Türk dünyasının ortak değeri, Atsız Atanın (Bozkurtlar) romanları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 07:30:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk dünyasının ortak değeri, Atsız Atanın (Bozkurtlar) romanları  (Okunma Sayısı 18435 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 04 Nisan 2010, 22:37:38 »

Türk dünyasının ortak değeri,  Atsız Atanın  (Bozkurtlar) romanları

Bozkurtlar’ın yazarı Nihâl Atsız’dır. Daha çok Atsız olarak bilinir. 1905-1975 yılları
arasında yasamıstır. Roman dısındaki edebî türlerde de eserleri vardır.
Atsız, edebiyatçılığının yanı sıra aynı zamanda bir Türkologdur. Dil, edebiyat ve
bilhassa tarih alanında bilimsel çalısmaları bulunmaktadır. Atsız’ın en önemli cephesi ise
Türkçülüğüdür. O, tarih ve coğrafya derinliğinde Türklüğü bir bütün olarak görür. Yasadığı
ülke, bağlı olduğu boy ve inandığı din ne olursa olsun, Türk soylu bütün toplulukları kucaklar
ve onları dünya görüsünün eksenine oturtur.
Atsız, yazılarında Türklüğün bütün sorunlarıyla ilgilenmistir. Ömrünü Türkiye’de
geçirmis olduğu için, makalelerinde Türkiye Türklerinin meseleleri öne çıkmıs gibi görünse
bile, o, müstakil çok sayıdaki yazısında Türkiye dısındaki Türklerin sorunlarını islemis, onları
Türkiye Türklerinin gündeminde tutmustur.
Atsız’ın hayatı Türklük için mücadeleyle geçmistir. Bu uğurda birçok defa isinden
olmus, sıkıntı çekmis, mahkemelerde ve hapislerde çile doldurmustur. Kendisi, fikirleriyle
yasayısı arasında çeliski olmayan büyük bir ülkü adamıydı.
Atsız’ın edebî eserleri arasında bilhassa Bozkurtlar romanı öne çıkar. Aslında bu,
birbirinin devamı olan iki romandır. Birincisi Bozkurtların Ölümü, ikincisi ise Bozkurtlar
Diriliyor adını tasımaktadır. 1940’lı yılların ikinci yarısında, ilki 1946’da, ikincisi ise 1949
yılında yayımlanmıstır. Bu romanlar, yazarın 1975 yılında ölümünden önceki son iki baskıda
tek cilt hâlinde Bozkurtlar adıyla basılmıstır. Bu sebepten bu iki roman Bozkurtlar adıyla da
anılmaktadır.
Bozkurtlar, tarihî romandır. Türkiye Türkçesiyle yazılmıs bu kategorideki en önemli
eserdir. Konusunu Göktürklerin tarihinden alır.
Göktürkler, 552-745 yılları arasında hüküm sürmüsler ve bugünkü Moğolistan merkezli
bir devlet kurmuslardı. Neredeyse iki asra yakın yasayan (tam olarak 193 yıl) bu devletin
hayatında Çin’e bağımlı 50 yıllık (630-680) bir devre de bulunmaktadır.
Bozkurtlar romanında olaylar, 621 yılında Göktürk devletinin çökme sinyallerini
verdiği bir devrede baslar, bağımsızlığın kazanıldığı 680 yılına ve ondan sonraki birkaç yıla
kadar devam eder. Romanda zaman, yaklasık 60 yıllık bir süredir. Bu birkaç nesil demektir.
Nitekim, romanın baslarında ön planda olan kisiler daha sonra ölmekte, onların yerini
romanın ilerleyen kısımlarında çocukları ve torunları almaktadır.
Romanın en önemli kisisi süphesiz Kür Sad’dır. Kür Sad tarihî bir kisiliktir. Çin
kaynaklarında onun hakkında bilgi bulunmaktadır.1 Gerçek Türkçe ismini bilemiyoruz. Ona
