Zamanı olan 5 kandaşım küfür neden ediliyor diye makale yazabilir mi?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2019, 10:00:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zamanı olan 5 kandaşım küfür neden ediliyor diye makale yazabilir mi?  (Okunma Sayısı 3931 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 8.901


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 07 Nisan 2014, 23:04:46 »

Zamanı olan 5 kandaşım küfür neden ediliyor diye makale yazabilir mi,

Bu başlığın altına!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 07 Nisan 2014, 23:05:50 »

Zamanı olan 5 kandaşım küfür neden ediliyor diye makale yazabilir mi,

Bu başlığın altına!

Seve Seve Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 8.901


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2014, 23:19:12 »



Seve Seve Peynir

Sağol!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Hun Türk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 473



« Yanıtla #3 : 08 Nisan 2014, 02:55:58 »

Bu otağa girenler muhabbet etmek, hoş vakit geçirmek için, yeni insanlarla tanışmak için gelmiyor. Burada önemli konular konuşuluyor. Bu önemli konuların ana başlıkları da genellikle ülkemizin ve ırkımızın gidişatı ve geleceği hakkında. Şu son zaman zarfında ise ülkemizde ve insanlarımızda yaşanan kötü gidişat veya hava bizleri üzüyor sinirlerimizi al üst ediyor. Şahsen ben ülkenin yönetici topluluğunun büyük çoğunluğunun devşirme olmasını ve uyguladıkları gayri milli politikalara sinir oluyorum. Ve ülkenin yöneticileri toplumu germeyi siyasi bir araç olarak görüyor ve bunun için bazı şeyleri uyguluyorsa bütün bunlarda  bunun üstüne tuz ve biber oluyor. Aldığı çoğunluğa güvenip yaptığı baskılar, medyayı ele geçirip yaptırttığı gayri milli politikalarını destekleyici yayınlar, bizim gibi ülke ve millet sevdalısı insanları üzüntüye ve sinire boğuyor. Mağdur edebiyatını da devam ettirebilmesi için karşısında bir düşman veya bir hedef yaratmak zorunda bunun içinde belli yerlere baskı yaparak veyahut psikolojik harp uygulayarak bu grupları sinir ediyor ve kendisine düşman bir kitle yaratıyor ve bu kitlenin yaptığı eylemlerin karşılığında bir şeyler bularak yine mağdur edebiyatına devam ediyor. Örneğin kızlı erkekli meselesi, içki satışına kısıtlama vb şeyler ile gençlere baskı uyguladı ve karşılığında malum gezi olayları. Son seçimlerde gördük ki bunu da mağdura çok iyi çevirmiş aldığı oy oranına bakarsak.(arada birde 17 aralık vardı). Yani hem bunların psikolojik baskısı hemde bizlerin ülkemizin ve insanlarımızın bu kötü gidişatına üzülmemiz ve sinir olmamız küfrün başlıca nedenidir. Ben şahsen bu tür önemli konularda yapılan hainlikleri ve şerefsizlikleri gördükçe kendime hakim olamıyorum ve küfür kullanmak zorunda kalıyorum. Elimde değil keşke biraz milli olsalar, biraz omurgalı olsalar, sömürge valisi gibi aptalca kararlar almasalar ama işte sonuç bu ne yapacaksın. Sonra niye bu kadar çok küfür ediliyor ben etmeyeyim de kim etsin yahu. Sonuçta küfür ve hakaret kötü bir şeydir elinizden geldiği kadar küfür ve hakaret etmemeye çalışın bana bakmayın siz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« Yanıtla #4 : 08 Nisan 2014, 11:15:33 »

Bir kavramı anlayabilmek için o kavramın kökenini ve tanımını yapmak gerekir. Biz tanımdan gidelim. Bana göre küfür denilen şey, bireyin karşılaştığı durumlar karşısındaki refleksidir. Anatomik reflekslerden farklı değildir. Ama genel olarak bilinen tarafıyla bakarsak küfür kötü bir söz söylemek demektir kısaca. Kötü söz dediğimiz şey, doğru olmayan yanlış ifade olarak da söylenebilir. O zaman karşımıza şöyle bir çelişki çıkar ki mutlak doğru olmayan her söz bir küfürdür.

