Mevcut Şartlar Altında Seçimlere Gidilmesi Demokrasi Adına Ne Kadar İnandırıcıdı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Eylül 2020, 04:00:35


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mevcut Şartlar Altında Seçimlere Gidilmesi Demokrasi Adına Ne Kadar İnandırıcıdı  (Okunma Sayısı 3313 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« : 05 Haziran 2014, 10:46:31 »

Suriye'de Beşar Esad'ın Salı günü yapılan seçimlerde oyların yüzde 88.7'sini alarak üçüncü kez devlet başkanı olduğu açıklandı. Muhalifler ise seçimleri  düzmece olarak nitelendiriyor. Bundan evvel Anayasa mahkemesi Esad'ın yüzde 73,47 oy aldığını açıklamıştı. Esad'ın rakibi olan Hasan Abdullah El Nuri yüzde 4,3 ve Mahir Haccar ise yüzde 3,2 oy aldı.

Bizde de 17 Aralık ve devamında gelişen hayati hadiselerin üzerine hemen seçimlere gidilmişti.

Sizce bir ülkede mevcut bu şartlar altında seçimlerin yapılması, yapılmış olması demokratik yolla seçilmiş lider olunduğu iddiası hususunda ne kadar inandırıcıdır? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KIZIK
KIZIK
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 221


TÜRK'ÜM, TÜRKÇÜYÜM, ATATÜRKÇÜYÜM!


Site
« Yanıtla #1 : 05 Haziran 2014, 11:08:43 »

Ben mevcut seçim sisteminin demokratik olduğunu düşünmüyorum.

Parayı bastıran aday oluyor, seçim kampanyaları falan yapılıyor.

Bunların içinden üç beş adam belirleniyor.

Vatandaşa "bunlardan birini seçeceksin" deniyor.

Bunun adı da demokrasi oluyor.

Bence demokrasi bir milletin kendi kendine gelin güvey olmasıdır. Başka bir şey değil.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Üze Tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk Budun, ilingin törüngin kim artatı?
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #2 : 05 Haziran 2014, 11:25:50 »

Demokrasi esasen bir hayat şeklidir. Hayatın her alanında, yönetimin her biriminde demokrasi yoksa o ülkede demokrasinin tüm kurum ve kurulları ile işlediğinden söz etmek mümkün değildir. Halk hiçbir zaman kendi kendini yönetmemiştir. Yönetmesi de mümkün değildir. Zira kendi kendini yönetmesi ile kendini yönetecek kişileri seçmesi farklı şeylerdir. Yaşanan kokuşmuşluk, seçimlere gidilerek demokrasinin tesis edildiği söylenirse buna büyüklenme denir. Demokrasi bir erdemdir ama nitelikli, dürüst, ahlâklı kimselerin etkin olduğu yerde ancak parlayacak bir erdemdir. Yoksa bir erdemi alın en fena sistemin içine bırakın, o en şahane erdem bakın nasıl pespaye hale gelmiş olur, olacaktır. Kimsenin lâyık gördüğü, takdir ettiği kadar değil, olduğu gibi yaşanır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Mergen Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.014


« Yanıtla #3 : 05 Haziran 2014, 15:11:20 »

Demokrasi denilen, kimin kelle sayısı çoksa onun dediği olur demektir. Demokrasiye uygun toplum var, uygun olmayan toplum var. Eğer bir toplum demokrasiyi uygulayamıyorsa bunda diretmenin gereği yoktur. Demokrasi hatalarıyla varken onu önümüze kusursuz bir kavram olarak sunuyorlar. Demokrasi kimlikten kimliğe bürünüyor. Bizim ülkemizde demokrasi mahkeme oluyor karar veriyor. İstediğini aklıyor istediğine leke atıyor. Halk bir şey bilmese de bilmediği konuda karar vermeye zorlanıyor. Bir olay olsa, haklı veya haksız bakmaya gerek kalmıyor. Çünkü kelle sayısının üstünlüğüne yönelik bir sistem.

Demokrasinin uygulamadaki bir hatası var. Bu sisteme göre halk kendini yönetmek için temsilciler seçiyor. Daha doğrusu seçtiğini zannediyor. Çünkü kendisi bir şey istemiyor, temsilci göstermiyor. Kendisine sunulanlar arasında, en iyi reklamı yapılana yöneliyor. Halka tercih senin deniyor ancak seçenekleri halk belirlemiyor. Bir anlamda zorlama.

Çoğu vatandaş, seçimlerde birilerine oy verir. Ancak oy verdiği kişiyi tanımaz. Oy verdiği parti başkanına göre değerlendirir. Oy verdiği partinin kendi ilindeki milletvekillerini tanımaz, adını bilmez. Ama oy verir. Halk kimi seçtiğini bilmez. Bilmediğini de kendisinin temsilcisi sanır. İnsan tanımadığı bir kişiyi nasıl temsil edebilir? Sadece tatmine ve memnuniyete yönelik bir kavram.