«Kür Sad» adını veren Atsız’dır.
Kür Sad bir kahramandır. 639 yılında, yani Çin’de esaret hayatı yasanırken, Göktürkleri
Çin’den çıkarıp baskentleri Ötüken’e götürmek için kırk arkadasıyla birlikte bir bağımsızlık
ihtilaline girisir. Ancak, ihtilal basarıyla sonuçlanmaz. Çin sarayını basan ve sayısız Çin
askeriyle mücadele eden Kür Sad ve arkadasları vurusarak ölürler. Bu ihtilal her ne kadar
Göktürkleri bağımsızlığına kavusturamamıs olsa bile, yakılan istiklal atesi tam 41 yıl sonra
meyvesini vermis ve Göktürk ili, 680 yılında İltiris Kağan ile yeniden diriltilmistir.
Kür Sad birinci romanın sonunda ölür. İkinci romanda Kür Sad’ın yerini, oğlu Urungu
alır. Ancak, burada da Kür Sad’ın ruhu olaylara ve romana hâkimdir. Urungu, Kür Sad’ın
oğlu olduğunu baslangıçta bilmez. Annesinin ölümü anında, gerçeği öğrenir. Fakat, bu defa
da hakikati kimseye söyleyemez. Çünkü, Göktürkler yeniden derlenip toparlanmaktadırlar ve
Kür Sad soyuna bağlı bir prensin ortaya çıkması Göktürkler arasında bas olma kavgalarını
ortaya çıkaracaktır. O sırada liderliği elinde bulunduran İltiris Kağan ve Bilge Tonyukuk, Kür
Sad’ın oğlu bile olsa Urungu’yu ortadan kaldırmak zorunda kalacaklardır. Öte taraftan,
Dokuz Oğuzların prensesi Ay Hanım’a yaptığı evlenme teklifi, asil olmadığı gerekçesiyle
reddedilince, Urungu ikilem içersinde kalır. Bu sırada Türk ilinin birliği için pürüz
olusturmaya baslayan Dokuz Oğuzlar üzerine yapılan bir seferde Ay Hanım ölür. Sefere
katılan Urungu da Ay Hanım’ın cansız bedeniyle birlikte kendini uçuruma atarak o da ölür.
Bozkurtlar romanını teknik açıdan değerlendirmek bu bildirinin sınırları dısındadır.
Ama, romanı tanıtıcı bilgi olarak sunları da eklemek istiyorum:
Bozkurtlar’ın temiz ve sade bir dili vardır. Orta öğrenim öğrencileri bile sıkıntısız
anlayabilirler. Üslup akıcıdır. Romanda kısa cümleli, bol konusmalı, harekete dayalı
cümlelerin bolca kullanıldığı bir yapı mevcuttur. Bu özellik, romana konu olan bozkır
Türklerinin yasayıslarına ve dünya görüslerine uygundur. Roman yer yer kozmik, mitolojik
ve destansı öğelerle de süslenmistir.
Roman tarihî gerçekler üzerine kurulmustur. Ana olaylar, romanın yazıldığı zamanda
tarih biliminin ortaya çıkardığı gerçeklerle uyusmaktadır. Ayrıntılar yazarın kurgulamasıdır.
Atsız’ın aynı zamanda bir tarihçi olması, Türk kültürünü iyi bilmesi, romanı kurgularken isini
çok kolaylastırmıstır. Ayrıca Atsız, vücuduyla 20. yüzyılda yasamıs olmakla birlikte ruhuyla
Göktürkler çağının adamıdır. Bütün bunlar, romanın basarısında etkili olmustur.
Bir edebiyat eserinin Türk dünyasının ortak değeri olabilmesi için Türklüğün tarih
boyunca coğrafya derinliğinde gelistirdiği değerlerle örtüsmesi gerekir. Bunun yanında
gelecekte Türklüğün mukadderatına olumlu katkılar getirmesi de lazımdır.
Simdi Bozkurtlar romanını Türk dünyasının ortak değeri olarak öne çıkaracak
özelliklere geçiyorum:

