Köy Enstitüleri Kominist Yuvası mıdır?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:49:12


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Köy Enstitüleri Kominist Yuvası mıdır?  (Okunma Sayısı 16230 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Ziyaretçi
« : 19 Ocak 2010, 14:32:23 »

Başbuğumuzun ölümünden bu yana, Türk milleti üzerinde oynanan oyunlar ve politik anlamda destek bulan kargaşalar, iç huzursuzluk, zayıf bırakılan ekonomi, yetersiz eğitim ve Türk milletini destekleyen vakıfların, kuruluşların çeşitli iftiralarla kapatılması….
   Bu yukarıda bahsi geçen durumlar, bir milletin uyanışını engellemek, kendi ekmeklerinin yağını düşünmek, kendi menfaatleri doğrultusunda iyi niyetli bir milletin üzerinden çıkar sağlamanın öyküsüdür. Ne yazık ki Cumhuriyet ‘in ilk kurulduğu yıllardan bu yana oynanan oyun hiç değişmedi, gerek din, gerekse siyasi  fikirler üzerinden  faydalar sağlamaya çalışanlar oldu.. Türkiye ve Türk milleti geri bırakılmışlığın kucağına oturtulmaya çalışıldı. Bunu yaparken eğitimi kullanan pervasızlar bizlere yaptıkları her haysiyetsizliğin hesabını vereceklerdir!
  Türk milleti, siyasi ve ekonomik  anlamda, ne Kasile Mordahay  (kari maks) ne de Edım Simit  yanlısı bir çizgide olamaz. Çünkü her iki sistemin temeli de sadece kapitalizme hizmet ederek dış güçlerin menfaatlerini kollamaktadır. Türk milletini ne sağ ne sol, ne alevi ne suni  diyerek birbirinden ayrıştıramayacaklar!
  Daha düne kadar Köy ENSTİTÜLERİNİ , kominist yuvası ilan eden,  acuzeler ve buna destek veren, Türkçü geçinen  lemurlar, haysiyetsizler, şunu iyi bilsinler ki , ne köy enstitüleri ne de halk evleri böyle bir siyasete oyun olmamıştır. Bazı aşağılık, satılmış alçaklar, köylünün, çiftçinin bilinçlenmesinden rahatsız olan  yabancı kökenli sermaye babaları ,%90 köylüden oluşan bir milletin çoğunluğunu , güçsüz bırakmak için uyguladığı bir oyundur.Başbuğumuz köylüye, gerek eğitim gerekse mesleki anlamda gelişme göstermesini sağlamak için böyle bir yapılandırmaya gitmişti… Başbuğumuz ‘’ Köylü Milletin Efendisidir ‘’ derken ,daha yeni kurulan bir  ülkenin genel çoğunluğunu bilerek , o çoğunluğa hakimeyeti layık görmüştür… Bu rantçı piçler efendiliği Türk Milletine layık görmedikleri için, kendi hükümlerine boyun eğen, her şeye sürü gibi evet diyen bir millet yaratmak istediklerinden her türlü  yolu deneyerek köylünün eğitimsiz kalmasını sağlamışlardır!
   KANDAŞLARIM! Bir fikire kanaat getirmeden evvel düşünmeliyiz, çevre şartları , siyasi durum, her olayı zamanına göre incelersek bildiklerimiz gerçekçilik doğrultusundan şaşmaz ve daha anlam kazanır…
  Başbuğumuz ölmeden  evvel bir çok girişimlerde bulunmuştur. Tüm çalışmaları O’dan sonra, nitelikli biri daha olmadığından, kurulum aşamasında kalmış vuku bulup  maksadına ulaşamamıştır. İşte bizler oyarım kalan, tamamlanamayan, büyüyemeyen  ağaçların meyvesinden beslenerek bu güne geldik. Eğer bu ülkede eksik giden bir şeyler varsa, bunun nedeni , büyüyemeyen Cumhuriyet’tir.. Neden büyüyemedi?, ya da büyümesine izin verilmedi?....
Batıda Balkanlar’da Rusya, doğuda Amerika’nın büyük oğlu İsrail…..  Rusya sosyalizmi, Amerika emperyalizmi, Türk milleti üzeride  dayatınca, milletimizi sağ ve sol olarak ikiye bölerek  sürekli çatışma ve kargaşa hali yaratarak gerek iç huzura gerekse ekonomiye sekte vurmuşlardır. Bu günün Türkiye’sinin temelini  atmışlardır. Türkiyeyi bir sömürge ülkesi haline getirmişlerdir. Bizler içte birbirimizi yerken  onlar da bizi yemeye başlamışlardır. Kazanan Amerika  olduğu için, tepemizde Amerika bayrağı olmasa da onun bir eyaleti konumundayız …VE ARTIK BİR ŞEYLER YAPMA ZAMANI GELDİ !!!
  KANDAŞLARIM!,TÜRK milleti hiç bir ekonomik fikrin tekelinde değildir,kendi töresi, kendi sistemi, kendi inancı ile çağlar açıp, çağlar kapayan bir milletin torunlarıyız. Ekonomik ve teknolojik durumlar ne olursa olsun, insan hala tabiatına  yenik bir canlıdır. Hangi kıyafeti giyerse giysin, ölüm kaçınılmaz sondur.. Ve ne kadar imkana sahip olursa olsun insanoğlunun istekleri hiç bitmez ve bu istekler sonsuz bir şekilde çarklı gibi ilerleyen kapitalizmi besler. Sonların olduğu bu acunda , sadece erdemlerin, onurun,  ahlakın ve yüce  karakteri ile yaşayan  TÜRK milletinin seciyesi sonsuzdur….
  Ne paranın kölesi , ne  de soyu bozuk , varlığının bilincinde olmayan insanımsılardan değiliz.. Bizler YÜCE  TÜRK  MİLLETİYİZ!!  Silkelenin ve kendinize gelin! SOYUMUZU SOYLAYALIM, BÜTÜN GÖKYÜZÜ TÜRK’ÜN ÇADIRI OLSUN, TANRI TÜRK’ÜNÜ KORUSUN!!!
                                                                                                                                  KANIKEY
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 19 Ocak 2010, 14:50:20 »

