Soyadı Kanunu Bir Anlamda Dil Devriminin Devamı mıdır?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Ocak 2020, 01:09:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Soyadı Kanunu Bir Anlamda Dil Devriminin Devamı mıdır?  (Okunma Sayısı 738 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 22 Eylül 2017, 14:24:55 »

Eskiden nüfus kâğıtlarında soyadı yazılmaz, dini ve mezhebi yazılırdı. 2 Temmuz 1934 yılı Resmi gazetede Soyadı Kanunu yayınlanır ve yürürlüğe girer. Buna göre herkes bir soyadı alır.

Soyadı kanununda yabancı dillerden soyadı alınmayacağı, soyadların Türkçe olacağı yazılı idi. O dönem insanlar kendilerine Türkçe soyadı seçmek için sözlüklere eğildiler ve Türk dil kurumumun ürettiği sözlükler elden ele dolaşmaya başladı. Bütün gazeteler değil ama bazı gazeteler soyadı olmaya uygun öz Türkçe sözcükler yayınlamaya başladı.

Alioğlu Hüseyin, Mehmetoğlu Hasan, fakat aynı künyede altı yedi kişi olabiliyordu. Karışıklık olup, işler güçleşebiliyordu. Hayatın her alanında bu güçlük yaşanıyordu. Nüfusa kayıtlı olmayanlar bu kanun sayesinde nüfusa kaydedildi. Her türlü istatistik için nüfusun ne olduğunu bilmek çok önemlidir. Aile, hanedan lâkapları vardı. ‘onlar alınabilir ama aşiret adları alınamaz.’ dendi, ama alındı. Ağa, hacı, hafız, molla bunlar da olmayacaktı.

Soyadı Kanunu bir anlamda dil devriminin devamı mıdır? Teşekkürler.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.923


« Yanıtla #1 : 22 Eylül 2017, 15:38:28 »

Soyadı kanununun,  halktan ayrıcalıklı görünenlerin ünvanlarını ellerinden almak için çıkarıldığını düşünüyorum. Ama sadece ünvanların kaldırılması amacını taşımaya da bilir. Dünyada ulus devletlere gidişat oluyor ve imparatorluk yıkılıyor. Ülkemiz için de bu durum geçerli. Bazı etniklerin daha rahat izlenebilmesi amacıyla etniklere de Türk soylulara da belli başlı soy isimleri verilmiş olabilir. Almanya soyisimlerini önce yahudileri asimile etmek için kullandı, Almanca soy isimleri kullandırdı. Ancak Hitler yahudilerin kendilerini gizlemelerini önlemek amacıyla yahudilerin Almanca isimler kullanmasını yasaklamış İbranice isimler kullandırtmıştır.
Bence soyadı kanunu Türkçe isimlerin kullanımının yaygınlaştırılması ve Türkçe isimler türetilmesinden çok ulus devlet anlayışına uygun olarak belli etniklerin ve asli unsur Türk ırkının birbirinden ayrı rahatça seçilmesi ve tanınması amacıyla kullanılmış olabilir devlet politikası olarak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #2 : 22 Eylül 2017, 23:29:27 »


Soyadı kanunu, sadece dil devriminin devamı değil, Türkçülüğün de devamı niteliğindedir.

1930’lu yıllarda gerçekleştirilen icraatlardan saltanat ve hilafetin ilgası, milli iktisat siyaseti, soyadı kanunu gibi uygulamalar Türk Milliyetçiliği’nin etkisinde gerçekleştirilmiş, mutlak surette soyadı kanununa önem atfedilmiştir. Milletin tanımlanmasında ise ülküde birliğin yerini kanda birlik umdesi aldı. Amaç milli türdeşliği sağlamak ve milli kültürü tanımlamada etnokültürel farklılıkları mümkün mertebe aza indirmekti. Anadolu’nun Türk toprağı olduğunu ispatlamak için ortaya konan tezler de bu ilkelerle hazırlanmaktaydı. Soyadı kanunu birçok devrimsel hareket için çok etkili bir araç olmuştur. Ziyadesi ile bu dönemin şiarını “dilde, kültürde ve ülküde birlik” oluşturmaktaydı.

Örneğin Slav ve Almanlar için milletin tanımında ırk ve dil önem taşır çünkü farklı coğrafyalarda yaşayan Slav ve Almanların millete dahil edilebilmesi için ortak noktalar ırk ve dildir. İtalyanlar toprak ve dil üzerine odaklanırken Fransızlar için millet olma bilinci ve isteği milleti tanımlamada önem taşır. Osmanlı Devleti açısından düşündüğümüzde, örneğin Araplar millet tanımlarını ortaya koyarken dilin üzerinde durmuşlar, din birliğini ise tanımlarının içine dahil etmemişlerdir çünkü onların kendilerini Osmanlı Türklerinden farklı kılabilmeleri için dil birliğini kullanmaları, din birliğinden ise kaçınmaları gerekmiştir. Aynı şekilde Sırplar için millet tanımında din ve dil çok büyük bir önem arz ederken toprak aynı derecede önem taşımaz çünkü kendilerini Balkanlardaki milletlerden ayırabilmeleri için dine ve dile gereksinimleri vardır.

Sosyal bir sınıf olan fertlerin, taşıyor olduğu adlar ile birlikte ait oldukları şecere bakımından bir topluluk oluşturabilmeleri ve tanımlanabilmeleri soyadlarına bağlıdır.

Soyadı kanunu, tıpkı hukukta kadın erkek eşitliği, Türk’ün ve Türk vatandaşlığının tanımı, Türk Dili ve Tarihi tezleri gibi devrim niteliğindeki Türkçülük emelleri sadece dil devriminin değil Türkçülüğün de devrimsel hareketliliğidir.

Bana göre Türk’e verilen en büyük mevkilerden birincisi dil, ikincisi soyadı hakkı olmuştur.

“Dil” ve “Soyadı” benim kanımca, biri ötekinin soyadıymış gibi, aynı hüviyetin birbirinden ayrılmaz iki ismidir.

Tan Hu
22.09.2017
turkcuturanci.com

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.