Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak mı?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ekim 2019, 14:30:30


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak mı?  (Okunma Sayısı 592 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 29 Eylül 2017, 15:50:51 »

Her ay bir önceki aya ilişkin maliye bakanlığı bütçe gerçekleşme raporları diye bir tablo açıklıyor. Buna göre bu yıl bütçede 60 milyarın üzerinde bir açık olacakmış. Oradaki rakamlar tahakkuklarla, bütçe tahsilâtları o tahakkukların yüzde 40'ına mertebesindedir. Bütçe gerçekten çok büyük sıkıntılar var.
 
Ve açıklandığı gibi yüzde 2'lerde değil, yani bütçemiz alarm veriyor. Bir şeyler yapılması lâzımdır. Açıklanan bütçe gerçekleşmeleri gerçeği yansıtmıyor. Bugüne geçmişten gelen birtakım sıkıntılar var. Hep bir kereye mahsus gelirler tahsil edilemeyen alacakların yapılandırılmaları ile taşıma su ile değirmen döndürülüyor. Fakat böyle gitmeyecektir. Dışarıdan kaynak gelse belki bir süre daha böyle gider. O da gelmeyecektir. Bir bankamız, Londra'da yeni bir sendikasyon yapmış. Bu yılı çok başarılı sayıyor. Geri ödemelerin yüzde 4'ü kadar fazla borçlanabilmişler. Bu söylem şunu getiriyor:

2018 ve sonrası için bu bile çok zor olacaktır. Türkiye ayağını yorganına göre uzatmak zorundadır. Dışarıdan kaynak gelmiyor. Ayağını yorgana göre uzatmak zorunda ise, orta vade de plânda yüzde 5,5 - 5,5 büyüme hedefi konmuş. Bu nedir? Enflasyon düşecek, işsizlik azalacak, ekonomi büyüyecek!

Hangi kaynakla? Bütçede çok ciddi sıkıntılar var. Bugünden ciddi tedbirler alınmazsa 2018 içinde dağılmaya başlar. Dağılmasın diye bir şeyler yapılması lâzımdır. Yeni vergiler çıkarıyor. Oradan söyledikleri gibi 24 milyar gelir yaratabilirler mi? Yine satışlar devreye sokuluyor. Harcama kesintisine gelince, hangi harcama kısılacak ki? Harcamalara baktığımızda zaten bütçe yüzde 7 - 8'i faize gidiyor. Faizler yükseleceği için kamunun borçlanma hissi azalmayacağı için bu rakam azalmayacak, daha artabilir. Diğer harcamaların üçte biri kamu personeline gidiyor. 74 bin yeni personel alacakmış.

Mevcut personelin de maaşını geriletemeyeceğine göre enflasyon oranında zam vereceğine göre onu da geriletmek mümkün değildir. Üçte biri sosyal güvenliğe gidiyor. Sağlık maaş ödemeleri ve geri kalan üçte biri ile her şey yapılacaktır. Güvenlik, eğitim bütün ihtiyaçlar ve yatırımlar var. Kaynak yok ise seçenek nedir? Daha fazla vergi toplamak, tahsil edilebilir vergileri daha çok gündeme getirmektir. Burada başarılı olunmuyorsa, para basılması zorunlu olur. Bu da hiper enflasyonun yolunu açar. Herkes motorlu taşıt vergisi diyor. Finans kurumlarının kurumlar vergisi yüzde 2 puan arttırılmış. Açıklanan paket küreselci denilen kesimin hem istediği bazı şeyler var. Hem de istemediği bazı şeyler var. Belli konularda kararsızlıklarda var. Bütçe disiplini hoşuna gider. Ama harcamanın kısılmaması bakış açısını değiştirir. Önümüzdeki yıl ekonomi yüzde 5,5 büyüyecek deniyor ancak pek inandırıcı değildir. Burada lokomotif kamu, özel sektör olmayacaktır. İstihdam ve büyüme öne çıkarılıyor ise, o zaman maliye bakanı da bütçe için önlem almak zorunda olur. Kamu eli ile daha fazla büyüme olur. Özel sektör performansı düşer. Yeni yatırım olmaz. Tüketimde daralmalar olur. Örneğin otomobil pazarı, motorlu taşıt vergisini yüzde 40 arttırırsanız ki bu her yıl alacağınız bir vergidir. Bu ay etkilenmeyecek diye bir şey söz konusu değil, gelecek ay ödeyeceği vergi yüksek olacak. Ortalama yüzde 40 muhtemelen ithal araçlara ki kur yükseldikçe fiyat artacağı için onlara da tarife daha yüksek olur.

