MOĞOLLAR TÜRK IRKINDANMI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Aralık 2019, 00:35:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: MOĞOLLAR TÜRK IRKINDANMI  (Okunma Sayısı 11982 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TURAN61
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 31



« : 10 Ocak 2010, 01:28:03 »

Moğollar Türkmü sorusunun cevabı; "Moğollar Türk değildir" şeklindedir. Moğollar kendi başlarına bir köken yada ırktır. Aynı biz Türkler, Farslar,  Çinliler ve diğerleri gibi... Her iki milletin yani Moğollar ve Türkler, belirli bir tarihten sonra, aynı coğrafyada faaliyet göstermeleri ve atlı göçebe kültüre mensup olmaları sebebiyle kültürel ve sosyal benzerlikleri bulunmaktadır. Ancak her iki ırkın fiziksel görüntüleri ve dilleri farklıdır. Moğollar ve ünlü hükümdarı Cengiz Han, Türk ırkına mensup değillerdir.
Dunğ-Hu (proto-Moğol) kültürünü kısaca nasıl anlatabiliriz?

“Bu gruptaki kavimlerin de hakikaten kendi içine kapanmış bir kültüre sahip oldukları görülür. Böyle olmakla beraber yine bir defa Hiyung-nu, sonra da Su-şın kültürüyle temasları çoktur. Dunğ-huları Tunguzlar’dan addetmek ve bunları Su-şınlarla birleştirmek doğru olamaz, fakat bunlar daha çok Su-şın kültürü tesirinde olan eski Moğollar’dan (Poroto-Moğol) addolunabildiği gibi  kendilerine Şı-veğ adı veren bunların akrabaları, Su-şın kültüründen daha az fakat Hiyung-nu kültüründen çok müteessir bulunmaktadır.

Ekonomik şekilleri : Ufak mikyasta ziraat ile seyyar şekilde hayvan yetiştirirler, atları da vardır.

Sosyal kuruluş : Ana egemenliği, iç güveyilik, umumiyetle klana tesadüf edilmez. Kız kaçırma suretiyle evlenme. Devlet teşkilatının verilen malumata göre Hiyung-nularınkine benzediği görülür.

Din : Gök kültü, güneş kültü, yıldız kültü, bahar bayramı.

Ölü kültü : Ölüleri gömme, köpek ve atın ruh kılavuzu olarak birlikte gömülmesi.

Maddi kültür : Çadırlar, yün kumaştan ve kürkten elbise. Madenden kemer tokaları, kısa kesilmiş saç, boynuzdan yay, kımız içme




Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Işbara Kağan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 212


Atsız' ın Çerisi


« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2010, 01:44:56 »

1- Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. "Hun - Türk münasebetleri" adlı tebliğ ile bunu iddia ve ispat eden Türk, Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain olmuştur. (İkinci Türk Tarih Kongresi, s. 895- 911, İstanbul, Kenan Matbaası).

2- Moğol kelimesini tarihe tanıtan Çengiz Han olmuştur. Kendisinden önce Moğollar'a (yani Moğolca konuşan boy ve uruklara) ne dendiği kesinlikle belli değildir. Sekizinci yüzyıla ait Orkun yazıtlarında görülen "Otuz Tatar" ve "Dokuz Tatar" adlı birliklerin Moğol olduğu ileri sürülmüşse de bu, bir faraziyeden ibaret kalmıştır: Çünkü bugün Moğolistan denilen eski Gök Türk ülkesinin ancak onuncu yüzyıldan başlayarak Moğollar'la dolduğu ortaya konduktan sonra Sekizinci Yüzyılın Otuz Tatar ve Dokuz Tatarlar'ın da Türk olduğu kendiliğinden belli olmuştur. Gök Türkler çağında adı geçen "budun"lardan Moğol olduğu kesinlikle bilinen ancak Kıtaylar'dır ki daha sonraki zamanlarda da tarihe Moğol olarak geçmişlerdir.