Bunun engellenmesi için, halkın kademe kademe temsilci seçmesi gerekir. Tamamen önüne geçilemez blki ama hataları en aza indirilebilir. Bunun için de her yerleşkenin seçilen başkanları ayrı bir takım olarak ele alınacak. Onlar da kendi aralarında takım oluşturacak. Oranın seçilenleri de başka bir takım. Aşama aşama en tepeye varılacak. Bu sadece temsilci adaylarını seçmeyi sağlar. Ama en tepedeki kişiye kademe kademe de olsa ulaşılabilir. Aday seçilebilir ve halk kendi seçeneklerini değerlendirme imkanı bulur.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #4 : 05 Haziran 2014, 15:58:36 »

'Demokrasinin müsamahakârlığı, evvelce kuvvetini teşkil ettiği halde bugün içindeki düşmanlarının beslenmesine yarıyor. Faşizm ve komünizm demokrasinin bu müsamahakârlığı sayesinde büyüdüler. Demokrasi buhranının sebeblerinden biri de bir ağırlık ve yavaşlık rejimi olmasıdır. Halbuki bugünkü hayat, bilhassa bazı safhalarında, çabukluk istiyor. Demokrasinin en büyük kusuru ise istidat, zeka ve kalite yerine kalabalığı koymasıdır.' H. Nihal ATSIZ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Mergen Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.014


« Yanıtla #5 : 05 Haziran 2014, 16:35:50 »

Monarşinin de iyi kötü yanları olduğu gibi demokrasinin de iyi kötü yanları var. Bunu reddet, kaldır ve yerine diğerini koy demiyoruz. Hepsi zamanla değişecek. Günümüzdeki en uygunu gibi görünüyor ama bin yıl sonra farklı bir sistem en uygunu olabilir.

Demokrasi herkesi aynı kefeye koyan, her düşünceden insana söz hakkı tanıyan, her türlü düşüncenin filizlemesine olanak sağlayan sayıya ve çoğunluğun memnuniyetine bağlı bir modeldir. Bunun içinde Türk' ün töresine karşıt olan her durum olabilir, Türk düşmanları demokrasi sayesinde korunabilir. Demokrasi yağılara da hoşgörüyle yaklaşıyor. Hoşgörü devletler yıkıyor, isyanlar başlatıyor. Yağıyı aramızda barındırıyor, onlarla birlikte hareket etmeye zorluyor. Yağıyı da koruyan bir sistemde ya onu iyi yöneteceksiniz ve hakimi olacaksınız ya da kendinize karşı kullandırtmayacaksınız ve kaldıracaksınız. Demokrasi günümüz için bize faydalı mı diye bakarsak o değerlendirmeyi de yapmış oluruz. Hatalarıyla var ve bu hatalara karşı yeni bir seçenek de doğacaktır. Çünkü her şeyin süresi, daha iyisi çıkana kadardır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #6 : 05 Haziran 2014, 17:04:41 »

Bugün siyasi güçleri devasa olan şirketler dünyayı yönetiyor ve sadece düşündükleri insan kaynaklarını ve sermayelerini dünyanın istedikleri yerine nakledip, nakledemedikleridir. Sahip olmak, kontrol etmek, medyayı sıkı düzen altında tutmak, sorgulanmaya izin vermemek önemsedikleri genel kurallarıdır. Ancak bu salıncak sistem ne yaparsa yapsın 17 Aralık ve sonrasında yaşananları asla unutturamaz, unutturamayacak!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #7 : 05 Haziran 2014, 18:04:30 »

Chp, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında, "yolsuzluk olaylarına karışan bakanların işledikleri suçu önceden bildiği halde gerekli işlemleri yapmayarak görevi kötüye kullandığı, yargı görevini etkilediği, haksız mal edindiği" iddiasıyla gensoru önergesi verdi.

Gensoru önergesi, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Gensoru'nun içeriğinde, "Tarihimizin en büyük yolsuzluk olaylarına karışan bakanların işledikleri suçu önceden bildiği halde gerekli işlemleri yapmayarak görevini kötüye kullanan, yolsuzluk olaylarının üzerini örtmek için demokrasinin işleyişini engelleyen girişimlerde bulunan, yargı görevlerini yapanları etkilemeye teşebbüs eden, haksız mal edinme, mal kaçırma ve gizleme suçlarını işleyen Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında Anayasanın 98 ve 99 uncu, TBMM İçtüzüğünün 106. maddeleri gereğince gensoru açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz" ifadeleri yer aldı.

