Türk ve Türkçü olarak neler yapabiliriz?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2019, 04:58:12


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk ve Türkçü olarak neler yapabiliriz?  (Okunma Sayısı 4262 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Köptü Körgen
Köptü Körgen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.416



« : 08 Haziran 2010, 15:46:42 »

Kandaşlar bir otağda buna benzer bir konu vardı. Bende değiştirerek bazı sorular yönelteyim kandaşlarıma. Hem fikir alıştırması olur, hemde neler yapabileceğimizi görürüz.

1-Vatanı şu an ki batağından nasıl kurtarırız(siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda)
2-Türk birliği nasıl kurlur ve bunun için neler yapabiliriz. Yeni gelecek olan Hükümete bu konuyu nasıl anlatıp nasıl haklı çıkabiliriz.( örneğin TÜRKBİR-DEV'e nasıl destek olabiliriz veya buna benzer bir oluşum kurabilirmiyiz?)
3-Nasıl organize oluruz?
4-Zafere giden yolda her şey mübahmıdır? (yani zafere giderken, etnik azınlıkları kullanabilirmiyiz?)
5-Türkçülüğümüzü; yani görüş, hareket ve duruşumuzu nasıl geliştirebiliriz?

Haydi Tanrı yardımcınız olsun...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Her 3 mayısta bozkurtlar. Kol kol inerler düze... Bu ruh yaşadıkça, elbet bir gün gelecek, bozkurtlar hükmedecek, gece ile gündüze...
TANRI-KUT METE
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 08 Haziran 2010, 16:17:44 »

Kandaşlar bir otağda buna benzer bir konu vardı. Bende değiştirerek bazı sorular yönelteyim kandaşlarıma. Hem fikir alıştırması olur, hemde neler yapabileceğimizi görürüz.

1-Vatanı şu an ki batağından nasıl kurtarırız(siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda)
2-Türk birliği nasıl kurlur ve bunun için neler yapabiliriz. Yeni gelecek olan Hükümete bu konuyu nasıl anlatıp nasıl haklı çıkabiliriz.( örneğin TÜRKBİR-DEV'e nasıl destek olabiliriz veya buna benzer bir oluşum kurabilirmiyiz?)
3-Nasıl organize oluruz?
4-Zafere giden yolda her şey mübahmıdır? (yani zafere giderken, etnik azınlıkları kullanabilirmiyiz?)
5-Türkçülüğümüzü; yani görüş, hareket ve duruşumuzu nasıl geliştirebiliriz?

Haydi Tanrı yardımcınız olsun...

1- Vatan şuanki batağından Türkçü bir yönetimle kurtulabilir..

Ekonomik anlamda tüm kuruluşlar önce kamulaştırıldıktan sonra bu şirketlerin başına profesyonel ve devletle bağımsız yöneticiler getirilerek, bu kuruluşların kar etme oranı yükseltilebilir. Hem bu şekilde hizmet anlayışı da gelişmiş olur, vatandaşlarımız rahat eder..

Siyasi anlamda taviz vermeyen dik duruşlu bir ülke yaratmak ancak Türkçü bir yönetimin harcıdır.. Dik duruşluluk, olur olmaz yerde pire için yorgan yakmak anlamına gelmez. Elbette iç ve dış politikalarımız olacaktır ve bu politikaların gerçekleştirilmesi için düşman da olsa diğer ülkelerle menfaat ilişkisi kurulabilir ve hatta dost görüntüsü bile çizilebilir. Ancak menfaatimiz bittiği anda herhangi bir bağ kalamaz..

Kültürel olarak ise, dizilerde, okullarda, kitap ve dergilerde Türk kültürünün mertliğini, ahlak ve namus kavramlarını ön plana çıkartan yayınlar yapılmalı. Siyasi ve tarihi düşmanlarımızın bizim için teşkil ettiği tehlikeler göz önünde tutularak milli birliği sağlayabiliriz..