3- Fakat Çengiz'in "Moğol" topluluğu etnik değil, tıpkı "Osmanlı" tabiri gibi siyasî bir isimdir ve aralarında Türkçe konuşan veya Türk olan boylar ve uruklar da vardır.

4- Eserini On Birinci Yüzyılda yazan Kaşgarlı Mahmud, Tatarlar'ı, ayrı lehçeleri olan bir Türk kavmi olarak göstermiştir.

5- On Üçüncü Yüzyılda Büyük Çengiz İmparatorluğunu gezen Marko Polo, "Tatar" kelimesini Türkler'le Moğollar'ın ikisini birden kapsayan bir deyim olarak kullanmıştır.

6- Türkler'in kendileri de "Tatar"ı Türkler'in bir parçası ve belki de Doğu Türkçe'siyle konuşan Türkler olarak saymışlardır. Âşıkpaşaoğlu, tanınmış tarihinde Süleymanşah'la birlikte Anadolu'ya gelen Türkleri "elli bin miktarı göçer Türkmen ve Tatar evi" olarak kaydeder.

7- Osmanlı padişahlarından II. Murad zamanında, hicrî 843'te yazılıp tarafımdan yayınlanan bir tarihî takvimde Çengiz, Ögedey, Güyük, Mengü, Hülegü, Abaka, Keyhatu gibi Müslüman olmayan Çengizli kaanlar rahmetle anılmıştır. (Osmanlı Tarihine ait Tarihî Takvimler, s. 92-94, İstanbul 1961, Küçük aydın Basımevi). Yani On Beşinci Yüzyıl ortalarına kadar Türkiye'de aydınlar arasında bir Tatar düşmanlığı, Müslüman olmayan Türk'e düşmanlık diye bir şey yoktu. Bu müsamahakârlık Doğu Türkleri'ni veya Tatarlar'ı yabancı saymaktan, Çengiz Hanedanını millî bir hanedan saymaktan ileri geliyordu. Umumî bir müsamaha olsaydı aynı hoşgörürlük Bizanslılara, Ermeniler ve Gürcülere, Batılılara karşı da gösterilirdi.

8- Türkler'le Moğollar aynı kökten gelen iki kardeş millet olmakla beraber Çengiz Han, Moğol değil, Türk'tü. Çengiz'in Türklüğü tarihî geleneklerin dışında tarafsız çağdaş Çinlilerin tanıklığı ile de sabittir. Profesör Zeki Velidi Togan, 1941'de yayınladığı "Moğollar, Çengiz ve Türklük" adlı küçük eserinde, (s. 18) ve 1946'da yayınladığı "Umumî Türk Tarihine Giriş" adlı büyük ve değerli eserinde (s. 66) Çengiz Kaan'ı 1221'de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi, Çengiz'in eski Şato Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir. Şatolar ise, bilindiği üzere eski Gök Türkler'den inen büyük bir uruktur. Çengiz'in tipi hakkındaki tarihî bilgiler de (uzun boy, kumral saç, beyaz ten, yeşil göz) eski Gök Türk kağanlarınınkine uymaktadır. Çengiz'in aile adı olan "Börçegin", "Börü Tegin'in Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi "Çengiz" kelimesi de "Tengiz" yani "Deniz" kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçe'de "t" ile başlayan kelimelerin Moğolca'da "ç" ile başladığını Altay dilleri uzmanları söylemektedir.

Çengiz'in ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler üzerinde) beğlik eden bir Eçine Hanedanı kolu idi. Bu hanedanda Türk geleneklerinin devam etmekte olduğu Çengiz'in oğullarından Çağatay ve Ögedey'in adlarından gözükmektedir. "Çağa" ve "Öge" bilindiği üzere, Türkçe kelimelerdir.