CHP'nin Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensoru şöyle;

"Halkımızın 17 Aralık 2013 tarihinde öğrendiği, siyasi tarihimizin en büyük yolsuzluk olaylarına ilişkin ibretle izlenen bir süreç yaşanmaktadır. Bu süreçte erkler ayrılığı ilkesi askıya alınmış, Anayasal kurumlar işlevsiz kılınmıştır. Yasama organında yolsuzlukların ele alınması engellenmeye çalışılmış, yasama sorumsuzluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Yolsuzluk olaylarının üstünün örtülmesi için dikta rejimlerini aratmayan yöntemlere başvurulmuştur. TBMM'de bakanlar hakkındaki fezlekeler, milletvekillerinin incelemesine açılmayarak Meclis'ten kaçırılmaya çalışılmıştır. Ancak, CHP'nin ısrarı sonucunda dört bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu önergesi kabul edilmiştir. Kabul edilen önerge ile CHP'nin konuya ilişkin verdiği soruşturma önergelerindeki bilgiler ve süreçte ortaya çıkan diğer bilgiler bu Gensoru Önergesinin verilmesinin de gerekçelerini oluşturmaktadır. Yolsuzluk olaylarının medyada yer almaması için demokrasilerde görülmeyecek baskılar uygulanmış, ülkemizin itibarını zedeleme pahasına ilkel bir yaklaşımla sosyal medyanın yasaklanması yoluna gidilmiştir."

"Yolsuzluk olaylarına ilişkin kamuoyuna mal olmuş tüm bilgi/belgeler yolsuzluk olayları ile bu olayların üstünün örtülmesi için gerçekleştirilen yasadışı girişimlerin öznesinin Tayyip Erdoğan olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum Erdoğan Bayraktar tarafından 26 Aralık 2013 günü NTV Kanalındaki yayında açıklanmış ve Tayyip Erdoğan, Bayraktar tarafından "(…) millet ve vatanı rahatlatmak için Sayın Başbakanın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyorum. (…).ö sözleriyle istifaya çağırılmıştır.  TBMM'de temsil edilen tüm partilerin oylarıyla 4 eski bakan hakkında TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Soruşturma Önergesine konu olan yolsuzluk olaylarından da Tayyip Erdoğan'ın önceden bilgi sahibi olduğu ortaya çıkmıştır. MİT, 18 Nisan 2013 tarihli Raporuyla bilgilendirmiş olmasına rağmen Tayyip Erdoğan; Zafer Çağlayan ve Muammer Güler'i himaye ederek görevini kötüye kullanmıştır. Yolsuzluk olaylarının üstünün örtülmesi amacıyla yargı ve kolluk görevlilerinin görevlerini yerine getirmeleri engellenmiş, yargının siyasi iktidarın güdümüne girmesi ve yaşanan yolsuzluk olaylarının üzerinin örtülmesi için gerekli yasal değişiklikler de bizzat Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla gerçekleştirilmiştir."

"17 Aralık günü Tayyip Erdoğan ve Bilal Erdoğan'ın yaptığı konuşmaların ses kayıtları ve çözümleri medya organlarına yansımıştır. Aynı gün içinde gerçekleştirilen bu konuşmalarda, sabah saat 08.02'den saat 23.15'e kadar olan zaman diliminde Tayyip Erdoğan'a ait olduğu anlaşılan dolar, avro ve TL cinsinden çok büyük miktarlarda paranın Erdoğan'ın evinden taşındığı ve saat 23.15 itibariyle bu taşıma işleminin bitirilemediği anlaşılmaktadır. Para taşıma işleminin en az 15 saat sürdüğü düşünülürse, taşınan paranın tutarının milyar dolarla ifade edilebileceği anlaşılmaktadır. Tayyip Erdoğan söz konusu dinleme kayıtlarının montaj olduğunu kanıtlayamadığı gibi, 22 Nisan 2014 tarihli Grup konuşmasında "(…) Benim bakanlarımla yaptığım görüşmeleri ancak verebildiler veya eşimle, çocuğumla yaptıklarımı verebildiler (…)" demek suretiyle bu konuşmaların gerçekliğini kabul etmiştir. Paranın bakan yakınları ve bazı işadamlarının gözaltına alınmasının hemen ardından kaçırılması yasal yollarla elde edilmediğini göstermektedir. Ayrıca TBMM Başkanı, Tayyip Erdoğan hakkında CHP'li milletvekillerinin verdiği Meclis Soruşturma Önergesini, Önerge metninde Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçen konuşmaların "haberleşme hürriyeti ile özel hayatın gizliliği" ilkelerine aykırı bularak işleme koymamıştır. Bu da anılan konuşmaların doğruluğunu göstermektedir."

"Tarihimizin en büyük yolsuzluk olaylarına karışan bakanların işledikleri suçu önceden bildiği halde gerekli işlemleri yapmayarak görevini kötüye kullanan, yolsuzluk olaylarının üzerini örtmek için demokrasinin işleyişini engelleyen girişimlerde bulunan, yargı görevlerini yapanları etkilemeye teşebbüs eden, haksız mal edinme, mal kaçırma ve gizleme suçlarını işleyen Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında Anayasanın 98 ve 99 uncu, TBMM İçtüzüğünün 106. maddeleri gereğince gensoru açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz."
-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.246 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.