Erdoğan, PKK Heykelini Yerle Bir Edecek mi?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 10:25:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Erdoğan, PKK Heykelini Yerle Bir Edecek mi?  (Okunma Sayısı 3059 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 18 Ağustos 2014, 14:00:00 »

Vatan hainlerini kahraman gibi karşılayan, indirilen bayrağımızı yalnız kışkırtma olarak nitelendiren, andımızın gereksiz olduğuna inanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin yazıdaki kısaltılmış ifadesine dahi tahammül edemeyen, 'Türkiye Türklerindir demek ahlâksızlık, hayâsızlıktır' diyen Erdoğan acaba PKK heykeline de ucube diyecek mi?

PKK heykelini yerle bir edecek mi? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 18 Ağustos 2014, 16:37:55 »

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Diyardakır’ın Lice İlçesinde PKK’lıların yattığı mezarlığın girişine terörist Mahsum Korkmaz’ın heykelinin dikilmesini Meclis gündemine taşıdı.

Türkkan İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergesinde zehir zemberek sorular soran Türkkan, “Öcalan’ın heykelinin yapılması halinde törenle açılmasına izin verecek misiniz?” sorusuna yanıt istedi.

Türkkan’ın 10 sorudan oluşan önergesi şöyle;

PKK terör örgütü 15 Ağustos 1984'te Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçelerini basarak silahlı terör olaylarını başlatmıştır. O Baskınlarda Vatani görevini yapmakta olan er Süleyman Aydınlar şehit olmuştur.

Baskınlarda PKK’lı teröristlerin başında bulunan ve daha sonra öldürülen Mahsum Korkmaz’ın heykeli Diyarbakır Lice'deki sözde PKK Şehitliğini girişine konulmuş ve törenle açılmıştır. HDP’li bazı Milletvekillerinin de katıldığı törende hiçbir güvenlik gücü yer almamıştır. Eli kanlı bir teröristin heykelinin yapılıp törenle açılması başta Şehit aileleri olmak üzere toplumun büyük bir bölümünü rahatsız etmiştir.

Bu nedenle;

1-Diyarbakır’ın Lice İlçesinde gerçekleştirilen bu törenden önceden haberiniz var mıydı?

2- Sözde “Şehitlik” denilen bu mezarda yapılan törende neden hiçbir güvenlik görevlisi önlem almamıştır?

3-Diyarbakır Valisi, Diyarbakır Emniyet Müdürü ve Liçe Emniyet Müdürü hakkında inceleme yaptırmayı düşünüyor musunuz?

4- Bazı illerde yol kesip kimlik kontrolü yapan, hatta IŞİD militanlarını gözaltına alan PKK güçleri bu törende güvenlik önlemleri almış mıdır?

5-Türk Bayraklarının dalgalandığı bir şehirde, Türk askerlerini şehit eden bir örgütün eli kanlı bir maşasının heykelinin yapılmasına ve bu heykelin törenle açılmasına neden izin verilmiştir?

6-Bebek Katili Öcalan’ın heykelinin yapılması ve bunun törenle açılması için Bakanlığınızdan izin talebi olduğunda tutumunuz ne olacaktır?

7-Heykeli törenle açılan caninin şehit ettiği er Süleyman Aydınlar’ın heykelini yaptırmayı düşünüyor musunuz?

8-Başta Süleyman Aydınlar’ın ailesi olmak üzere tüm şehit ailelerinin rahatsızlığını gidermek adına bir girişiminiz olacak mıdır?

9-Bu heykelin törenle açılması çözüm sürecinin bir parçası mıdır?

10- Bu heykeli oradan kaldırtmak adına bir adım atacak mısınız?

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt6161
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 74



« Yanıtla #2 : 19 Ağustos 2014, 10:15:03 »

Heykel Ortadan Kaldırılmıştır Ama Demekki Onu Oraya Dikecek Tolerans Saglanmıştır Malesef
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan;

Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir: TURAN"
ilkerronur
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 3



« Yanıtla #3 : 19 Ağustos 2014, 11:52:28 »

Yapmadıkları kalmadı adamların.At koşturuyorlar Doğu'da.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #4 : 19 Ağustos 2014, 12:23:07 »

Çözüm Süreci için hazırlanan 291 sayfalık yol haritasına göre, sürecin yasal zemine kavuşmasıyla Kamu Güvenliği Müsteşarlığı bünyesinde bir sekretarya kurulacak. Geri dönüşler için hukuki altyapı çalışması yıl sonuna kadar hazır hale getirilecek. Dönüşler ise Ekim'de Mahmur'dan 21 ailenin dönmesiyle başlayacak.

