Suudi Arabistan ile İran Bir Çatışmaya Girecek midir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2017, 06:11:30


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Suudi Arabistan ile İran Bir Çatışmaya Girecek midir?  (Okunma Sayısı 42 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çi-Çi
Deli Sarı
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.310



« : 09 Kasım 2017, 15:19:20 »

Suudi Arabistan tutumu itibarı ile Amerika ve İsrail'in bölgedeki politikalarına yardımcı olan bir güç olarak ortaya çıktı. Bunu hem finans kaynaklarını kullanarak yaptı hem de siyasî olarak yaptı. Bir noktada Katar'a uyguladığı son ambargo yine bunun da işareti idi. Burada esas hedef İsrail ile Amerika'nın yapmak istediği hedeflerle ne şekilde ilgili bu sorulmalıdır. Burada ana hedef olarak görünen Suriye'nin iç savaşının bitmemesi, mümkün olduğun kadar devam etmesi, buranın parçalanması, Irak'ın parçalanması, burada bir Barzani devletinin oluşması, İran'ın bundan darbe alması, mümkün olduğu kadar Türkiye'nin parçalanması, Türkiye ile İran'ın birbirine girmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin bu anlamda harekette tutulması gibi hedefler. Diğer yandan Suudi Arabistan Yemen'i de hedefine koydu. Buraya da taarruzlar yaptı. Burada iç savaşı çok büyük boyutlara taşıdı. Kendi desteklediği rejimin ayakta kalabilmesi için farklı görüşte olan Hursileri mahvetti. Açlığın, susuzluğun, salgın hastalıkların yayıldığı bir yer hâline geldi.

Suudi Arabistan kendi çıkarı için bir noktada petrol nakliyesine Kızıldeniz'den geçirirken Yemen'in özel pozisyonu sebebi ile orayı da kontrol edeyim diye yaptığı söylenebilir fakat Sünni İslâm ordusu hedefine kadar gitti. Sünni İslâm ordusu hedefine Amerika Savunma Bakanı James Norman Mattis'de çok büyük destek verdi. Bir Sünni ordu oluşturulacak, kime karşı çarpışacak bu ordu ve kimlerden oluşacak? Görünen o ki Şiilere karşı savaşacak. Hedefe konulan da İran olacaktı. İsrail'in endişe ettiği en mühim meselelerden birisi Suriye rejiminin ayakta kalması, Suriye içinde Hizbullah dediğimiz ki Lübnan Hizbullah'ı, İran'ın desteklediği İran Hizbullah'ı Şii ve İsrail'e ilk defa 2006 yılında yenilgiyi tattıran bir güç. Bu gücün darbe alması mümkün olduğu kadar da orada imha edilmesi İsrail'in hedefleri arasındadır. Suudi Araplar bu füze saldırısını Hizbullahçılar yaptı dedi.

İran'dan tedarik edip, oradan da füzeleri Suudi Arabistan'a attılar diyor. İran Cumhurbaşkanı da diyor ki, orayı aç susuz bırakan ve sürekli taarruz eden ve bir iç savaş yaptılar onun bir yansıması olarak oradan bu gelmiştir diyor. Her şartta Hizbullah'ın hedefe konduğu görülüyor. Lübnan'da da Hariri şu an ki başbakan istifa etti ama Cumhurbaşkanı diyor ki istifa edecekse Suudi Arabistan'a gidip etmesin, bir zahmet buraya gelsin burada istifa etsin. Yani dış bir etki altında mı kalıyor acaba diyor, kendisi de Hristiyan. Hariri'de Suudi Arabistan vatandaşı. Amerika ve İsrail için çok önemli bir rol üstlendi. Trump'ın Suudi Arabistan'a yapmış olduğu ziyarette sattığı silahlar 100 küsur milyar dolar hatta uzun vadeli olarak 300 milyar dolarlık bir silah satışı yaptı. Burada füzeye karşı koyma sistemleri de satıldı. Belki de bunlarla bu füzeleri etkisiz hâle getirdikleri iddia ediliyor. Aynı sistemi Güney Kore'ye de sattılar. Aynı sistemi Romanya ve Polonya'ya da sattılar. Yani Rusya'dan gelebilecek füze saldırılarına karşı kendilerini korumaya alıyorlar. Trump'ın gelişinden sonra Suudi Arabistan'da bir ani değişiklik meydana geldi. Veliaht Prens değişti.

