Amaç Işid'i Göstererek, Sözde Kürdistan'a Razı Etmek midir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Aralık 2019, 06:05:49


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Amaç Işid'i Göstererek, Sözde Kürdistan'a Razı Etmek midir?  (Okunma Sayısı 2770 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 18 Ağustos 2014, 13:21:21 »

Ortadoğu'nun yeni yüzyıldaki hatlarının en önemli ayağı ABD'nin Kürt devleti kurma projesidir. ABD'nin bu düşüncesinin bir sır olmadığı herkes tarafından bilinen gerçektir. Nedir ki koşulların uygun olması gerekmektedir.

Peki bu koşullar nelerdir? Bunun cevabını ABD'nin Kürt politikası konusunda önde gelen isimlerinden Henry Barkey, 03 Ağustos 2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi Vaşington temsilcisi Tolga Tanış'a, Irak'taki gelişmelerle ilgili değerlendirmede yapmıştır. Kürt devletinin kurulmasının ve hayatta kalmasının yolunun tek taraflı ilan şeklinde olamayacağını ancak diğer tarafların bu sonuca Barzani'yi itmesi gerektiğini, Barzani'nin bunu başlatması başta Irak'ta yaşayan Araplar olmak üzere, diğer bölge ülkelerinin de tepkisini doğuracağını söylemiştir. Buna dikkat edilmemesi halinde ise yaşanacakları  'Ayrılacaksan da bunu başlatan sen olma, seni başkaları buna itsin; çünkü sen başlatırsan, Arap ülkeleri örneğin Arap topraklarını alıyorlar, Arap petrollerini alıyorlar derler. Yeni Kürdistan doğar doğmaz birçok düşman edinmiş olacak. Hâlbuki Irak'ın beraberliğini sen sağlamaya çalıştıktan sonra çözülürse kimse Kürtleri haksız bulmayacak ve bağımsızlık daha yumuşak karşılanacak' demiştir.

Barkey, Kürt devletinin hayata geçmesinin zorluklarından bahsederken, Türk milliyetçilerinin tutumunun Türkiye'nin ve dolayısıyla bölgenin konumunu etkilediğini, yürüttükleri politika nedeni ile Türk kamuoyunun Kürt devletine sıcak bakmadığını ve bunun Kürt devleti kurulması projesini tehdit ettiğini söylemektedir.
Bütün bu gelişmelere baktığımızda, Irak'ta da kendisini gösteren IŞİD'in esas gayesinin Kürt devletinin kurulmasına yönelik paravan olarak çalışan bir terör örgütü olduğu ortaya çıkmaktadır. Görünen o ki, yeni yüzyılda küresel sistemin en büyük tehdidi olarak terör örgütlerini gören ülkeler, esasen terör örgütleri aracılığı ile projelerini hayata geçirmeyi hedefliyor.

Türkiye'de ise Kürt devleti projesini hayata geçirmek isteyenler, Türkiye'yi buna ikna etmek, kamuoyunu hazırlamak için olanca gayretleri ile çalışıyorlar. Örgütün lideri konumunda olan Bağdadi'nin Mossad ajanı olduğu, ABD'nin eski başkan adaylarından ve hali hazırdaki senatörlerinden John McCain ile katıldığı bir toplantıda açıkça görülmesi ve adı ABD'nin küresel dinleme skandalı ile ünlenen eski NSA ajanı Snowden'in de IŞİD'in arkasında ABD, İsrail ve İngiltere'nin olduğunu belirtmesi her şeyi net olarak ortaya koyuyor.

