Nihal Atsız-Türk Ülküsü
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 22:21:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nihal Atsız-Türk Ülküsü  (Okunma Sayısı 6743 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Asya Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 57



« : 04 Eylül 2011, 14:01:27 »

Herkese esenlikler..
Türkçülük düşüncemin tamamıyla oturması için Nihal Atsız kitaplarını okumaya başladım. Bozkurtlar kitabından sonra Türk Ülküsü kitabına başladım. Ancak kitabın Ülküler Saldırıcıdır bölümünde kafama bir şey takıldı. Kitaptaki cümleleri aynen aktarıyorum; Milli ülkülerde, azdan çoğa doğru üç dönem vardır:Bağımsızlık, birlik, fetihler. Bağımsızlık ve birlik konularını açıkladıktan sonra fetih konusunda: Ülküler saldırıcıdır. Bağımsız olmayan millet onu kazanmak için, kendisine hakim olan milleti yenmeye mecburdur. Yani saldırıcı bir maksatla hareket edecektir. Birliğini tamamlamamış olan millet, bu birliği elde etmek için, urukdaşlarını tutsak eden millet veya milletlerle çarpışacak, onlardan toprak alacaktır.(Buraya kadar hiç bir itirazım yok, tam anlamıyla bağımsızlığın gerçekleşebilmesi için diğer topraklardaki urukdaşlarını da kendi topraklarına katmak gerekir.) Şöyle devam ediyor..
 Milli birliğini kurmuş olan milletler, kendi soylarını yeryüzüne hakim kılmak için istilalar ve fetihler yapmak zorundadırlar. Bir millet için en büyük tehlikelerden biri barış ve dostluk afyonu yutarak uyumaktır. Büyümek istemeyen küçülmeye mahkumdur. Saldırmayan millete saldırılır.
 İşte kafama takılan nokta burası millet tamamıyla bağımsızlığını kazanmışsa ve tüm urukdaşlarını bir çatı altında toplamışsa neden başka devletlere saldırma gereği duysun? Zaten bütün bir millet aynı toprakta olduğu için barış ve dostluk kendiliğinden gelmeyecek midir? İleride Türk Ülküsü gerçekleşecek olursa biz kendini savunamayan güçsüz devletlere saldırıp onlardan toprak alıp onları sömürecek miyiz? O zaman bizim emperyalist Amerikadan İsrail'den ne farkımız kalır. Saygılar..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tek Kurtuluş Yolu Milli Kin!
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« Yanıtla #1 : 04 Eylül 2011, 14:20:57 »

Nitekim yapılması gereken odur. Biz Türkler olarak vaktinde bunları yapmadığımız için şu an bulunduğumuz durumdayız. Biz başbakanın dediği gibi "mazlumların koruyucusu", hümanist Türkler değiliz. Biz, dünyaya geliş amacımızı biliyoruz. O da şudur ki, Türkler, diğer milletlere hükmetmek için vardırlar. Tarih boyunca Türkler hükmedilen olduklarında bile bir yolunu bulup, hükmetmeyi başarmışlardır(bir sürü kölemen devleti de buna örnektir).
Biz de, Türkler olarak, bunu başarmalıyız. Çünki hükmetmeyenler, hükmedilmeye mahkumdurlar. Atsız Ata'mız çok doğru söylemiş.
Büyümeliyiz. Belki sınır olarak değil, ama Amerika şu an nasılsa, biz de öyle, hatta daha üstün olmalıyız.
Adında kullandığın söz, "Acun Türkün olacak", boşa mı, kandaşım?
Acuna Türk'ü hakim kılmak, her Türkçünün görevidir. Gerekirse, küçük ya da büyük, diğer milletlerin üzerine basmamız gerekecektir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Asya Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 57



« Yanıtla #2 : 04 Eylül 2011, 14:42:00 »

