylu bir sınıfda ön plana çıkarılmamalıdır.Türkçü düzende her Türk toplum içindeki konumunu kendi zekası, çevikliği ve cesareti ile kendi belirler..

Türkçü düzende aklını kullanan ve fırsatları değerlendiren her kademeye çıkabilmeli. Yapılacak her atılım Toplumdaki bir sınıfın yada bireyin  değilde TÜRK'ün istediği ve TÜRK'e uygun olmalıdır.

TÜRK'ün istediği önemlidir...vede öyle olmalıdır diye düşünüyorum.

Andalarımında bu konuda fikirlerini merak ediyorum.

Esen kalın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Ben; Damarlarında Asil Kanın Aktığı Irkım,
Benden Bahseder Destanım,Ağıtım,
TÜRK'üm, Ben TÜRK'üm,
Taa İliklerime Kadar ATATÜRK'üm"
Köptü Körgen
Köptü Körgen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.416



« Yanıtla #1 : 09 Ekim 2010, 19:39:16 »

Kendi hammedelerimizi kendimiz işlemeli ve tarıma önem vermeliyiz. Yabancı sermayeyi ve dışa bağımlılığı en aza indirgersek ve gerekli olan ürünleri kendimiz üretirsek kalkınırız. En kolay kalkınma modeli budur. Nitekim Çin bu modeli 40 yıl kadar kullandıktan sonra kendi kendine yetmeyi öğrenmiş, daha sonra açılarak dünya piyasalarını alt üst etmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Her 3 mayısta bozkurtlar. Kol kol inerler düze... Bu ruh yaşadıkça, elbet bir gün gelecek, bozkurtlar hükmedecek, gece ile gündüze...
Kirhan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 113



« Yanıtla #2 : 09 Ekim 2010, 19:43:35 »

Turkcu bir devlet oldugunda isleri sıkı tutmak zorundasinizdir.

1- Fazla serbestlige ve demokrasiye taviz verirseniz zengin isadamlari halki, medyayi kiskirtip istedigi yumusak-yanli politikali hukumet zeminini hazirlarlar. Bunu yapmak icin yuksek kapital gucleri harcamaktan sakinmazlar. Cunku bu para kendilerine daha sonra kat kat geri donecektir.

2- Isciyi isverenin altinda ezdirmezseniz destegini ve sevgisini kazanirsiniz. En onemlisi de guvenini. Zaten dogru olanda budur.

3- Ulkeyi yoneten en buyuk sirketler devletin mali olmalidir. Ne yabanci ne de yerli yatirimci belli bir seviyenin ustune cikamamali; hukumette soz sahibi olacak kadar kuvvetli olamamalidirlar. Kucuk ve orta sinif esnaf icin bir yasaklama olmamalidir.

4- Boylece sivil ve ekonomik kontrol devletin elinde olur. Tipki Ataturk doneminin devletci yonetiminde oldugu gibi. Bu sayede hersey daha hizla gelismis ve saglam temeller atilabilmistir.
Turkcu bir baslangic icinde Ataturk`un yaptigi devrimler gibi kalici devrimler gerekmektedir.
 Türkiye GökTürk Türkiye


Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk insanı para gibidir; ışığa tuttuğunda ATATÜRK görünmüyorsa sahtedir!
ATABEK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 37


Tanrı Türk'ünü korur...


« Yanıtla #3 : 09 Ekim 2010, 19:48:23 »

Hayvancılık ve Tarım, güçlü ve modern çiftlikler dışa bağımlı olmadan kendi kendini besleyen ve doyuran bir ülke, yerli mallarında kalite ve moderniteye önem verme... Herkesin emeğinin hakkının korunduğu özgür ve geleceği parlak bir ulus. Türki cumhuriyetler ile sağlam ekonomik anlaşmalar ve ekonomik birlikler...işte hedeflerden bazıları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Ben; Damarlarında Asil Kanın Aktığı Irkım,
Benden Bahseder Destanım,Ağıtım,
TÜRK'üm, Ben TÜRK'üm,
Taa İliklerime Kadar ATATÜRK'üm"
Kirhan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 113



« Yanıtla #4 : 09 Ekim 2010, 19:54:28 »

