İnsan mı önemlidir sistem mi?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Ocak 2020, 23:37:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsan mı önemlidir sistem mi?  (Okunma Sayısı 769 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt58
Ziyaretçi
« : 13 Eylül 2017, 14:20:41 »

İnsan mı önemlidir sistem mi?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sahib Giray
Bedizci
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 254


Millet, Vetan, Qırım!


« Yanıtla #1 : 13 Eylül 2017, 15:06:36 »

"Sistem" sözcüğünü devlet veya kamu manasında mı değerlendireceğiz?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Büyümek istemeyen bir millet küçülmeye mahkumdur."
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 13 Eylül 2017, 15:38:55 »

"Sistem" sözcüğünü devlet veya kamu manasında mı değerlendireceğiz?
Hiç farketmez. Mesela, bir okulunda sistemi vardır, bir ordununda.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #3 : 13 Eylül 2017, 16:28:54 »

Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, yaşama arzusu bütün insanlarda sübjektif (öznel) bakımdan eşit kuvvettedir. Kişiler şahsî menfaatlerini ne kadar geri plâna atmaya isteklilerse, o nispette büyük topluluklar kurma yetenekleri gelişir. Feragat ve fedakârlık hissi üstün ırklarda gelişmiştir. Kanların karışması sonucu ırkların düzeylerinin aşağılara inmesi, saf bir kanın özelliği olan direnme kuvvetini yok eder. Genel menfaat lehine fedakârlık, hususi menfaatlerin önceliğini kabul etmez. Şahsi menfaatlerden vazgeçmek demek, topluluğun lehine feda etmek, bu toplumun çıkarları ile ilgili olarak çalışmak demektir. Tersi bencil, sadece beka içgüdüsüne hizmet eden, milletlerin arasına karışıp, çalmanın adına sistem diyen biridir. Kendisi mutluluğa ve gönence kavuşmadan dahi üreterek çalışan bir kimse, hareketlerindeki derin mânâyı, toplumun devamı lehinde kullanır. Böyle bir kimse ancak yüksek ruhun temsilcisidir. Kendi hayatını vermek, toplumun hayatını korumak adına olmalıdır. Kendi ihtiyaçlarını temin ile görevini yerine getirmek değil, topluma hizmet etmek kabiliyeti, birleşip büyümek isteyen ruhtur. Büyük fedâkarlıklar ülküsüdür. Ülkü olmasa düşünce gücünün yetileri hiçbir değeri bulunmayan, yaratma yeteneği bir kuvvet haline gelmeyen, dış görünüşten ibaret kalırdı. Bencillik bir millet üzerinde hâkim ise, düzen bağları gevşer, insan hususi menfaatler peşinde koşar. Çünkü ülküsü yoktur. İnsan düşünce gücü basamaklarını bir bir atlamadan, olgunluk mertebesine kendiliğinden varmaz. Yükselmek için attığı her adım geçmiş zamanların ortaya koyduğu temellere dayanmalıdır. Düşünce eski zamanlardaki tecrübelerin ürünüdür. Geleceğin büyük plânlarını yaratanlar için önemli olan daima gelecektir.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Baturgan
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #4 : 13 Eylül 2017, 17:05:33 »

Bizi var etmiş ve bundan sonra da var edecek tek güç ülküdür. Bu güç, kendimize ve gerekse giderek bir başkasına yönelen ahlâki bir değer olan düzen yanımızda mevcuttur. Anlaşılmaktadır ki bizler ancak kendimize dönüp kendimizi bulmakla ahlâki anlamda, ülküyü yaşamakla düzeni yani sistemi var etmiş oluruz.

Bizce ırk muhite tabi değildir, yani insanların karakteristik özelliklerini içerisine doğdukları maddi ve kültürel ortam (düzen) belirlememektedir, esas belirleyici olan kandır ve kan kuşaktan kuşağa aktarılarak bir ırkın sahip olduğu niteliklerin değişmeksizin devamını sağlamaktadır. İnsan sistemin (düzenin) üzerindedir. Sistem içinde bu dünyaya bağlılık o kadar fazladır ki, uyum ve zevk ihtiyacı hiç bitmez. Düzen adamı her şeyle birleşir çünkü amaçları korumak ve gözetmek değildir. Ülküden yoksun bir kişi ülkülü bir insan ile çıktığı yolda sadece kendi menfaati için adım atmayı seçer.

Yaşamın içerdiği her türlü zorluk ve acılara katlanmanın sabır ve fedakarlık dediğimiz onurlu duruşla ancak mümkün olduğunu yaşayarak tecrübe edinecek olan bizleriz.

Atsız Ata bu konu üzerine;

“Asırlardan beri kılıç sallamış ve ömrünü er meydanında geçirmiş Türk milletinin bir çocuğu ile asırlardan beri sahtekârlık ve dolandırıcılıkla yaşamış Yahudi milletinin bir çocuğu nasıl müsavi (eşit) olabilir? Aynı günde doğan bir Türk çocuğu ile bir Yahudi çocuğunu aynı terbiye müessesine alıp ikisine de yalnız Esperanto dili öğretseler ve aynı şartlar altında aynı terbiyeyi verseler bile muhakkak ki Türk çocuğu yine yiğit, Yahudi yine korkak olacaktır. Türk çocuğu yine doğru, sahtekâr yine sahtekâr yetişecektir.” ifadelerini kullanmıştır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.