Bana göre de büyümekten kasıt toprak veya sınır olarak büyümek değil, en basitinden ekonomik büyüme olmalıdır. Diğer devletlere askeri üstünlük değil siyasal ve ekonomik üstünlük kurulmalıdır.Askeri üstünlük de gereklidir fakat saldırı için değil savunma için olmalıdır. Başbuğ Mustafa Kemal'in dediği gibi Yurtta Sulh Cihanda Sulh anlayışını benimsemeliyiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tek Kurtuluş Yolu Milli Kin!
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 04 Eylül 2011, 15:00:18 »

Bana göre de büyümekten kasıt toprak veya sınır olarak büyümek değil, en basitinden ekonomik büyüme olmalıdır. Diğer devletlere askeri üstünlük değil siyasal ve ekonomik üstünlük kurulmalıdır.Askeri üstünlük de gereklidir fakat saldırı için değil savunma için olmalıdır. Başbuğ Mustafa Kemal'in dediği gibi Yurtta Sulh Cihanda Sulh anlayışını benimsemeliyiz.

Türkiye, Atatürk’ün ölümünden beri pasif bir devlet siyaseti gütmektedir. Atatürk’ün zemin ve zaman icabı olarak, sırf o devir için söylediği “ yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerini, edebi düsturmuş gibi benimsemiş görünerek siyasetini bu esas üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Barış uğruna kimseyi gücendirmemek zihniyeti hakim olmuş ve bu zihniyet, siyasi sınırlar dışındaki Türkler’in ihmalini doğurmuştur. Herhangi bir devlette yaşayan Türkler’le ilgilenmek o devleti gücendirir, tedirgin eder, kızdırır diye âdeta cihan Türklüğü inkar olunmuştur. 


H. Nihal Atsız

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Asya Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 57



« Yanıtla #4 : 04 Eylül 2011, 15:11:38 »

Neden biz Atatürk'ün söylediği sözleri ya değiştiriyoruz ya da kabul etmediğimiz şeyleri o devir itibariyle söylemiştir diyoruz. Bu nerden çıkartıldı çok merak ediyorum. Ne mutlu Türküm Diyene sözü için de aynı şey deniyor. Acunu hakimiyet altına almak toprak sahibi olmadan da sınırları genişletmeden de olabileceği görüşündeyim. Bir siyasi, ekonomik, toplumsal üstünlüğümüz Acuna hakim kılmamız için yeterli olacaktır. Biz bir olduktan sonra zaten önümüzde hiç bir engel kalmayacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tek Kurtuluş Yolu Milli Kin!
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 04 Eylül 2011, 15:32:24 »

"Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul'u ve Kerkük'ü ve bütün adaları hatta Selanik de dahil, batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım." Başbuğ Atatürk
 
Türk Silahlı Kuvvetleri Dergisi (Temmuz 1992, sayı: 333, s.26)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« Yanıtla #6 : 04 Eylül 2011, 15:35:33 »

Bana göre de büyümekten kasıt toprak veya sınır olarak büyümek değil, en basitinden ekonomik büyüme olmalıdır. Diğer devletlere askeri üstünlük değil siyasal ve ekonomik üstünlük kurulmalıdır.Askeri üstünlük de gereklidir fakat saldırı için değil savunma için olmalıdır. Başbuğ Mustafa Kemal'in dediği gibi Yurtta Sulh Cihanda Sulh anlayışını benimsemeliyiz.
Siyasal ve ekonomik üstünlük ise ancak ve ancak güçlü bir ordu ile mümkündür. Yoksa sizi kimse adam yerine koymaz.
Nitekim Askeri üstünlükte savunmaya önem vermek, Türkiye ordusunu, Japonya ordusuna çevirmekle eşdeğerdir.
Yani, mümkün değildir.
Ordumuzun saldırı gücü her daim bilinmelidir. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh, sözüne bakarsanız, Yurdumuzdaki barışın önde geldiğini göreceksinizdir.
Peki Yurdumuzda barış olması için yapılması gereken nedir? Eğer gerektiğinde, başka ülkeleri alt etmekse, bunu yapmayacak mıyız?