Köy Enstitülerinin ve halk evlerinin kapatılması, Cumhuriyet’in eğitim örgütlerinin  yavaş yavaş kapatılması, yeni siyasal yapı içersinde ,yenilikçilikten uzak  eğitim sisteminin oluşmasına yol açmıştır.Bu durum  Cumhuriyetçi anlayıştan ödün veren , giderek Banazlaşan, uygulamalar yozlaşmalar bir birini izlemiştir. Eğitim yolu ile topluma millete yaklaşım yolunun önü kapatılmış  bu nedenle Cumhuriyet millet tarafından  yeterince anlaşılmayan  ve tepki görmeye başlayan bir sistem haline gelmiştir. Tabi bunda kimin elinin olduğunu görmezden gelmek komiklik olur geri bırakılmışlığın  en büyük silahı dindir ve onu da dış güçler her zaman milletim üzerinde kullanarak amaçlarına ulaşmışlardır.Bizler bundan sonra her adımımızı bilerek atmalıyız ve en önemlisi neyin neyden kaynakladığını iyi tespit etmeliyiz…
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bağatur-Şad
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 316


Elbet bir gün kutlu Türklük töresini bulacaktır...


« Yanıtla #2 : 19 Ocak 2010, 15:10:27 »

Katılıyorum kandaşım bu konuyu daha iyi incelemek isteyen varsa Çılgın Türkler kitabının yazarı Turgut Özakman hocayı okusun...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SANA DAR GELMEYECEK MAKBERİ KİMLER KAZSIN
GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM SIĞMAZSIN
Asil Kıpçak
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4



« Yanıtla #3 : 19 Ocak 2010, 15:38:54 »

Teşekkürler anda, bu konuda katılmamak mümkün değil. Atsız Ata'da köylü ve çiftçimizin profesör ve şehirli beyefendiler seviyesinde olabileceğini ancak ve ancak enstitüler aracılığıyla sağlayabileceklerini anmıştır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

[SIGPIC]http://profile.ak.fbcdn.net/object2/366/18/n194811941586_2233.jpg[/SIGPIC]
mesuthan
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 19 Ocak 2010, 18:10:14 »

Yücel'in başarısı(Hasan Ali), bu projeyi Büyük Millet Meclisi'ndeki şiddetli eleştirilere karşın gerçekleştirmiş olmasıdır. 1946'da bu girişim durdurulur ve sonraki yıllarda hiç karşı dayanışma olmaksızın ortadan kaldırılır. "Köy Enstitüleri 'bütün' ünün içinde İnönü'nün büyük ağırlığı olmuştur. İnönü'nün bu desteği savaş bitene, memleketimizde ve dünyada yeni bir güçler dengesi kurulana kadar sürmüştür. Çok partili döneme girilince İnönü artık eski gücünü bulamamış ve bu desteği enstitülere verememiştir. Köy Enstitüleri de, Türkiye'nin öteki reform girişimleri gibi yukarıdan geldiği, tabanda itici bir kuvvete dayanmadığı için, İnönü desteğinin ortadan kalkması enstitülerin oturduğu temellerden en önemlisinin yıkılması olmuştur." Bundan başka, kırsal kesim halkı böyle bir kuruluşun gerekliliğine
yeterince hazırlanmamıştır. Böylece proje dinamizm geliştirememiş ve kendi kendisini yürüten bir sürece dönüşememiştir.