Her ne kadar IŞİD, Irak'ın kuzey bölgesine doğru saldırılarını taşıyor görüntüsü verse de sonuç olarak yaşananların, Kürt devleti kurma projesine doğrudan hizmet ettiği açık bir şekilde anlaşılıyor. Sizce amaç Işid'i göstererek, sözde Kürdistan'a razı etmek midir? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 18 Ağustos 2014, 16:10:12 »

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, IŞİD'in saldırılara devam etmesi durumunda yeni çözümler deneyeceklerini ve:

'1999 yılında çözüm gündeme girmişti. Fakat Türk devleti o zaman adım atmadı. Şimdi de çözüm gündemdedir. Adım atılmalıdır. Çıkarılan kanun herkes tarafından biliniyor. Bu konuda belirtilen, çözümün gerekleri yerine getirilmelidir. Bu konuda Abdullah Öcalan süre veriyor. Bu süre çok önemlidir. Kısa süre içinde gerekli heyetler, müzakere heyeti, izleme heyeti, çözüm heyeti kurulmalı işlerine başlamalıdır. Çözümün takvimi netleştirilerek müzakere başlamalıdır. Bu aşamadan sonra müzakere heyetinin başkanı Abdullah Öcalan rahat hareket koşuluna kavuşmalıdır. İmralı koşullarından çıkarılmalıdır. Devlet bizimle yaşamak istiyor ise acil bir şekilde gerekli adımları atmalıdır. Bu konuda Abdullah Öcalan kısa süre içinde sürece ilişkin bir açıklama yapamaz ise bu süreç ciddi anlamda son bulur. Niçin? Çünkü devletin oyalamak için hiçbir gerekçesi kalmadı. Daha önce seçimler bahaneydi o da bitti. Bölge üzerinde büyük bir savaş var. Saldırılar sonucu IŞİD çetelerinin uluslararası bir konsept temelinde yalnız Batı değil Güney Kürdistan’a karşı da saldırıya başladığını biliyoruz. Özelilkle iki Ağustos’tan itibaren Şengal’de katliama başladılar. Ezidi halkımız katlediliyor. Ezdihanı Ezdi Kürtler için zindan etmek istiyorlar. Kürt halkının kazanımlarına karşı büyük bir saldırı başlatıldığını belirterek, ey uluslararası çete IŞİD! Ey IŞİD! Kürt halkı yalnız değildir. Bunu böyle bil. Bu saldırılarına devam eder isen, sana karşı devreye koymadığımız şeyler var. Bunları devreye koyacağız. Pişman olursunuz. Bir an önce bu vahşetinize son verin. Vahşet uygulamayın. Hiçbir felsefede bu katliamlara yer yoktur. İslam dininde hiç yoktur. Kürdistan halkına karşı 21. yüzyılda sergilenen bu vahşeti tüm dünya izliyor.' dedi.

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #2 : 21 Ağustos 2014, 07:13:20 »

Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, hükümetin sözde açılım sürecinde derin hayal kırıklığı yaşayacağı uyarısı yaptı.

Terör örgüt PKK’nın  Irak’ta IŞİD’e karşı ABD tarafından silahlandırıldığına dikkat çeken Eslen, “PKK silah bırakmayacak. Çünkü PKK karakter değiştirdi. PKK sözde açılım sürecini de çok iyi kullanarak kendisini güçlendirdi. PKK bugün IŞİD ile savaşıyor. Bunların hava desteğini silahlarını Amerika sağlıyor. Demek ki Amerika ile PKK çok yakınlaştı” dedi.

ABD’nin enstrümanı

Nejat Eslen, terör örgütü PKK’nın Orta Doğu’da yeni görev üstlendiğini ve tamamen ABD’nin stratejisi doğrultusunda hareket  ettiğini ifade etti. Bölgede yaşanan çatışma ortamını terör örgütünün çıkarları doğrultusunda kullandığını anlatan Eslen, “PKK, Orta Doğu’da ABD’nin enstrümanı haline geldi. Bu şartlarda PKK silah bırakmaz. Hükümet ya hayal görüyor ya bizi kandırıyor” diye konuştu. Hükümetin PKK’nın silah bırakmasını sağlamak için her istediğini yerine getirdiğini vurgulayan Eslen, Cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tavizkar tutumunun da örgütü cesaretlendirdiğini ifade etti. IŞİD ile çatışan PKK’nın uluslararası meşruiyet kazandığına dikkat çeken Eslen, “ABD’nin desteklediği PKK, Barzani kuvvetleriyle beraber IŞİD’e karşı savaşıyor. Artık PKK Orta Doğu gücü haline geldi, meşru bir güç oldu. ABD’nin ve AB’nin  düşmanlarına karşı savaşan dost bir güce dönüşüyor ve bu çok tehlikeli” dedi.

