Şimdi Burada Kim İşgalci?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2019, 13:03:32


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şimdi Burada Kim İşgalci?  (Okunma Sayısı 2061 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 09 Ağustos 2014, 23:34:54 »

İsrail'in, Filistin'in içerisinde çok ciddi istihbarat faaliyetleri olduğu kesin, her füze yollandığında bunlar Filistin'in ya da Hamas'ın kendini savunma amaçlı olarak gönderdiği füzeler olarak algılandı, bir tanesi de gidip vurmadı İsrail topraklarını, hiçbiri de gitmiyor fakat buna mukabil İsrail'in bütün savunma ya da kendini güvenliğe alma konusunda ürettiği mazeretleri hoş karşılanıyor. Uluslararası kamuoyu diyor ki 'füze yolluyorsunuz', Bugün İşid'in ya da herhangi bir İslami Cihad örgütünün elindeki silahlar, Filistin'de bulunanlardan çok daha kuvvetli, gerçekten ciddi silahlar gelmiş olduğunda İsrail bunları yakalar fakat bırakıyorlar. Her şeyin kontrol altında olduğu yere füze sokuyorsunuz. O füzelerin ne kadar menzilli olduğunu vs. rahatlıkla bilinebilir ama özellikle bırakıyorlar onları. Uluslararası meşruiyet sağlamak için kullanıyorlar ve şu anda El - Fetih ile Hamas arasında nifak oluşmasını sağlamak, yani bu birleşmenin devamlılığını sağlamak konusunda da Filistinliler gayret içerisinde olduğu için İsrail açısından bunun önünü kesmiş oldular.

Batı Şeria'da Gazze yüzünden ilk defa ayaklanma, hareket oldu. Bir de Mossad gösteri yapmaya başlamıştı. Daha önce Gazze'de ne yaparsanız yapın, ayaklanma çıkmıyordu. Filistin'in bir bölümü Gazze'de olanları izliyor hatta Amerikalılar gibi izliyor. Gazze'deki mesele ile genel Filistin meselesi birbirinden çok ayrıştırılacak konular, başka bir boyuttan bakmak lâzım. Geçerli durum çok müsait, İsrail açısından çünkü Gazze bölgesinin liderliğini yapan Hamas, Müslüman kardeşlerin Filistin'deki uzantısı ve Arap baharının ciddi bir darbe yemiş olması, bütün Ortadoğu bölgesinde Mısır'da, Suriye'de Müslüman Kardeşler örgütüne karşı bir hareket olması ve özellikle de Sünniler arasında, Sünni ülkeler arasında bir çatlama oluşması, Müslüman kardeşler örgütüne karşı bir olumsuzluk Hamas'ı çok çaresiz bıraktı. Eskiden Filistin meselesi bütün Müslüman toplumların meselesi idi, sonra Sünni - Şii ayrımı, Filistin meselesini bütün Sünnilerin meselesi haline getirdi. Şimdi sadece Türkiye'nin ve birkaç Müslüman kardeşler uzantısının desteklediği bir şey haline geldi. Yani geçerli durum Hamas'a öyle sahip çıkacak bir gurup, bir devlet bırakmadı ortada. Suudi Arabistan nerede ise, terörist ilan edecekti Hamas'ı. Mısır'da zaten baktığınız zaman Hamas'tan hiç hoşlanmıyor. Sisi'nin orada bulunuş nedeni bu belki de. O nedenle bütün Ortadoğu'ya baktığınızda, Müslüman kardeşlere yönelik tepkilere baktığınız zaman geçerli durum bağlamında oldukça zayıf bir döneminde yakalandı Hamas. Yani bu fırsattan istifade ne Müslüman dünyası ses çıkarıyor ne de diğerleri, kimse ses çıkarmıyor, en az Amerika kadar sessiz durumdalar, bir Türkiye'de ses yükseltme gayreti oluyor. Meselâ bu tür gösteriler yapılamasını Fransa yasakladı. Avrupa içerisinde şu an kamuoylarında bir hareket var çünkü çocuk öldürmelerin bir bedeli vardır. Örneğin İsrail, terörist diye tanımladığı iki kişiyi yok etmek için bütün bir mahalleyi yok edebiliyor, edebilmekte. Böyle bir terörle mücadele mantığına sahipler. Kimin öldüğüne hiç bakmıyor. Amerika'da da insansız hava araçları çıktı çıkalı, onlar da Afganistan, Pakistan içlerine giriyor, bu operasyonlarda, sivil kayıplarda olağanüstü bir artış yaşandı ama hemen yanlışlık yaptık dediler.

