(Kitap Tanıtım) Servet Somuncuoğlu -Taştaki Türkler-
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Mayıs 2020, 00:17:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: (Kitap Tanıtım) Servet Somuncuoğlu -Taştaki Türkler-  (Okunma Sayısı 5690 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tengiz
Ziyaretçi
« : 19 Temmuz 2011, 13:38:13 »

*Bir gün mutlaka kitaplığımda yer edinecek olan, ederi(fiyatı) nedeniyle şimdilik yalnızca kapağına bakabildiğim eşsiz bir kitap... Cool



SİBİRYA’DAN ANADOLU’YA TAŞTAKİ TÜRKLER
Türk kültür tarihiyle ilgili önemli konulardan biri karşılaştırmalı çalışmaların eksikliğidir. Bu eksiklik önemli ölçüde "Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler" adlı eserle doldurulmuştur.

Türkler tarihi hafızlarından kaynaklanan bilgileri yazıyı kullanmadan önce taşlara kazımıştır. Bu gelenek yazının oluşmasına kaynaklık ettiği gibi zamanla yazıyla da beraber devam etmiştir. Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler adlı eser Türk tarihinin ilk kaynaklarını ilgililere sunması açısından son derece önemli bir eser olup, Türkiye’de sanat tarihi, resim tarihi, dil tarihi ve kültür araştırması yapanlara da önemli belgeler sunmaktadır.

2008 Yılında yayınlanan ve Türk Kültür Tarihi üzerinde yeni baştan tartışmalar başlatan Türk Tarihinde Devrim, Türk Tarihinin Derin Kökleri gibi nitelemelerle basında tartışılan Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler kitabı, aynı zamanda 2008 yılı Sedat Simavi Sosyal Bilimler Araştırma ödülüne layık görüldü.

Türk tarihi nerede, nasıl başlar? Sorusunun cevabı bu eşsiz eserin sayfalarında sergilenmektedir.

Büyük kısmını birlikte yaptığımız saha gezilerinde sayısız resim alanını birlikte inceledik, o fotoğraflarını çekti. Doğuda Ulan Ude’den Anadolu’nun topraklarına kadar Avrasya coğrafyasının derinliklerinde gizli ve gizemli tasvirlerin fotoğraflarının yer aldığı eser, ilk basıldığında hakkettiği değeri gördü. İkincisinde daha fazla göreceğine eminim. Kitabın sayfalarındaki her bir resmin sanat değeri taşıdığı muhakkaktır.  Onları çekenin ve bu eseri meydana getirenin duygularını, heyecanını en önemlisi Türk Kültür Tarihine karşı hizmet aşkını yansıtmaktadır.

 Prof.Dr. Ahmet Taşağıl ( Mimar Sinan Ünv. Fen-Ed. Fak. Tarih Bölümü Başkanı )

 

Türkler tarihi hafızalarından kaynaklanan bilgileri yazıyı kullanmadan önce taşlara kazımıştır.
Bu gelenek yazının oluşmasına kaynaklık ettiği gibi zamanla yazıyla da beraber devam etmiştir.  

Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler adlı eser Türk tarihinin ilk kaynaklarını ilgililere sunması açısından son derece önemli bir eser olup, Türkiye’de sanat tarihi,  resim tarihi, dil tarihi ve benzeri alanlarda araştırma yapanlara da önemli belgeler sunmaktadır.

Dr. Mustafa Aksoy ( Marmara üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi )

 

''Türk tarihinin Avrasya steplerindeki sessiz tanıklarını yerinde görüp inceleyerek yüksek kaliteli fotoğraflarla belgeleyen Servet Somuncuoğlu’nun bu eşsiz eseri kamuoyunda ve bilim çevrelerinde büyük ilgi görmüştür.  Eser, Türklük bilincine kattığı yeni heyecanların ötesinde ciddi ve bilimsel yaklaşımıyla Türk Tarihi araştırmacıları için vazgeçilmez bir başyapıt niteliğindedir.''