2-Türk Birliğini yani Turan'ı kurmak için birinci maddedeki kültürel birliği sağlamak öncelikli hedefimiz olmalıdır.. Öncelikle basit atılımlarla gerçekleştirilebilecek olan Türk Dünyası Şenlikleri ile Türk toplumlarının bir araya gelmesini ve zamanla ayrışmış kültürün birleşmesi sağlanabilir. Her Türk ülkesinde diğer Türk devletlerini tanıtacak televizyon kanalları kurulmalı ve siyasi birlikten önce fikir birliği sağlanmalı. Bu ve bunun gibi izlenecek politikalardan sonra zaten Türk Birliği kendiliğinden gerçekleşecektir..

Türk Bir Dev konusunda ise olumlu düşünmüyorum. Bu iş sivil toplum örgütleriyle başarılabilecek kadar kolay bir şey değildir. Turan amacı, devlet politikası olması gereklidir. Çünkü sivil toplum örgütlerinin kendi yapısını koruyabilmesi çok zor. Her an içinden bir çaşıtın çıkması muhtemel..

3- Organize olmak için öncelikle herkesin bu davaya gönülden inanması gerekli. En kolayı da bu olacaktır..

4- Zafere giden yolda her şey mübahtır.. Mesela k.rtleri Kuzey Irak'a gönderip, orada kurulacak olan k.rt devletini destekleyebiliriz. Daha sonrasında karşımızda meşru bir devlet olan k.rdistanı muhatap bulacağımız için çıkabilecek her türlü sorunda Irak yönetimi ile değil Kuzey Irak yönetimi ile görüşülecektir. Başta da Türkçü bir yönetim olacağı için bu görüşme siyasi platformda değil, savaş meydanında olacaktır.. Bu savaş sonrasında tüm etniklerin soyunu kırıp, Türkmen kentleri olan Musul, Kerkük ve Erbil'i topraklarımıza katabiliriz.

5- Türkçülüğümüzü bu tarz konular açarak ve bunlar üzerinde konuşarak geliştirebiliriz. Türkçülük, Türk'e duyduğumuz sevgiyi geliştirmek değildir; Türkçülük, Türk'e fayda getirecek en güzel sistemi bulmak ve bunun işlemesi için her tür önlemi almaktır..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA-01
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 700



« Yanıtla #2 : 08 Haziran 2010, 17:51:31 »

TÜRKÇÜLÜĞÜ kendi içimde yaşamaya çalışıyorum artık. Sadece TÜRKLÜĞÜME söz söylenince müdahale ediyorum. Benim görüşlerimi destekleyen bir arkadaşım var ve o bana sürekli engel olup, frenliyor. Çevremde kavga etmediğim soysuz kalmadı. Bütün sorularının cevabı için bence şu an bilinçli bir millet yok. Ancak bir avuç olan bizler kırılma anında KÜR ŞAD Atamızın yolunu izleriz diye düşünüyorum. T.T.K.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
Oğuz Şad
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 08 Haziran 2010, 20:18:41 »

Kandaşlar bir otağda buna benzer bir konu vardı. Bende değiştirerek bazı sorular yönelteyim kandaşlarıma. Hem fikir alıştırması olur, hemde neler yapabileceğimizi görürüz.

1-Vatanı şu an ki batağından nasıl kurtarırız(siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda)
2-Türk birliği nasıl kurlur ve bunun için neler yapabiliriz. Yeni gelecek olan Hükümete bu konuyu nasıl anlatıp nasıl haklı çıkabiliriz.( örneğin TÜRKBİR-DEV'e nasıl destek olabiliriz veya buna benzer bir oluşum kurabilirmiyiz?)
3-Nasıl organize oluruz?
4-Zafere giden yolda her şey mübahmıdır? (yani zafere giderken, etnik azınlıkları kullanabilirmiyiz?)
5-Türkçülüğümüzü; yani görüş, hareket ve duruşumuzu nasıl geliştirebiliriz?

Haydi Tanrı yardımcınız olsun...


1-Vatanı şu an ki batağından nasıl kurtarırız(siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda)


Açık ve dürüst olmak gerekirse; Türk soylu vatandaşları uyarmak ve bizim gibi düşünenleri çoğaltmayı amaçlamaktan başka elimizden hiç bir şey gelmez. Doğruları haykıracağız, fakat doğrularımızı farketmeyen yanlış yoldaki büyük kitleyi kazanmanın yollarını arayacağız. Bizim gibi düşünen insan sayısı ne kadar çok olursa; o kadar çok siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda milli projeler ve fikirler çıkar ortaya akabinde de içerisinde bulunduğumuz bize göre buhran, başkalarına göre demokratileşme ve batıyla entegrasyon olan iç karartıcı durumdan çıkma şansınız olur.


