Barzani'nin Ayaklanan Ayakları Kırıldı mı?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Şubat 2020, 02:55:39


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Barzani'nin Ayaklanan Ayakları Kırıldı mı?  (Okunma Sayısı 828 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 06 Kasım 2017, 20:29:56 »

1946 yılında Sovyetler Birliği Kızıl ordu İran'da fakat aynı zamanda müttefikleri Amerika ve İngiltere, Sovyetler birliğine başka bir yoldan silah gönderemiyor. Bu nedenle Sovyet ordusu inmiş İran'a kadar Amerika ve İngiltere de çıkmış İran'a dolayısıyla bu bağlantı ile Almanya'ya karşı savaş süresince silah cephane ve her türlü gereksinim bu kanal ile elde edildi. Fakat bu sırada Rusya iki devleti örgütledi. Biri Güney Azerbaycan devleti diğeri Mahabad Kürt devleti olmak üzere Rusya bu iki devleti örgütledi.

İşte bu 1946 yılındaki bu iki oluşum daha evvel aralarından su sızmayan Rusya, Amerika ve İngiltere'nin arasının ilk bozulma emareleri gösterdiği durumdur. Amerika ve İngiltere Rusya'ya derhal bu iki örgütlenen devleti bırakıyorsun, İran topraklarını terk ediyorsun ve evine dönüyorsun dediler. Bu öyle anlaşılıyor ki soğuk savaşı bitiren Yalta konferansında da kararlaştırılmış ve peki denmiş olmalı ki, Rusya derhal İran ile bir petrol sözleşmesi yaparak, örgütlemiş olduğu o iki devleti yüz üstü bırakarak evine döner. Bu soğuk savaşın Barzani ve kurmak istediği sözde yerin çabalarının soğuk savaş ile birlikte ilk uygulaması idi. Yabancı bir güce dayanarak kurulan bir devletin o yabancı güç desteğini çeker çekmez tıpkı iskambil kâğıdından yapılmış bir kule gibi dağıldığı da görüldü. Yıllar sonra Saddam'da Rusya tarafından yüz üstü bırakıldı. Bir ülkenin bağımsızlığının yabancı eli ile kurulmasının mümkün olmadığı yüzlerce kez görülmüştür.

Wıllıam Aegleton bir Cıa görevlisi Mehabad 1946 Kürt cumhuriyeti adlı kitabında çeviren M. Emin Bozarslan 1962 yılında yazıyor. Amerika'nın daha çok Kürtçülüğe ilgisi 1945 - 1946 yıllarında başlamıştır. Amerika başkanı Roosevelt'in oğlu Archibald Roosevelt 1946 yılında Mahabad devlet başkanı Gazi Muhammed ile birliktedir. Mahabad devleti yıkılmadan önce Archibald Roosevelt oradadır. Amerika Rusya'ya bırak git der ama kendisi Kürtler ile ilgilenmeye başlar. Archibald Roosevelt Mahabad üzerinde Sovyetler desteğini çektiğinde yıkıldığı zaman 1947 yılında The Mıddle East Journal adlı dergide The Kurdısh Republıc of Mahabad diye orada gördüğü bütün deneyimlerini aktardığı bir yazı yazıyor. Amerika'nın Kürt ilgisi böylece bir literatüre dönüşmeye başlıyor. Archibald Roosevelt'in de istihbarat ilişkileri tabii ki var. Soğuk savaşın ikinci yılı 1948 Cıa henüz yeni kurulmuş, kurulalı bir bir buçuk yıl olmuş Kürt raporu hazırlıyor. The Kurdısh Mınorıty Problem 1948 sözde Kürt azınlık sorunu başlıklı bu rapor çok ilginç bazı saptamalar içeriyor. İlginç derken gülünç!

1930 - 1931 Ağrı Dağı isyanı var. Bu raporda Ağrı Dağı isyanının şapka meselesinden çıktığını yazmaktadır. Şapka yerine fes takılmış Ağrı Dağı isyanı bu nedenle çıkmış. 1948 yılındaki ve başka raporların Türkçe olarak yazılmış kitap olmuş belgeleri var. Örneğin Ömer Özkaya'nın Amerikan İstihbarat Belgeleriyle Kürtler adlı kitabında: 'İhsan Nuri önderliğinde ikinci bir ayaklanma patlak verdi. Ağrı Dağı bölgesinde gerçekleşen bu ayaklanma ise, İran ve Suriye'de yaşayan Kürtlerin desteğini aldı. Ayaklanmanın başlıca amacı Türkiye'de fes kullanımının yasaklanıp 'Hıristiyanvari' şapkalar takılmasının teşvik edilmesine karşı protestoda bulunmaktı. Fes ayaklanmasının neredeyse üç yıl boyunca sürüncemede kalmasına izin verildikten sonra Türkiye en sonunda bu isyanı son derece sert bir şekilde bastırdı. Bununla birlikte İhsan Nuri adamlarıyla birlikte İran'a kaçmayı başardı. Diğer kürtler ise Suriye sınırının yanına ulaşabildi.' Görüldüğü üzere Cıa raporlarında her yazan da doğru değildir. Peki bu şapkadanmış, Hoybun ne idi?

