İstanbul Neden Dünyanın En Fazla Ele Geçirilmek İstenen Şehirlerindendir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 05:29:58


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İstanbul Neden Dünyanın En Fazla Ele Geçirilmek İstenen Şehirlerindendir?  (Okunma Sayısı 837 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 11 Ekim 2017, 18:42:46 »

6 Ekim 1923 yılından bu yana İstanbul'un kurtuluşudur. Bir şeyi bilmek onun kökenlerini bilmekle mümkündür. İstanbul'un fethi, daha sonra I.Dünya Savaşında İstanbul'un işgal altında düşmesi ve sonra Mustafa Kemal önderliğinde Kuvayi Milliye ordumuz tarafından işgalden kurtarılması gibi olgularda hep şu var.

İstanbul'un tarihinde kuşatmalar, işgaller, kurtuluşlar sadece bu birkaç olayla mı sınırlıdır?

İstanbul dünyanın en fazla ele geçirilmek istenen şehirlerinden birisidir. Geçmişte devletmiş. Son Marmaray kazıları yapıldı. Pek çok arkeolojik bulgu elde edildi. Nerede? Sur içinde, yani Yunanlıların Bizans adını verdikleri yer içinde yapılan kazılarda şehri Constantin'in kurduğu efsanesi göçtü. Constantin'den 8 - 9 bin yıl öncesi orasının bir şehir olduğu anlaşıldı.

Üç dört yıl öncesine kadar giden tarihsel bilgi bir kazı ile Marmaray kazıları sonucu çökmüş bulunuyor. Artık hiç kimse İstanbul tarihini anlatırken İstanbul Constantin tarafından kurulmuştur, cümlesi ile başlayamaz. Yunanlıların artık kendilerine mâl edebilecekleri bir kent olmaktan çıkmıştır. Ayasofyayı dikmiş oraya fakat İ.S. 400'lere doğru İstanbul Vizigotların işgaline uğramış.

Artık Yunanlıların şehri değil. İstanbul bu Vizigot işgalinden nasıl kurtulmuş? Türkler kurtarmış. Yazılı tarih dönemlerine bakınca İ.S.400'ler, Attila'dan önce Hun Türkleri Tuna boylarında yaşarlardı. Hun Türkleri İstanbul'u Vizigot yıkımlarından, katliamlarından kurtarıyor. Verirken de koşullu veriyor. Bize şu kadar vergi vereceksin diye. Bizans Hun Türklerine vergi, haraç veriyor. İstanbul'da Türk varlığı 1453 yılında başlamış değildir. 450 yıllarında bu defa vergi ödenmeyince Hun Türkleri kuşatıyor İstanbul'u, Attila döneminde İstanbul tekrar kuşatılıyor, hatta bir büyük deprem oluyor. İstanbul'un surları Türkleri engellemek için yapılmıştır.

Hunlar ile Bizans arasında çeşitli anlaşmalar oluyor. Bizans sınırları içinde de Hunlar mevcut, yaşamakta idi. Ayasofya'da 550'lerde Hun modası egemendir. Giyim, kuşam ve saç traşında Hun Türklerinin modası var. Prokopius'un Bizans'ın Gizli Tarihi adlı kitapta bu bilgiler mevcuttur. Saçlarda daima Hun Türklerinin modası vardır.  Başlıkları, giydikleri gömlekleri, ayakkabıları hep Türk modası var. Türklerin giysileri, saç kesimleri tamamen modadır. Ayasofya'nın içinde mermerlerinde sert nesne ile kazınmış Runik yazılar vardır. Bu yazı için sözde Viking yazısı imiş.

Böyle bir şey mümkün değil, çünkü Bizans'ta hiç Viking kral ve kraliçe olmadı ama Türk kral ve kraliçe oldu. Bizans ile Hun Türklerinin arasında müttefiklik var.