Doç Dr. S. Yücel Şenyurt   ( Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı, Arkeologlar Derneği Genel Başkanı )


Servet Somuncuoğlu’nun “Taştaki Türkler” kitabına büyük ilgi
İlk baskısı büyük yankı uyandıran Servet Somuncuoğlu’nun kaleme aldığı “Taştaki Türkler” ikinci baskısını yaptı. Sınırlı sayıda basılan ve 300 liradan kitapçı raflarında yerini alan kitaptan elde edilecek gelir Orta Asya, Moğolistan ve Sibirya’da yapılacak yeni çalışmalarda ve Türk Tarihi ile ilgili yeni araştırmalarda kullanılacak.

Servet Somuncuoğlu; tam 4 yıl boyunca 6 ayrı ülkede 150 bin km. yol kat ederek 138 gün saha çalışma sonucu binlerce kaya resmi, damga ve figür fotoğrafladı. 2008 yılında titiz bir çalışma sonucu binlerce resim tasnif edilerek editoryal çalışmaları tamamlandı ve 550 sayfalık bir eser ortaya çıkartıldı. İlk baskısı AZ Yapı Yönetim Kurulu Üyeleri Cevdet Erdem ve Ali Coşkun’un destekleri ile bin adet basılarak büyük çoğunluğu akademik ve basın çevrelerine dağıtılmıştı. Yine kitap yoğun istek üzerine Dekon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Erdem’in destekleri ile 2. baskısını yaptı.

Kitabın sponsoru Dekon İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Erdem, sosyal bilimlerin resim, yazıt, heykel gibi görsel belgelerden önemli ölçüde istifade ettiğini belirterek, “Tarihçiler bu belgelerden yola çıkarak tarihsel olayları yorumlar, tarihlendirir ve yeniden kurgularlar.  Maalesef ülkemizde bu konuda özellikle İslamiyet öncesi Türk Tarihi konusunda yeterli ölçüde araştırma ve çalışma yapılmamakta, sınırlı sayıdaki bireysel çaba ve desteklerin dışında yeterli kaynak ayrılamamaktadır” dedi.

Cevdet Erdem ‘’Ben sadece durumdan görev çıkarttım, diyerek; ortada insanüstü bir emekle hazırlanmış ve tarihsel misyonu olan bir eser vardı ve bunun okuyucu ile buluşması gerekiyordu. Bu kutlu görev ikinci kez bana nasip oldu’’ diye konuştu.

Yeni araştırmalara kaynak olacak

‘’Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler’’ Türk tarihinin en önemli belgeleri olan kaya yazıtlarının karşılaştırmalı olarak bir arada ele alındığı bir eser olma özelliği ile tarihçiler, arkeologlar ve araştırmacılar için bulunmaz bir kaynak.

Bilindiği gibi Türk Tarihi ile ilgili yazılan eser ve onlardan hareketle yapılan çalışmalar (ki bunların çoğunluğu yabancı yayınlardır) büyük hatalar ve bilgi eksiklikleri ile doludur. Türklerin Anadolu’ya 1071’de geldikleri ya da Türklerin at sırtında orda oraya koşan medeniyet düşmanı bir kavim oldukları konusunda yaygın bir önyargı egemendir. Taştaki Türkler; Türk tarihi ile ilgili bu yanlış algılamaları yıkmış, Türk Medeniyeti’nin belgelerini bir araya toplamıştır. Bu bakımdan bile, tarih araştırmacılarına kaynak olacak eşsiz bir eserdir.

Atatürk’ün vasiyeti

Bu yaygın önyargı ile ilgi olarak da Atatürk Türk Tarihi ile ilgili bir sohbetinde;

 ‘’Tarih milletlerin dolayısıyla insanlığın hafızasıdır. Tarih bize geçmişteki olayların nasıl cereyan ettiğini öğretir, dolayısıyla kendimizi ve insanlığı tanıtır böylece geleceğin nasıl olabileceğine dair ipuçları verir. Batılılara göre; Türkler medenî kabiliyete sahip değillerdir. Medenî olamadıkları gibi medeniyet düşmanıdırlar. Sarı ırka mensup olan Türkler fethettikleri yerlerdeki medeniyetleri yıkmışlardır. Ayrıca Türklerin yaşadıkları topraklar kendilerine ait değildir. Batının önyargılarla ileri sürdüğü bu iddiaların bir kısmı ülkemizde de tesirini göstermiştir. “Türkiye’de epeyce bir dönem tarih araştırmaları gelişme göstermedi ve tarih yazarlarımızdan büyük bir kısmı Avrupa tarihlerinden tercümeler yaparak Tarih kitabı yazdıkları için Türklerin ikinci nevi bir insan tipi olduğu yolundaki yanlış bilgiler memleketimizi de istila etmiş bulunuyordu.” Bu önyargılı iddialara cevap verebilmek söz konusu görüşlerin yarattığı olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek için tarihimizin en ince ayrıntılarına kadar araştırılması ve öğretilmesi lâzımdır’’demiştir.