Toplum da küfrün kötü bir söz söylemek olduğunu kabul eder (Toplum görüşü doğrudur demiyorum sadece tanım yaparken örnek vermek  için diyorum) Sınırlarını kendi doğruları belirleyecektir. Birey kendisine zıt bir durumla karşılaştığı zaman içgüdüsüyle saldırıya geçer. Bunu yapmasının sebebi kendinden olanı koruma ihtiyacıdır. Mesela yoldan geçen bir ihtiyara namaz kılmak yanlış derseniz, yaşlı amca inancına karşıt olan bu görüşe karşı saldırıya geçecektir. Kendi doğruları sınırlarını oluşturacaktır ve oluşturduğu sınırın dışında kalan her şey o amca için küfür olacaktır.
Küfür bu yüzden ' tam olarak şudur ' diyemeyiz. Çünkü herkesin doğruları farklı olduğu için herkes için farklıdır. Net bir tanımlama yapamayız.


Ancak toplum küfürü net olarak tanımlamaktadır. Toplumun küfür algısı belli başlı kelimelerdir. Mesela 'si...m' , 'amk' gibi daha çok sıralayabileceğimiz kelimelerdir. Toplum küfür deyince bu kelimeleri kastetmektedir. Bunlar bile küfrü açıklamaya yetmez. Çünkü kullanıldığı şekle bağlıdır. İki arkadaş birbirine şaka yollu hitap olarak o kelimeleri kullanabilir. Birbirlerine kötü bir söz olarak kullanmamaış olabilirler ki aynı kelimeler kullanılsa buna küfür denilemez.


Bir insan bunun yanında o kelimeleri sadece kızdığı bir ögeye demezler. O kelimeler sadece kızgınlıkta söylenmez. Birey sevindiği zaman bile sevincin coşkusuyla küfür edebilir. Ya da şaşırdığı bir durum karşında o kelimeleri kullanabilir. Hatta ani hareketlerin bir yansıması olarak belirir bireyde. Ayağı kayar tam düşecekken o kelimeleri söyler, elindeki bardağı düşürür bir anda bir şey hissetmeden ve sorgulamadan 'amk' ya da 'ha s.tr' diyebilir.


Yani toplum tarafından tanımlanmış şekliyle de kullanımı sadece duygulara göre değişmeyip davranışların şekline, karşılaşılan hareketlere karşı da farklılıklar arz eder.

Küfrü ilk yaptığımız tanımlamaya göre hakaret olarak değerlendirmeye kalkalım. Küfür = Hakaret olsun. Bu sefer de şu şekilde bir çelişkiyle karşılaşırız. Hakaret edilen nesne için söylenen söz doğru olabilir. Yani ciğeri beş para etmeyen birine sen adam değilsin dersek bu doğru bir söz olur ki tanıma göre buna küfür diyemeyiz. Ancak kötü bir söz olarak değerlendirdiğimiz zaman da küfür olarak tanımlanacaktır. Bu çelişki de göstermektedir ki küfür eşit değildir hakarete.


Küfür söz olmadan var olabilir mi diye bakarsak, evet tanıma göre olur. Mesela el hareketi yapmak kötü bir söz söylemeye paralel bir davranıştır. Bu da bir küfürdür ancak bu da karşımıza daha büyük bir karmaşayla gelir ki her kötü davranış bir küfür müdür sorusunu sordurur. O zaman şu sonuca varırız. Sınırlandırılmış şekliyle tanımın içinde yer bulan, kötü bir ifade olarak algılanan durumlar küfürdür. Diğerleri küfür değildir.