Yakınlaşma tehlikesi

Terör örgütü PKK ile peşmerge reisi Mesud Barzani’nin yakınlaşmasına da değinen Eslen, şöyle konuştu::

“Hükümete büyük yetkiler veren bir yasa çıktı. Hükümet bu süreci kararnamelerle yürütecek. Öcalan şimdi de protokol istiyor. Devlet ile Öcalan masaya oturacak. Eşit birer unsur gibi protokol imzalayacaklar. Bu durumda ya Öcalan devlet seviyesine çıkarılıyor ya da devlet, Öcalan’ın seviyesine düşürülüyor. Protokol imzalanırsa devletin resmi muhatabı olacak. Güneydoğu’da egemenlik sahibi olacaklar. Başlangıçta Dışişlerinde ve savunmada merkeze bağlı olacaklar diğer konularda da kendi kendilerini yönetecekler. PKK ile Barzani birbirine yanaştı beraber savaşıyorlar. Burada bir uzlaşma var. Asıl tehlike budur. Bu uzlaşma süreci büyük Kürdistan’a doğru götürür.”

-alıntı-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #3 : 25 Ağustos 2014, 19:14:41 »

Irak ve Suriye’deki dindaşlarına destek olmak amacıyla İsviçre’den gençler savaşmak için bölgeye gidiyor. Alman Focus Dergisi, “Teröre karşı Haçlı Birliği: İsviçreli Hristiyanlar IŞİD’e karşı savaşa gidiyor” başlığıyla verdiği haberinde, bugüne kadar 10 kişinin bölgeye giderek din kardeşleriyle birlikte IŞİD’e karşı savaştığını bildirdi. İsviçre’de savaşa gidemeyen ancak bölgedeki Hristiyanlara destek olmak isteyenlerin de para toplamaya başladığı belirtiliyor.

HAÇLI BİRLİĞİ

Derginin İsviçre’de yayımlanan “Sonntags Zeitung“gazetesine dayandırarak verdiği haberde, kimi İsviçrelilerin gizli kamplarda IŞİD’e karşı savaşacak kişileri eğittiği bilgileri de yer alıyor. Suriye’nin kuzeyinde Süryani Askeri Konseyi’ne (Syriac Military Council) katılarak bölgedeki Hristiyanlarla birlikte Haçlı Birliği oluşturan İsviçrelilerin, Suriyeliler, Asuriler ve Keldanilerden oluştuğu belirtiliyor. IŞİD’e karşı savaşmak için gidenlerin, kendi ırklarının bölgeden yok edilmesini engellemek istediklerini belirttikleri kaydediliyor.

PARA TOPLUYORLAR

Haberde, savaşanlara destek olmak isteyen İsviçreli Hristiyanların çeşitli faaliyetlerle para topladıkları aktarılıyor. İki yıldan bu yana maddi destek toplamaya çalışan Suriyeli azınlıkların bugüne kadar 100 ile 200 bin İsviçre Frankı topladıklarını aktaran FOCUS Dergisi, politik destek için İsviçreli Süryaniler Birliği kurduklarını haber veriyor.

İsviçre Halk Partisi’nden (SVP) Lukas Reimann’a  göre sözkonusu kişiler suç işliyor. İsviçre’de yaşayanların başka ülkelerdeki çatışmalara karışmalarının İsviçre’nin tarafsızlığına aykırı olduğunu belirten Reimann, yasalara göre savaşanların açıkça suç işlediklerini hatırlatıyor.

Sizce İsviçreli Hristiyanlar, bölgeye niçin gidiyorlar? Suriye ve Irak’takilere destek olmak amacı ile mi? Teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.