Güçlü Bir Kişi Köşke'e Çıkarsa, Partisi Biter mi?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 27 Eylül 2020, 11:14:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Güçlü Bir Kişi Köşke'e Çıkarsa, Partisi Biter mi?  (Okunma Sayısı 1004 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« : 24 Nisan 2014, 22:13:32 »

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü, Cumhurbaşkanı iken aynı zamanda partilerinin başkanlıklarında idi. Üçüncü Cumhurbaşkanı Celâl Bayar 1946'da arkadaşları ile birlikte kurduğu ve başkanlığına getirildiği Demokrat Parti'den ayrıldıktan sonra, 1950 yılında Cumhurbaşkanı seçilince çalışmaları bilinir. Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk ve Kenan Evren hepsinin de hangi düşünce ile hareket ettikleri bellidir. Turgut Özal, Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı seçildikleri zaman partilerinden ayrılınca siyasi düşünceleri değişmedi. Yine Ecevit'in tarafsız dediği isim Necdet Sezer, uygulamalarını bilmekteyiz. Oysa Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet protokolünün yürütülmesi işlemi Dışişleri Bakanlığı'nda Protokol Genel Müdürlüğü'ne bırakılmıştır. Kuvvetler ayrılığı, devlet kuvvetinin devlet organları arasında bölüştürülmesi demektir. Yasama: TBMM, Yürütme: Cumhurbaşkanı ve Hükümet, Yargı: Mahkemeler. Yasama yetkisine sahip bulunan parlamentoya dışarıdan herhangi bir müdahale söz konusu ise, bu sisteme parlamenter sistem demek mümkün değildir. Milli güvenlik kurulunun istişari karar niteliğini aşan ve yasama yetkisine müdahale niteliğindeki kararları dikkate alındığında Türkiye'nin bir hukuk devleti olup, olmadığı görülür.

'Bugün istikrar için başkanlık sistemi şart, Türkiye'nin çıkmazı koalisyon hükümetleridir; Menderes, Demirel, Özal ve Erdoğan'ın dönemlerinde kalkındı, koalisyon dönemlerinde düştü' denmektedir. Oysa yıllardır işleyen parlamenter sistemi bozan bir düzenleme ile, Cumhurbaşkanı seçme görevi TBMM'den alındı, halka devredildi.

Başbakan 16 Nisan günü akp milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada Çankaya'ya çıkarsa'Anayasa'dan doğan haklarını sonuna kadar kullanacağını' söyledi. Bu, Anayasa'da olmayan hakları da kullanmak anlamına gelebilir. Yani bir anlamda köşke çıksa da partisinin liderliğini bir başkasına bırakmayacağının sinyallerini vermektedir. Başka bir deyişle 'kimse benim tarafsız bir başbakan olmamı beklemesin' demektedir. Fakat bunun zaten böyle olduğu kesin ancak köşke çıkarsa, parti üzerindeki etkisi kısa sürede yok olur. Aynı Celal Bayar ve Turgut Özal'da olduğu gibi.

Sizce güçlü bir kişi Köşke'e çıkarsa, partisi biter mi? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.195 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.