KAYNAK:http://www.meb.gov.tr/meb/hasanali/egitimekatkilari/koy_enstitu.htm
    İNÖNÜN DESTEK VERİP PALAZLANDIRDIĞI VE BU DESTEĞİN ORTADAN KALKMASIYLA YIKILAN KÖY ENSTİTÜLERİ İNÖNÜ KADAR FAYDALIDIR ANCAK.TTK.
     
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 20 Ocak 2010, 15:31:04 »

İçe sızmalar ve başbuğumuzdan sonra nitelikli bir yönetici olmadığından bazı kesimlerce dikte edilerek dinsizlik ve koministlikle suçlanmalar olmuştur.İnönü'nün devletçi yaklaşımı da buna ön ayak olmuştur çünkü olumsuzluklar üzerinden pirim yapmaya çalışan nice soysuz var dışarıda, bizlerin bile üzerinden çeşitli yaftalarla bizleri sindirmek isteyen çaşıtlar varken bunların neye ve ne amaca hizmet ettiğinin temelini düşünmek gerek.. Oyun ve oyuncular değil oynatanlara bakalım..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOLOKAAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 20 Ocak 2010, 15:56:53 »

 Köy enstitüleri dünyanın en başarılı projelerinden biridir. Köylerini geliştirmek üzere yetiştirilen öğretmenler her alanda eğitim görmekteydiler. Enstrüman çalmaktan, motor bilgisine, çiftçilik eğitiminden, marangozluğa kadar herşeyi bilip öğrencilerine öğretmekteydiler.
Tabi ki yobazlar bunu istemediler.neden mi?
1.Kız erkek karışık diye
2.Köy ağaları köylünün öğrenmesini istemediler.çünkü herşeyi ağa biliyordu ve köylüyü sömürüyordu.okuma yazma işini ağanın adamları yapıyor ve bunun için para alıyorlardı.
3.Dünya klasikleri okutuluyordu o çocuklara.gericiler pek tabi ki okumaya kitaba karşıydılar.
4.Halk herşeyi öğrenince onları kandırması zorlaşacaktı.
Köy enstitüleri ile gerçekten bilginiz varsa karşılaştırın. Hayatında köy görmemiş şimdiki öğretmenlerle, o zamanın öğretmenlerini.
   
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BAMSIBEYREK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 106



« Yanıtla #7 : 20 Ocak 2010, 16:11:06 »

KİM, durduk yere bir egitim müessesesinin kapatılmasını ister, aydinlik getirmesine mani olabilir ki. Gercek sudur ki bu müesseseler köyü kalkındırmak için degil, Marksizm'i köylere kadar yaymak icin kurulmuslardi. Köylüyle beraber calismak, kendi ihtiyaclarini kendileri insa etmek gibi güzel uygulamalari ise yutturmaca idi. Bunları kim istemez? 26 Aralık 1952 günü TBMM'de konuşan Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri merhum, sicilli komünistlerin bu okullara tayin edildiğini, (sonradan Bulgaristan'a kaçarken öldürülen Sabahattin Ali'nin de) derslerde köy cocuklarina ciftcilik, hayvancilik dersleri vereceklerine Sovyetizm Sosyal Mücadeleler Tarihi gibi, Marksist ögretiyi öne aldiklarinin, komünizmi övdüklerinin tespit edildiğini, aile kudsiyetinin sacma bir sey oldugunun propaganda edildigini, masum köy kizlarina sarkıntilik edildigini ve hatta ickili alemlere okul binasında zorlandıklarini ve buna benzer türlü rezaleti ortaya dökmüstü.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 20 Ocak 2010, 16:12:35 »

Evet,köylünün bilinçlenmesi, bir milletin bilinçlenmesi olduğundan TÜRK MİLLETİ bilinçli bir şekilde geri bırakılmışlığın eşine getirildi!!! Çünkü sömürmek ve üzerinde yaptırım kurmak daha kolay olacaktı!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 20 Ocak 2010, 16:15:18 »

EfendiTÜRK yazıyı iyi oku! bak bakalım ben ne yazmışım sen ne demişsin, sanırım o mankurtlaşma eşiğinde ,CUMHURİYET'E karşı çıkan yobazların torunlarındasın, ancak böyle bir zihniyet bu cevabı yazar... Ya da yazmak için yazıyorsun, iki durumda da cahilliğini sana bağışlıyorum fakat sana bir öneri okurken anlamaya çalış ve anlarken de özümse ....
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.049 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.