Gerekli hukuki altyapı oluşturularak, başta Kandil olmak üzere Mahmur ve Avrupa'daki PKK'lıların plan dahilinde dönüşü sağlayacak olan 291 sayfalık yol haritası 'Çözüm Sürecinde Türkiye Modeli' olarak adlandırılıyor.

Konunun muhatapları, 'Çözüm Sürecinde Türkiye Modeli'nin Ortadoğu'da yaşayan tüm Kürtleri kucaklayıcı ve Kürtler nezdinde yeni bir Türkiye algısı yaratacağını düşündükleri ifade ediyorlar.

'KAMU GÜVENLİĞİ'NİN ROLÜ GÜÇLENECEK

Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından çözüm sürecinde yeni aşamaya geçildi. Süreci yasal zemine kavuşturacak yasa tasarısının kanunlaşmasının ardından Kamu Güvenliği Müsteşarlığı bünyesinde yeni bir sekretarya kurulacak. Hükümet ise bunun ardından yurtdışından geri dönüşlerin sağlanabilmesi için teknik ve hukuki altyapı çalışmalarına başlayacak. Yıl sonuna kadar çalışmaların tamamlanması halinde ise 2015'in ilk çeyreğinde ilk geri dönüşlerin başlaması öngörüldüğü belirtiliyor.

MAHMUR NETLEŞECEK

47 günden bu yana sürdürülen takvimlendirme çalışmalarının en önemli ayağını Mahmur kampı oluşturuyor. IŞİD'in saldırıları sonucunda kampı terk ederek Kandil'e yakın Ranya kasabası yakınlarındaki bir alana geçtiler. Mahmur halkının mağduriyetini göz önünde bulunduran Türkiye, Eylül ayının ilk haftasında Mahmurluların geri dönüşü için takvimini bitirmiş olacak. Şimdilik belirlenmiş takvim Ekim ayının ilk haftası. İlk kafilede 21 ailenin olması beklenirken, yeni sıkıntıların olmaması için her iki tarafında gerekli özeni göstereceği kaydediliyor. Geri kalan ailelerin geri dönüşü ise Ocak-Şubat ayına kadar devam ettirileceği belirtiliyor.

NORMALLEŞME SÜRECİ

Avrupa'dan, Mahmur Kampı'ndan dönüşler ve Irak Kürdistan bölgesinde yaşayan ancak 1999'dan bu yana örgütten kopup yaşamını bu bölgede devam ettiren PKK'lıların dönüşünün ardından Kandil'den 1. ve 2. kademe inişlerin sağlanması ile birlikte rehabilitasyon ve normalleşme süreci çalışmaları başlatılacak. Ardından süreçte beklenmeyen bir gelişme olmazsa sürecin son aşamasında örgütün beyin takımının da içinde yer aldığı bin 492 kişi için İran KDP'si modeli olarak anılan bir uygulama hayata geçirilecek. Irak Kürdistan bölgesinde Mahmur, Ranya ve Koysancak'ta kurulacak 3 kampta bir süre yaşamlarını sürdürecek olan PKK'lıların 127'si hariç geri kalanı için 2 yıl içinde evlerine dönüşlerinin önü açılacak.

SABIKALILAR ERBİL'DE KALIYOR

Daha önce Kandil'den inip Irak Kürdistan bölgesinde yaşamını devam ettiren 51 eski örgüt mensubu ve hali hazırda Kandil'de bulunan 127 kişi ise Erbil'de yaşamlarını sürdürecek. Öte yandan Kandil'in ikinci kademe ve 3. kademede dönüşleri sağlanacak PKK'lıların bir kısmını PYD'nin kontrolündeki Rojava'ya kaydırmayı planladığı, bu nedenle 2. ve 3. kademe dönüşler konusunda bir görüş belirtmedi.

SON AŞAMADA KANDİL'DEKİLER VAR

Mahmur hamlesinin başlatılmasının ardından 1999'dan buyana silahı bırakıp dağdan inen ve Erbil, Süleymaniye ve Dohuk kentlerinde yaşamını sürdüren 3 bin 971 kişiden hakkında herhangi bir arama ve eylem kaydı bulunmayan bin 711 eski PKK'lının gelmesi sağlanacak. Ayrıca Avrupa kanadı ile önümüzdeki günlerde bir görüşme gerçekleştirilecek ve örgütün Avrupa'daki kanadının Türkiye'ye dönüş için gerekli koşullar oluşturulacak. Ekim ayında Brüksel'de yapılacak ilk resmi temasla birlikte Aralık ayında geri dönüşün zemini hazırlanacak. Avrupa'daki 795 kişi için ilk dönüşler Aralık ayından itibaren başlayacak. Son aşamada ise Kandil'deki PKK'lıların dönüşleri sağlanacak. 6 bin 155 PKK'lının bulunduğu tahmin edilen Kandil'den dönüşler ise kademeli olarak sağlanacak. Ancak, IŞİD'in Rojawa'yı, Şengal bölgesindeki Ezidi'leri ve en son Mahmur kampını hedef alması Ankara'nın Kandil'in boşaltılması planının bir kez daha revize etmeye zorladı.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #5 : 19 Ağustos 2014, 13:32:53 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan ile yürütülen görüşmelerin ayrıntılarını anlattı. Yayımlanan (19 Ağustos 2014) röportaj şöyle:

