Musul’un Geleceği Ne Olacaktır?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Kasım 2019, 18:57:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Musul’un Geleceği Ne Olacaktır?  (Okunma Sayısı 843 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 22 Ekim 2017, 13:51:41 »

Abdülhamid'in çok yakın arkadaşı Münif Paşa ve döneminin bilimsel düşünüşünü temsil eden kişi, Münif Paşa ile Yıldız'da bir akşam oturmuşlar, sohbet ederlerken Sultan Abdülhamid'e Münif Paşa eleştiriler getiriyor. 'Yerli üretim çok önemlidir. Bizim en iyi kurtuluşumuz her alânda yerli üretim yapıp aynı ürünü yabancıdan almamak, bunu sağlayabilirsek Osmanlı İmparatorluğu eski gücüne kavuşur.' diyor. Başka bir iki konuda daha ve sonunda konuşmaları gergin bir havaya bürünüyor. Münif Paşa'nın eleştirilerinin tonu giderek sertleşiyor. Birbirlerine kızgın öfkeli sözler sarf ederek o geceyi kapatıyorlar. Fakat o gece Abdülhamid'in gözüne uyku girmiyor. Oturuyor, Münif Paşa'ya hitaben onun getirdiği eleştirilerin hepsini çürütmek için kastı ile bir mektup yazıyor. Bu mektup içinde verilen dört örnek bulunaktadır. Burada sadece birisi şöyledir: 'Bana yerli üretim deyip duruyorsun, yerli fabrikalar kuralım, yabancıdan almayalım deyip duruyorsun. Güzel sana bir misal vereyim. Velev ki şu an pencere camını yurtdışından ithal ediyoruz. Ben Sultan Abdülhamid olarak yerli pencere camı üretecek bir fabrika kurdum. Dışarıda 50 * 70 ölçüsünde bir pencere camının 2 liraya satıldığı ortamda biz yerli ürettik ya bu camı diyelim ki 1 liraya sattık. Tabii ki herkes yerli camı tercih edecek. Çünkü yarı yarıya ucuzdur. Fakat Sayın Münif Paşa düşünün bakalım ya o yabancı şirket sırf benim fabrikamı batırmak için 2 liraya satılan camını 50 kuruşa indirirse, o zaman benim camım elimde kalır. Benden daha ucuz olan yabancının camını alacaklardır. O zaman benim kurduğum fabrika iflas edecektir. Şimdi sen diyeceksin ki, efendim gümrük duvarlarını yabancı cama arttır. Şu an yüzde 3 mü, yüzde 8 yap. O zaman daha pahalıya gelecektir. Münif Paşa Kapütülasyonlar var. Benim gümrük duvarını yüzde 3'ten yüzde 8'e çıkarmam savaş sebebidir. Bunun için biz pencere camını yabancıdan almaya devam edelim.' diyor.

Kapitülasyonlar Abdülhamid'e gelinceye kadar her padişahın ömrü ile sınırlı verilmiş ayrıcalık yabancılara, Kanuni Sultan Süleyman'ın Fransızlara verdiği kapitülasyon ayrıcalıklar Kanuni Sultan Süleyman öldüğü gün biter. Yerine geçecek padişah onunla yeniden yinelemek zorundadır. 'Senin babandan şöyle bir ayrıcalık almıştık. O vefat etti. Şimdi sen aynı ayrıcalığı bize tanıyor musun? Hadi gel seninle de yapalım.' diyerek geliyordu. Bu ayrıcalığı Padişah vermeyebilirdi. Abdülhamid döneminde verilen kapitülasyonlar padişahın ömrü ile sınırlı olmaktan çıktı. Abdülhamid'in kendisi çıkarttı ve uluslararası garantiye aldı. İki ülke arasında fesh edilebilir bir anlaşma olmaktan çıktı, uluslararası bir konu hâline geldi. Ne diyor? 'Savaş sebebi olur.' diyor.