Veliaht Prens genç, çok hırslı ve aynı zamanda da Yemen savaşını başlattığı iddia edilen bir kişi. Şeriat kanunlarını dünyaya yaymak için çok büyük paralar harcıyorlar. Tersine Veliaht Prens ise örneğin kadınların araba sürmelerine muhalif olmayan destekleyen, çok katı bazı hakların kişilere verilmesi gibi İslâmi bakış açısını daha yumuşak gösteren birisi. Suudi Arabistan içinde de Şiiler var. Gaz ve petrol bölgelerinde yaşıyorlar. Nedir ki yönetim bundan memnun değil, her an bir kaynama meydan geliyor. Sünnileri Şiilerin üzerine salıyorlar. Camilerde patlamalar meydana geliyor. Tıpkı Irak'ta da olduğu gibi Suudi Arabistan'da da bunlar oluyor. Veliaht Prensin Suudi Arabistan kraliyet ailesinin devamını sağlamak üzere görevlendirilmiş olduğu görülüyor. Hoşnut olmayan kesimler ayaklanıp buranın sistemini değiştirebilirlerdi.

Bunu önlemek için şimdi böyle bir idare ortaya çıktı ve karşı kuvvetlerin hepsi tasfiye ediliyor. İlginç olan Aramko isimli bir Suudi Arabistan petrol şirketi bunun piyasa değerinin 2 trilyon dolar olduğu söyleniyor, bu şirketin hisselerinin Trump'ın arzusu üzere New York borsasında satılması böylece belki burada güç sahibi olan İngiltere'nin veya birtakım finans çevrelerinin güçlerini kaybetmeleri anlamına gelebilir. Bu şekilde yorumlar uluslararası basında var. Burada sanki petrol kullanılmak sureti ile finans kapital gurubuna karşı zaten Trump'ın seçilmesi ve gelmesinin en büyük nedeni üretim gücünün tekrar Amerika'ya geri getirmek idi. Yani küresel bir ekonomi içinde olmak istemiyor üretim gücünü tekrar tıpkı Çin gibi bünyesine alarak Avrupa gibi Almanya gibi güçlenmek istiyor. Bu arada da bu Aramko meselesi de bu çerçevede kullanılan bir araç olarak görülüyor.

Trump seçileli tam bir yıl oldu. Bu bir yıl içinde de başına gelmedik kalmadı. Pek çok yapmak istediği şeyi yapamadı, gerçekleştiremedi. Ne içerde ne dışarıda ciddi bir başarısı olamadı. Dolayısıyla üretim gücünü Amerika'ya getirme meselesinde de şu ana kadar başarılı olmuş değil. Böyle bakılınca Trump aynı zamanda kendisi ile de bir mücadele içerisindedir. Hatta bu arada da Suudi Arabistan'a geldiğinde kral ile görüşürken de yatını oraya gönderip içerisinde bir miktar dolarları doldurduğu iddiaları basında yer aldı. Eskiden yıllarca süren değişiklikler şu an birkaç hafta içinde oluyor. Birdenbire her şey değiştirilmek isteniyor. Çünkü şu an Ortadoğu'da Amerika ve İsrail kazanan değil, kaybeden taraf oluyor. Hedeflerine ulaşamadılar. Bunun için birtakım yenilikler düşünülüyor. Yeni birtakım hareketlerin bilhassa İran'a yönelik olacağı görülüyor.

Sizce Suudi Arabistan ile İran bir çatışmaya girecek midir? Teşekkürler.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.178 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.