Soğuk savaş döneminin ilk birkaç yılı içinde olup bitenler bunlardır. Yıl 1951 Dersim isyanından dolayı Suriye'ye kaçmış olan ele başlarından veteriner doktor Nuri Dersimi'nin Halep'te sürgündeyken Türkçe bir kitap yayınlıyor ve Halep'te de basılıyor. Bu kitabın adı  sözde 'Kürdistan Tarihinde Dersim' ilk basımı 1952 bu kitap boyunca Türklere, Türklüğe olağanüstü aşağılama ve hakaret var. Şöyle diyor: '...Aksi takdirde Kürdistan, Türk'e (T harfleri (t) bu şekilde) rağmen istiklâlini elde etmeye çalışacak ve buna muvaffak olacaktır. Çünkü Kürdistan da Osmanlı İmparatorluğu'nu teşkil eden Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Sırbistan, Romanya, Arabistan toprakları milletlerinin geçtiği tarihi yoldan geçecek ve hedefine eriştiği gün, yanı başında dost bir Türkiye değil, düşman bir milletle komşu olacaktır. Biz, bu akıbeti değil, kardeşçe ve belki konfedere bir şekilde teşekkül etmiş bir Yakın Şark milletler birliğini arzu ediyoruz. Bu arzumuz bizzat Türk'ün (t harfi yine küçük) menfaatine uygundur.'

1952 yılı Yakın Doğu milletler birliği arzu ediyoruz diyor. Her zaman hayalî kurulan sözde Türk - Kürt federasyonu o zamanlardan 1952 yılından bu yana gelmektedir. Bu aynı kitabın Türkiye'de ikinci basımı 1997 yılında yapılmıştır. Türkiye soğuk savaşta Abd ile ittifaktadır. 1959 - 1960 yılında Mit'ten sorumlu bakan Sadi Koçaş'ın Atatürk'ten 12 Mart'a adlı anılarında İngiltere'nin Kürt Konferansları başlığında topladığını görüyoruz. Anılarının 4. cilt sayfa 1918 de Avrupa'daki Tarihçiler başlığı ile diyor ki: '1960 yılında Londra'da (bu tarihte askeri ateşe ve Londra'daki askeri ateşemizi İngilizler Kürt konferansına davet ediyor) bu konuda toplanan bir kongreye (Kürt kongresi) büyük bir cür'etle beni de davet etmişlerdi. Mahiyetini bilmediğim bu toplantıya tabii katılmadım. Ama katılan bazı yabancılar aracılığı ile Irak, İran ve Türkiye'de yaşayan Kürtlerin evvela bağlı oldukları devletlerden ayrılmalarının sağlanması sonra da kendi kendine devlet ve ikbâl kapılarını açacak yeni bir devletin kurulmasının hedef olarak saptanmış olduğunu öğrenmiştim. (askeri ateşe demek, askeri istihbaratçı demektir) Burada Türkiye en sona bırakılıyor. Hatta Türkiye'nin yardımının veya tarafsızlığının sağlanması öngörülüyordu. Daha sonraki yıllarda bu plânın uygulanma gayretlerine tanık olduk ama hiçbir Türk Hükümetinin bu oyuna âlet edilmediğini görmenin huzurunu yaşadık.

Bu Londra toplantısından sonra Avrupa'nın çeşitli merkezlerinde propaganda çalışmaları sürdürülmüştür. Bunlardan birinde Türkiye'de Kürt probleminin olmadığı söyleniyordu. Bu sözleri söyleyenler arasında Kürt asıllı iki Cumhurbaşkanı da var deniyordu.' Soğuk savaş döneminde önce Anglosakson propaganda, sonra Amerikan söylemleri ile kaşımaya başlamışlar. Irak, İran ve Türkiye parçalanmak istenmektedir. Sözde Kürdistan kurulsun, dahası bu söylemi kullanarak kendi menfaatleri için hareket etmektedirler. Emperyalizm ikiyüzlüdür, bahane yoksunluğu çekmez.

Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı bir dergide Barzani 1959 yılında İngiliz gazetesi David Adamson'a 'Kendisinin mensup olduğu Irak kürtlerini İran Şahına (Abd yanlısı) ve hatta Türkiye'ye bağlamaya çalıştığını' söylemiştir. New York Times Ortadoğu muhabiri Dana Adams Schmidt aracılığı ile de Washington'a 'Amerikan yardımı karşılığında kürt askeri potansiyelini Cento emrine verme' teklifini ulaştırmıştır.

Türkiye'ye sen bölünmeyeceksin tam tersi Barzani o toprakla sana katılacak diyorlar. Bu ve bu gibi pekçok sayıklama mevcuttur. Yıl 1961 yılı Barzani artık ne denli 1946 yılında Sovyetler tarafından İran topraklarında kurulan Mahabad devletinin generali idi ise de ve Sovyetler çekilince bu da gidip Sovyetlere sığındı ise de 1958 yılında Irak'ta Sovyetler Birliği yanlısı Abdülkerim Kasım iktidara gelince ve Araplar ve kürtler kardeştir, Irak milleti Arap ve kürtlerden oluşur gibi beyanlarda bulununca Barzani 1958 Aralık ayında Sovyetlerden Irak'a geldi. Irak hükümeti tarafından kendilerine her türlü imkân sağlandığı hâlde İngiltere'nin bu girişimleri Barzani'ye Sovyet yanlısı Abdülkerim Kasım'ın sana sağladığı özerklikten daha fazlasını biz İngiltere senin için düşünüyoruz. Daha fazlası bağımsızlık, biz senin bağımsızlığını destekliyoruz. Bırak Sovyetleri o sana sadece özerklik veriyor. Gel bizim şemsiyemiz altına Abd Anglosakson şemsiyesinin altına sana bağımsızlık verelim. Bu çabalar meyve veriyor ve 1961 yılında Barzani İsrail, İran, Amerika, İngiltere'nin yardımları ile Irak yönetimine karşı ayaklanıyor.

Sizce Barzani'nin ayaklanan ayakları kırıldı mı? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.186 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.