2-Türk birliği nasıl kurlur ve bunun için neler yapabiliriz. Yeni gelecek olan Hükümete bu konuyu nasıl anlatıp nasıl haklı çıkabiliriz.( örneğin TÜRKBİR-DEV'e nasıl destek olabiliriz veya buna benzer bir oluşum kurabilirmiyiz?)

Türk Birliği, Türk topluluklarının yekuna denk gelen büyük kısmının arzulaması halinde kurulabilir. Yani, 1'nci soruya verilen Türk soylu vatandaşları uyarmak ve bizim gibi düşünenleri çoğaltmayı amaçlamaktan başka elimizden hiç bir şey gelmez. Doğruları haykıracağız, fakat doğrularımızı farketmeyen yanlış yoldaki büyük kitleyi kazanmanın yollarını arayacağız. cevabı bu madde de geçerlidir. Türk Birliği'ni isteyen, arzulayan Türk soylu topluluklar yaratmak için davamızı tanıtmaya, anlatmaya, insanları ikna etmeye çalışmalıyız ki, Türk birliği gerçekleşebilsin!

Mevcut hükümete de ve şu an için gelmesi muhtemel olan hiç bir hükümete de ne derdimizi anlatabiliriz, ne de davamızı savunup haklı çıkabiliriz. Bu konu da otağ'da bulunan ''partiler'' bölümüne bakarak; mevcut siyasal yapılanmaların ve partilerin bize ne kadar yakınlıkları olduğunu veyahut dinledikleri zaman hak verip vermeyeceklerine dair net sonuçlara ulaşabiliriz.  Bu konuda da Türkçülüük tedrisinden geçmişlerin kurduğu adı Türkçü olmasa da bir parti çıkana kadar beklemekten başka yine yolumuz, malesef ki yok.

Türk Birliği'ne hizmet etme adına şu anda bu otağ'da yaptıklarımız günümüz Türkiye'sinde yapabileceklerimizin en iyisidir. Halkının büyük çoğunluğunun dini taassub sebebiyle ırkçılığı öcü gördüğü ortam da her gün yüzlerce insanın okuduğu yazıları yazabilmemiz bile bizler için nimettir. Temeli Türk ırkçılığına dayanan Türk Birliği'ni gerçekleştirmek için geniş kitlelere yayabilmemizin ''forum''culuktan başka alternatif seçeneği bizler için şimdilik malesef yine yok.


3-Nasıl organize oluruz? 

Ne için ve ne amaçla organize olacağımıza bağlı. Dergi mi çıkaracağız? Dernek mi kuracağız? Siyasi parti mi kuracağız? Çay kahve içip tanışma toplantısı mı düzenleyeceğiz?
Bence, çay içip tanışma toplantısı düzenlemekten başka makul seçeneğimiz yok! Çünkü, diğer seçenekler için ne maddi gücümüz, ne de o işleri kaldıracak insan potansiyelimiz var.

4-Zafere giden yolda her şey mübahmıdır? (yani zafere giderken, etnik azınlıkları kullanabilirmiyiz?)

Türk soyluları bu davaya katmanın elli tür yolunu düşünüp, kafa patlatırken; ve yine de türlü türlü zorluklar peydah olurken azınlıkları bu davanın neresinde ve hangi aşamasında kullanabiliriz aklım mantığım anlamakta zorlanıyor... Azınlıkları hiç bir şekilde bünyemiz dahilinde istemezken; onlardan istifade etmek ya da düşünmek nedense mantığıma çok uçuk geliyor.

5-Türkçülüğümüzü; yani görüş, hareket ve duruşumuzu nasıl geliştirebiliriz?

Türkçülük, değişimden ziyade dik durmayı gerektirir. Değişimden, hareket ve duruştan kasıt şu an ki hali hazırda mevcut Türkçü kesimin ekonomik, kültürel bilgi-birikim düzeyi ise; Okuyarak ve çalışarak geliştirebiliriz.