Orta Asya’yı tanımadan Anadolu’yu anlamak zor!

Kitabın yazarı Servet Somuncuoğlu, Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler’in  için çalışmalarına Sibirya’daki Ulan-Ude’den başlamış, Moğolistan, Tuba, Hakasya, Gorno Altay’da devam etmiştir. Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan’da araştırmalar yaptıktan sonra Türkiye’de Kars’ın Kağızman ilçesinin Camuşlu köyü, Şaban köyü ve Kurban Ağa mağarasında, Erzurum’daki Cunni mağarasında, Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki Dilli vadisindeki kaya yazıtı alanlarını fotoğrafladı ve tasnif etti. Ordu’nun Mesudiye İlçesi Esatlı Köyü’nde, Hakkâri’nin Yüksekova ilçesindeki Gevaruk Yaylası’nda, Antalya-Beldibi ile  İzmir’in Ödemiş ilçesinin Konaklı beldesinde yeni bulunan kaya yazıtı alanlarını fotoğrafladıktan sonra araştırmasının buraya kadar olan kısmında elde ettiği bulgu ve belgeleri bu kitapta topladı. Kitapta da görüleceği gibi saha araştırması yapılan yerlerdeki kaya resimlerdeki benzerlik ve içerik çok önemli bilgileri gözler önüne sermiştir. Bu nedenle Türkiye’nin sosyal ve etnik yapısı hakkında araştırma yapanların ve moda söylemle Türkiye’de mozaikten bahsedenlerin "Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler" adlı esere bakmalarında fayda olacaktır. Şurası bir gerçektir ki; Orta Asya’yı bilmeyen Anadolu’yu anlayamaz…

Eser Türkçe ve İngilizce hazırlanmış, yazılarıyla Taşağıl, Vasilev ve Alok katkı yapmıştır. Prof. Dr. Ahmet Tasağıl’ın "Bilinen Tarihin Şafağında Eski Türk Tarihinin Zaman ve Mekânda Yeri", Prof. Dr. Dmitry D. Vasilev’in "Geçmişten Gelen Sesler".Ersin Alok’un "Kaya Resimlerine Bakış", başlıklı yazılarının yanında, esere Mimar Sinan Üni. Fen-Ed. Fak. Tarih Bölümü Başkanı Prof.Dr.AHMET TAŞAĞIL danışmanlık yapmıştır.

Ortak bilinç

İnsanlığın ortak kültür mirasını, ortak bilinçaltı ve bilginin ilk izleri, Servet Somuncuoğlu'nun bu çalışmaları sayesinde, "Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler"  kitabında ebediyen koruma altına alınmış oldu.

Servet Somuncuoğlu, kitabını şöyle tanımlıyor:

