Nihal Atsız ve Vahdettin
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 08 Aralık 2019, 03:43:05


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nihal Atsız ve Vahdettin  (Okunma Sayısı 9048 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
HunAşkı
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 1


« : 05 Mart 2014, 19:19:38 »

Nihal Atsız, "(Vahdettin), Osmanlı padişahlarının en talihsizidir. Bu yüzden kendisine hain damgası vurulmuştur. Fakat hain değil, bütün Osmanlı padişahları gibi vatanperverdir..." demiştir.
Ayrıca, ''Vahdettin, Mustafa Kemal Paşa'ya teşkilat yapması için 40.000 altın vermiştir. Bu paranın önemli kısmı, eskiden beri beslediği değerli yarış atlarını satmak suretiyle elde edilmiştir." diye de söylemiştir. Bu konuya bizim bakışımız nasıl olmalıdır ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 05 Mart 2014, 20:01:35 »

Bizim bakışımız her zaman Atsız ile paraleldir. Bu konu ile etrafli çalışmak gerekir. Ama belki şimdi birkaç söz etmek uygun olabilir.

Sultan Vahdettin hakkında bir dosya, henüz Türkçüler tarafından açılmamıştır. Atsız da konjonktürel olarak böyle kısaca değinerek geçmiş, belki yaşadığı dönemde vakti olmadığını düşünmüştür.

Sultan Vahdettin bir görüşe göre rahmetli Atatürk ile danışıklı döğüşe girişerek denge politikası kurmuştu. Bence bu savunma denenebilir. Zira Vahdettin'i yabancı yerine koyan Kemalist görüş de Atatürk'ü aynı konuma yerleştiren Islamcı görüş de eskimiştir. Ikisinin de imkansizligi kanıtlanmıştır.

Türkçülük bir üçüncü yol olduğu için ileride biz bu konuyu yeniden ele alacağız, yeniden yazacağız. Doğrusunu anlatacağız. Ama şimdi değil, hala vakti değil.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkırın Ateşi
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 79



« Yanıtla #2 : 05 Mart 2014, 20:54:57 »

Benim bu konuda ki görüşüm Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk ile aynıdır.

Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu grup, Genel Savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaşın uzun seneleri içinde, millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Genel Savaşa sevk edenler, kendi hayatlarının kaygısına düşerek, memleketten kaçmışlar. Padişah ve halife olan Vahdettin, soysuz,kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça önlemler     araştırmakta. Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki kabine; âciz, haysiyetsiz, korkak, yalnız padişahın iradesi altında ve onunla beraber şahıslarını esirgeyebilecek herhangi bir duruma razı.Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta... (Nutuk)

Atsız Atanın bu konu hakkındaki makalesinin ismini verirseniz zevkle okurum ama Başbuğ ile Atsız Ata arasındaki görüş ayrılığında benim tarafım Başbuğdan yanadır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« Yanıtla #3 : 06 Mart 2014, 13:53:32 »

Atsız atanın bir makalesinde geçiyordu sanırım, tam olarak sözünü hatırlamıyorum ancak Atsız ata Vahdettin için iyi olmayan şeyler de söylemiştir. Aleyhteki söylemlerini belki Vahdettin' i yetersiz bir yönetici olarak görmüş olduğundan olabilir ancak Atsız Atanın bize bir gençlik lazımdır makalesindeki deyişiyle:

-"Başta Sultan(Vahdettin) olmak üzere bu masum ve yorgun millet için en hatıra gelmez hainlikler hazırladılar. İstanbul, Adana, Edirne ve İzmir gibi Türkün en can alıcı mafsalları tüyler ürpertecek birer vahşetle alındı. Evvela Erzurum da, sonra Sivas ta Mustafa Kemal Paşa etrafında toplanan "Türk" savaş tarihlerinin göstermediği bir yararlıkla vurulan zincirleri kırdı; kendi varlığını dünyaya tanıttı. Sultanı ve adamlarını kovarak memlekette cumhuriyet ilan etti. Çok az bir zamanda içtimai ve siyasi yenilikler yaparak mazinin köhne ve sakat müesseselerini yıktı.