1-  Kürt-Türk ortaklaşması mevcut bölge sorunları düşünüldüğünde öncelikli bir hal almıştır.

2-  Özel savaş yöntemlerinin barış şansını boşa çıkarmasına Türkiye halkları izin verilmemeli.

3-  Sürecin açık ve şeffaf olmasını sağlamanın en etkili yolu görüşmelerin belgeli olmasıdır.

4-  Beni en çok mutlu eden şey neredeyse Türkiye ölçeğinde bize oy çıkmayan sandık yok gibi.

5-  Ortaya çıkan sonuç sürece dönük bir onay ve demokratik bir cumhuriyet talebidir.

6-  İktidar böyle bakmazsa seçim kazanabilir ama Türkiye’nin barışını kazanamaz.

7-  Tespitlerim bu zulüm yaşanmadan hayata geçseydi, Şengal’de katliam yaşanmazdı.

8-  Pratikte oluşan savunma güçleri, Ulusal Barış Gücü olarak kurumsallaşmalıdır. Barış şansı özel savaş yöntemlerine kurban edilmemeli.

Bu, seçimlere müdahaleden tutun, provokasyonlara, itibarsızlaştırma ve algı oluşturma operasyonlarına varana değin, Sakine Cansızların katledilmesine kadar uzanan bir geniş yelpaze.

O, bunu Türkiye toplumunun tarihsel derinliği büyük olan bir savaş sorunu gerçekliği, tespitiyle açıklıyor.

“Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan örtülü iç savaş yöntemleriyle bu sorun halledilemez” dedi. Dolayısıyla “derinlikli demokratik bir ittifakla çözüm dışındaki tüm yöntemler ancak günü kurtarmayı, sonuçta kaosu ve çürümeyi derinleştirmeye yol açacak” vurgusu yaptı.

Bugün artık baş sorun düzeyine yükselen Kürt meselesinde iki temel yöntemin olduğunu ifade etti.

“Demokratik yöntem kabul görmezse, ayrılma dahil diğer yöntemlere bir meşruiyet ya da kaçınılmazlık yolu açılır” diyordu.

“Tarihsel olarak Kürt-Türk ortaklaşması mevcut bölge sorunları düşünüldüğünde öncelikli bir hal almıştır.

Dar milliyetçi yaklaşımların ve özel savaş yöntemlerinin bu şansı, barış şansını, demokratik cumhuriyet şansını boşa çıkarmasına Türkiye halkları izin vermemelidir” belirlemesi yaptı.

Sayın Öcalan’ın hiç taviz vermediği temel yaklaşımı, ilkeselliktir. O nedenle ilkeler temelinde başlamayan ve ilkelerle çerçevelenmemiş hiçbir görüşmenin bir ciddiyet içermeyeceğini ve kalıcı olmayacağını ısrarla vurguluyor. Sanırım süreci anlamayan çevrelerin vasat bir değerlendirmesi var. Bu meseleyi bir koyun pazarlığı zannediyorlar. İşte ne alındı, ne verildi, ne kabul edildi? Oysa Sayın Öcalan’ın bu konudaki ciddiyeti, kapsamlı önermeleri, çalışmaları ve yoğunlaşmaları tamamen hem ülkenin, hem de bölgenin demokratikleşmesine dönüktür. İlkesel, bilimsel ve tarihsel bağlamda değerlendirme ve önermeler yapıyor. Yeni bir dönemde olduğumuzu belirtebiliriz. Bu yeni dönemin ciddiyetine uygun bir hazırlık içinde Sayın Öcalan.

Kanaatimce bekleyebiliriz. Sayın Öcalan bunu şu çerçevede görüşüyor devlet heyetiyle:

Çözüm süreci Çerçeve Yasası temel alınarak tarafların konumlanışı başlığında görüşmeler yapılıyor.

