DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR???
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Eylül 2020, 04:08:18


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR???  (Okunma Sayısı 9474 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bağatur-Şad
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 316


Elbet bir gün kutlu Türklük töresini bulacaktır...


« : 20 Ocak 2010, 13:29:40 »

Dünyayı kim yönetiyor?



     Dünyayı kimin ya da kimlerin yönettiğini bilmezsek ulusal devletimize, dünyadaki tüm ulusal devletlere ve gelişmekte olan devletlere neler olduğunu anlayamayız.

     Başlarına nelerin geldiğini ve bunların neden gelmesi gerektiğini ancak bu sayede görebiliriz ve tedbirler alabiliriz.
 
     Dünyayı şunlar yönetiyor:
     Yüksek teknoloji tröstlerinin sermayedarları yönetiyor.
     Bu ne demektir?
     Uzay teknolojilerini, uzay silahlarını ve uzay radarlarını üreten bir sanayi sermayesi var. Bu sermayenin sahibi bunlar.
     
Dünya çapında, küresel, dev tröstler, firmalar, şirketler. Bu bir. İki, dünya petrol ve doğalgazının ve madenlerin kontrolünü ele geçirmiş sermaye tröstleri var.
     Bunlar dünya yönetiminde rol alıyorlar.

 
     Üçüncüsü, 1920'lerden sonra hızla büyüyen bir 'Bank kapital, 'Finans kapital' olayı var.
Yani hisse senetleri, hedge fonları, sıcak paralar vs.
Buna bankacılık dahil. Bunun tröstlerine sahip olanlar var.
 
     Dünyayı yöneten dördücü sermaye grubu da medyanın, yazılı ve görsel medyanın tröstlerinin sahipleri var. Mesela, Murdoch gibi, CNN İnternational'ın sahibi gibi.
 
     Beşincisi de doğrudan doğruya kitle imha silahlarını üreten sermaye grupları.
     Bir de yeni bir tanım olan, sanal uzay teknolojilerine sahip olan tröstler.
     Mesela, Bill Gates'in bilişim teknolojisi, uzay teknolojisi. Bunların sahipleri, tümü 212 kişi.
 
     Aile olarak da 12 aile.
     Bunlar, dünyanın bütün varlıklarını alıyor.
     Eskiden %20 sini almıştı, şimdi artıyor.
     Geriye kalan 6 milyar nüfusa da kalıyor %75-80(ŞİMDİ TAM TERSİ)
 
     Bu iktidarlar, bu hegamonyalarını, hakimiyetlerini, yeni dünya düzenlerini korumak için,
yeni emperyalizmi, yani küreselleşmeyi kullanıyorlar. Küreselleşme, yeni dünya düzeninin yeni adıdır.
 
     Bu yeni dünya düzeninin sahipleri kim?
     Dediğim patronlar. Bunların amacı ne? Tek bir dünya hükümeti., tek bir dünya devleti, tek bir dünya ülkesi, tek bir din. Evanjelizm mi olacak, hristiyanlık mı?
 
     Bunlar dünyayı böyle yönetir.
     Bu yönetimi A.B.D. adı altında sürdürürken iki süper güç vardı.
     Biri A.B.D., biri de Sovyetler Birliği. Bir zorluk vardı. Niye?
     Kitle imha silahları, nükleer bombalar ve füzeler ikisinde de var.
     Caydırıcılık konsepti geliştirmişlerdi.
     ABD Moskova'ya ''atarım'' deyince, Moskova da Washington'a ''atarım'' diyordu.
     Bir konsensüs oluşuyordu. Barış içinde beraber yaşama.
 
     Bu örgütler dünyayı yönetebilmek için ne yaptılar?
     Gizli örgütler kurdular. Bu gizli örgütlerin birincisi: Dış İlişkiler Konseyi  adlı gizli örgüt. Council on Foreign Relations. Kısaltması CFR. Bu örgüt dünyayı yönetiyor.
 
     Bu örgütün 4 tür beyin takımı var.
     Çekirdekte, bu örgütü kuran en büyük tröstlerin sahipleri var.
     Meselâ, dünya petrol devi David Rockefeller var. Finans kapital devi J.P.Morgan var.   
     Bilgisayar sisteminin devi Bill Gates var. Lockheed Martin var. bu uçakların, mesela F16 lar, F4 ler, 104 ler, 105 lerin hepsi bu Lockheed Martin'indir.
     Ondan sonra medya var. Murdoch gibi bir sürü insan var. Bu çekirdek kadro.