Elbette, artık böyle eskisi gibi at üstünde fetih zamanları bitmiştir. Ama fetihler, bir nevi soğuk savaş yöntemleri ile gerçekleşmektedir. Uluslararası yasaları kendi lehimize kullaranarak, ve zaman zaman bükerek, bunları rahatlıkla geçebiliriz, gerekirse, "savunma amaçlı" olarak ordumuzu da kullanabiliriz.
Alıntı
Neden biz Atatürk'ün söylediği sözleri ya değiştiriyoruz ya da kabul etmediğimiz şeyleri o devir itibariyle söylemiştir diyoruz. Bu nerden çıkartıldı çok merak ediyorum. Ne mutlu Türküm Diyene sözü için de aynı şey deniyor. Acunu hakimiyet altına almak toprak sahibi olmadan da sınırları genişletmeden de olabileceği görüşündeyim. Bir siyasi, ekonomik, toplumsal üstünlüğümüz Acuna hakim kılmamız için yeterli olacaktır. Biz bir olduktan sonra zaten önümüzde hiç bir engel kalmayacaktır.
Biz sözleri ne değiştiriyoruz, ne de kendimize göre yorumluyoruz. Atatürk demiş ki, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh". Yani Yurdumuzda Sulh önce gelmelidir. Yurdumuz ise salt Türkiye değil, tüm Türk yurdudur.
Ondan sonra ise, Türk yurdunun gelişmesi ve ilerlemesi için gerekecek çalışmalara bakar. Çünki bir tarafı gelişkin, bir tarafı fakir bir yurtta barış beklenebilir mi? Türkler, vaktinde bu tür sebeplerden dolayı birbirlerine düşman olmadılar mı? Peki gelişmek, ekonomik olarak bir güç olmak, ve insanların hayat standartlarını yükseltmek, ne ile olabilir? Elbette ki, diğer ülkeler ne yapıyorlarsa, biz de onu yapacağız. Turan kuruldu diyelim. Peki Turan, aynı Türkiye gibi, batılı ülkeler için düşük teknoloji ürünleri üreten bir ülke mi olacak?
Bir tarım ülkesi mi olacak?
Hayır. Ağır sanayi, yüksek teknoloji ve ileri silah sanayi konusunda ileride olmalıyız. Ve bunu başarmak için etrafımızdaki ülkeleri gerekli derecelerde sömürmeli, ve onları bize nazaran güçsüz halde tutmalıyız. Gerekirse, bir şeyi bahane edip, savaş ile ihtiyacımız ne ise, ona yönelmeliyiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Asya Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 57



« Yanıtla #7 : 04 Eylül 2011, 15:40:01 »

Turan gerçekleşecekse zaten biz Kırgızistan, Kazakistan, Azerbaycan gibi Türk devletleriyle toprak bütünlüğü sağlayacağız. Demek istediğim o değil. Kitapta saldırma derken sanki önümüze gelene saldırıp diğer devletetlerin topraklarını alıp, onların kaynaklarını sömürmek gibi anlatılmış. Benim itirazım buna. Şu an Amerikanın diğer devletlere uyguladığı sömürücü politika gibi düşündüm.
Şöyle de bir şey var Turan olursa bunu bütün devletlerin ve Türklerin istemesi gerekir ki istediği zaman da bizim savaşmamıza gerek kalmaz direkt olarak toprak bütünlüğü sağlanmaz mı?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tek Kurtuluş Yolu Milli Kin!
Asya Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 57



« Yanıtla #8 : 04 Eylül 2011, 15:54:55 »

Turan gerçekleşecekse zaten biz Kırgızistan, Kazakistan, Azerbaycan gibi Türk devletleriyle toprak bütünlüğü sağlayacağız. Demek istediğim o değil. Kitapta saldırma derken sanki önümüze gelene saldırıp diğer devletetlerin topraklarını alıp, onların kaynaklarını sömürmek gibi anlatılmış. Benim itirazım buna. Şu an Amerikanın diğer devletlere uyguladığı sömürücü politika gibi düşündüm.
Şöyle de bir şey var Turan olursa bunu bütün devletlerin ve Türklerin istemesi gerekir ki istediği zaman da bizim savaşmamıza gerek kalmaz direkt olarak toprak bütünlüğü sağlanmaz mı?

