Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini

TÜRKÇÜ DURUŞ, TÜRKÇÜLÜK, ATSIZCI GÜÇ => Türkçülerden Sorular => Konuyu başlatan: TAYMA üzerinde 05 Nisan 2009, 00:40:14



Konu Başlığı: KOSTANTİN'İN KAFATASI NERDE ?
Gönderen: TAYMA üzerinde 05 Nisan 2009, 00:40:14
KOSTANTİN'İN KAFATASI NERDE ?

--------------------------------------------------------------------------------

Andronikos IV. Manuel II.'in oğlu, Ioannes V.'in torunu nam-ı değer KONSTANTIOS XI. PALAIOLOGOS yani Bizans'ın son Kralı Kostantin'in ölümü tam anlamıyla bir muammadır. Şimdi bu muammayı ortadan kaldırmanın da tam sırasıdır.

Neredeyse bütün Roma ve Bizans Kralları gibi eşcinsel ve içki müptelası olan Kostantios XI. Büyük Türk Sultanı FATİH SULTAN MEHMET HAN (Cennet Mekan) karşısında önce Kahpe Bizans'ı savunmaya çalıştı ve Katolik dünyasından nihayetinde Katolik Kilisesinden ve papalıktan yardım dilendi. Papalık legat'ı olarak bir zamanki Rusya metropoliti Kardinal ISİDOROS İstanbul'a geldi. 12 Aralık 1452'de Isidoros Ayasofya'da union'u ilan ederek Roma usulünde ayin yaptı. Bu ayin üzerine Katoliklere ve Latinlere büyük bir kin duyan İstanbul Halkı galeyana geldi ve Kostantin'in komutanlarından biri şu meşhur sözleri söyledi; �BEN ŞEHRİN ORTASINDA LATİN PAPAZLARININ AYİN TAŞLARI YERİNE TÜRK SARIĞI GÖRMEYİ YEĞLERİM�. Buradan anlaşılacağı üzere Katoliklerden ümidini kesen Bizanslılar Giustiniani kumandasında direnişe başladılar. 29 Mayıs 1453'te Bursa Subaşısı CEBEALİ BEY kumandasındaki Azap Askerleri Haliç'ten şehre girmeyi başardılar. (Hristiyanların, dönmelerin, masonların, devşirmelerin görüşü açık unutulan bir kapıdan girildiği yönündedir. 550 yıl geçmesine rağmen fetih hazmedilememiştir.) O sırada GIUSTINIANI ölüm derecesinde ağır yaralandı. Bunun üzerine Kostantin XI. tıpkı ataları gibi Bizans Halkını bırakıp kaçmaya çalıştı. Yanındaki 200 askerle birlikte önce sarayındaki 6 sandık değerli mücevher ve altınlarını aldılar. Bir zamanlar Teodora'nın çıplak denize girdiği (bugün o yerde bir işkembeci var) yerden Haliç'e ulaşıp kaçacakken Azap Askerleri yetişti. Kostantin'in savaşarak öldüğü tamamen yalandan ibarettir. Azap Askerlerinin attığı mızrak sonucu (burnuyla dudağı arasına isabet etmiştir) orada ölmüştür. Sonra kellesi kesilmiş ve BÜYÜK TÜRK SULTANI FATİH SULTAN MEHMET HAN'a gösterilmiştir.

Kostantin'in askerlerinin başında kahramanca çarpışması, öldükten sonra İmparatorluk simgelerini taşıyan kartallı çizmelerinden tanınması tamamen efsane ve Konstantin'i yüceltmek için yapılan yazılardır. Oysa Kostantin öteki Bizans Kralları gibi savaş esnasında kendi kıyafetlerini giymiş dublörler de kullanıyıordu. Kostantin'i Azap Askerleri öldürmüş olup üzerindeki değerli eşyaları ganimet olarak almışlardı.

Şimdi soru şu? Kostantin XI'in kafatası nerede?

a) Yeni Kudüs'te.

b) Bayramiye Tarikatı'nın Fatih'te gömdüğü özel bir yerde.

c) Trabzon'daki Tekfur Sarayı'nın mahzenindeki su kuyusunun yanında.

d) Louis Claude de Saint Martin'in fanusunun içinde.

e) Pammaharistos Manastırı yani Fethiye Camiinin eşik taşının altında.

f) Hiçbiri.



Not: FETHİN 550. yıldönümünde hala bu olayı hazmedemeyen gruplar var. Bir milleti yok etmek önce tarih bilincini yok etmekle başlar. Daha sonra kimliksizleştirilen fertler sosyal hayatlarında muamma yaşamaya başlarlar. Türkiye'de HOŞGÖRÜ VE DİNLERARASI DİYALOG diye başlatılan bu kimliksizleştirme hareketi bizi temel değerlerimizden uzaklaştırmayı amaçlıyor. Bu satanist düşünce bir müddettir BÜYÜK TÜRK SULTANI FATİH SULTAN MEHMET HAN'ı hedef almaktadır.

Efendim neymiş FATİH'in annesi Surbistan Kralı JORJ BRANKOVİÇ'in kızı MARA DESPİNA'dır diyorlar. Ve bu kadın ölünceye kadar dinini değiştirmemiş hristiyan kalmış. Oysa bu ALLAH'TAN KORKMAZ KULDAN UTANMAZ zihniyet FATİH'in öz annesinin 1449'da ölen HÜMA HATUN olduğunu bilmiyor olamazlar. İşte gerçek satanist bunlardır.

Yine kendilerini İMPARATORLUK ---- olarak nitelendiren bazı gruplar FATİH'in eşcinsel eğilimleri olduğunu söyleyip bunu da iki yabancı eserden öğrendiklerini söylüyorlar.

Bununda cevabı şudur ki, KİŞİ KARŞISINDAKİNİ KENDİ GİBİ BİLİRMİŞ. Bu fikri ortaya atanların hayatları incelendiğinde kendi sapıklıkları net olarak görülmektedir.

Bu kafa asla unutmamalıdır ki,

BU VATANDA, BU TARİHTE SAHİPSİZ DEĞİLDİR.

Tunga MANAS, 29 Mayıs 2003, Fatih, İSTANBUL