Sonuç olarak; bu maddelere yaparız, ederiz gibi cevaplarda verebilirdim. Fakat, ayakları yere sağlam basmayan hiç bir hareketin başarıya ulaştığı istisnai durumlar dışında görülmemiştir. 

Ülkümüzün yücelmesi için insan potansiyelimizi çoğaltmaktan, ileriye dönük yapacağımız atılımlar için maddi gücümüzü geliştirmekten başka yolumuz şu an için malesef yok!


Türkçüler olarak bizim için başarıya ulaşana dek parolamız; çalışmak, çalışmak ve çalışmaktır.


*Uzun yazıların Türkçü otağ'larda pek okunmadığını bildiğim için elimden geldiğince yazımı ve düşüncelerimi kısa tutmaya çalıştım. Yine de uzun oldu, umarım okuyan bir kaç kişi çıkar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Batur Alp
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 08 Haziran 2010, 20:50:58 »

1-Vatanı şu an ki batağından nasıl kurtarırız(siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda)

Türkiye’nin hemen hemen bütün sorunlarının altyapısını oluşturan temel neden, on yıllardır deva bulunamayan ekonomik açmazlardır. Ekonomi, bir çok problemin öncelikli nedeni olmasının yanı sıra, bir devletin bağımsızlığını temin eden şartların ilkini teşkil etmektedir. Ekonomik hürriyete sahip olamayan bir yapı harici odakların güdümünden kurtulamayarak küresel güçlerin pazarı haline gelir. O halde, ülkemizde yapılması elzem olan işlerin başında ekonomik hürriyete kavuşulması gelmektedir.

İhracatını ithalatının üstüne çıkaran, yer altı-yer üstü kaynaklarını milli çıkarları doğrultusunda kullanabilen ve ağır sanayiyi, yani fabrika üreten fabrikaları ülkesine tesis edebilen bir devlet büyük oranda iktisadi refahlığa kavuşabilmiş demektir. Gelir gider dengesi bozulmuş, dış borçların yükü altında kıvranan ve ithalatı ihracatının kat kat üstünde olan ülkeler ise hegamon güçlerin boyunduruğu altında kalmaktan öteye gidemez. Türkiye’nin de dahil olduğu bu tür devletlerin ülke içi sorunlarının ana faktörü iktisadi düzensizliktir. Dışa bağımlı hale gelen bir devletin ülke içi ekonomik planlamaları da borçlu olduğu küresel mekanizmalar tarafından düzenlenir. Bu güçler borçlu devletin, neyi ne miktrarda üreteceğini, ne alıp ne satacağını, işçisine emeklisine ne kadar maaş vereceğini belirler.. Bu durumu ortadan kaldırmanın yegane yolu maddi bağımsızlığın sağlanmasıyla ilişkilidir.

Bunlara ek olarak ilave edilmesi gerektiğini düşündüğüm hususlardan birisi devletin izleyeceği ekonomi modeli politikasıdır.

Ülkemizde uygulanmaya çalışılan kapitalizm; işçiyi ve insan emeğini sömüren, maddi gücü elinde bulunduran ufak bir azınlığın çıkarları için var edilmiş sosyal adaletsizliğe dayalı bir düzendir. Üretim araçları komünist tabiriyle, burjuvanın elindedir, özel mülkiyet hakkı esastır. Buna bağlı olarak maddi gücü elinde bulunduran ve millet fertlerinin yaşam standartlarının çok çok yukarılarında bir hayat süren burjuva kesimi, ekonomik üstünlüğün yanı sıra ülkenin siyasi konularında da söz sahibi olan bir karar merkezi haline gelir. Çağımızın Koç’ları, Sabancı’ları, Tüsiad-Müsiad’ları burjuvanın günümüzdeki en muayyen örnekleridir.

Esasında Avrupa ülkelerinde uygulanmakta olan kapitalizm ile bizim ülkemizde işleyen kapitalist düzen eş düzeyde değildir. Avrupa ülkeleri önce sanayileşme hamlelerini başarıyla tamamlamış, daha sonra kapitalist sistemin gereklerine göre kurumlarını düzenlemiştir. Ülkemiz ise henüz sanayileşmeden nasibini almadan Avrupa ülkelerinin iktisadi politikalarını kopya etmiştir. Neticesi zaten malum..