Bizim yabanci milliyetlere ülkelere  ve topraklara saldirma gibi bir derdimiz yok olamazda. Turan ülküsü zaten Türk topluluklarin birligidir buda gönül birligi olacaktir bunun yani sira  Bati Trakya da yunanistan Türkleri Dogu Rumeli de bulgaristan Türkleri Türkmeneli nde Türkmenlerin Güney Azerbaycan da Azerbaycan Türkleri nin ulusal bagimsizlik hareketleri desteklenecek bu topraklar onlarin dir Gümülcine yunan in degil Kircaali bulgaristan in Kerkük kürtlerin yada araplarin  degildir . Biz atina ya sofya ya bayrak dikelim dersek haklisin ama böyle bir sey yok demekki biz baska topraklara göz dikmiyoruz tarihte elimizden alinan ve nüfusun cogunlugu Türk olan topraklarin bagimsizliik ve özgürlük mücadelesini destekliyoruz.
Nüfusun çoğunluğu Türk olan ve zamanında bizim olup elimizden kaybettiğimiz toprakları bir nevi geri almak gibi düşüneceğiz yani 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tek Kurtuluş Yolu Milli Kin!
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« Yanıtla #9 : 04 Eylül 2011, 16:02:02 »

Turan gerçekleşecekse zaten biz Kırgızistan, Kazakistan, Azerbaycan gibi Türk devletleriyle toprak bütünlüğü sağlayacağız. Demek istediğim o değil. Kitapta saldırma derken sanki önümüze gelene saldırıp diğer devletetlerin topraklarını alıp, onların kaynaklarını sömürmek gibi anlatılmış. Benim itirazım buna. Şu an Amerikanın diğer devletlere uyguladığı sömürücü politika gibi düşündüm.
Şöyle de bir şey var Turan olursa bunu bütün devletlerin ve Türklerin istemesi gerekir ki istediği zaman da bizim savaşmamıza gerek kalmaz direkt olarak toprak bütünlüğü sağlanmaz mı?
Amerika'nın sürdürdüğü bu politika, herhangi bir değere, ülküye veyahut düşünceye dayanmıyor. O yüzden böyle acımasızlar.
Biz ise bir ülkü, ve bir amaç için yapacağız. Elbette, gereksiz yere kimseyi sömürelim demiyoruz. Türkler olarak biz de bir töreye, bir ahlaka bağlı olarak yaşıyoruz. Ama gerektiğinde, ki emin ol ki kandaşım, gerek olacaktır, kendi ırkımız için diğer ırkları bir kenara atmayı da bilmeliyiz.
Geçmişimizde Anadolu'yu sayısızca kez nasıl fethettiysek, ve bu yolda diğer ırkları nasıl buradan yolladıysak, ileride gerekirse, diğer ırkları kendi amacımız doğrusunda kullanmayı bilmeliyiz.

Nitekim, Turan ülküsü sadece şu anki Türk devletlerinin sınırlarını kapsamıyor. Koskoca Doğu Türkistan, ve Sibirya'daki şu an özerk durumdaki Türk devletleri, Turan'a katılmasa bile(mesela Rusya sınırının iç bölgelerinde oturuyorlar), Turan sınırlarına göçünün sağlanması gerekiyor. Turan sandığınız gibi böyle sadece Türk devletlerinin birleşmesi veyahut stratejik ortaklığı olmayacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.059 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.021s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.