9- Aksak Temir Bek'in bir Barlas gibi olması ve Barlasların Moğol uruğu sayılmasında Temir'in Türklüğüne engel değildir. Temir'in ailesi de Çengiz ailesinin bir kolu olup Barlas uruğu üzerinde beğlik etmiştir. Ruslar tarafından Temir'in mezarını açmak suretiyle yapılan incelemeler onun da uzun boylu ve beyaz tenli olduğunu ortaya koymuştur ki eski Arap ve Fars edebiyatlarındaki Türk tavsifine tamamen uygundur. Üstelik Temir'in anadili de Türkçe'dir.

10- Ne Çengiz ne Temir Bek, Aryanî tipinde değildi. Klâsik Türk tipi bazı sahtekârların iddia ettiği gibi Hind Avrupa tipi olmayıp Çinlilerle Aryanîler arasında orta bir tiptir. Mezarlardan çıkan kafatasları, eski heykeller, eski duvar resimleri ve tarihî tavsifler bunu gösterdiği gibi Arap ve Fars şiirlerinde de çekik gözlü Türk güzellerinin övülmesine dair birçok örnek vardır. Milâdî 1114'te, yani daha Çengiz'in ve Moğollar'ın ortaya çıkmasından ne kadar önce ölmüş olan Zemahşerî'nin bir Türk güzeli hakkında yazdığı şu şiirlere bakın:

"O ne kutlu bir gündü ki Yâfes kızlarından güzel ve cilveli bir kıza malik olmuştum. O güzel gözleri her ne kadar dar ise de sihir kârlık bakımından geniştir. Baktığı vakit gözlerinin karası görünürse de güldüğü zaman bu siyahlığın hepsi kaybolur."

Atsız Ata' nın Makalesinden Alıntıdır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
trkn17
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 10


« Yanıtla #2 : 15 Ağustos 2011, 23:51:51 »

Cengiz Hanı hep Türk olarak benimsemiş ve hep gurur duymuştum ancak araştırmalarım sırasında Türk olmadığı hatta Türk düşmanı olduğu söylenen bir yazı gördüm.Bunun doğruluğu varmıdır kandaşlarım?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 16 Ağustos 2011, 01:50:18 »

''Türkçüler'den sorular'' bölümü üyelerimizin otağ'da arama yaptıktan sonra cevap bulamadıklarına yardımcı olmak maksadıyla açılmıştır. Otağ'da sayısız kere işlenmiş ve yazılmış bir konuyu habire başa alıp tekrardan yazmak bizleri yerinde saydırmaktan başka işe yaramaz.

Sormuş olduğun sorunun cevabını bilsem de, Türkçülerin biraz araştırmacı olması gerektiğini düşündüğümden yazmıyorum. 

Otağ anasayfasına dönüp sağ üst köşeden Cengiz Han ve Türk kelimelerini yan yana yazarak arattığın takdirde çıkan başlık ve iletilerde aradığını bulamazsan, tekrar başlık aç o zaman tek tek merak ettiklerini cevaplarız.

Konu kilitlenmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
türk!oğlu!türk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 5


« Yanıtla #4 : 21 Ekim 2011, 17:43:26 »

  KURT kandaşlarım sorum şudur atilla han en büyük türk büyüklerinden biridir ama macaristanda devletini kurduğu söylenir hatta macaristanın ingilizcesi HUNgary dir macarlar türkmüdür cengiz han yine moğol olarak adlandırılır ama biz türkler cengiz hanı kendimizden kabul ederiz bide makedonlar onlarla ilgili fazla birşey bilmiyorum ama yarımcı olursanız sevinirim
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Asya Bozkurdu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 57



« Yanıtla #5 : 03 Kasım 2011, 20:00:50 »