 
     Bir alt grubu da bunların tayin ettiği ve görev verdiği sermaye sahipleri.
     Yukardakiler tröst, bunlar da yukardakilere bağlı tröst. A.B.D. ilkin Avrupa'yı önemsediği için A.B.D.
 
     Birinci çekirdek kadroda beyinler var.
     Bunlar tayin ve tespit ediyor. Alt kadro, Bilderberg... Bilderberg, CFR'ye karşı Avrupa ülkelerinin yönetiminden sorumlu, emrinde ve hizmetinde, onun taşeronu.
 
     Pasifiki, yani Doğu Asya ülkelerini nasıl sahipsiz bırakacak emperyalizm?
     Bunu için de Bilderberg'in bir altına 'Üç kenar' anlamına gelen Üçlü komisyon, 'Trilateral' var. rada da Trilateral'i kurdular. Trilateral şu demek: Londra Borsası, New York Borsası ve Tokyo Borsası. Bu üçgendir. Oradaki dev Amerikan ağırlıklı tekeller sermayesi, Japonya hepsi var da, baş tröst A.B.D.'dir. Bunlar seçiyor üyeleri.
 
     Dördüncü grup da, az önce PKK için ayaktakımı dediğim dağ kadroları gibi. Palavradan Bilderberg üyesi yapılmış kişiler var. Mesela, Douglas Fairbanks gibi bir artist. Halkı peşine takmak için. Ya da Shirley Temple gibi. Sömürdükleri halka, sömürge yaptıkları ülkede idol yaratıyorlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SANA DAR GELMEYECEK MAKBERİ KİMLER KAZSIN
GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM SIĞMAZSIN
Tunga Bey
BİLGE BOZKURT
Atsızcı
***
ileti Sayısı: 602



« Yanıtla #1 : 26 Ağustos 2019, 23:01:05 »

Küreselleşmiş dünya tasarısına göre son aşamada devletler kalmayacak !

Bu nedenle küreselciler tek dünya devletini oluşturma çabasındalar ve bunu sağlayacak güçleri oluşturmuş durumdalar. Dediğimiz gibi devlet tanımı ortadan kalkacağı için 'Yönetici devlet' yerine yönetici güç diye bir tanım kullanıyorlar. Bu yönetici gücün yapmakta olduğu çalışmalar ve hedeflerinin başında ise ülke bağımsızlıklarının ve milliyetçi düşüncelerin yok edilmesi vardır.

 (Avrupa Birliği gibi yapılar küreselleşmenin ilk denemeleridir. İngiltere'nin AB'den ayrılmasının bu nedenle küresel yönetici güçlerin hoşuna gitmediği yorumunu yapabilirsiniz)


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunga Bey
BİLGE BOZKURT
Atsızcı
***
ileti Sayısı: 602



« Yanıtla #2 : 03 Nisan 2020, 20:13:43 »

