Siyasî Sorumlu Kimdir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Eylül 2020, 05:43:19


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Siyasî Sorumlu Kimdir?  (Okunma Sayısı 1895 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« : 29 Mart 2015, 01:46:16 »

Savaş sanayisinin millî olmaması, dışa bağımlı olunması, teknolojik bağımlılık, daha pek çok şeyin NATO'dan temin edilmesi yenilgidir. Oysa bütün bu hususların özü tam bağımsızlıktır. Devletin dayandığı temeller tam bağımsızlık ve milli egemenliktir. Ülkenin savaş sanayinin kurulması, gelişmesi, sürekliliği hükümetlere aittir. Nitekim bundan sadece Genel Kurmay sorumlu tutulamaz. Devletin silahlı kuvvetlerinin harbe hazırlığından, savaş etkinliğinin yüksek derecede tutulmasından, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hükümeti sorumludur. Pkk, hedeflediği siyasi amacını istediği noktaya getirdi. Türkiye özerkliğe, kandilde olanların affedilmesine, İmralı’daki bebek katilinin serbest bırakılmasına doğru gitmektedir. Bu zaten belli, gelinen yer belli, birileri dağlarda ‘ben kürdistanı kuracağım’ diyor. Bu kadar açık söylenirken, aylardır Tunceli'de, Yüksekova'da, Bingöl'de infaz, yol kesme, hendek açma, sözde gençlik örgütleri falan almış başını gitmektedir. Müzakereler, görüşmeler, çözüm süreci, akıllı adamlar filan, bunlar bu dönemde sadece Irak'ın kuzeyinde kamplarda, Türkiye'nin kırsalında değil, Güneydoğu Anadolu'nun illerinde, ilçelerinde, köylerinde, beldelerinde her yerde hazır bulunmaktadır. Bölgede devletin egemenliği eridi, kayboldu, zayıfladı. 'Barış', 'demokrasi', 'halkların demokratik hakları' gibi söylemlerle her şey ilerlemekte, üstelik anayasa yok sayılarak Cumhuriyete ve topraklarımıza saldırılmaktadır. Anayasadan 'Türk’ kelimesi silinerek, yerine ne ve kim olduğu bilinmeyen 'yurttaş' tabiri getirilmek istenmektedir. ‘Türk milleti ifadesini istemiyoruz’, 'Türk demeye lüzum nedir', 'Türk olmayan incinmekte', 'Oh be, hepimiz Türk olmaktan kurtulduk', Türk bayrağını görmek zorunda mıyım', 'İstiklal marşını duymak mecburiyetinde miyim', diyen ama Türklüğün bütün imkân ve kuvvetinden yararlanan, yararlanmak isteyen gözü açıkların gerçekten de gözü açık gidecektir. Zira ne Arap ordusu içinde görev almak isteyenler ne de kendini NATO ordusu içinde görenler bu hayallerini hakikat kılamayacaktır. Dünya beşten büyük olabilir, kimileri için! Türkler tarihin kendisi ile başladığı biricik karar verici kudret olmuştur, olacaktır. O sebeple ne sandık kelimesini çok kullananlar ne düzen partileri ne de kendilerini kartal zannedip her şeye tepeden baktığını, her şeyi aynı anda gördüğünü düşünenler yanılmasın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu ilkeleri ile oynanamaz! Türk devleti toprakları bırakılamaz! Türk şerefi ve haysiyeti çiğnenemez! Topraklarımız bizimdir; verilemez, terk edilemez, bırakılamaz. Haddini bilmeyen kimseler Türk devletine talimat veremez! Vatan toprağını savunacak, onun uğruna seve seve canını verecek çok yiğit var. Kimse Türk milletinin şerefini, haysiyetini düşüremez! Biz Türkler ölürüz, toprağımızı yine savunuruz. El uzatanlara, dil uzatanlara gereği yapılır. Çünkü bu, kanın Türk akması ile ilgilidir. Türk Devleti ebedîdir. Falanın güvenliği, filanın cebi üstün gelemez. Biz hakkımızdan vazgeçmeyiz. Hudut namustur; şereftir. Kimseye bir şey olmasın, analar ağlamasın, birilerinin keyfî, rahatı bozulmasın diye egemenlikten feragat edilmez, edilemez. Bilakis millî ülkünün son basamağı nihayetlendirilmelidir. Çekilmek kime göredir? Siyasî sorumlu kimdir? Siyasî sorumluluk her şeyden sorumlu değil midir? Yazılı tarihin kaçta kaçı barıştır? Barış diye bir şey yok! Harp tarihi, dünya siyasî tarihi bunu böyle derken, hâlâ neden ısrarla bu kendine sadakatsizlik, o zaman hudutları boşaltalım! Hiç kimse ölmesin, uçak düşmesin, gemi batmasın, tank alev almasın böyle bir hayat olmaz. Hayat, konuşulanlara değil, yapılanlara göre değerlendirilir. İşte o zaman anlaşılır, kim hangi hayatı yaşamakta, hangi özlem içinde tutuşmaktadır.

Siyasî sorumlu kimdir? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #1 : 29 Mart 2015, 18:22:48 »

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Anayasa'nın son vesayet kalesi olduğunu, onu da paramparça edeceklerini savundu.

Denizli Gönüllü Teşekküller Vakfı tarafından Denizli'de düzenlenen 'Başkanlık Sistemi ve Yeni Anayasa' konulu konferans, Halk Eğitim Merkezi'nde yapıldı. Konferansa TV Programcısı Kenan Yasan, Gazeteci Ömer Turan, AK Parti Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşcu, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner konuşmacı olarak katıldı.

"ANAYASA'YI PARAMPARÇA ETMEZSEK NAMERT OLALIM"

Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'nin her şeyi olduğunu söyleyen Metiner, "Recep Tayyip Erdoğan bu hükümetin sahibidir. Recep Tayyip Erdoğan siyasi hareketimizin lideridir. Ama anayasa öyle demiyormuş. Sevsinler sizin anayasanızı ya. Anayasanızı ne zamandan beri referans göstermeye başladınız ya. 'Vesayetin son kalesi' dedi Tülay kardeşim. Anayasa vesayetin son kalesidir. Onu da paramparça edeceğiz merak etmeyin. 12 Eylül faşist anayasasını paramparça etmezsek namert olalım." ifadelerini kullandı.

Metiner daha önceki bir konuşmasında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ölümüne arkasında olduklarını anlatırken, "Biat ise biat, itatse itaat, ölümüne arkasında duruyoruz. Evet biz biatçıyız. Biz sadakatle ideallerimizin önderi olan kişinin izinden gitme noktasında evet biat özleriyiz" demişti.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.233 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.