İran, Suudi Arabistan'da Bir Karışıklığı Tetikleyebilir mi?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Temmuz 2020, 08:50:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İran, Suudi Arabistan'da Bir Karışıklığı Tetikleyebilir mi?  (Okunma Sayısı 1798 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« : 30 Mart 2015, 21:21:04 »

Suudi Arabistan'ın nüfusunun % 6'sı Zeyidi, bütün Şiilerle beraber % 12 - 14'ü bulmaktadır. Suudi Arabistan'ın içinde en fazla petrolün çıktığı Ahsa denilen bir Doğu bölgesi bulunmaktadır. Esasen burası Suudi Arabistan'ın en fakir en geri kalmış bölgesi olarak da bilinir. Çoğunluğun Şii olduğu bir bölgedir. Burada giderek siyasetle içli dışlı olmuş bir kesim vardır. Sık sık haklarında idam kararları çıkan, ciddi bir baskı politikası mevcuttur. Silahlı bir kalkışma yoktur ancak zaten Suudi Arabistan içinde silahlı bir kalkışmaya da pek imkân verilmemektedir. Biraz da bu nedenle savunma harcamaları yüksektir. Dışarı ve aynı zamanda içerideki tehdit saydıklarına karşı kullanmak üzere silahlanmaktadır. Bugünün şartlarında El Kaide, Işid ve benzeri hiçbir örgüte Suudi Arabistan'da örgütlenme, yayılma ihtimali pek tanınmamakta, hatta terörle mücadele bağlamında dünyanın en başarılı ülkelerinde örnek olarak verilmektedir. Diğer küçük körfez ülkelerinde Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bu üç ülkede daha çok siyasî bir sıkıntıya sebep olabilir. Örneğin Umman hâlâ bugünkü saldırıya da katılmadı. Genellikle pasifist bir siyaset izlemektedir. Katar'da diğerlerinden farklı bir siyaset izlemektedir. Şu an Abdullah Salih devrede, 33 yıl boyunca Yemen'i yöneten, Husilerle de dövüşen yönetici, Suudi Arabistan tarafından gözden çıkarıldıktan sonra Husilerle işbirliği yapar bir duruma düştü. Ordusunun önemli bir kısmı hâlâ ona bağlı askerlerden oluşmaktadır. Yani Husilerin bu son iki yıl içindeki ilerlemesinde Abdullah Salih'in ciddi bir etkisi vardır. Hedefleri ise, Husileri kuzeyde tutmaktır. Zira bunun için bir anlamda Aden'den çıkarana kadar çabalayacaklardır. Kendileri için belirlenmiş çizgilerin dışına çıkmadıkça müdahale edilmemektedir. Ancak çıktıkları zaman derhal müdahale edildiği görülmektedir. Bakıldığı zaman zaten Işid orada bir alan açmıştır. Husilere de bir yaşam alanı bırakılacaktır. Nitekim orada Işid'deki gibi dışarıdan gelmiş yabancı askerler yoktur. Husiler o bölgede yaşayan kimselerdir. İran'ın oradan çekilmesi istenmektedir.

İran, Suudi Arabistan'da bir karışıklığı tetikleyebilir mi? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #1 : 30 Mart 2015, 22:56:45 »

İran ile 5+1 ülkeleri arasında 12 yıldır süren nükleer müzakerelerde sona yaklaşıldı.

İran ile BM (Birleşmiş Milletler) Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin ile Almanya'dan oluşan 5+1 ülkeleri arasında yürütülen müzakerelerde sona yaklaşılırken taraflar üzerindeki baskı da artıyor.

31 Mart'ta varılması hedeflenen çerçeve anlaşma için son bir ay içinde dört kez bir araya gelen taraflar için artık karar zamanına sadece bir gün kaldı.

Nükleer müzakereler kapsamında İsviçre'nin Lozan kentinde dışişleri bakanları seviyesinde yürütülen görüşmelerin son turunda yetkililer, 12 yıldır devam eden görüşmelerde sona yaklaşıldığını ve anlaşmaya daha önce hiç bu kadar yakın olmadıklarını ifade ediyor.

Hem İran hem de ABD'li yetkililer son haftalarda hız kazanan müzakerelerde çok önemli gelişmeler kaydedildiği konusunda ortak bir söylem kullansa da, bazı kritik konular üzerinde taraflar arasında görüş ayrılıkları sürüyor.

Nükleer silah edinmeye çalıştığı gerekçesiyle İran'a yönelik yaptırımlar ve anlaşmaya varıldığı takdirde bu yaptırımların nasıl kaldırılacağı tarafların odaklandığı kilit konu olarak dikkati çekiyor.

İran, nükleer anlaşmaya varılması için yaptırımların tamamının tek seferde kaldırılmasını şart koşuyor ancak 5+1 ülkeleri yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması gerektiği görüşünü savunuyor.