Şimdi Vahdettin için talihsiz bir sultan açıklamasına paralel bir yaklaşımı.




Bir şey daha eklemek istiyorum, Murat Bardakçı' nın belgeselinden ve Neslişh Osmanoğlu' nun anlattığı bir hikaye. Aklımda kalanlarla yazıyorum:


(Vahdettin ve akrabaları ülkeden çıkarıldığında Vahdettin ailesiyle İtalya' da bir yerleşkeye gider ve orada yaşarlar)

-Küçük torunu Neslişah ve diğer bir torunu (ismini hatırlamıyorum) bahçede oynarlarken ' o zaman Türkiye' de meşhur olan ' Yaşa Mustafa Kemal Paşa ' diye bilinen marşı söylerler. Bunu duyan dadı kalfa da dedelerinin bunu duyunca kızacağını söyleyip şarkının sözlerini değiştirtip Atatürk' e hakeret içeren bir marş haline getirir. Çocuklar da dadılarının öğrettiği şekliyle şarkıyı söylerler.


Marşın değiştirilmiş halini duyan Vahdettin de çocukları odasına çağırır çocukları azarlar. Dadı için de azarlayıcı bir söylemde bulunur ve şu sözleri söyler:

-Kimse benim Paşama kötü bir söz söyleyemez.




Vahdettin Atatürk için kötü bir söz söylenmesine karşı çıkmıştır ve Vahdettin öldüğünde de Mustafa Kemal' in ' çok dürüst bir adam öldü' sözü vardır. Nutukta ülkenin durumunu anlatmak için bir Vahdettin hakkında hain gibi sözler vardır ancak ilerleyen dönemlerde Vahdettin hakkında benzer bir tarz içeriği yoktur.


Vahdettin meselesi de çok geniş ve net bir şey söylenecek bir durumda değil. Tarihçilerin konuyu enine boyuna ve tarafsız şekilde incelemesi lazım. Vahdettin hakkında kesin bir yargıya varamayız yani.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Basbug Tong Yabgu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 171


Barbar Türk


« Yanıtla #4 : 07 Mart 2014, 18:38:13 »

VI. Mehmed "Han" mıdır? Tabii ki değildir. Belediye Başkanı dahi olamaz... Ülke yönetiminde bir katkısı olmamıştır, zaten yönettiği yer de bir tek İstanbul'dur. Orayıda yönettiği pek söylenemez.  Han olmayan bir adam hain olsa ne olur olmasa ne olur. Ülkede zaten söz sahibi değildir. Altın olayıda doğru olabilir. Kendince günah çıkarmıştır, fakat şimdi yobazın biri çıkıp altın olayı doğrudur dedi diye buna karşı mı çıkacağız, hayır! Atsız Ata altın olayı vardır diyorsa vardır!  Lakin bir ülkenin kurtuluşunuda altına bağlamak saçmalıktan ötedir. Biz bu toprakları kanla, kılıçla kazandık. VI. Mehmed %100 haindir demek doğru olmaz, lakin kahraman hiç değildir. Zira İngiliz gemisine binmek yerine Kürşad ve 40 çerisi gibi savaşsaydı, biz de buna saygı duyardık, en azından şerefiyle öldü, ruhu şad olsun deyip geçerdik. Lakin bu da yok. Bu yüzden VI. Mehmed'i daha fazla  eşelemeye, kurcalamaya gerek yok. Şu an için bizim için getirisi ya da artısı olmaz. İleri ki zamanda işin ehli olan tarihçiler bunu masaya yatırmalı ve bir sonuca varmalıdır. 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Türke karşı gelmek Tengri'ye karşı gelmektir!"

Başbuğ Tong Yabgu (Kuzeyin Efendisi)
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.179 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.