Kerkük'ün Geleceği Ne Olacaktır?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 04:36:05


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kerkük'ün Geleceği Ne Olacaktır?  (Okunma Sayısı 1278 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 21 Ekim 2017, 18:38:22 »

Türkiye'de büyükelçilik yapmış James Jeffrey diyor ki: 'Eğer ben Türkiye'nin yerinde olsam Türkiye'nin yaptıklarını yaparım ve siz yanlış yapıyorsunuz. Türkiye'yi kaybediyorsunuz. Şayet böyle giderse Türkiye yoksa siz Ortadoğu'da yoksunuz.' diyor.

Orada yenilen Barzani değil, Amerika'dır. Amerika'nın bölgedeki stratejisi Şii ve Sünni çatışmasını yaratmaya yöneliktir. Bunu neden temel strateji alıyor? Amerika neden Suudi Arabistan'ı dost tutar da İran'ı düşman tutar? Körfez ülkeleri başta olmak üzere 1973 yılından itibaren başta dünyanın en fazla petrolünü üreten Suudi Arabistan petrolünü dolarla satar. Suudi Arabistan'ın şu anda en büyük petrol alıcısı Çin'dir.

İngiliz ve Amerikan bankalarından dolar satın alarak ki sadece İngiltere komisyon olarak yüzde 4 alarak epey bir kâr elde ediyor, dolayısıyla bölge ülkelerinin toplam petrolünün dolarla satılmasından Amerika'nın yılda ne sağladığına bakarsak doğrudan 1 trilyon dolar geliyor. Çin yuanının altın karşılığı var. Ancak Amerika dolarının altın karşılığı yok. Şimdi bu mekanizmada büyük sıkıntılar çıkmaya başladı. Bunun sebebi Çin Suudi Arabistan'a diyor ki: 'Bak ben sana altın karşılığı olan para getiriyorum. Yuan ile bana petrol sat.' Suudi Arabistan'da diyor ki: 'Sen bana dolar getir.' Dolar getirmesi için ne yapacak? İngiltere ve Amerikan bankalarından dolar satın alacak, Suudi Arabistan'a doları verecek ve petrolü alabilecektir.

Bu doların karşılığında altın olmadığı için ve kendi yuanı karşısında altın olduğu için yavaş yavaş sistem tıkanmaya başlıyor. Dünyadaki toplam rezerv paranın yüzde 41'i dolar, yüzde 29'u yuro, yüzde 8'i paund ve yüzde 10'u da yuan olmuştur. Bir yıl içinde Asya yatırım bankası kurulduğundan bu yana yuan rezerv para olmuş. Bundan iki, iki buçuk sene sonra yüzde 20'ye çıkacağı var sayılıyor. Yuan altın değerini kazandıkça Amerikan doları çok büyük sıkıntıya giriyor. Amerika bölgede Şii Sünni çatışması çıkararak körfez ülkelerinden petrolün dolarla satılmasını sürekli hâkim kılmaya çalışıyor. Bu stratejinin arkasındaki sebeplerden önemlisi dolardır. Amerika için bu sebepten Pkk daha değerli oluyor. Bölgedeki istikrarlaştırmayı Pyd, Pkk ve Peşmerge ile sürdürmeye çalışıyor.

Bazı mezhepçi yazarlar şöyle diyor: 'Kerkük'ten Barzani'yi çıkardın ama Haşdi Şabi'yi getirdin.' Akp milletvekili 'Haşdi Şabi terör örgütü' diyor. İçerideki mezhepçiliği kışkırtmak için bir propaganda izliyorlar. Amerika Irak merkezi hükümetine dedi ki: Kerkük meselesi seninle Kürtler arasında bir sorundur. Bunu ben çözeceğim, çözene kadar da petrolü ben alacağım.’ Anlaşmazlıklardan faydalanıp, İsrail ve Amerika Erbil üzerinde pek çok yatırım yaptı.

2003 yılından bu yana Erbil’den zemini ayarladı. Barzani İsrail’e yakın olduğundan İran’a da yakın olmaya çalıştı. Ancak İran İsrail ve Amerika’nın kullandığı biri olduğu için Barzani’nin yakınlığını benimsemedi. Peşmerge ağlayarak kaçıyor.

Barzani diyor ki: ‘Bize yurtseverler ihanet etti.’ Altunköprü’yü alıyor. Bu füzeler Alman füzeleridir. Silahlar Erbil’e iniyordu. Oradan diğer bölgelere dağılıyordu. Almanya Işid ile mücadele ittifakında Pyd’ye gönderiyordu ancak Almanya bilerek bu füzeleri Barzani’ye gönderiyor. Barzani’de bir kısmını Pyd’ye bir kısmını da Peşmerge görünümlü Pkk’ya gönderiyor. Deyrizor’da da bu füzeler kullanılıyor.

Barzani son nefesini vermektedir. Almanya neden bu füzeleri Erbil’e gönderdi? Irak merkezi hükümetini doğrudan hedef alan bu füzeleri İsrail’in isteği üzerine Ürdün vasıtası ile Barzani’ye verdi. Alman yapımı bu füzeler Pyd tarafından Rakka’da da kullanılmış. Altunköprü’ye kadar Irak merkezi hükümetinin ordusu ve Haşdi Şabi geliyor.

