Millî Paranın Kullanımı Ticarette Türkiye'nin Önünü Açar mı?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 04:04:18


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Millî Paranın Kullanımı Ticarette Türkiye'nin Önünü Açar mı?  (Okunma Sayısı 788 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 20 Ekim 2017, 13:06:54 »

Batı Asya'da gelişmeler var. İran Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı Türkiye'de idi. Turuncu hatta Talabani'ye özel pozisyon, Cumhurbaşkanı 'Barzani hesap verecek' dedi. Pkk'dan İdlib'e saldırı hazırlığı, Türk askeri 9 yıl sonra Zap'ta önemli bir operasyon yaptı. Işid dağılmakta artık, 1500 Işid'li Avrupa ülkelerine dönüyor.

Mhp'li milletvekili 'Davutoğlu'na 15 Temmuz gecesi nerede saklandın?' diye sordu. Mitçi Enver Altaylı tutuklanmıştı. Enver Altaylı CIA'nın en önemli adamlarından biri idi. Amerika'nın mühim adamlarından bir başkası da Osman Kavala'dır. Kendisi Tarih vakfının ve Diyarbakır kültür evinin sponsoru, Tesev'in yönetim kurulu üyesi ve açık toplum vakfı yöneticilerinden biridir. Helsinki yurttaşlık derneğinin yöneticisi, hani şu 'Ermenilerden özür dileriz' diyen dernek ve Anadolu kültür yönetim kurulu başkanı iletişim yayınlarının sahibi olan iş adamı Osman Kavala İstanbul Atatürk Havalimanında gözaltına alındı. Polis sivil toplum çalışmaları yapan Anadolu kültür A.Ş. ofisinde arama yaptı. Kavala'nın Gaziantep'te Alman Goethe enstitüsü ile birlikte gerçekleştirilmesi plânlanan bir porjenin toplantısından döndüğü sırada gözaltına alındığı ifade edildi. Uçağa binmesine izin verilmeden alındı. Kavala'nın eşi Boğaziçi üniversitesi öğretim üyesi Ayşe Buğra ve avukatlarının da Emniyete geçtiği belirtildi. Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri, Kavala'nın gözaltına alınmasından sonra Twetterından paylaştığı mesajda: 'Osman Kavala'nın İstanbul'da gözaltına alınması çok rahatsız edici' dedi. 'Avrupa Parlamentosunda serbest bırakılması için acil çağrı başlatılmasını teklif edeceğim' dedi. Soros küresel bir aktör, İspanya'da da Puigdemont Katalan sorosçu plânda belli bir rol oynadığı Katalonya bölgesinde bu plânları uygulamaya soktuğu bilinmektedir.

Gaziantep'te de bu tür faaliyetler gelişmekte olduğu görülüyor. Amerikan konsolosluğunda çalışan M.T. ve birisi daha Büyükada'daki toplantıda bulunanlar insan hakları aktivistleri, Enver Altaylı ve damadı ve Osman Kavala bu operasyonlar bütün olarak değerlendirildiğinde Amerika - Türkiye müttefiklik ilişkilerinde iç işlerine müdahale ve dayatma noktasının görünen hâlidir. Türkiye ve Amerika arasında derin bir diplomatik mücadele var.
Türk'e ait değerlerin içini boşaltıp, bunu silah olarak kullanmak artık bitti. Türk Ordusu İdlib'in kuzeyinde 4 kontrol noktası oluşturdu. Pyd, Pkk'nın savunma hatları kırıldı. Türk Ordusu merkeze doğru ilerliyor. İdlib'in kuzeyi ile merkezi arası 40 - 45 km. dir. Türk Ordusu 20 km. içlere kadar ilerledi.

İdlib'in kuzeyinde bir sabit üs oluşturuldu. Teftenaz Havalimanında da bir sabit üs daha oluşturulacak. Toplamda 14 kontrol noktası oluşturulacak. Üç sabit üs kurulacağını belirtebiliriz. İdlib ve kuzeyinde Türk Ordusu görev yapmaktadır. İdlib kapısı da ticari tırlara açıldı. Siyasî istikrar ve siyasî ahlâkın kurulması lâzımdır. İktidarların zihniyetinde menfaat değil, siyasî fikir hâkim olmalıdır. D - 8'e bir konuşma yaparken Cumhurbaşkanı dedi ki, 'ülkelerimiz arasındaki ticarette artık millî para birimlerini kullanmanın önünü açarsak D - 8 tarihinde bir devrime imza atarız. Yerli millî paralarla ticaretimizi yaptığımızda ülkelerimiz kazanacak' dedi. İran Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı İshak Cihangiri Ankara'da idi. İran ile de ticaretin millî para ile yapılması konuşuldu. Artık bir millî para kullanımı Rusya ile Çin arasında da devrededir. 1970'li yıllar gelişen ülke paraları arasındaki ilişkiler değişti.