Abdülhamid döneminde Musul bölgesindeki petrol çok eskiden beri biliniyor. Toprak altından çıkıyor ve yanıyor. Ateş yöreleri deniyor. Hikmet Uluğbay'ın İmparatorluktan Cumhuriyet'e Petropolitik diye bir kitap, bu kitapta petrol geniş bilgilerle anlatılıyor. Petrol çok eskiden beri biliniyor. Fakat petrolü rafine edilip benzine dönüştürülmesi, motorine dönüştürülmesi, mazota dönüştürülmesi, yakıta dönüştürülmesi yenidir. Yani petrol bin yıllardır biliniyor fakat çıkartılması, damıtılması, rafine edilmesi, benzine dönüştürülmesi ve başka yakıtlara dönüştürülmesi 1850'lerde ancak bilimsel ve teknolojik birikim ile sayesinde oluşuyor.

Abdülhamid Musul ve dolaylarında yabancılar tarafından petrol bulununca, petrol çıkan coğrafyayı kendi devlet mülkiyetinden şimdi Osmanlı'da iki hazine var. Biri Devlet Hazinesi, ikincisi Hazine - i Hassa denilen Padişahın kendi hazinesi, hemen Musul ve çevresini kendi hazinesine alıyor. Fakat Abdülhamid bu petrolü ne yapacak? Osmanlı'da petrol mühendisi var mı? Yok, Osmanlı'da petrolü çıkarmayı ve yapmayı bilen var mı? Yok, Ham petrolü damıtmayı bilen var mı? Yok, bundan benzin elde etmeyi bilen var mı? Yok, ne yapacak? Osmanlı'nın böyle bilimsel ve teknolojik olanakları var olsa idi, Osmanlı toprağı olan Musul'da bulunan petrol Osmanlı'yı dünyanın en zengin ülkesi hâline getirirdi. Yabancılar gelsin de yani petrolü işlemeyi bilenler, belli bir yüzde alarak onlar çıkarsın, onlar rafine etsin, onlar satsın, onlar parayı kazansın bize bir yüzde 5 verirlerse ne iyidir, diye düşünerek bu petrol sahalarını Hazine - i Hassa'ya alıyor. Bu 1890'larda kendi hazinesine aldığı petrol bölgelerini ancak tahttan indirildikten sonra Meşrutiyeti yapanlar tarafından devletleştiriliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu topraklarında sözde büyük Ermenistan tasarlayanların başında gelen terörist başı Armen Garo kod adlı Karekin Pastırmacıyan 1908 Meşrutiyet devrimi ile yapılan seçimler sonrası milletvekili olarak Osmanlı parlamentosuna giriyor. Bu Osmanlı Bankası baskını teröristi olan Armen Garo kod adlı Karekin Pastırmacıyan Osmanlı parlamentosuna o Musul petrollerini işleyecek bir Amerikan şirketi getiriyor. Daha önce Glaskow adlı bir şirket var. Ondan teklif alınıyor. Osmanlı acil bir ihtiyaç duyuyor. Demir yolu yapılsın. Topraklar birbirine demir yolları ile bağlansınlar. Demir var, çıkaramıyor. Demir - Çelik fabrikası diye bir şey mevcut değil ama toprağında Demir var. Demir üretemiyor. Demir rayı yapmayı bilmiyor. Lokomotif yapamıyor. Fakat isyanların çıktığı yere vagon vagon asker göndermesi lâzımdır. Demir yoluna da bu anlamda bakıyor. Bunu da yapamadığından yabancı şirketlere diyor ki: 'Benim Anadolumda şu şu demir yolu hatlarını yapın, bu demir yollarının geçtiği yerlerin iki kenarında 20'şer km.'lik alânlarında 99 yıl boyunca yer üstü ve yer altı zenginlikleri sizin olsun.Yeter ki bana bu demir yolunu yapın.' diyor. İşte o sözde büyük Ermanistancı Karekin Pastırmacıyan Amerikan Chester 1911 yılnıda şirketini Doğu ve Güneydoğu'da bu demir yolu imtiyazını Musul'a kadar uzanacak, Süleymaniye'ye kadar uzanacak olan bir demir yolu ağları döşemek üzere anlaşılıyor. Musul, Kerkük, Süleymaniye, Van gölünün çevresi, Ergani, Trabzon bütün o Ermenilerin yapmak istedikleri yerlerin tamamı Chester projesidir. Bu hatların iki kenarında 20 km. sağ, 20 km. sol bütün arazilerde tüm madenler onların olacaktır. Üstelik devlete vergi ödemeksizin 99 yıllığına! Osmanlı parlamentosu bunu tartışıyor. Bu arada Musul'da petrol var biliniyor. Kimi milletvekilleri itiraz ediyor: 'Yahu böyle bir şey olabilir mi, bundan daha pahalı bir demir yolu yaptırmak olabilir mi?’Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Amerikalılar Musul petrolüne uzanan böyle bir ayrıcalığın verilmesine karşı çıkıyorlar. Birtakım milletvekillerini satın alıyorlar. Onlar da onlara karşı çıkıyorlar. Derken 1912 – 1913 yılları Balkan savaşı, I.Dünya Savaşı patlak verince bu Chester projesi rafa kalkıyor. Musul’da Amerikalılara verilmiş oluyor. Savaş patlıyor, Fransa, İngiltere, İtalya düşmanımız, savaş sırasında Osmanlı’nın kim neresini alacak sorunu Sykes Picot anlaşmaları denilen anlaşmalarla bir taraftan savaş devam ederken paylaşmalar kim Osmanlı’nın neresini alacak? İtalyanlar nereyi alacak? Fransızlara neresi düşer? Bunlar kendi aralarında oturup pazarlık ediyorlar. Bu pazarlıklar da haritalara dökülüyor. Bu haritalar da elimizde İngiliz istihbarat raporundan Kasım 1918 yılı itibarı ile toplanmış sunulmuş. Bu haritalardan birinde 1916 Musul Fransızlara, Kerkük İngilizlere paylaştırılmış. Savaş 30 Ekim 1918 yılında bitiyor. Mondros Mütareke imzalanıyor. Mütareke silah bırakışması demektir. Gerek Galip devletler gerekse Osmanlı devleti o dakika mütareke imzalandığında silahları bırakıyoruz. Şimdi mütarekenin anlamı budur. Nedir ki İngilizler mütarekeden 4 gün sonra 3 Kasım günü Musul’a askeri harekât başlatıyor. 15 Kasım’da da Musul’u işgal ediyorlar. Yani Mütarekeden sonra işgal dünyada görülmüş şey değildir. Musul, Kerkük, Süleymaniye petrol yatağı ele geçiriliyor. Atatürk Kasım 1918 yılında Fethi Okyar ile Atatürk’ün ortak olduğu Mimber gazetesinde bu işgali protesto ediyor. Musul’un mütarekeden sonra yapılan işgal hareketini protesto eden haber, yorum, yazılar yayınlıyorlar. Musul’un işgali de ilk Mimber gazetesinde protesto ediliyor. 1920 yılında Anadolu hareketi örgütlenmekte bir yandan, 1908 Meşrutiyet’ten sonra Abdülhamid kendi özle hazinesine almış olduğu Musul petrollerinin mülkiyetini tekrar devlet hazinesine koydu. Ocak 1920 yılında Vahdettin devlet hazinesinde bulunan Musul yöresi arazi petrol ve mülklerini tekrar padişahın özel hazinesine alınır. Ankara hükümeti padişahın hazinesi ne alınan 1 Kasım 1920 yılında bu yerleri tekrar devlet hazinesine alınması için yasa çıkartıyor. ‘Bu arazi devletin ve milletin malıdır. Sizin şahsi malınız değildir’ deniyor. 1921 yılında Ankara hükümeti Binbaşı Şevki Bey’i Süleymaniye komutanlığına atıyor. Musul işgali tanınmıyor. Zaferi kazanıyoruz. Lozan konferansı düzenleniyor. Atatürk meclisin gizli bir emri ile Özdemir Bey bir müfreze örgütleyerek Musul’u kurtarmaya bir harekât başlatıyor. Fakat verilen emir gereği Özdemir Bey müfrezesi Türk askeri kıyafeti giymiş olan erlerden oluşmaz. Yörenin insanlarından oluşur. Bu da politik olarak öyle gerek duyulmuştur. Bir yandan Lozan görüşmeleri sürerken bir taraftan Özdemir Bey müfrezesi orada iken ancak bu emel olmaz. İngilizler oraya yığınak yaparlar ve Özdemir Bey’e verilen görev gerçekleştirilemez.

Sizce Musul’un geleceği ne olacaktır. Teşekkürler.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.883


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #1 : 22 Ekim 2017, 15:28:49 »

Bir sorunuz 3 sayfa olunca cevap vermekte zorlanıyoruz tabi ki Gülümseme

Musul Turan Toprağıdır elbet de Türkün olacak!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.091 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.