Bölgedeki Enerji Savaşlarında Türkiye Hangi Yaptırımları Uygulayacaktır?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ekim 2019, 14:34:20


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bölgedeki Enerji Savaşlarında Türkiye Hangi Yaptırımları Uygulayacaktır?  (Okunma Sayısı 495 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 28 Eylül 2017, 15:01:12 »

2008 daha sonra 2013 enerji anlaşmaları derken Türkiye orada kendi eli ile Kuzey Irak’ın iktisadi olarak büyümesine sebebiyet verdi. Enerji anlaşmalarının önemi şu, 2014 yılına kadar yani bu anlaşmalar yürürlüğe girene kadar Irak’ın bütün petrol gelirleri ihracatından yüzde 17’lik bir Erbil payı vardı. Bağdat Erbil’i kaçakçılık ile suçluyordu. Erbil bu yüzde 17’nin verilmediğini iddia ediyordu.

Böyle bir ortamda yaptığımız anlaşmalarla Bağdat’ı baypas ettirerek Erbil’i Türkiye üzerinden ve 1973 yılında başlayan 2010 yılında tadilatı olan Irak – Türkiye veya Kerkük – Ceyhan boru hattı, ham petrol boru hattını Erbil’e kullandırtarak yeni bir sayfa açtık. Bu yeni sayfa neticesinde iktisadi olarak bugün siyasi bağımsızlık arayan Erbil yönetimi iktisadi olarak Türkiye’ye bağımlı hâle geldi. Çünkü Türkiye üzerinden ilk başta 100 bin varillerle başladı şu an günlük 650 bin varile kadar çıkış var.

Bu biçimde durumu ele alırsak toplam 650 bin varilde petrol fiyatlarının tekrar altmışa dayanması ile birlikte 12 – 13 milyar dolarlık bir gelirden bahsedebiliyoruz ki, bu da işte zaten Erbil’in kendini devam ettirebilmesi için aradığı bütçedir. Kuzey Irak bölgesel yönetiminin iktisadi olarak nerede ise bağımsızlığını Bağdat’tan kazanmış olan bu yönetimin toplam gelirlerinin yüzde 85’i bu boru hattı üzerinden yapılan petrol ihracatıdır. 1990’lı yıllardan itibaren başladı.

Yapılan gayri hukuki, gayrimeşru bir şey idi. Bizim Irak ile yaptığımız anlaşma değil, yaptığımız başka bir anlaşma bir devlet, başka bir devlet olmayan örgütlenme ile anlaşma yaparak oraya iktisadi olarak belki de kendimize bağlayalım düşüncesi de hüküm sürmüş olabilir. Yalnız şunu gözden kaçırdık, ne zamanki 2008 yılı sonunda Irak’tan Amerikan askerileri çekilirken içeride Ergenekon, Balyoz operasyonlarını gördüysek, 2013 – 2014’de tam da artık Suriye’de kritik aşamaya geçilmişken Bağdat ile Erbil’in arası kopmak üzere iken, Erbil’e can suyu verildi. Beslenen ve 1990’lı yıllardan yapılan hatalar silsilesi ile fakat burada yapılan ticaret örneğin Türkiye ile İspanya arasındaki ticaretten bahsedilmiyor. Çünkü İspanya’nın ilerde Türkiye’den bir toprak isteme böyle bir projeye dâhil olma gibi bir durumu var mı? Hayır, yok. O zaman orada ticareti konuşalım.

Fakat orada desteklenen unsur Barzani ve başka yapılanmalar ne yaptı? İktisadi olarak büyüdüler, güçlendiler. Onlarca petrol şirketini dünyanın büyük kaleleri arasında olduğu Amerikan para oligarklarını oraya çektiler. Dahası onlar bunu düzenlediler. Bir yandan da siyasi olarak bağımsızlık fikrini sürekli olarak beyinlerinde yaşadılar. Haritalarla da sözde büyük Kürdistan’ı göstererek, toprak talep etme noktasına geldiler.

Kuzey Irak hükümeti bu yılın başlarından itibaren Haziran ayı itibari ile St. Petersburg uluslar arası ekonomik forumunda Rus şirketi Rosneft’i sahalara ortak etti. Orada ön ödeme yolu ile petrol ticaretine ortak etti. Bu şirketlerin kimlere satıldığını, nasıl bir örgütlenme yoluna gittiklerini ve hangi politikaları icra ettiklerini bilinmektedir. Söylem bu ancak fiiliyat başka yani politikalar budur. Molla Mustafa Barzani’nin Sovyetlere kaçması, Sovyetler binbaşısı olması, oradan destek alması, sonra Amerika ve İsrail tarafından desteklenmesi sonra terk edilmesi ortadadır.

Transit güvenliği enerji çalışmalarının en önemli boyutudur. Çünkü kaynak akışını kontrol eden kaynağın kendisini kontrol eder. Kendi eli ile o ikmal yollarını kontrol eden yani vanayı tutabiliyorsa kaynağa hükmeder. Ancak size rağmen o kaynak sahipleri o kuyuları oradan çıkartıp çeşitli yollarla açık denizlere ulaştıramıyorsa aslında o kaynak da yok demektir. Türkiye’nin eli teorik olarak bu açıdan çok güçlüdür. Örneğin Türkiye uyarı mahiyetinde keser ise, aynı zamanda Erbil yönetimini farklı petrol şirketleri ile ihtilafa sürükleyebilir.  

Bölgedeki enerji savaşlarında Türkiye hangi yaptırımları uygulayacaktır? Teşekkürler.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #1 : 29 Eylül 2017, 00:14:33 »

Çok önemli bir konuya değindiniz Çi-Çi andam...

Otağdaki kandaşlarım..

Bu konu hakkında yorum ve detaylı bir güncel bilgi yazısı kaleme alalım..

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.042 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.