Deguignes, Zeki Velidi Togan gibi bazı tarihçiler Türklerle, Moğolların kardeş kavim olduğunu ve aynı ırktan iki esas kütlesini oluşturduklarını ileri sürerler.Togan, Cengiz'in Türk kökenli olduğunu da iddia eder.Bu görüşe en sert tepki İbrahim kafesoğlu'ndan gelmiştir. Ona göre her iki milletin belirli bir tarihten sonra, aynı coğrafyada faaliyet göstermeleri ve atlı göçebe kültüre mensup olmaları sebebiyle kültürel ve sosyal benzerlikleri bulunmaktadır. Ancak her iki ırkın fiziksel görüntüleri ve dilleri farklıdır. Kafesoğlu, Cengiz Han' ın da Türk kökenli olmadığını ırken moğol olduğunu ortaya çıkarmıştır. Moğollar ve Cengiz Han türk ırkına mensup değillerdir.

     Moğolların en zarar verdiği kesim Müslüman devletler oldu. Tarihçiler Moğol istilasının İslam dünyasındaki ilmi ve kültürel gelişmeyi sona erdirdiği ve kendi kabuğu içine çekilmeyi meydana getirdiğini söylerler. Gerçekten de Moğollar, özellikle yerleşik Müslüman devletlere büyük zarar vererek, Maveraünnehir ve Bağdat gibi yerlerdeki medeniyetin ortadan kalkmasına sebep oldular.

    Moğolların, Türk tarihine en büyük tesiri ise türk boylarının gördükleri baskı sonucu ana yurtları Orhun bölgesinden ayrılıp önce Maveraünnehir; sonra da Kafkasya, İran ve Anadolu' ya gelmeleridir. Moğollar Türkleri Anadolu' da da rahat bırakmadılar, Kösedağ' dan sonra Orta Anadolu' daki Türkmenler batıya doğru sürüldü ve yerlerine Moğol aşiretleri yerleşti. Ancak bu durum Türk tarihinin gelişimine önemli bir etki yaparak Batı Anadolu' nun Türkleşmesine ve Osmanlı İmparatorluğu' nun tarih sahnesine çıkmasına sebep oldu. Tarihin garip bir cilvesi ise Türklerin anayurdunun bugün Moğolistan olarak anılmasıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tek Kurtuluş Yolu Milli Kin!
Börü Kağan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 507


Ben, Selim Pusat!..


« Yanıtla #6 : 03 Kasım 2011, 20:20:06 »

Hassas konular var işin içinde. Az sonra değineceğim, ancak öncelikle sorunuza yanıt vereyim;

Moğollar, Türk değildir. Ancak, Turanlıdır. Türkler'e çok yakın bir millettir, Türk kültüründen çok etkilenmiştir Moğollar. Ordu teşkilatlarından, otağlarına, yaşama biçimlerine kadar her şeyde Türk etkisi ile şekillenmiştir Moğol kültürü. O açıdan aslında ne tam Türk değildir denebilir, ne Türktür.

Cengiz Han meselesi, değineceğim konudur. Cengiz Han, kan olarak Türk değildir. Ancak, Türk kültürüyle, Türk töresiyle, Türk teşkilatlanmasıyla Cengiz Han olmuş biridir. Yani, kan olarak Türk olmasa da, Türk kültüründe büyüdüğü, Türkleştiği için Türk sayılır. Kurduğu imparatorlukta en önemli etnik topluluklar Türkler ve Moğollar idi, bu da bunun kanıtıdır.

Bir kültürün içinde yetişmek çok önemlidir. Bugün kanınız ne olursa olsun, etrafınız Türkler ile çevriliyse, Türk menfaatini üstün tutuyorsanız, Türk kültürüyle yetişmiş iseniz, Türk adetlerine tamamen uyum sağladıysanız Türk sayılabilirsiniz. Örneğin, Ermeniler içe kapanık oldukları için hiç Türkleşmemiş, dinleri ile de ayrılarak tamamen ayrı bir topluluk olmuştur. Boşnaklar ise, dinlerinin de etkisiyle Türkler'e yaklaşmıştır, bugün Türkiye'deki çoğu Boşnak kendini Türk olarak tanımlar olmuştur. Güçlü bir kültürün de bunu yapabilmesi gerekir zaten. Bir Slav ile bir Türk evlendiğinde, mesele şudur ki, doğan çocuk kendini Türk olarak tanımlayacak Türklük bilincini, Türk töresini almış olmalıdır. Bugünkü evliliklerde yapılamayan, doğan Avrupa hayranı nesilin sebebi de budur işte...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,

Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;

Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 03 Kasım 2011, 20:41:34 »

1- Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. "Hun - Türk münasebetleri" adlı tebliğ ile bunu iddia ve ispat eden Türk, Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain olmuştur. (İkinci Türk Tarih Kongresi, s. 895- 911, İstanbul, Kenan Matbaası).

2- Moğol kelimesini tarihe tanıtan Çengiz Han olmuştur. Kendisinden önce Moğollar'a (yani Moğolca konuşan boy ve uruklara) ne dendiği kesinlikle belli değildir. Sekizinci yüzyıla ait Orkun yazıtlarında görülen "Otuz Tatar" ve "Dokuz Tatar" adlı birliklerin Moğol olduğu ileri sürülmüşse de bu, bir faraziyeden ibaret kalmıştır: Çünkü bugün Moğolistan denilen eski Gök Türk ülkesinin ancak onuncu yüzyıldan başlayarak Moğollar'la dolduğu ortaya konduktan sonra Sekizinci Yüzyılın Otuz Tatar ve Dokuz Tatarlar'ın da Türk olduğu kendiliğinden belli olmuştur. Gök Türkler çağında adı geçen "budun"lardan Moğol olduğu kesinlikle bilinen ancak Kıtaylar'dır ki daha sonraki zamanlarda da tarihe Moğol olarak geçmişlerdir.

3- Fakat Çengiz'in "Moğol" topluluğu etnik değil, tıpkı "Osmanlı" tabiri gibi siyasî bir isimdir ve aralarında Türkçe konuşan veya Türk olan boylar ve uruklar da vardır.

4- Eserini On Birinci Yüzyılda yazan Kaşgarlı Mahmud, Tatarlar'ı, ayrı lehçeleri olan bir Türk kavmi olarak göstermiştir.

5- On Üçüncü Yüzyılda Büyük Çengiz İmparatorluğunu gezen Marko Polo, "Tatar" kelimesini Türkler'le Moğollar'ın ikisini birden kapsayan bir deyim olarak kullanmıştır.

6- Türkler'in kendileri de "Tatar"ı Türkler'in bir parçası ve belki de Doğu Türkçe'siyle konuşan Türkler olarak saymışlardır. Âşıkpaşaoğlu, tanınmış tarihinde Süleymanşah'la birlikte Anadolu'ya gelen Türkleri "elli bin miktarı göçer Türkmen ve Tatar evi" olarak kaydeder.

7- Osmanlı padişahlarından II. Murad zamanında, hicrî 843'te yazılıp tarafımdan yayınlanan bir tarihî takvimde Çengiz, Ögedey, Güyük, Mengü, Hülegü, Abaka, Keyhatu gibi Müslüman olmayan Çengizli kaanlar rahmetle anılmıştır. (Osmanlı Tarihine ait Tarihî Takvimler, s. 92-94, İstanbul 1961, Küçük aydın Basımevi). Yani On Beşinci Yüzyıl ortalarına kadar Türkiye'de aydınlar arasında bir Tatar düşmanlığı, Müslüman olmayan Türk'e düşmanlık diye bir şey yoktu. Bu müsamahakârlık Doğu Türkleri'ni veya Tatarlar'ı yabancı saymaktan, Çengiz Hanedanını millî bir hanedan saymaktan ileri geliyordu. Umumî bir müsamaha olsaydı aynı hoşgörürlük Bizanslılara, Ermeniler ve Gürcülere, Batılılara karşı da gösterilirdi.