"...Her şeyden önce milliyetçilik bir saplantı değil, tarihin akışına uygun rasyonel bir bakış açısıdır.
Her zaman keyifle, gönlüm rahat bir şekilde derim ki Türkiye Cumhuriyeti bir milliyetçi devlettir ve Türklük sadece bir duygu yoğunlaşması değil, milletler mücadelesi formülüyle şekillenen metodolojidir.
***
Tarihi süreç içinde baktığımıza hiçbir sosyal yoğunlaşma lokal bir alanla sınırlı kalmamıştır. Savaşlar mesela… Buluşlar örneğin… Ve elbette salgınlar, hastalıklar… Bilinenin aksine salgınlar, toplumların değişimini etkileyen faktörler arasında fazlasıyla etkilidirler. Mesela Yunan toplumundaki sınıflı sistem Atinalılar ile Spartalılar arasındaki savaş esnasında çıkan salgın sonucu değişmiş ve Atinalı olmak için soyca bu siteye mensup olmak şartı kaldırılmıştır. Çünkü, savaşacak asker kalmamıştır.
***
Mesela Haiti’de çıkan “sarıhumma” hastalığı sayesinde adayı işgal eden iki emperyal devlet tasını tarağını toplayıp gitmişlerdir; bu devletlerden biri Napolyon’un Fransa’sıdır diğeri ise İngiltere. Avrupa’da feodal sistemin yıkılışında da en önemli sebeplerden biri ‘kara veba’dır; veba kilisenin kıtadaki otoritesini sarsmıştır. Hastalıklar, salgınlar aristokratik düzeni bile etkilemiş; ulusların Vatikan’ın otoritesinden kurtulmasını ciddi manada desteklemiştir.
***
Devletin ve vatanın ve dolayısıyla milliyetçiliğin salgın sonrasında daha da güçleneceği noktasındaki öngörüm, bir ideolojik tutkudan değil ilmin ışığında, verilerin gör dediği şekilde ele alınmıştır. Bu öngörü uluslararası bilim çevreleri tarafından da tartışılmaktadır.
Mesela Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Stephan Walt, yaşadığımız sürecin milliyetçiliği ve devlet otoritesini güçlendireceğini çünkü dünya politikasının çatışmacı karakterinin değişmeyeceğini vurgulamıştır. Profesör Walt, bu iddiasını şu şekilde referanslandırmaktadır: Nasıl ki 1918-1919 yılında yaşanan salgın güç savaşını sonlandırmamışsa, günümüzdeki salgın da global bir dayanışma atmosferi oluşturmayacaktır. Profesör Walt, bu görüşünde yalnız değildir; mesela İngiliz siyaset bilimci Robin Niblett’e göre salgın, ekonomik globalizasyonu hallaç pamuğu gibi atacak. İngiliz Profesör, virüs salgınının ekonomik izolasyon konusunda hükümetleri zorlayacağını belirtirken piyasa sisteminin ağır bir sınavla karşı karşıya olacağını ifade ediyor.
***
Özetle, milliyetçilik aynı zamanda bir sosyal bilimdir.
Laboratuvarı hayattır.
Kaynağı tarihtir.
Ülküsü devlettir.
Diğer sosyal disiplinlerden farkı, öznesi olan milleti aşkla ele almasıdır.

Yazan: Ahmet Şafak/Türkgün Gazetesi
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BATURGAN
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 639



« Yanıtla #3 : 03 Nisan 2020, 22:09:45 »

Küreselleşme bitecek diye düşünmeyin. Her şeyi durdursanız da dijital küreselleşmeyi durduramazsınız. Zaten globalliğin gönüllü olarak hayat bulacağını düşünmüyorum. Buna zorunlu bırakılacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOZDOĞAN BEY
Anti-Christ
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 542


Emperyalizm Kut'lu bir düşüncedir.


« Yanıtla #4 : 04 Nisan 2020, 10:38:07 »

Küreselleşme bitecek diye düşünmeyin. Her şeyi durdursanız da dijital küreselleşmeyi durduramazsınız. Zaten globalliğin gönüllü olarak hayat bulacağını düşünmüyorum. Buna zorunlu bırakılacak.
O halde fazla zamanımız yok. Globalleşme başlı başına bir felaketken derhal pozisyonumuzu almalı yani bu fuhuş ırklar karışması sırasında ırki saflığımızı güvenceye almalıyız.
Ya önümüzdeki 30 40 yılda bağımsız bir devlet ya da oluşum teşkil etmeli ya da hiç değilse kendimizi korumaya almalı ve insanlığın kalanını zayıf anlarında vurmalıyız.
Bu devirde elbette çok çocuk yapmalı ama diğerleri başka gezegenlere gidiyorsa önümüz kapalıdır. Biz de koloni göndermeli ve insanlığın gücü bizim hayallerimizi aşmadan harekete geçmeliyiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben o vahşi kanı bilirim. Onu on metrelik toprağa da gömsen yine oradan da çıkarak ordular yaratır ve dünyayı kana boğar.
Tunga Bey
BİLGE BOZKURT
Atsızcı
***
ileti Sayısı: 602



« Yanıtla #5 : 02 Haziran 2020, 15:42:56 »