5+1 ülkelerinden ABD ve Fransa arasında da yaptırımların hangi aşamada kaldırılması da dahil bazı anahtar konular üzerinde görüş ayrılıkları olduğu biliniyor.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin nükleer müzakereler konusundaki tutumununa ilişkin ABD Devlet Başkanı Barack Obama'ya bir mektup göndermiş, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya devlet başkanları ile telefonda görüşmüş ve bu "olağanüstü fırsatın" kaçırılmaması gerektiğini ve İran'a yönelik uygulanan bütün yaptırımların kaldırılması çağrısında bulunmuştu.

ANLAŞMAYA ÇOK YAKLAŞTIK

İngiltere, Fransa ve Almanya'dan oluşan E-3 grubunun 2003 yılında İran ile başlattığı müzakereler, 10 yıl askıda kalmış, Batı tarafından ılımlı olarak nitelenen Hasan Ruhani'nin cumhurbaşkanı seçilmesi sonrasında İran, 2013 yılının kasım ayında Batı ile yeniden müzakere masasına oturmuştu.

Taraflar arasında Kasım 2013'te Cenevre'de imzalanan ve 20 Ocak 2014'te yürürlüğe giren altı aylık geçici anlaşmanın süresinin dolmasına saatler kala görüş ayrılıkları giderilemediği için anlaşmanın 24 Kasım'a kadar uzatıldığı duyurulmuştu.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da yaklaşık 10 ay süren nükleer müzakerelerin planlanmış son turunun tamamlanmasının ardından 24 Kasım 2014'te yine görüş ayrılıkları nedeniyle müzakereler 1 Temmuz 2015'e kadar uzatılmıştı.

Taraflar arasında son bir yıldır devam eden yoğun diplomasi trafiğinin ardından, yetkililer anlaşmaya çok yakın olduklarını belirtiyor.

Görüşmelere, pazar günü en son katılan İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond, "Birkaç saat içinde anlaşmaya varacağımızdan çok umutluyum" demişti.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ise son 12 ayda gelinen noktaya ve tarafların ortaya koyduğu ciddi iradeye bakıldığında "oyunun sonuna yaklaşıldığını" ifade ederken, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise anlaşmaya varılması konusunda "iyimser" olduğunu ve "anlaşmaya çok yaklaştıklarını" söylemişti.

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius da İran ile varılacak anlaşmanın içeriğinin, takviminden daha önemli olduğuna dikkati çekerek, "Sağlam bir anlaşmaya varılması arzusu ile buraya geldim" ifadesini kullanmıştı.

İran Dışişleri Bakanı Zarif ise, İran'ın kendisinden beklenen esnekliği gösterdiğini ve iyi bir anlaşmaya hazır olduklarını belirterek, karşı tarafa da gerekli esnekliği göstermesi çağrısında bulunmuş ve "karşı tarafın hazırlanmasını bekliyoruz" şeklinde konuşmuştu.

TEKNİK KONULAR

Görüşmelerde öne çıkan önemli konu başlıklarından biri, hala inşaat aşamasında olan ve bittiğinde yıllık iki atom bombası anlamına gelecek 9-10 kilogram plütonyum üretme kapasitesine sahip olacak Arak ağır su reaktörü ve yerin 90 metre altına inşa edilmiş ve dışarıdan gelecek saldırılara karşı korunaklı durumda olan Fordo nükleer tesisinin geleceği.

ABD, İran'dan uranyum zenginleştirme gücünü 10 yıl içinde yükseltmemesini, İran'ın nükleer silah araştırma ve geliştirme çalışmalarını en az 12 aylığına ertelemesini ve İran'ın uranyum zenginleştirme düzeyini yüzde 5'in altında tutmasını talep ediyor.

İran ise Arak ağır su reaktörü ve Fordo'daki uranyum zenginleştirme tesislerinin korunması konusunda ısrarcı davranıyor. Anlaşmazlıklara rağmen İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, teknik konuların yüzde 90’ında anlaşma sağlandığını ifade etmişti.

KERRY, ABD'YE DÖNÜŞÜNÜ ERTELEDİ

Nükleer müzakerelerinin son turunda, Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier ve Fransız mevkidaşı Fabius, Kazakistan'a yapmayı planladıkları bir geziyi iptal etti. Kerry de, ABD'deki bir programını iptal ederek salı günü sonlanacak görüşmeler için Lozan'da kaldı.

Kerry, mart ayının başında görüşmelerin bir daha uzatılamayacağını belirterek İran'ın kendisinden beklenen kararları almaması durumunda görüşmelerden çekileceklerini söylemiş, İran da aynı tepkiyle karşılık vererek görüşmelerden çekilebileceğini ifade etmişti.

Nükleer müzakerelerin başarısız olması durumunda İran'ın öncekinden daha kapsamlı ekonomik yaptırımlara maruz kalması bekleniyor.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.234 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.