Yabanci sermaye yasaklanmali, k.rtler sinirdisi edilmelidir.
Nufus boylelikle normale inecek ve issizlik sona erecektir.
Ve hatta asgari ucrette artacak, ekonomi rayina girecektir.
Yani birkac zengin uckagitci haricinde her Turk evladinin ozlemini kurdugu bir Turkiye olabilecektir.
En onemlisi ana-uretim devletin eline gecerse disa bagimlilik (ithal mala) sona erecektir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk insanı para gibidir; ışığa tuttuğunda ATATÜRK görünmüyorsa sahtedir!
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 09 Ekim 2010, 20:12:51 »

         Ekonomik sistemlerin fikir önderleri bir ekonomik sistemi ortaya atarken kendi toplumlarını -kabul etmeseler de- düşünüyor, milletlerinin ve ülkelerinin en rahat kalkınabileceği noktalara ağırlık verilmesini öneriyorlar. Zaten bu yüzden birinde çok tutulan, başarılı olan ekonomi akımı diğerinde çökebiliyor. En beynelmilel olduğunu iddia eden ekonomi biçiminin bile incelendiğinde ortaya atıldığı dönemin, kişinin, ülkenin durumuna göre yapıldığı görülüyor. Söylemek istediğim, yabancı kökenli fikirleri kabul etmemek Türkçülüğün gereği olduğu gibi aklın da gereğidir!

          Eğer ekonomik bir fikir belirleyip Türk yurduna uygulayacaksak biz de burada olduğu gibi milletimizin yapısına ve özelliklerine göre karar vermeliyiz. Bunun örneğini geçmişte gördük. Ekonomilerini yeniden inşa eden pek çok devlet, ana hatları dışardan hazır ''ithal ederken'' Başbuğ ve Cumhuriyet Ekonomicilerinin Türk milletine göre inşa ettiği Devletçi modeli uyguladılar. Pek çok devlet, bu yönüyle -bazı ortadoğu devletleri, latin amerika devletleri, ekonomisi küçük avrupa devletleri- büyük ekonomik sıkıntılar çekerken Genç Türkiye Cumhuriyeti 1923-1938 arası 15 dönemde hiç bütçe açığı vermeyip, 3 denk bütçe elde etmiş bir de üzerine borçlarını ödemiştir! (Tekinalp, Kemalizm)

          Yani, ekonomik ıslahatlar yapılacak ya da eski yol tümden terk edilip yenisi tutulacaksa bize akıl da kalp de aynı şeyi söyler: yabancı kaynaklı fikirlere ihtiyaç yoktur!

          Peki ne yapmalı? Başarılı ekonomi modelleri nasıl ''başarılı'' oldu? Elbette milletçe en iyi yaptıkları şeyi en çok yaparken, aynı zamanda her türlü ekonomik yeniliğe açık olarak. Ve bunu yaparken de en önemli nokta olarak ekonomik bağımsızlıktan asla feragat etmeyerek.

          Öncelikle ekonomik can damar çiftçi, doğrudan üretici kabul edilmeli. Türk çiftçisi 600 yıl Osmanlı'ya hiç karşılık beklemeden hizmet etti üzerine koca devlet kurdu! Bu yurdun mandıraları bile yabancıların elindeyken direndi, muhtaç kalmamak için üretti. Kendi için, yaşamak için üretti. Kendine dost olmayan Osmanlı için üretti. Hakettiğini bir ara, Başbuğ zamanında alsa da şu anda yine zor durumda. Anadlu uyansın demek, çiftçi uyansın demektir. Çiftçilikte atadan kalan tecrübe çağdaş yöntemlerle birleştiği anda Türk ekonomisi şahlanacak. Şu anda ne yazık ki ufacık hollandadan bile çok geri.

           Ulusal gelirin hakça dağıtılması! Bu da müreffeh bir Türkiye için elzem durumda. Siyasal, sosyal rant alanları yüzünden epey bozulan ve emek dairesinden çıkan ulusal gelir dağıtımına bir ıslahat şart. Bu fakirlikten kıvramayı da, para babalığı ve israfı da önleyecek bir yol.

            Ülkedeki sanayi de, ticaret de ne tamamen devlete ne de şahsa ait olabilir. Bunların ikisinin de tam adını ve Dünya ekonomilerine şimdiye dek neler yaptığını biliyoruz. Ekonomik ana eksen belli olsa da günlük uygulamaları için kurulacak bir kurum millet yararına kararlar almalı.