     1. Ortak tarih:
     Romanda olayların geçtiği Göktürkler çağı anayurtta kalan Türklüğün birlik
olusturduğu bir devredir. Bu devirde, Kadırkan dağlarından Demir Kapı’ya kadar, Tibet’ten
Sibirya’nın kuzey bölgelerine kadar uzanan bir siyasi hâkimiyet kurulmustur. Bu siyasi
yapının Türkçülük terminolojisindeki adı, bildiğiniz gibi, «Turan»dır. Günümüzde dünya
üzerinde yasayan Türk toplulukları, bu siyasi yapının parçalanıp dağılmasıyla ortaya
çıkmıslardır. Dolayısıyla Göktürkler ortak atalarımızdır, Göktürkler çağı ortak tarihimizdir.
Romandaki olaylar sonraki bir çağda, sözgelimi Osmanlılar zamanında geçseydi, o zaman
eser kısmen mahalli kalabilirdi.

     2. Ortak coğrafya.
     Bugün Türkler dünya üzerinde fazlaca dağılmıs olsalar bile, anayurdumuz Orta Asya,
Türklüğün çıkıs yeridir. Ortak tarihin yasandığı bu topraklar Türklüğün her zaman
önemseyeceği bir coğrafyadır. Türk dünyasında romantik ilgi bu coğrafyaya her zaman
olacaktır.

     3. Mesajlar
     Bozkurtlar bir propaganda kitabı değildir. Teknik olarak roman sınırları dısına
çıkılmamıstır. Ama, dolaylı bile olsa, öne çıkarılan hususlar mesaj gibi algılanabilir. Bunlar,
tarih boyunca Türklerin hayatına hâkim olmustur. Bazen kaderini belirlemistir. Gelecekte de
süphesiz önemli olacaktır.

     Bunları söyle sıralayabiliriz:
     3.A. Kahramanlık.
     Bozkurtlar’da en önemli motif kahramanlıktır. Aslında roman bastan sona bir
kahramanlar geçidi gibidir. Hiçbir beklenti olmadan sınırsız fedakârlık temelindeki
kahramanlığı idealize eden tip Kür Sad’dır. Kür Sad, hiçbir karsılık beklemeden fedakârlık
etmenin sembolüdür. Öyle ki giristikleri ihtilal basarılı olursa, kendisinin de hakkı olduğu
hâlde, kağanlığa yeğenini geçirmeyi planlamıstır. Atsız da zaten bu özelliği dolayısıyla onu
öne çıkarmıstır. Kür Sad ideal erkek tipidir. Romanda kadınlar da kahramandır. Öne çıkarılan
kadın tipi Almıla’dır.

     3.B. Bağımsızlık.
     Romanda ikinci olarak öne çıkarılan husus bağımsızlıktır. Sahipken değeri bilinmeyen,
ancak yitirildiğinde elli yıllık bir esaret çilesinden sonra büyük acılarla yeniden kazanılan
bağımsızlık. Bozkurtların dirilmesi bağımsızlık savasının kazanılmasıdır.

     3.C. Yüksek ahlak.
     Dürüstlük ve aile ahlakı, romanda öne çıkarılmaktadır. Romana göre, Türklerin ahlakı
genellikle Türk yurdunda bulunan yabancıların etkisiyle bozulmaktadır.

     3.D. Yabancıların devlet islerine karıstırılmasının sakıncaları.
     Romanda yabancıların devlet islerine karıstırılmasının tehlikelerine isaret edilmistir.
Türk olmayanlar Türk devletinde hâkim olmaya baslarsa çöküs kaçınılmazdır. Çünkü,
yabancılar, en kritik zamanda mutlaka ihanet etmektedirler.

     3.E. Töre.
     Bozkır Türk hayatının sağlam yapısı içinde hiç süphesiz törenin büyük yeri vardır.
Kağanlar bile törenin karsısında âciz kalırlar. Romanda öne çıkarılan değerler arasında töre de
yer almaktadır.

     3.F. Türklerin zaafları.
     Romanda Türklerin meziyetleri yanında zaaflarına da değinilmektedir. En basta geleni,
kolayca birbirine düsmek ve yabancıların entrikalarına alet olmaktır.
Romanda öne çıkarılan bu özellikler, Atsız’ın dünya görüsüyle karsılastırıldığında tam
bir uyum olduğu görülecektir. Durum böyle olunca, yazarın kendi fikirlerini romana
yamadığı, dolayısıyla eserin ideolojik olduğu zannedilebilir. Gerçek, bunun tam tersidir.
Çünkü, Atsız’ın dünya görüsünü Türk tarihinden süzülüp gelen ezelî ve ebedî hakikatler
sekillendirmistir. O, Türk tarihinin hakikatlerini iyi okumus, doğru yorumlamıstır. Eser de
zaten bu hakikatlerin roman formatındaki ifadesidir.

