Kemalizm ile Atatürkçülüğün Farkı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 20:13:12


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kemalizm ile Atatürkçülüğün Farkı  (Okunma Sayısı 4495 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erleg HAN
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 4


« : 08 Kasım 2015, 22:36:51 »

Merhabalar otağa yeni katılmış bulunuyorum ve burada okuduğum bir yazıda geçen "Irkçılık Kemalistlerin hoşuna gitmiyorsa, Kemalizm de ırkçıların hoşuna gitmiyor. Atatürk Milliyetçiliği var olsun." bu söz aklıma takıldı acaba Kemalizm ile Atatürkçülüğün farkı nedir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #1 : 08 Kasım 2015, 22:58:12 »

"Irkçılık Kemalistlerin hoşuna gitmiyorsa, Kemalizm de ırkçıların hoşuna gitmiyor." Bu söz Atsız'a ait olan sözdür. Atatürk milliyetçiliği var olsun sloganını atan şu kemalist beyinlerdir.

Atatürkçülük, kemalizm'den epey sonra ortaya çıkmış bir kavram. Görünüşte ikisi de aynı fikir sistemidir. Bakın bugün sağcısı, solcusu, sosyalisti, hûmanisti ve diğer birçok zümreler kendilerine Atatürkçü/Kemalist demektedir.  Bu zümrelerden bazısı  birbirlerine zıt olabiliyorlar. Ama yine de Atatürkçülük adı altında birleşebiliyor.  Bunlar da gerçekten Ata'nın izinden gitmeyip onun heybetli varlığını kendi zehirli emellerine karşı kullanıyorlar. Bugün gerçekten Ata'yı takdir eden, onu seven, düşüncelerine ehemmiyet veren kişiler kendine Atatürkçü/Kemalist demezler.

Kemalizm veya Atatürkçülük Gazi Mustafa Kemal'den ilgisiz bir ideolojidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.953



« Yanıtla #2 : 08 Kasım 2015, 23:06:28 »

 Kemalizm kavramı sol kafaların savunduğu bir sistemdir. Bu Türk düşmanları 'AtaTÜRK' kelimesinde Türk adının geçmesine dahi telaffuz edemezler. O yüzden kendilerine Kemalist derler. Atatürkçülük konusunda gelirsek; Atatürk'çülük, Atatürk'ü sevmek, saymak ve izinden gitmek ise ben de bir Atatürkçüyüm. Ama ben aynı zamansa Fatih'e de saygı duyarım, severim sayarım, izinden giderim. O halde ben aynı zamanda Fatihçiyim.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #3 : 09 Kasım 2015, 13:29:43 »

Türkçü Otağa,

Türkçülük Okuluna Esenlik Getirdiniz.

Esenleşme Köşesinde kendinizi tanıtın Erleg Han.

"Irkçılık Kemalistlerin hoşuna gitmiyorsa, Kemalizm de ırkçıların hoşuna gitmiyor."(Atsız)

“Kemalizm ile Atatürkçülük Arasındaki Ayrım Nedir” diye bir soru yönelttiniz…

İkinci Dünya Savaşı’na uzanan Turancılık akımının varlığı, Cumhuriyet döneminde de gücünü korumuştu. Dönemin birinci kuşak diye ifade edebileceğimiz Türkçüleri Gökalp, Akçura, Ağaoğlu, Tanrıöver, Tekinalp, Cumhuriyet Fikirlerinden uzak kalmamışlar ve çalışmalarını bu dönemde de devam ettirmişlerdir.

Türkçüler, Osmanlının son dönemlerinde saflarını padişahlık makamına karşı sıkılaştırmış ve milliyetçi ideolojinin gelişmesine büyük katkılarda bulunmuşlardı. Dönemin fikir adamlarının takipçileri olan Gök Bilge Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu, İsmet Tümtürk ise siyasal ve ülkü ekseninde farklı bir yolda ilerlediler.

Bu duruma bir nebze 1930’lar sonrası devletin Milliyetçiliği resmi elle Kemalistleştirme çabası ve Türk Ocakları’nın kapatılması gibi önlemler alması etkili olmuştur. Geleneksel Türkçü - Turancı akım ile Kemalist yapı arasındaki en belirgin ayrım bu dönemde yaşanmıştır.

Kemalizm’in milliyetçiliği ile Turancılığın ayrışması, Türkçülüğün yönünü de belirlemiştir.

Kemalist yapı Türk Ocaklarının milliyetçilik anlayışı yerine CHP’ye bağlı Halkevleri kurumunu yaygınlaştırarak fikri zemini tekeline almaya çalışmıştır. Kemalizm’den farklı bir milliyetçiliği savunan Türkçülerin temel itiraz noktası; Kemalist siyasetin (onların değimi ile Kemalist Ulusçuluk) soyut olmasıdır ve millet kavramını herkese açık bir zeminde kurmayı hedeflediğinden, bu Türkçüler için kabul edilemez bir varsayım olarak temel zeminde durmaktadır.

Bizim için milliyetçilik anlayışı ise milletin daha saf, ırk birliği temelinde bir birlikten teşekkül etmesidir.

Ulusçuluk, Atatürkçülüğün prensiplerinden ilkidir. Atatürkçülüğün diğer ilkelerine giden yol milliyetçilikten geçtiği gibi, Türk İstiklal Harbini ve İnkılabını başarıya götüren yol da milliyetçilikten geçmektedir. İşte tam bu noktada Kemalist ideoloji ile Atatürkçülük ayrılmaktadır.

1920 yılında yayın hayatına başlayan Kemalist düşüncedeki “Hakimiyeti Milliye” gazetesinin Türkçü-Turancı düşüncesine aynı zamanda Milliyetçilik zeminindeki Atatürk İlkeleri ile de ters bir akılda, sığ düzeydeki bakış açısı bütün ayrımları özetleyecek niteliktedir.