"Yaklaşık dört yıllık bir zaman içinde 150 bin kilometre ve 138 gün saha çalışması ile ortaya çıkan bu kitapta sahalardan örneklemeler yapılmıştır. Kırgızistan'daki Saymalıtaş kaya resmi alanından mevcut olan yüz bin resmin tamamı için ciltler dolusu kitap yapılabilir. Kazakistan'daki Tamgalı Say, Altay- Tuva - Hakasya bölgesindeki kaya resmi alanları ve Abakan, Minusinsk, Kızıl müzelerindeki buluntulardan ciltler dolusu albümler çıkar. Biz bu kitapta belirgin resimleri örneklemeye çalıştık. Yine de düşündüğümüz hacmin çok üzerinde bir kitap ortaya çıktı. Bugüne kadar ihmal edilen Anadolu kaya resmi alanlarına da özel dikkat çekmek gerekiyor. Henüz koruma altına alınmamış alanların bir an önce özel koruma bölgesi ilan edilmesi gerekiyor. Ulaşılması çok zor alanlar dışında kalan alanlarda maalesef ki insan eliyle yapılan tahribatlar had safhada, özellikle de kaya resimleri üzerine yazılan duvar yazıları, iç acıtıcı boyutlarda. Kime ait olduğu konusunda devam edip giden tartışmalar bir yana kalsın, bu alanlar bütün insanlığın  ortak kültür mirası, ortak bilinçaltı ve bilginin ilk izlerini taşıyorlar. Küçük de olsa, birkaç adımla, bu izlerin bir kısmını tahrip olmadan tespit etmiş olduk bu çalışma ile. Kaya resmi alanlarındaki çizilmiş figürlerin tek - tek yorumlanması ise başka bir çalışma alanı. Resimler hakkında genel olarak bilgimiz oluştu, ortak kodları gördük. Kitapta her resmin altına bilgi yazmayı uygun görmedik, karşılaştırmalı olarak bakıldığında resimler ortak bir dili ve ifade ediş tarzını anlatıyor zaten. Bu resimlerin tarihlenmesi ve tek tek çözümlenmesi ise ayrı bir uzmanlık alanıdır. Bizim ısrarla üzerinde durduğumuz konu, resimler arasındaki benzerliklerdir."

10 Bin yıllık kayıp miras

Servet Somuncuoğlu'nun "Taştaki Türkler" kitabında Sibirya'dan Anadolu'ya uzanan yaylalardaki kayalara nakşedilmiş kaya resimleri (petroglifler), 10-15 bin yıl öncesine dayanıyor. Bilim adamları, petrogliften alfabeye geçebilmek için en az 10 bin yıllık bir sürecin gerekli olduğunu belirtiyorlar. Bu bilimsel veriye dayanarak, yalnız Türklerin değil, insanlığın en azından 10 bin yıllık kayıp mirası söz konusudur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Altay Kağan
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 291


« Yanıtla #1 : 19 Temmuz 2011, 14:07:59 »

Gecen yedi günlük süre de (hafta da) bu betiği tapşuruk (sipariş) etmiştim ama bana daha ulaşmadı, coşku ile bekliyorum. Tapşuruk (Sipariş) ettiğim yerde güvenc (temin) durumunun 8 - 9 iş günü olduğunu belirtiyor, umarim yedi günlük süre (hafta) sonunda gelir, eğer burda almanyadan katılanlardan varsa, bu Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
bağlantıdan
tapşuruk (sipariş) edebilirsiniz Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YILDIRIM TÜRK
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 2



« Yanıtla #2 : 06 Eylül 2011, 21:07:59 »

Irktaşlarım, sayın Servet Somuncuoğlu benim sıklıkla görüştüğüm bir ağabeyimdir.
O, bu yola gerçek anlamda baş koymuş bir kişidir.Zor şartlarda ve kimseden yardım beklemeksizin dağ,tepe,ova,bayır,yaylak,kışlak demeden dolaşıp bu engin eserleri hazırlıyor.Kitapları Türk ırkının resimli yazıdan, kaya yazılarına geçişteki ve sonucunda da bugün kullandığımız abecelerin temelini oluşturan ve inanılmaz bir us isteyen soyutlamaları da içermektedir.Türk'ün us açıklığı ve bilgeliği bir kere daha gözler önüne seriliyor.Araştırma gezilerine ben de katılmak istemiştim ancak iş yoğunluğundan dolayı katılamamıştım.
Kitaplarını çeşitli kitapevlerinden almak yerine kendisinden almanız durumunda ödediğimiz ederler (ücretler) Servet bey'in çalışmalarına doğrudan katkı yapmakta ve araştırma gezilerine devam etmede yardımcı oluyor.Bunu da ayrıca belirtmek isterim.Herkesin bildiği gibi öğretim görevlisi maaşı ile bu çalışmaların yapılması olanaksız.

Esenlikler dilerim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türk Çerisi
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 795


« Yanıtla #3 : 02 Ekim 2011, 17:07:27 »

Tengiz, size hediyem olsun, bunu canı gönülden istiyorum; göndereyim bir tane:)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 02 Ekim 2011, 17:22:17 »

 Çeri, ayrımcılık yapıyorsun:)))) Hem gönderen sen ya da Altemur olunca kitabın yerine ulaşıp ulaşamayacağı konusunda kuşkularım var:))
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.