Dalgalı kura geçildi. Avrupa perişan oldu. Kurlardaki yüksek oranlı dalgalanmalar ciddi belirsizlik yaratır. Kırılganlığı arttırır. Büyüme potansiyelini sınırlar. İşsizliği üretir. 1970'li yılların başında Amerika artık bana dolar getirene 30 - 35 dolardan altın vermiyorum demese idi, petrol fiyatları da çıldırmayacaktı. Çünkü OPEC olmayacaktı. Avrupa baktı ki, bu kur dalgalanmaları kendilerini etkiliyor, Avrupa Birliği arasında kendi para sistemlerini kurdular. Birbirleri ile ticaretlerini arttırsınlar, yabancı sermaye girişlerine ilgi ve bağımlılık azalsın, birbirleri ile ticaret yapsınlar dünyada olup bitenden daha az etkilenecek bir yeni yapıya kavuşsunlar diyelim ki Türkiye ve İran arasında bunu düşünürsek, Türkiye ve İran arasında ciddi bir dış ticaret açığı var. Evvela siyasî ilişkilerin düzelmesi lâzımdır. İki ülkenin birbirine güvenlerinin ilerlemesi lâzımdır. Ticareti tutarlı hâle getirmek lâzımdır. Türkiye'deki girişimciler, ihracatçılar Tahran'a gidip, Türk ürünlerini tanıtmak istediler. İran hep mesafeli yaklaştı, istemedi. Kapıları açmak için bir şeylerin gelişmesini istedi. Tutarlı ticaret yapmaya başlanırsa millî para hızla gelişmeye başlar. O zaman dolara, yuroya bağımlılık zaman içinde azalır. Dünyadaki büyük dalgalanmalardan daha az etkilenen bir ilişkiler kurulmaya başlanır. İran Türkiye'ye doğalgaz satıyor. Bunu TL ile satsın. Türk bankalarında hesap açsın. İsterse Türkiye'de banka kursun, para orada dursun. Fakat bu parayı da Türkiye'den mâl almak için kullansın. O zaman Türkiye'de İran'ın ticareti orta vadede söylenilen 30 milyon dolar seviyesine kolayca çıkar.

Millî paranın kullanımı ticarette Türkiye'nin önünü açar mı? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2017, 13:34:15 »

Bu hafta başında Türkiye istatistik kurumu Temmuz ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Temmuz ayı denildiğinde Haziran, Temmuz ve Ağustos ayında yapılan anket sonuçlarının ortalaması Temmuz ayı olarak açıklanıyor. Açıklanan rakama göre işsizliğimiz yüzde 10.7 olmuş. Buna iyi bakarsanız Ocak ayında yüzde 13 idi.

Temmuz ayında 10.7'ye düşmüş. Demek ki işsizlik seferberliği konusunda başarılı olunmuş. Geçen yıl Temmuz ayı işsizlik oranı kaçtı diye bakarsanız? 10.2 imiş. Bu sene 10.7 fakat o kadar fark olabilir dersiniz. Yalnız Haziran'da 10.2 olan işsizlik Temmuz ayında neden 10.7'ye yükseldi? Bir ay öncesi ile mukayese ediyorsunuz. Burada bir problem var. Sene başından bu yana bir yıl ile mukayese ettiğinizde olumsuzluk gizleniyor. Fakat Haziran ayı itibarı ile baktığınızda bir problem var. Türkiye’de işsizlik mevsimlik olarak dalgalanır.

İşsizlik Mart ayından itibaren azalmaya başlar. Dalgalı bir şekilde azalır. En düşük düzeyini Eylül, Ekim’de görür. Ondan sonra yeniden artar. Zirveyi Aralık, Ocak’ta görür. Yatay seyreder, tekrar Mart’tan sonra işsizlik azalmaya başlar. Türkiye’de Mart’tan Eylül, Ekim’e kadar işsizliğin azalması mevsimlik dalga ama buna tam tersi bir şekilde Haziran’da 10.2 olan Temmuz’da 10.7 oluyorsa tatsız giden bir şeyler var. Bir şeyler rayında gitmiyor. Bu yıl sene başından beri eğilimlere bakıyoruz.

Özel sektörde yatırım yok. Yatırım yoksa nasıl bir istihdam, işsizlik seferberliği bu? Detaya bakıldığında çırak sayısında da 1 milyona yakın artış var. Masraf maliyetlerini tümüyle Devlet veriyor ve onlar çalışan görünüyor. Demek ki işsizlikteki azalış yüzeysel, temelde istihdamda ciddi bir artış yok. Yeni iş gücüne katılanlarda iş bulmak ciddi sorunlarımız var. Taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıyoruz. İşsizlik rakamı alarm veriyor. Yıl sonunda işsizlik 12’nin altında olmayabilir.