Sayın Öcalan’ın, bu sürecin adlandırmasından işleyişine kadar tüm çalışmaların özgür ve belgeli bir şekilde yürütülmesine kadar detaylı notları ve önerileri var. Şüphesiz kendisinin görüşme ve çalışma koşullarının bu sürecin ruhuna uygun bir hale büründürülmesi bu meselenin olmazsa olmazıdır. Bu sekreteryadan tutun, komisyon teşekkülleri ve uzmanlara, sivil toplum temsilcilerinden, medyadan yararlanmaya varana değin, bir dizi yeni düzenlenmeyi içeriyor.

Sayın Öcalan bölgedeki gelişmeleri neredeyse adım adım izliyor. Bunların tümünün böyle olacağını bize yaklaşık bir yıldır köy köy, bölge bölge, aşiret aşiret tarif ederek, isimlendirerek anlatıyordu. Kürtlerin ulusal demokratik birliğini sağlamaya dönük önermesi olan Ulusal Kongre’nin en önemli başlıklarından biri olarak ulusal barış gücü önermişti. Bu ulusal barış gücünü önerirken Kürt halkının ve bölge halklarının bu çetelerin saldırısına uğrama ihtimalinin yüksek olduğunu ve buna en başta bu ulusal kazanımların ve halkların can güvenliğinin sağlanması için bunun elzem olduğunu söylemişti. Gelinen nokta karşısında saldırı altındayken böyle bir oluşumun hayat bulmasının şüphesiz çok kıymetli olduğunu söyledi.

“Siyaset bir öngörebilme sanatıdır. Önderlik de bunu gerektirir” dedi. “Benim bu tespitlerim bu kadar zulüm yaşanmadan önce hayata geçseydi, bu katliamlar yaşanmamış olurdu” dedi. Sayın Leyla Zana ile birlikte bölgede yürüttüğümüz diplomasinin ve kendi önerilerinin karşılanma biçimleri hakkında izlenimlerimizi aktardık. Buna dönük yeni ve acil eylem planları geliştiriyor. Sayın Öcalan bütün Êzidî halkına da başsağlığı dileklerini iletmemizi istedi.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #6 : 19 Ağustos 2014, 13:45:06 »

Genelkurmay Başkanlığı, Diyarbakır Lice'de 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı PKK'lı Mahsun Korkmaz heykelinin kaldırılması sırasında çıkan olaylarla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Genelkurmay'ın resmi internet sitesinden yapılan 4 maddelik açıklama şöyle oldu:

250 KİŞİLİK GRUP 06.20-09B.00 ARASI SİLAHLI SALDIRIDA BULUNDU

1. Diyarbakır / Lice Yolçatı Köyü bölgesinde inşa edilen, terörist heykeli bir operasyonla kaldırılmıştır. İcra edilen operasyona katılan birlikler, 19 Ağustos 2014 tarihinde saat 09:45'te üs bölgelerine dönmüşlerdir.

Lice'de askeri operasyonla yıkılan PKK liderlerinden Mahsum Korkmaz'ın heykeline ayaklarını basan askerlerin fotoğrafları sosyal medyaya bomba gibi düştü...

2. Birliklerin sözde mezarlığın bulunduğu yere intikali ve söz konusu heykelin kaldırılması esnasında, aralarında Bölücü Terör Örgütü mensuplarının da bulunduğu 200-250 kişilik grup tarafından; 19 Ağustos 2014 tarihinde 06.20 - 09.00 saatleri arasında, Roketatar, Piyade Tüfeği ve El Yapımı Patlayıcı maddeleriyle silahlı saldırıda bulunulmuş, yapılan silahlı saldırıya unsurlarımız tarafından anında karşılık verilmiştir.

TAARRUZ HELİKOPTERİNDE ALTI MERMİ İZİ

3. Üs bölgelerine dönen birliklerin araçlarında yapılan incelemede, araçlara çok sayıda merminin isabet ettiği, atılan mermilerden birisinin bir KİRPİ aracının koltuğuna ve bir merminin de 1'inci Jandarma Komando Alay Komutanının da içerisinde bulunduğu Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracının camına isabet ettiği tespit edilmiştir.

4. Bu faaliyetlerin icrası esnasında, Bölücü Terör Örgütü mensuplarınca birliklerin emniyetini havadan sağlayan helikopterlere de ateş açılmış, taarruz helikopterlerinin karşılık vermesi sonucu ateş kesilmiştir. Taarruz Helikopter Kolunda bulunan iki helikopterde toplam altı mermi izi tespit edilmiştir.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkırın Ateşi
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 79



« Yanıtla #7 : 20 Ağustos 2014, 21:45:30 »

Bu heykelin ne kadar zamandır orda olduğuna dair herhangi bir bilgisi olan var mı?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.