Kapitalizme anti tez olarak öne sürülen model olan Sosyalizm ise, üretim araçlarının işçilerin elinde olduğu ve özel mülkiyet anlayışının bulunmadığı katı devletçi bir ekonomik sistemdir. Bu sistemin ihtiva ettiği temel kaide ‘proleterya diktatörlüğü’dür. Liberal-kapitalist sisteme göre daha adil gibi gözükse de aslında değişen hiçbişey yoktur. Kapital düzendeki burjuvazinin üstlendiği misyonu sosyalist düzendeki işçiler devralmaktadır. Bu sorunu sosyalistler de dile getirmekte, çözüm olarak ise son aşamada ulaşılacak olan ‘komünizm’ i göstermektedirler. Oysa ki komünizm kati suretle gerçekleşmesi mümkün olmayan ütopik bir düşüncedir. Bu da demektir ki patronları indirerek patronlaşanların düzeni olan sosyalizm, sömürüye farklı bir kılıf takmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Türkiye’nin ihtiyacı olan çözüm kanımca; millet ihtiyaçlarını ve kalkınmayı temin edebilecek düzeyde uygulanacak olan devletçilik, buna ilaveten sıcak para akışını sağlayacak olan ufak çaplı bir özel sektör alanıdır. Bu ufak çaplı işveren kesimi, kapital sistemdeki gibi maddi olanakların tümünü bünyesinde barındırarak işçileri sömüren bir güç odağı değil, devletine ve milletine hizmet etmek için var olan girişimci bir grubu teşkil edecektir. Aksi takdirde devletçilik ilkesi gereği iş verenin mal varlığına el konulacak, deyimsel olarak çaptan düşürülecektir.

Türkçülüğün toplumculuk ilkesinden yola çıkarak; millet fertleri sosyal adaletten, parasız eğitimden, parasız hastane ve ilaç hizmetinden yararlanabilecek, herkesin sağlık sigortası olacaktır.  Bütün bu ekonomik çözüm yollarının yaratacak olduğu refah ekseninde millet fertleri, birbirinden mali nedenlerin oluşturduğu statüsel dengesizlikler nedeniyle ayrışmak yerine, ortak hedef olan milli çıkarlar husularında birleşerek zemini sağlam bir bütünsellik oluşturacaktır.

İşin siyasi boyutuna gelecek olursak Tanrı Kut andamın da belirttiği üzre, Türkçülük kayıtsız şartsız olarak içerde ve dışarıda uygulanacak olan esas politika haline gelecektir. Ülke içerisindeki gayri Türk tebaa azınlık statüsüne getirilerek Türk milletinin milli egemenliğine saygı gösterdikleri nispette yaşam hakkı bulacaklardır. Bölücü-terör olaylarına karışanlar, kıyısından köşesinden geçenler tespit edilerek imha edilecek; askerlik, doktorluk, milletvekilliği, öğretmenlik ve bilim adamlığı gibi ulusumuzu hayati yönden etkileyen mesleklerin başına yalnızca Türk soyuna mensup bireyler getirilecektir. Kısacası, Türk milleti her alanda söz sahibi olacaktır. Çağımızın ihanet kalkanı haline gelen amele demokrasisi yıkılarak, yerine temelini Türk töresinden alan, milli ve haysiyetli bir demokrasi anlayışı oturtulması yapılması icap eden bir diğer görevimiz olacaktır.

Türk milli kültürünün çağın tüm imkanları kullanılarak derinlemesine araştırılması ve eski bilgilerle yeni elde edilen bilgilerin birleştirilerek kalıcı hale getirilmesi kültürel faaliyetler olarak yapılması gereken eylemlerin başlıcalarındandır. Milli eğitim adı altında gençlerimize şırıngalanan ümmetçi telakki, ortadan kaldırılarak yerini laik ve milliyetçi eğitime bırakmalıdır. Türkçü düzende Türk çocukları Başbuğ Atatürk, Yolbaşçı Nihal Atsız ve geçmiş Türk uluların sevgisiyle yetiştirilecek, milli terbiye ile harmanlanacaktır.




2-Türk birliği nasıl kurlur ve bunun için neler yapabiliriz. Yeni gelecek olan Hükümete bu konuyu nasıl anlatıp nasıl haklı çıkabiliriz.( örneğin TÜRKBİR-DEV'e nasıl destek olabiliriz veya buna benzer bir oluşum kurabilirmiyiz?)