Mesela yere tükürmek suç olsun. Yere tüküren biri yanlış bir davranış yapmıştır, kurallara karşı gelmiştir. Ancak bunu küfür olarak değerlendiremeyiz ya da kurallara küfür etti gibi değerlendirebiliriz. Ancak ister küfür olarak değerlendirelim ister değerlendirmeyelim cezası vardır yanlış bir hareket sayılmıştır. Ancak bu kişinin hasta olduğunu ve öksürürken istemsiz olarak tükürdüğünü düşünelim. Bu sefer net biçimiyle küfür diyemeyiz. Küfür olmadığı nettir ancak yere tükürdüğü için cezası vardır.

Bu yüzden bilinen tanımından değil benim ilk başta dediğim gibi, küfür bireyin karşılaştığı durumlardaki refleksidir. Neyi nasıl algıladıysa verdiği bir cevaptır. Bir cevap olarak değerlendirilmeli ve ardına iyi-kötü cevap ayrımı yapılmalıdır.

Neden küfrü edilir de tanımın içindedir. Yani her şey küfürdür. Çünkü cevap=küfür diyoruz. Bu da gözlem yapan bir bireyin, sorgulayan kişinin algısına girenlere karşı verdiği cevaplardır. Herkes bu yüzden küfür eder.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Amir Temur
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 38



« Yanıtla #5 : 08 Nisan 2014, 12:42:25 »

Yürekli-Kam'ın sözünü ettiği şey "sövmek". Çünkü küfür arapçada islam dışı her hareketi kapsar. Yani yalnızca hakaret anlamında kullanılmaz, gühan sınırları içindeki her şey küfürdür. Söz konusu "hakaret" anlamındaki küfür olduğu için "sövmek" üzerinden konuşulması daha uygun diye düşünüyorum.

Sövmenin sebepleri üzerine çok şey söyleyebiliriz. Psikoloji konusunda uzman kişilerin söyleyecekleri genellikle aynıdır. Bunun sosyolojik boyutundan, aile yapısından, yaşanılan gettolardan ve bireysel gelişimden bahseder herkes. Yakın çevreden, hayattaki başarı-başarısızıktan, kişisel zayıflıklardan falan bahsedilir.

Şunu kısaca söyleyelim : Bunların hepsi hikayedir. Her insanoğlu söver. Yalnızca yeri, zamanı ve yoğunlukları farklıdır.

Çünkü sövmek, çaresizliktir. Bunu yanlış anlamayın. Acizliktir, zayıflıktır değil. Çaresizliktir. Bunlar çok farklı şeyler. Her insan aciz ve zayıf olmayabilir, ama her insan çaresiz kaldığı anlar yaşar.

Basit insan üretken değildir. Karşılaştığı durumlara çözüm üretmek için elindeki seçenekler sınırlıdır. Bazen hiç yoktur, ilk seçenek olarak sövmeyi kullanır. Bunu alışkanlık haline getirir, sövdüğü zaman yaşadığı rahatlama duygusu onu çözüm üretme konusunda tembelleştirir. Bu bir alışkanlık olmaktan çıkıp karakter haline gelir.

Zeki insan üretkendir. Zorluklara karşı çözümler üretir. Kolay pes etmez, elinde seçenek çoktur. Hatta her han çözüm üretebilir. Seçeneklerini bitirmemek için aklını kullanır. Ama öyle anlar yaşar ki, içinde bulunduğu mantıksızlık çözüm üretmesini engeller. Bir tartışma, bir fikir yürütme, yapılan bir iş, içinde bulunulan bir durum, akla mantığa o kadar terstir ki, aklı başında insanın çözüm üretmek için seçeneği kalmaz.