Sizce İstanbul neden dünyanın en fazla ele geçirilmek istenen şehirlerinden birisidir? Teşekkürler.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #1 : 11 Ekim 2017, 19:01:22 »

GÜZEL OLMASINA GÜZEL BİR YER DEĞİL İSTANBUL,
OLSA OLSA DİNLERİN MERKEZİ OLDUĞUNDANDIR!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #2 : 11 Ekim 2017, 19:07:32 »

Ele geçirmek isteyenler belki güzelliğinden veya büyüleyici olmasından etkilenmişlerdir. Geçmiş zamanda uzun dönem Doğu Roma'nın olması el değiştirememesi de bazı ulusları ve komutanlarını etkilemiştir, kimsenin uzun süre ele geçiremediği istila edemediği bir yeri ele geçirmek ün ve şöhret kazandırırdı, büyük bir tatmin meselesiydi belki de. Coğrafi jeopolitik yönü de belki etkili olmuş olabilir. Hun Türklerinin ele geçirmek istemesi de bana göre İstanbul'a özgü değildi. Türkler her zaman her yeri ele geçirmek ister. Biz böyle bir ırkız, dünyaya hükmetmek isteriz.
Bazı dönemlerde de İslam peygamberi Muhammed'in söz ve söylemleri de İstanbul'u ele geçirmek için motive kaynağı olmuştur. Arapların kuşatmaları da var. Bu söylem etkili olmuştur. Diğer yandan Osmanlı'nın ele geçirmek istemesi de Türklerin altta yatan dünyaya hükmetme hayalinden ve cihad anlayışından olabilir. Belki de Anadolu siyasi birliğinin sağlanması amacıyla veya Avrupa'ya açılan kapı olması bakımından da olabilir. Bizans büyük düşman ve tehlike olarak da görülüyordu. Birçok dinin de bulunması, kutsal görülmesi etkili olabilir.
1. Dünya savaşında işgal ise , tüm Osmanlı'nın başkenti olması, kalbi olması bakımından önem arzediyordu.
Günümüzde ise belki tarihi, daha çok jeopolitik özelliği veya üstüne yüklenen manevi bir değerle ilgili olabilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #3 : 11 Ekim 2017, 19:32:53 »

İstanbul için Atsız Ata'nın yorumları:

'İstanbul'un seyyah şehri olmasını isteyenler, bunun ahlâkımızda açacağı yaraları düşünemiyorlar. Seyyah şehri demek, bir alay yabancı ve ahlâksız zenginin keyfini yapmak için açılmış sefahat ve fuhuş yuvaları ile dolu şehir demektir. İstanbul'a para vermek, sefahat ve ahlâksızlık yapmak için bir sürü budala milyoner değil, eski tarih eserlerini görmek için ciddi bilim adamları gelmelidir. Yabancı milyoner sefahat yaparken kaç Türk genci onları kıskanarak kendisini girdaba atacaktır, hiç düşünülüyor mu?

Sözün kısası: Kendimize dönelim. Ahlâk, edebiyat, musiki, giyim, zevk, yemek, eğlence, hukuk, aile, görenek, gelenek ve her şeyde millî olalım.' Atsız, Gençlik ve Ahlâk, Türk Ülküsü, s: 57

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #4 : 11 Ekim 2017, 19:49:47 »

'Millî ülküler, milletleri yüzyıllar boyunca ayakta tutacak enerji kaynağıdır. Ülkücü milletler fedakâr insanlarla doludur. Fedakâr insanların çokluğu, her türlü insanî meziyetlerin hâkimiyeti demektir. İnsan toplumları insanî meziyetlerle yaşar. Hayvanlaşmış toplumlar refah ve dıştan büyüklük içinde olsalar da, yıkılmaya mahkûmdur. Eski Roma gibi.

Türk milleti, ülküsü olan mutlu toplumlardan biridir. Bütün tarihi boyunca büyüklük ülküsü ardında koşmuş, birlik ve fetih savaşları yapmış ve I.Dünya Savaşı'nın sonuna kadar da daima bir büyük devletin sahibi olmuştur.

Bugün, Türkler arasındaki mayalanmanın Kızılelma, Turancılık, Uluğ Türkistan veya Büyük Türkili adlarıyla adlandığını görüyoruz. Bunun mânâsı 'büyüyüp birleşmek' veya 'birleşip büyümek istiyorum' demektir.

Ancak kabiliyetli ve enerjik olanlar büyüklük ülküsü ardında koşar. Çünkü büyüklük ülküsü, büyük fedakârlıklar ülküsü demektir. Bundan dolayıdır ki, korkaklarla aşağılıklar büyüklükten korkar, daima küçük kalmak isterler.' Atsız, Büyüklük Ülküsü, Türk Ülküsü, s: 25

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.