Türk birliğinin kurulmasından ziyade bu birliğin hangi şartlar içinde ve ne şekilde oluşturulacağını tasvir etmenin daha önemli olacağını düşünüyorum. Kanımca, ilk aşamada söz konusu olan husus ‘kültürel birliktelik’tir. Bunun sağlanabilmesi için tüm Türk devletleri müşterek bir alfabe etrafında birleşerek Türk toplulukları arasındaki iletişim kolaylaştırmalıdır. Türk tarihindeki önemli günler milli birer bayram olarak kabul edilerek bir arada kutlanmalı, toylar düzenlenmelidir. Bu ve bunun gibi yakın ilişkiyi temin edecek faaliyetler ile birbirine bağlanacak olan Türk boyları, ileride yaratılacak olan turan devletinin temelini sağlam bir zemine atmış olacaktır.


3-Nasıl organize oluruz?

Organize, belirli bir amaç için bir araya gelen bireylerin hedefe ulaşmak için kenetlenmeleridir. Bu kenetlenmenin olmazsa olmazları, disiplin ve hiyerarşidir. Henüz siyasi bir birlik oluşturmaktan yoksun durumda olan Türkçüler, teferruattaki görüş ayrılıklarını ve şahsi ihtirasları bir kenara koyarak kendi içlerinden bir önder çıkarmak ve ona her konuda tabii olmakla yükümlüdür. Kurulacak olan organizasyon, dayanışma ve fikir alış verişi ilkesiyle planlarımızı uygulama safhasına dökebilmemiz için ehemmiyet arz etmektedir.

4-Zafere giden yolda her şey mübahmıdır? (yani zafere giderken, etnik azınlıkları kullanabilirmiyiz?)

Zafere giden yolda Türk milletinin hasletlerine ve ahlak anlayışına tezat oluşturacak edimler haricindeki her şey kanımca uygulanabilir şeylerdir. Milli ereklerimize kavuşmak için de olsa altı alay üstü kalay bir siyaset izlemek, asil Türk ırkının şeref anlayışına sığmayacaktır. Bu sebeple, gücümüzü asaletimiz ve doğruluğumuz ışığında sonuna kadar kullanarak ırkımızın çıkarlarını gözetmek, asli umdelerimizden birisini teşkil edecektir.

5-Türkçülüğümüzü; yani görüş, hareket ve duruşumuzu nasıl geliştirebiliriz?


Kökü Türk büyüklerinin, Türk devletlerinin yaşam tarzı ve düşünce biçimine istinat eden Türkçülük, Son Başbuğ Atatürk ve Bilge Atsız’dan bizlere kalan miras ile yoğrulurak çağın gereklerine uygun halde yapılandırılmalıdır. Türkçüler, hayatın her alanında aktif olmalı, her yapılan işte ırkımızın menfaatleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Türk milletini dibi olmayan karanlık bataklıklardan kurtaracak ferman Türk ırkçılarının ellerindedir.



Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Batur Alp
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2010, 20:56:36 »

Bizlerin bu konuda yaptığımız yorumlar konunun en genel hatlarına bile temas edemeyecek oranda eksiktir, noksandır. Sorulan soruların cevabı, üzerine ehemmiyetle durularak ve kılı kırk yararcasına yapılacak olan derin çalışmalar neticesinde elde edilebilir şeylerdir. Burada bahsedilenler büyük ölçüde kişisel görüşlerimizi ihtiva etmektir. Esas olan ise, işe yarar görüş ve planların müşterek bir düşünce tarzında birleştirilmesidir. Bunun için de bizlere uzun bir zaman ve sıkı bir çalışma gerekmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Uraltu
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 589



« Yanıtla #6 : 18 Haziran 2010, 18:25:51 »

Şu an hiç bir şey yapamazsınız konuşmak dışında
Şu an sadece bunu yapın çünki gereken bu.
Eğer susarsanız kardeşleriniz uyutulmaya devam edecektir
Ama şu an için yarın ise gereken bu olmayacak bu yetmeyecek.
Yarınlarda konuşma olmayacak uygulama olacak.
O yüzden bir fikir belirtmiyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.079 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.