8- Türkler'le Moğollar aynı kökten gelen iki kardeş millet olmakla beraber Çengiz Han, Moğol değil, Türk'tü. Çengiz'in Türklüğü tarihî geleneklerin dışında tarafsız çağdaş Çinlilerin tanıklığı ile de sabittir. Profesör Zeki Velidi Togan, 1941'de yayınladığı "Moğollar, Çengiz ve Türklük" adlı küçük eserinde, (s. 18) ve 1946'da yayınladığı "Umumî Türk Tarihine Giriş" adlı büyük ve değerli eserinde (s. 66) Çengiz Kaan'ı 1221'de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi, Çengiz'in eski Şato Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir. Şatolar ise, bilindiği üzere eski Gök Türkler'den inen büyük bir uruktur. Çengiz'in tipi hakkındaki tarihî bilgiler de (uzun boy, kumral saç, beyaz ten, yeşil göz) eski Gök Türk kağanlarınınkine uymaktadır. Çengiz'in aile adı olan "Börçegin", "Börü Tegin'in Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi "Çengiz" kelimesi de "Tengiz" yani "Deniz" kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçe'de "t" ile başlayan kelimelerin Moğolca'da "ç" ile başladığını Altay dilleri uzmanları söylemektedir.

Çengiz'in ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler üzerinde) beğlik eden bir Eçine Hanedanı kolu idi. Bu hanedanda Türk geleneklerinin devam etmekte olduğu Çengiz'in oğullarından Çağatay ve Ögedey'in adlarından gözükmektedir. "Çağa" ve "Öge" bilindiği üzere, Türkçe kelimelerdir.

9- Aksak Temir Bek'in bir Barlas gibi olması ve Barlasların Moğol uruğu sayılmasında Temir'in Türklüğüne engel değildir. Temir'in ailesi de Çengiz ailesinin bir kolu olup Barlas uruğu üzerinde beğlik etmiştir. Ruslar tarafından Temir'in mezarını açmak suretiyle yapılan incelemeler onun da uzun boylu ve beyaz tenli olduğunu ortaya koymuştur ki eski Arap ve Fars edebiyatlarındaki Türk tavsifine tamamen uygundur. Üstelik Temir'in anadili de Türkçe'dir.

10- Ne Çengiz ne Temir Bek, Aryanî tipinde değildi. Klâsik Türk tipi bazı sahtekârların iddia ettiği gibi Hind Avrupa tipi olmayıp Çinlilerle Aryanîler arasında orta bir tiptir. Mezarlardan çıkan kafatasları, eski heykeller, eski duvar resimleri ve tarihî tavsifler bunu gösterdiği gibi Arap ve Fars şiirlerinde de çekik gözlü Türk güzellerinin övülmesine dair birçok örnek vardır. Milâdî 1114'te, yani daha Çengiz'in ve Moğollar'ın ortaya çıkmasından ne kadar önce ölmüş olan Zemahşerî'nin bir Türk güzeli hakkında yazdığı şu şiirlere bakın:

"O ne kutlu bir gündü ki Yâfes kızlarından güzel ve cilveli bir kıza malik olmuştum. O güzel gözleri her ne kadar dar ise de sihir kârlık bakımından geniştir. Baktığı vakit gözlerinin karası görünürse de güldüğü zaman bu siyahlığın hepsi kaybolur."

Atsız Ata' nın Makalesinden Alıntıdır.

Atsız Atamız bize bu durumu yıllar önce açıklamış gereksiz bir tartışmaya girip birbirimizi kırmanın manası olmadığı için konu kilitlenmiştir.

ALIN OKUYUN, BU KONUNUN TAM YETKİLİSİNDEN YANİ ATSIZ ATA DAN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #8 : 25 Ekim 2015, 13:33:00 »

Tekrar okumakta bir fayda var.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.053 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.