Kısacası, söven her insan aynı değildir. Kimi tek seçeneğini kullanıp söver, kimi elinde ne varsa çözüm üretmeye çalışır, şartlar onu sövme noktasına getirdiği zaman söver. İkisi de çaresiz kalmıştır. Biri basitlikten, diğeri şartlar gereği. Çünkü sövmek kaybetmenin sonucu değil, içinde bulunulan kördüğümün tanımını yapmak içindir.

Örnek verirsek daha iyi anlaşılır. Mesela, otağda onlarca başlık açılmış, yüzlerce yazı yazılmış, binlerce kişi okumuş, bir fikir birliğine varılmış. İnsanlar bilgilerini artırmışlar, üzerinde uzun uzun konuşup tartışmışlar, akıllarını kullanıp bir sonuca varmışlar. Bütün bunların üstüne, birisi çıkar, otağa ilk girişinde, onca arşivi aramadan taramadan, birkaç tanesine gözatma zahmetinde bulunmadan, kimseyle fikir alışverişinde bulunma cesaretini göstermeden ortaya mezhepçi bir saçmalık yazar. Sanki binlerce defa o konu hiç tartışılmamış, kimse birşey bilmemiş, herkes karacahil, bu arkadaş evreni yalayıp yutmuş.

Hangi insan tipinde olursanız olun, bunu gördüğünüzde çaresiz kalırsınız.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 8.901


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #6 : 08 Nisan 2014, 21:26:59 »

Sağolun kandaşlarım, her kesim siz Bozkurtların ne olduğunu görsün bilsin, İyi ki varsınız!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #7 : 09 Nisan 2014, 18:02:24 »

Öğrenme Fırsatı Vardır

Davranışlarımız kişiliğimizle, özümüzle birleşen ve alışkanlık haline gelen hareketlerimizdir. Davranış, davranma eylemini yaparken takınılan tutumdur. Bir kimseye ya da olaya karşı alınan tavırdır.

Düşünceyi sözle ifade etme işinde amaç çok önemlidir. Bilgilerimizden, fikirlerimizden, isteklerimizden, niyetlerimizden bahsederken, kendimize yakışır biçimde anlatmalıdır. Anlatmasını bilmeyen gereksiz sözler söyler. İçinde gereksiz, yersiz söz bulunan cümle bulanıktır, çamura benzer. Yerinde sözlerle konuşmak, yazmak düzgün konuşmanın, yazmanın icabıdır. Düzgün konuşma adabını önce evimizden başlayarak, içtimai hayatta da her an uygulayarak öğreniriz.

Üslupta ince, zarif davranmak hiçbir vakit gereksiz süs, gösteriş değildir. Hayatın zorluklarını yok edecek, tersine döndürecek bir güç, bu cılız gibi görünen kuralların temelini oluşturur. Aksine söven, sövmeyi alışkanlık haline getiren biri, inandırıcı olamaz, çünkü kişiliğine saygınlık kazandıramaz. Kırıcı, kaba, sövgü ile gelişigüzel konuşan, düşünmeyen birisidir. İnsanın bir özelliği konuşmak ise, diğer özelliği de düşünmektir. Bu incelikler, insanların birbirleri ile iyi geçinmeleri için gerekli kurallar halini alır. Zaman içinde insanların birbiri ile olan iletişim şekli ihtiyaçlara, zorunluluklara göre değişime uğramış, yerinde gereksiz bir hale gelmiş ve uygulamadan kalkmıştır. Fakat böyle olunca da ilişkiler bozulmaya başlamıştır. İnsanlar birbiri ile iyi geçinebilmek adına daha düşünceli, daha dayanıklı olmak ihtiyacını hissetmiş ve bundan nezaket kuralları ortaya çıkmıştır. Tarihsel süreç içinde çeşitli gelişmeler olmuş, her dönemde bu kurallar ya tümden ortadan kalkmış ya da şekil değiştirerek, mevcut bulunan düzene geçmiştir. Geçmişte yaşamış büyüklerimizin kalıntılarının bağrında, bugünkü yaşamda çok eski zamanlardan kalma incelik kurallarına rastlanmaktadır. Büyüklerden gelen iyi ve yüksek nitelikleri daima her şeyin üstünde tutan biri, bunları hareketlerine yansıtmasını da bilecektir. İnsan kendine nasıl davranılmasını isterse, kendi de öyle davranmalıdır. Kişinin ne olduğu ya da olmadığı sözlerinden belli olur. Hakiki kişiliğini saklayarak konuşanlar olabilir, fakat yine de konuşmaları onların kişiliğini ele verir.