Belki ilerdeki uygulamalarla yerli üretim araçta ithal araç arasında bir makas olur. Araba ithalatı azalabilir. Cari açığın büyümesini engelleyebilir ki, buna da ihtiyaç var. Tasarruf açığını kapatmanız lâzım. Evet, beklentiler bozulmasın diye orta vadeli hedefler orada duruyor. Gerçekçi değil ama perde arkasında önlemlere baktığınızda bütçede kontrolü kaybetmeyelim, cari açığı küçültelim anlayışı da olabilir.

Eğer her şey normalse, eğilimler sürdürülebilirse, ciddi bir sorun yoksa isyan haklı ama hiçbir şey böyle değilse, gelecek yıl ihtiyaç duyulan kaynağın nereden bulunacağı bilinmiyorsa, sorunlar ağırsa, konuşmak fazladır. Bugüne kadar tasarruf ederek gelinmiş olsa idi, 2003 yılından bu yana borç yendi, borç biriktirildi. Hane sahibi de, şirketler de, yöneticiler de bunu yaptı. Bunu mümkün kılan koşullar ortadan kalkıyor ise, eski alışkanlıklar sürdürülemez.

Sizce hiçbir şey eskisi gibi olmayacak mı? Teşekkürler.
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 30 Ekim 2017, 20:37:20 »

Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) Genel Müdürü Saltuk Düzyol, projede "Faz 0" olarak adlandırılan ilk etabın yüzde 93'ünün tamamlandığını belirterek, "Önümüzdeki yıl başından itibaren boru hattının doldurulmaya başlanması ve sistemlerin test edilmesi amacıyla hattın Türkiye-Gürcistan sınırındaki giriş noktasından sisteme gaz alınmaya başlanacak." dedi.

1,3 milyar dolarlık bir finansman paketi var

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Dünya Bankası ve Asya Altyapı Yatırım Bankasından yaklaşık 2,5 milyar doların üzerinde kredinin onaylandığını ifade eden Düzyol, TANAP'ta kredilerin geri dönüşünde garantili bir model uygulandığını ve bunun da finans kuruluşlarının işini kolaylaştırdığını kaydetti.

Düzyol, uluslararası kredi kuruluşlarıyla finansman temini görüşmelerinin devam ettiğini dile getirerek, "Avrupa Yatırım Bankasının (EIB), Güney Gaz Koridoru ve Boru Hatları İle Petrol Taşıma AŞ'nin kullanması için onaylamasını beklediğimiz toplam 1,3 milyar dolarlık bir finansman paketi daha var.

TANAP için EBRD'nin 500 milyon dolarlık finansman paketini onaylaması, EIB ile proje ortaklarımız arasında devam eden müzakere sürecinin beklenenden daha kısa sürede sonuçlanmasına katkı sağlayacak." değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa'ya gaz akışı 2020'de

Türkiye-Gürcistan sınırından başlayıp Eskişehir'e kadar uzanacak bin 350 kilometre uzunluğundaki hattın ilk etabı Faz 0'da yaklaşık yüzde 93'lük ilerleme sağlandığını ifade eden Düzyol, "Önümüzdeki yılın başından itibaren boru hattının doldurulmaya başlanması ve sistemlerin test edilmesi amacıyla boru hattının Türkiye-Gürcistan sınırındaki giriş noktasında sisteme gaz alınmaya başlanacak. Boru hattı sistemini oluşturan tüm yer altı ve yer üstü tesisleri gazlı ortamda tek tek test edilecek.

Bunlar için yaklaşık 6 aylık bir süre ayırdık, 2018 Haziran sonunda Türkiye'ye ticari gaz teslimatının başlatılması için hazır hale gelinecek." diye konuştu.

Düzyol, Eskişehir'den Yunanistan sınırına kadar uzanacak ve Trans Adriyatik Boru Hattı'na (TAP) gaz sağlayacak olan Faz 1'in yatırımının ise 2019 ortalarında tamamlanmasını öngördüklerini söyledi.

Bazı politik ve idari sorunlar nedeniyle projenin tamamının 2020'nin ilk çeyreğinde tamamlanabileceğini ifade eden Düzyol, Avrupa'ya gaz akışının da en erken Mart 2020'de başlayabileceğini aktardı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.