"Amerika'daki gösterilerin hala polis şiddetine karşı yapıldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Mesele artık bambaşka bir yere savrulmuş durumda. Malumunuz bir siyahi ilk kez bir polis tarafından öldürülmüş değil. Ve göstericilerin büyük çoğunluğunun maalesef umurunda bile değil. Onlar buradan başka bir siyasal zafer devşirme peşinde.
Göstericiler, yağmacılar veya ayaklanmacılar her ne derseniz deyin farklı tipteki gruplardan oluşabilir. Bu sizi aldatmasın. Bu tür durumlarda tekil örnekler hiçbir şey ifade etmez. Asıl bakmanız gereken eylemlerde motor görevini kimin yaptığıdır. Ve bu işin motoru ulus devletlerin sınırlarını yıkmak isteyen küresel sermayedir.
Trump ANTIFA (yani anti-faşist) adlı bir örgütün ismini kullanıyor. ANTIFA Suriye'de PYD'den eğitim alan aşırılıkçı sol bir örgüt. Ve muhtemelen bu gösterilerin de ana yüklenicilerinden birisi. Trump zaten bu örgütün terörist listesine alınacağını açıkladı. İnşallah PKK ile olan ilişkisini de göz önünde bulundurur.
Trump siyaseten somutlaştırmak için bu ismi zikrediyor ama ANTIFA yalnız değil. Zira bu tür örgütlerin artık uluslararası işbirliği halinde çalıştığı ortada. Tüm dünyada hem aşırı sağ hem de aşırı sol uluslararası örgütlenmelere gidiyor. Aşırı solun koruyucu ve kollayıcılığını ise sol liberalizm yapar hale geldi. Çevrecilik ve LGBT meselesi gibi kavramların etrafında bir uluslararası kamuoyu yaratılıyor. CNN, New York Times, Washington Post gibi uluslararası medyanın köşe taşları da bu propagandanın borazancısı durumunda.
Fakat hepsinin üzerinde küresel sermaye var. Farklı türlerdeki grupların çeşitli duyarlılıklarının üzerine binen küresel sermaye dünyada yükselmekte olan milli devlet arayışlarına savaş açtı. Eskiden bu küresel sermaye Amerikan devletini büyük oranda kontrol ederdi. Ancak kalabalıklar artık buna itiraz ediyor. Küreselleşmeyi değil yerelleşmeyi tercih ediyor. Trump gibi isimler seçilebiliyor. Trump'ı sevmeyebilirsiniz ama Trump kendi ülkesinde kendi çıkarları çerçevesinde bu küresel sermeye ile mücadele ediyor.
Dikkat ederseniz polis şiddetine karşı başlayan bir eylem bir anda Trump'ı iktidardan devirme arayışına dönüverdi. CNN yayınlarını izleyecek olursanız neyi kastettiğimi anlarsınız. PKK ilintili ANTIFA'nın yanına FETÖ'cüler de eklendi. Demokratlar da mümkün olduğunca kire pasa bulaşmadan bu işten karlı çıkmanın peşinde. Birbiriyle doğrudan bağlantılı görünmeyen bu aktörlerin hepsi tek bir noktada birleşiyor. Ulus devletlerin zayıflatılması hedefi... Yani Amerikan merkezli neo-liberal uluslararası sistemin yeniden kurulması...
Bu tiyatro size tanıdık geldi mi? Tabii ki evet. Küreselciler dünyanın her yerinde tek tek denediklerini şimdi gücün merkezine yani Amerika'ya taşıdı. Amerika'da iktidarı ele geçirmeden dünyada iktidar kurmanın mümkün olmadığını gördüler. Kavga bunun kavgası. Ve sonuçları tüm dünyayı etkileyecek."

Yazan: H. Basri Yalçın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOZDOĞAN BEY
Anti-Christ
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 542


Emperyalizm Kut'lu bir düşüncedir.


« Yanıtla #6 : 02 Haziran 2020, 18:06:08 »

Küreselleşme milliyetçiliği ve ırkçılığı bitirmez. Aksine bu Acun'u ele geçirme fırsatını verir. Üstelik burada yalnız birbirleriyle yani öteki milletlerin neferleriyle değil küresel melez piç toplum öngören melez sermaye sahipleri ile de karşı karşıyadırlar.

Öte yandan gayr-ı Türk unsurların gücü bizi yıldırmasın.
Yüce Tigir'in hükmü sonsuza dek sürecek!
Bu Sezar'ın piçleri bizi durduramaz!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben o vahşi kanı bilirim. Onu on metrelik toprağa da gömsen yine oradan da çıkarak ordular yaratır ve dünyayı kana boğar.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.259 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.