“Avrupa emperyalizminin, küçük kavimleri bir diğeri ile mücadeleye sevk ederek, bir tarafı himaye etmek suretiyle asırlık siyasetini tekrara yol bulması mümkündür. Irklara bağlı milliyet prensiplerinin ne korkunç emperyalizm istilalarına ait olduğunu, hususiyle ırkın hiçbir yerde hiçbir millet için itirazı kabul edilmez bir esas olmayacağını bir taraftan umumi harp, diğer taraftan cihan tetkikleri kafi derecede ispat etti.... Bir milliyet esası, ancak mahiyeti itibari ile her milletin ekseriyet teşkil ettiği ve uzun bir mazinin hatıratına, eski bir medeniyetin geleneklerine dayandığı hudut dahilinde sakin olan bütün ahaliyi ayni siyasi ve hukuki vasıflar ile kucağına alacak bir milliyet olabilir. Bunun haricinde ırklara ve ne tarihin ne de alemin açıklıkla tayin ve ayrılığa gücü yetmediği karışık ve galeyana getirilmiş hatıralara dayanarak, bir hudut içinde yaşayan insanları bile bir diğeriyle mücadeleye sevk edecek bir milliyet prensibi bu asrın prensibi sayılamaz... Milli vaziyetimiz hududumuzla kararlaştırılmış bir milliyettir. Bunun dahilinde yaşayan insanları ırkları ve kavimleri ne olursa olsun milletdaşmış addediyoruz... Biz hiçbir milleti ırkımız içinde boğmak istemediğimiz gibi ırkdaşımız menfaayine ayrı bir ırka mensup vatandaşlarımızı da rencide etmeyi kabul edemeyiz...”  (Kurtuluş Savaşının İdeolojisi, Hakimiyeti Milliye Yazıları, Yay.Haz.: Hadiye Bolluk, 1. Basım, Kaynak Yay., İstanbul, 2003, s.42-44.)

Türkiye Halkaları teranelerinin temeli niteliğinde yukarıda yer alan Kemalist düşünce kendini özetlemiştir.

Türk İnkılabı, milli haslet, milli seciye ve karakterin, millet olarak takip edilen amacın, erişilen hedefin bizzat kendisidir. Bu bakımdan o dönemde Türk İnkılabının temeli Atatürk’ün ilkeleştirdiği prensiplerden teşekküldür.

Türk milliyetçiliği, millî menfaatleri fert, zümrecilik menfaatleri üzerinde tutmayı, kişisel ve özel, millî ve toplumsala tabi kılmayı, fertler ve nesiller arasında daha şuurlu ve daha kuvvetli, sağlam bir dayanışma ve bağlılık yaratmayı hedef edinmiştir. Yani Türk Milliyetçiliği toplumcudur, genelci değil…

İmparatorluktan Cumhuriyet’e miras kalan Türk Ocağı (1920’de İngilizler tarafından kapatılmasından sonra) 1924’te yeniden faaliyete başladı.

Yine Türk Ocakları’nın 1924’te yapılan 1. kongresinde Ocakların birinci görevi “ lisan hudutlarını tehlikelere karşı korumak ikinci görev ise Türk Devrimi’nin bekçiliğini yapmak” olarak belirlenmiştir.

Kongre sırasında Türk’ün tanımına ilişkin tartışmalar Turancı görüşlerle Kemalist düşünce arasındaki ayrımları daha da arttırdı. (Günümüzdeki tartışmaların temeli o dönemlere dayanıyor. Aynı kafalar yine sahnelerde boy göstermektedir)

Etnik kökenin ölçü alınması durumunda doğal olarak Orta Asya’nın Türk unsurları ile ortak gerçekliği (Kemalistler ‘ortak köken iddiaları’ diyecek kadar Türkümsüdürler) gündeme gelirken Anadolu’da yaşayan farklı kökenlerden gelen etnikler (Kemalistler yurttaşlık-yoldaşlık laflarını pek sevdiklerinden etnik lafını kullanmazlar) tanım dışı kalacaktır.

1927 yılında Türk Ocağı CHP’nin tamamen denetimi altına girdiği halde Turancı düşüncelerin ocaktan uzaklaştıramaması neticesinde 1931 yılında kapatılmıştır. Ocak düşüncesinin yerini Halk Evleri almış, halkçılık hareketlerine yönelim gösterilmiştir.

Yaşasın halkların kardeşliği ve Kemalist kafalar…Yaşasın ki o kafaları ezelim…

Tan Hu”Emre”
09.11.2015
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #4 : 09 Kasım 2015, 14:30:35 »

Ne Kemalizm ne Atatürkçülük, her ikiside safsatadır. Bizim kutsal yolumuz bellidir. Bunlar Türk çocuklarına ülkü olamazlar. Atatürk Türkçülük siyasetini tatbik etmeye çalışmş bir dehadır.

Padişahların koyun sürüsünü (reaya) millet yapmış, tam on asırdir unutulan veyahut uyutulan milli kimliği tekrar canlandırmıştır. Türkçülerin bu devrimler olurken onu bazı noktalarda tenkid etmeleri, tamamen milli refleks ile olmuştur. Yoksa saygıda ona kimse kusur etmemiştir. Biz arap veya germanik konunlar yerine Türk Töresi ile idare edilmek istiyoruz demişlerdir, ve haklıydılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Erleg HAN
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 4


« Yanıtla #5 : 24 Kasım 2015, 02:32:30 »

Cevaplarınız için çok teşekkür ederim hepsini dikkatle okudum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.018s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.