Düşünerek, düzgün konuşmak kişiye çok şey kazandırır. Evvela kişiliğine saygınlık kazandırır, sevilip sayılmasını sağlar. Etkili düşünmenin gücü yüksektir. Yerli yersiz, kırıcı, yıkıcı, sövgü dolu konuşmak kolaydır; zor olan doğru düşünmek ve uygulamaktır. Atalarımız da böyle yapmıştır.

Günümüzde ise, cümlesine ‘bilmem neyine koyayım’ diye başlayanlar, gerçekte bunu icra edememektedir. Üçü beşi birden atmak yerine, söylemlerini hakikat yapmaları gerekir. İnsan yapamayacağı şeyi söyleyip, kimsenin başını ağrıtmamalıdır.

Sövmek eylemini yenemeyen, bununla nasıl başa çıkacağını bilemeyen kimse için başarısızlık diye bir şey yoktur; öğrenme fırsatı vardır. Hayatımızı olaylar değil, olaylara verdiğimiz anlam etkiler. İş ki, kurulan iletişim şekli en güzel üslupta olsun, söylemler ve davranışlar da bunu desteklesin. Zira konuşmasını bilen, söylemesini de bilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
K0L0KAAN
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 2


« Yanıtla #8 : 10 Nisan 2014, 19:27:25 »

Bana şiirlerinde küfür etme diyorlar usulsüz... Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayim küfürsüz! demiş Can Yücel. Biz küfürü gerekmediği halde cümle içinde sıfat yüklem özne gibi kavramlara büründürerek bilmeden söylüyoruz. Diğer insanlar beni ilgilendirmiyor. Ayrıca dünyada bu kadar çeşit insanı küfürsüz anlatabilmek imkansız biz ezelden beri yapıyoruz bunu .Çok çok eskiden Türkleri sinirlendirince beline vururdu çine giderdi yatışırdı cin seddi yapılıncada diline vurdu. Şimdi Türk sövmesinde ne yapsn sinirlendireni dövdürtmüyorlar cana kıyanı öldürtmüyorlar sacma sapan sorularda cabası bu  ortamda Türk ne yapsın. Posta gazetesinın kapak sayfasına bakın gelde küfür etmeyin .O zaman cin seddni yıkacağız yolu yok. Ayrıca ''küfür ruhun yelpazesidir ' der Şems-i Tebrizi boşuna da soylememiştir.Yazarken makale olduğunu okumadım küfür edilirmi diye yazıyorum. Şunuda soyleyeyim küfür etmek ayıp değildir hele günah hiç değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 11 Nisan 2014, 06:54:09 »

Küfür müthiş bir şeydir. En etkili iletişim yöntemidir. Toplumsal, psikolojik, sağlıksal faydaları saymakla bitmez. Kişi sürekli küfür etmeli fırsat buldukça ne kadar iyi küfür ettiğini düşünmelidir. Gerçek hayatta edemiyorsa gerçek bir Türkçü bulup onun cezai işlemleri üstleneceğini bildiği için onun sitesinde etmelidir.

Atsız'ın tanımında eksik olan unsur küfür etme şartıdır. Gerçi Türk veya Türkçü olmak da gerekmez. Öyle görünmek Otağda küfür etmek için yeterlidir.

Yaşasın küfür, kirli kalsın ağızlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.053 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.