Şimdi burada kim işgalci? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« Yanıtla #1 : 10 Ağustos 2014, 17:06:48 »

Hamas bize müslüman ve ezilenlerin lideri olarak tanıtılıyor. Ülkemize davet edildi ve müttefik denildi. Ama medya bundan önceki saldırılarda Hamas' ın arabulucuk için Türkiye' yi istemiyoruz, İran olsun dediğini hiç göstermedi. Bizim halkımız unutkan olduğu için günlük düşünüyor. Ne geçmişe bakıyor ne geleceğe. İran' ın arabulucuğunu isteyen hamas' a bu sefer İran' dan destek çıkmadı. Rusya da bastırmış olabilir belki. Buradan neyi bağlamaya çalışıyorum? İran' da yönetim değiştiğinden beri ılımlı hareket ediyorlar. Büyük ihtimal üzerlerindeki ambargoyu yumuşatmak için. Ahmedinejadın ambargoyu delmek için kullandığı Babek Zencani yeni yönetim tarafından dışlandı. Lübnan' daki hizbullaha desteği azalttı. Bölgeden çekilmeye karşılık ambargoyu yumuşatmayı planlıyorlar. Hamasın koruyuculuğunu da Türkiye üstlenmiş oluyor. Ama yalnız bir şekilde.

İsrail' in bu saldırıları ne anlama geliyor? İsrail kurulduğunda şimdiki topraklarının yarısından daha az bir toprağa sahipti. O günden bu yana onbeşten çok Filistin' e saldırı düzenledi. Buna paralel olarak da o topraklara yerleşti. Yerleştiği toprakları daha önce de araplardan satın aldı. İsrail bir toprağa yerleşmeden önce gireceği toprakları satın aldığı biliniyor. Türkiye' den bile güneydoğuda köylülerden topraklar alındığı söyleniyor. Bunların tek açıklaması vardır. Günün birinde saldıracağı toprakların kendi mülkleri olduğunun ispatı. Bu yüzden bu saldırı da bu şekilde yorumlanabilir. Bu saldırı ilk değildi, son da olmayacak. Saldırının amacı toprakları genişletmektir. Medyamızda İsrail geri çekildi yalanları dolanıyor. Bu kamuyu kandırmak için bir düzmece. Bundan öncekilerde de girdi, toprakları genişledi. Nasıl genişledi diye sorsak , kimse cevap veremiyor. Cevabı da, saldırıları iledir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #2 : 10 Ağustos 2014, 19:57:20 »

20 Nisan 1920 yılında Sulh konferansı Balfour Deklerasyonu'nu tasdik ve Filistin bölgesinin İngiliz mandasına gireceğini ilan etti. İngiliz mandası Yüksek Komiserliği'ne Herbert Samuel adlı bir Yahudi tayin edildi. Bunu protesto eden Araplar'ın hareketi şiddet ve kan dökülerek bastırıldı. bundan sonra sıra süratle Filistin'e Yahudi iskânına gelmişti. Ayda en az 1000 Yahudi gönderiliyordu. 1918 yılında 47.000 olan Yahudi mevcudu 1922 yılında 80.000'e ulaştı. Bu arada Polonya'da kitle halinde sınır dışı edilen 40'ar binlik iki gurup Yahudi de Filistin'e yerleştirildi. Bu gayretler sonucunda Yahudi nüfusu 1935 yılında 400.000'e, 1942 yılında 550.000'e yükseldi. Gelen Yahudiler süratle yerleştiler ve gayriresmi ordularını, gizli terör örgütlerini kurdular. Sonunda 1947 yılında BM genel kurulu 2/3 çoğunlukla Filistin'in bir Yahudi yurdu olduğunu kabul etti. Bunun üzerine Araplarla Yahudiler arasında 1948 Filistin Savaşı başladı. Araplar galip ve Arap orduları artık Tel Aviv'de buluşacaklar iken ilginç bir şekilde birdenbire bütün Arap orduları geri çekildiler ve Yahudiler tuhaf bir şekilde galip geldiler. 1967 savaşında Kudüs'ü de alarak 2000 yıldır hayalini kurdukları rüyasını gördükleri ideallerinin sembolü olan Hz. Süleyman Mabedi'nin Batı duvarına (ağlama duvarı) ulaştılar. Siyonizm Filistin üzerindeki hak iddiasının bir kısmını gerçekleştirmiştir, genişlemeye devam etmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.049 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.