Tüik yeni rakamları açıkladı. Bina, inşaat maliyetlerinde normal olmayan ciddi artış var. Bina satış fiyatlarında artışa bakıldığında farklı, eğer inşaat sektörü gerilemeye başlarsa ne olur? Dün Türkiye İstatistik Kurumu bina inşaat maliye endeksini açıkladı. Üç aylık dönemde açıklıyor. Bu yılın üçüncü çeyrek sonunda inşaat maliyetlerinde yüzde 14.8’lik bir artış var. Bu inşaat maliyetleri iki kalemden oluşuyor. Bir malzemeler iki işçilik, işçilikteki artış düşük 2.9 ama malzeme fiyatındaki artış çeyrek dönem itibarı ile 5.6 dır.

Geçen yıldan bu yana son bir yılda ne olmuş diye bakıyoruz? İnşaat maliyet endeksi yüzde 22.1 yükselmiş. Detaya bakıldığında işçilik yılda 12.9, inşaat malzemeleri artışı yıllık yüzde 25.1 ve tek haneli enflasyon hedefi konan bir dönemde bu nasıl açıklanır? Çok ciddi bir tehlike büyük bir dengesizliğe de işaret ediyor. İnşaat sektöründe dengesizlik var ve bu dengesizlik çığ gibi büyümeye devam ediyor. Bu başlı başına bir sorundur.

Sorunun boyutu nedir? ‘İnşaat maliyeti artıyor ama talep varsa ki bunu yapıyorlar’ dersiniz. Zira talep olmasa bu maliyetlerin bu kadar artmaması lâzımdır. Yani müteahhitler malzeme alıyor, istihdam yaratıyor. Her hâlde yaptıkları konutları satmakta sıkıntı çekmiyorlar. Her hâlde fiyat artışlarında yüzde 20’yi aşmıştır diye düşünürsünüz. Bakıyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının konut fiyat endeksleri var. En son açıklanan Temmuz ayı sonu geçen yıl Temmuz’dan bu yıl Temmuz’a 12 ayda konut fiyatlarındaki artış yüzde 11 civarındadır. İşin ilginç tarafı yeni konut fiyatlarındaki artış yüzde 10.54 eski konut fiyatlarındaki artış yüzde 11.72 dir.

Yeni konutların satışı çok zayıf, inşaat maliyet yüzde 22 artıyor. Yeni konut fiyatındaki artış yüzde 10.54 inşaat sektöründe alarm zilleri çalıyor. Büyük dengesizlikler var. Büyük stoklar var, eklemiyor. Kentsel dönüşüm de tehlikededir. Konut sektöründe gayrisafi bütçe hâsıla payı yüzde 17 dir. Buradaki bir daralma 2018 yılında büyüme bırakmaz. İşsizliği de patlatır.

Çünkü inşaat sektörü 50 – 60 sektörü harekete geçiriyor. İnşaat durduğunda onlar da durur ve korkunç bir işsizlik açığa çıkar. Yerel yönetimler en çok vergiyi Emlak’ten alıyor. Yerel yönetimlerin geliri, emlak vergisi ve imar komisyonlarının fazla mesaisi, inşaat durursa bu gelirlerde korkunç daralmalar olur. İnşaat fiyatlarındaki en önemli unsur nedir? Toprak fiyatıdır. Daire fiyatını aşağı çekmek, biraz düşerse talebi arttırabilir umudu ile nasıl yapılabilir?

Yani konut fiyatı maliyetini düşürmek için belli toprağa daha fazla daire yapılmasına izin vermek lâzımdır. Katlar öyle çıkıyor. Çünkü bu yapı içinde satış yok. Birileri devreye girecek daha fazla konut yapacak, fiyat düşecek, düştükçe diğerlerini sorunu da ağırlaşacak. Herkes kısa vadeli çözümü ararken sorunu ağırlaştırıyor. Yeni müteahhit girişimci buluyor belki ama eskinin sorununu çözümsüzleştiriyor.

Yerel yönetimlere hazine pek çok garanti verdi. Onlar bu garantilerle iller bankasından borçlandılar. Bu garantiler de patlamaya başlar. Sorunlu kredi hacminde ciddi artışlar olur. Bina inşaatı maliyeti endeksindeki artış ve konut fiyatları 2018 yılından başlamak üzere çok ciddi bir tehlikeye işaret diyor. Orta vadeli hedefe bakıldığında yüzde 5.5 büyüyeceğiz, enflasyonu tek haneye indireceğiz, işsizliği azaltacağız fakat inşaat maliyetlerindeki bilgi olanaksız diyor. Beklentiler yapay bir şekilde iyileştirerek bu sorun çözülmez diyor.