El – İbadi diyor ki: ‘Kesinlikle Erbil’e ilerlemeyin.’ Amerika ve İsrail yeniden Barzani’yi güçlendirmesin diyerek, BM güçleri girmesin. Şayet Türkiye ve İran bu ilişkileri derinleştirerek devam ettirirse ilerde Irak toprağı bir bütün hâle gelecektir. 3000 tır geldi. Ürdün ve Suriye hava sahası var. Ancak Ürdün hava sahası yolu ile gelmiş olmalıdır. Barzani’nin yerine biri gelecek. Irak ne kadar kuvvetlenirse Barzani’nin yerine kim gelirse gelsin etkisiz kalır. Türkiye için Telafer ve Kerkük en önemli meseledir. Irak Anayasası’na göre özel statü için ‘üç vilayet bir araya gelmelidir’ maddesi var.

Sizce Kerkük’ün geleceği ne olacaktır? Teşekkürler.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2017, 19:59:44 »


Atatürk’ün o dönemki görüşmelerde ısrarla üzerinde titrediği Musul ve Kerkük’ün Türkiye’ye bağlanması hususunda dönemin siyasi durumuna bağlı olarak Lozan görüşmeleri ve ardından gerçekleşen Haliç konferansında da bir sonuç alınamamış, çözüm o dönemki adıyla Cemiyet-i Akvam’a yani Birleşmiş Milletlere bırakılmıştır. Ancak İngiltere’nin Türkiye’yi engelleme çabaları ve girişimleri ne yazık ki burada da etkisini gösterecek ve Milletler Cemiyeti Müfettişlerinin Türkiye lehine vermiş olduğu kararlara rağmen konu sonuçlandırılamayacaktı.

Bunun üzerine Ankara tarafından son çare olarak görülen askeri harekât seçeneğinin devreye sokulmasına karar verildi. Bu kararın alınmasında aslına çok zorlanıldı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti savaştan yeni çıkmış olmanın verdiği güçlükleri yaşıyor ve tabir yerinde ise atacak tek bir kurşunu kalmıştı. Türkiye’nin bekası açısından tam bu çalışmaların hızlandığı dönemde Anadolu’da şeriatın elden gittiği gerekçesiyle Şeyh Said İsyanı başlatıldı.

Türkiye’nin en kritik döneminde yaşanan bu isyan dini motiflerle gerekçelendirilmişti. Bu isyan Türkiye Cumhuriyeti’nin dikkatinin dışarıdan çok içeriye yoğunlaşmasına yol açtı. Nitekim isyan bastırıldı ve sorumluları cezalandırıldı. Ancak bu isyanın faturası çok ağır oldu. Ne yazık ki Türkiye Musul ve Kerkük’ü teslim etmek zorunda kaldı.

Bugün yaşanan ve yaşanması ihtimali olacak olaylar adeta geçmişin bir izdüşümü gibidir.

Tarih her zaman ders almayanlar için tekerrürden ibarettir.

Bölgedeki tarihi süreç içinde bütün karışıklıkların baş aktörü olan İngilizlerin Türk Devleti’ne sızmış olan siyasi ajanlarının tamamen tespit edilerek yok edilmesi gerekmektedir.

Tan Hu
21.10.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TÜRKÇÜGÖKHAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 352


%100 Türk!


« Yanıtla #2 : 21 Ekim 2017, 22:20:46 »

Lozan'da bir anlık gaflet neticesinde ve  İsmet'in korkaklığı yüzünden Kerkük'ü elimizden kaçırdık. Halbuki Dr. Rıza Nur, ta o yıllarda kerkük'ün önemini belirtmiş, ileride başımıza bir k.rdistan belasının çıkacağını, çok önceden hissetmişti.

Her koyun kendi bacağından asılır. Bu saatten sonra asıl önemli olan bizim tavrımızdır. Dış güçler tıpkı Lozan'da olduğu gibi, yine aleyhimize taraf olacaklarından yana hiç şüphem yok. Yani kısacası Kerkük'ün kaderi, Türkiye'nin tutumuna kalmıştır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir.
Şu Tegin
Kara Ozan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 100



« Yanıtla #3 : 22 Ekim 2017, 13:11:51 »

Türkiye Kerkük'ü eline alabilecek güce sahip midir? Ya da sisayi zekaya
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TÜRKÇÜGÖKHAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 352


%100 Türk!


« Yanıtla #4 : 22 Ekim 2017, 13:31:25 »

Türkiye Kerkük'ü eline alabilecek güce sahip midir? Ya da sisayi zekaya
Ne yazık ki hayır. Bu devşirme hükümetle zor görünüyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir.
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 22 Ekim 2017, 20:46:37 »

Türkiye Kerkük'ü eline alabilecek güce sahip midir? Ya da sisayi zekaya
Ne yazık ki hayır. Bu devşirme hükümetle zor görünüyor.
Devşirme dahi değil bunlar abi. Hiç değilse devşirme yeniçeriler bir işe yarıyordu. Ankara Savaşı'nda Bayezid'in yanında ölümüne savaşmalarıyla sadakatlerini göstermişlerdi. Bunlar ise anca Türklüğe saldırmakla meşgul. Bilmiyorlar ki Türklüğün kılıcı onlardan keskindir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TÜRKÇÜGÖKHAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 352


%100 Türk!


« Yanıtla #6 : 22 Ekim 2017, 22:56:29 »

O devşirme yeniçerinin başında Bayezıt gibi güçlü bir hükümdar vardı. Bayezıt iradesi zayıf bir padişah olsaydı, ne yeniçeriye ne de diğer kullarına söz geçirebilirdi.

Şimdi, ise durum çok daha farklı. En başta şuan ki, reis-i cumhurumuz olacak herif devşirme. Yani ayaklar baş oldu. Ülkenin idaresini bir devşirmeye teslim ettik. Tanrı sonumuzu hayır etsin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.217 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.018s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.