             İthalat ne kadar istemesek de hammadde veya işlenik yapı maddesi almak kaydıyla, her ekonomi için şart. Tamamen dışardan kopuk yaşayan bir ekonomiden bahsedilemez. Ama ekonomik karşılıklı ilişkilerle kimseye mecbur kalınmaz, kimse ekonominizi birkaç kur değişikliğiyle sarsamaz.

             Milletin birincil her ihtiyacını, kalitesiz de olsa muhakkak üretmeden yabancı sermayeyi bir yere def edemezsiniz. Türk milleti dayanır, direnir. Dünya standartlarında ''konforlu'' bir hayatı olsun istemez! Yeter ki yurdundan yabancılar para kazanmasın, yeter ki Türk'ün işini Türk görsün.

             Sendikalar siyasetten mutlaka uzak olmalı. Milli çıkarlar için her vatandaşın her işçinin hakkını korurken hiç bir sınıfı kimseye karşı örgütlememeli. Eğer, çalışan kesim tamamen tek bilek halindeyse ne grevlerle hayat felç olur, ne bir işveren işçisine zulmedebilir.

              Yurdun her yanında tıpkı maliye müfettişlerine benzer ''israfı önleme müfettişlikleri'' oluşturulmalı. İstihbarat elemanlarından dahi seçilebilecek bu kişiler özellikle devlet dairelerinde nasıl devletin malının, parasının boşa harcandığını tespit etmeli önleme raporları oluşturmalı. Gerekirse devlet malını kendisininmiş gibi kullanan memur ve amirler cezaya çarptırılmalı. Milli bilinç oluşturulana kadar.

              Hayır kurumları, yardım şirketleri kesinlikle devlet elinde olmalı ve çok sıkı denetlenmeli. Miletimizin inançlarını sömüren deniz fenerli hırsızlara müsamaha gösterilecek değil! Türk milleti kendine ihanet etmeyene karşı yardımseverdir!

              Şimdilik aklıma gelen noktalar bunlar. İktisat ulu ereğimiz Acun hakimiyeti için çok önemli bir nokta. Aklıma geldikçe kalan noktalardaki fikirlerimi de paylaşmmak isterim. Konuyu açan kandaşıma teşekkür ederim.

TTK.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATABEK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 37


Tanrı Türk'ünü korur...


« Yanıtla #6 : 09 Ekim 2010, 20:17:38 »

Çağdaş laik bir eğitim sistemi, Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi aklı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirilecek. cemaat tarikat vs. asla olmayacak, kula kulluk olmayacak, Ağalık düzeni felan olmayacak Türk ülkesinin başındaki lidere itaat edecek , vatana bağlılık ve vatanseverlik kutsanacak, dini inançları için kimse sorgulanmayacak herkes dinini içinde ve ruh dünyasında yaşayacak. ibadethaneler serbest olacak, din adamları haricinde kimse dini kıyafet giymeyecek din adamlarıda dini kıyafetlerini sadece ibadethanelerde giyecek. hiç bir din misyonerlik faaliyeti yürütemeyecek. İnsanlar din inançlarını özgür seçecek. Devletin dini olmayacak Laik sistem hayatın tüm safhalarında görülecek.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Ben; Damarlarında Asil Kanın Aktığı Irkım,
Benden Bahseder Destanım,Ağıtım,
TÜRK'üm, Ben TÜRK'üm,
Taa İliklerime Kadar ATATÜRK'üm"
ATABEK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 37


Tanrı Türk'ünü korur...


« Yanıtla #7 : 09 Ekim 2010, 20:21:47 »

Okulda, orduda, ibadethanelerde siyaset olmayacak, partiden ziyade kişilere oy verilecek liyakatlı kişiler saygı görecek. Sendikalar, sivil toplum örgütleri siyasete bulaşmayacak...Ama siyaset ve politika gençliğe öğretilecek. Sanat ibadet, ibadet sanat kabul edilecek.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Ben; Damarlarında Asil Kanın Aktığı Irkım,
Benden Bahseder Destanım,Ağıtım,
TÜRK'üm, Ben TÜRK'üm,
Taa İliklerime Kadar ATATÜRK'üm"
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.286 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.