Sürekli enflasyon hesabında gıda fiyatlarını bastırıyorlar. Üretici ile etiket arasındaki mesafeyi daraltacaklar. Bu hafta başında açıklandı. Tarımsal üretici fiyatları Ekim’de yüzde 1.88 artmış. Üreticinin fiyatları artıyor. Durdurmak zor. Tek hanenin hedeflendiği bir ortamda inşaat maliyetlerindeki yüzde 25.1 artış ne oluyor? Sıkı para politikası uygulanan bir ülkede bu nasıl mümkün olur? Olabilmesinin sebebi kredi politikasının Kredi garanti fonu kanalı ile para politikasından ayrıştırılması mı? Hafta başında Putin’in bir çağrısı oldu. Bölgede yıkılan pek çok yerin yeniden inşası hakkında, Türkiye ile de görüştü. Ortadoğu’da inşaat firmaları bölgede yeniden imarı yapacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #2 : 21 Ekim 2017, 23:46:10 »


Milli para kullanımı ya da diğer adı ile para takası anlaşması tercihli ticaret anlaşmaları doğuracağından ticarette Türkiye'nin önünü kısa vadede açar mı bilemem ancak alanını açarsa daha büyük bir stratejik fayda sağlamış olur.

Umarım sadece bankaların şubesinde ya da iş kulelerinde çoğalma yaşanmaz  ya da hurma, kivi, karpuz ve kavun ticaretinden öte, vatanımıza bir takım avantajlı ticari faaliyetler kazandırır.

Var olunuz Çi-Çi..Paylaşım çok değerli...

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #3 : 30 Ekim 2017, 20:26:25 »

Piyasalarda bu hafta TCMB tarafından açıklanacak yılın son enflasyon raporu, Ekim ayı enflasyon verileri, ABD Merkez Bankası'nın yeni başkanının kim olacağı ve jeopolitik gelişmeler takip ediliyor.

Dolardaki küresel değerlenme, Hazine'nin artan borç çevirme oranlarının TL varlıklarda yarattığı baskı, ABD ve Avrupa ülkeleriyle gerilen ilişkiler ve devam eden jeopolitik endişelerle geçen hafta 3.8430'u gören dolar/TL bu haftaya 3.78'in altında başladı.

Dolar/TL TRYTOM=D3 3.77 seviyesinin altını test etti ancak kalıcı olmadı. Kur saat 1705'de 3.7819/3.7835 seviyesinde işlem gördü.

Sepet bazında TL aynı saatte 4.0873/4.0895, euro/TL ise 4.3928/4.3953 seviyesinde bulunuyor.

Dolar başlıca para birimleri karşısında üç ayın zirvelerine yakın seyrini sürdürdü. Euro ise Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikası kararı ve Katalonya krizi nedeniyle bu yılın en sert haftalık kaybını kaydettikten sonra toparlanmaya çalışıyor.

Dolar endeksi .DXY Cuma günü 95.150 ile üç ayın zirvesini gördükten sonra bugün 95 seviyesinin hemen altındaki seyrini sürdürdü.

Euro ise Cuma günü 1.1574'e kadar gerileyerek geçen haftayı yüzde 1.6 kayıpla kapadıktan sonra 1.16 civarında yatay seyrediyor.

İspanya hükümeti Cuma günü bağımsızlık ilan eden Katalonya bölgesinin yönetimini bağımsızlık ilanından birkaç saat sonra görevden aldı. Hükümet Katalonya'da erken seçim çağrısında bulunurken, Katalonya yönetiminin görevden alınan başkanı Carles Puigdemont, hükümetin bu hamlesine barışçıl ve demokratik şekilde karşı konulması çağrısında bulundu.

Öte yandan piyasalarda ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed başkanlığı için kimi seçeceği de yakından izlenmeye devam ediliyor. FED Başkanlığı için güvercin olarak bilinen Powell'ın isminin ön plana çıkması TL'nin de aralarında yer aldığı gelişmekte olan para birimlerinde Cuma günü görülen değer kazancında belirleyici oldu.

Tahvil/bono piyasalarında ise gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi Cuma günü yüzde 12.25'e kadar yükseldikten sonra spot kapanışta ortalama yüzde 12.16, valörde son işlemde yüzde 11.95 seviyesindeydi. Bugün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 11.85 seviyesinden gerçekleşirken valörde son işlem saat 1706'da yüzde 11.86 seviyesindeydi.

İki yıllık gösterge tahvil ise Cuma günü spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 12.91, valörde son işlem yüzde 12.80 seviyesinde gerçekleşti. Bugün spot kapanışta ortalama bileşik faiz yüzde 12.69 seviyesinden gerçekleşti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.