    4. Sonuç.
    Bozkurtlar romanı konu, içerik ve mesajlarıyla Türk dünyasının ortak değeri olmaya
layık bir eserdir. Bozkurtlar’dan bugüne kadar yalnızca Türkiye Türkleri istifade
edebilmislerdir. Gelecekte ise Altaylardan Tuna’ya kadar bütün Türk gençlerinde Türklük,
kahramanlık, büyüklük ve ülkü atesi özellikle bu eserin kıvılcımıyla tutusacaktır. Türklüğün
geleceğini kuracak olan Türk dünyasının gençleri Bozkurtlar’da çok sey bulacaklardır.
Cengiz Aytmatov, Mahtum Kulı, Abdulla Tukay, Abay, Sehriyar, Adil Yakubov,
Abdurrahim Ötkir gibi Bozkurtlar’ın yazarı olan Atsız da Türk dünyasının ortak bir değeridir.
Son yıllarda Türkiye Türkleri Atsız’ı yeniden kesfediyorlar. Bu kesfin gelecek yıllarda öteki
Türk yurtlarında da devam edeceğine ve özellikle Atsız’ın fikirlerinin, geleceğin Türk
dünyasında çok etkili olacağına hiç süphe yoktur.

 

       I. Uluslararası Türk dünyası kültür kurultayı. 9-15 Nisan 2006. Çesme-İzmir. Bildiri
kitabı III. Ed. Fikret Türkmen-Gürer Gülsevin. Ankara, 2007. 1289-1291.
                                                                    Ceval Kaya
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #1 : 09 Mayıs 2010, 20:02:18 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

BOZKURTLAR FİLM OLMALI
Sinema, görsel sanatlar içinde insanları hem ferdî hem de toplumsal olarak etkileyebilen bir sanattır. Sinema bu etkisini gelişen teknoloji sayesinde çoğalan ve gelişen televizyonla birleşerek ziyadesiyle arttırmıştır.  Günümüze kadar birçok sinema filmi çekilmiş. Sanatsal içeriği yüksek birçok ürün ortaya konmuştur. Bunun yanında sinemanın etkileyiciliğinden faydalanarak düşüncelerini yaymak isteyenlerde sinema filmleri vücuda getirmişlerdir. Bunlar ister müspet ister menfi içerikli olsun, günümüzde her evde bulunan televizyon sayesinde çok çabuk yayılmış ve insanları etkilemiştir. Hayatını Ülkücü ve Türkçü düşünce sistemine bağlı olarak idame ettiren biri olarak sinemanın bu yönünden (yani insanları etkileme gücünden) ülküm için nasıl yaralanılır diye hep düşünmüşümdür. Bulduğum sonuçlar içinde birçok faydalı fikirler var ama ben ilk etapta büyük tarihçi ve ülkü adamı Hüseyin Nihâl Atsız atanın “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtlar Diriliyor” romanlarının sinema filmine çevrilmesi fikrimden bahsedeceğim. Tabii bunun gerçekleşmesini isteyen ve dimağından bu düşünceyi geçirmiş birçok ülküdaşımın olduğunu da bilmekteyim. Malûm, romanlar; Göktürkler’in türlü Çin hilelerine kanarak esarete düşmesi ve büyük Türk kahramanı Kür Şad’la kırk çerisinin milyonluk Çin sarayını basarak Türk budununa özgürlük yolunu açmasını konu almaktadır ve naçizane düşüncem sinema sanatı için maden niteliği taşımaktadır. Göktürkler çağına ziyadesiyle vâkıf olan Atsız Ata’nın bu tarihi romanları birçok vatan evladına o çağı öğretmiş, kalp ve dimağlarında Türklük ateşini yakmıştır. Şahsen Göktürkler çağının inceliklerini; büyük kahramanımız Kür Şad’ı, Çuluk Kağan’ın evdeşi İçing Katun’u ve çaşıtlığını, İşbara Alp’ı ve kızı Almıla’yı, Çin çaşıtı Şen-king’i, Kıraç Ata’yı, ilk şairimiz Çuçu’yu, Kara Ozan’ı, Onbaşı Yamtar’ı, İlteriş Kutluk Kağan’ı, Ay Hanım’ı ve onu delice seven Deli Ersegün ve Kür Şad’ın oğlu Urungu’yu ilk müverrihimiz Bilge Tonyukuk’u, Türkler ve Çinliler’in Çin Seddi’nde olan savaşlarını, kımızı ve yararlarını, Türk budununun Çin esaretine girmesi ve Kür Şad’ın ihtilâliyle yeniden özgürlüklerine kavuşmasını ve diğer bütün tarihi hadiseleri bu tarihi romanlardan öğrendim. Benim gibi birçok vatan evladı da bu romanlarda atalarının kahramanlıklarını okudu ve gurur duyup kendine güveni arttı. İşte birçok vatan evladına bu duyguları aksettiren bu romanların, bunun için etkileme gücü yüksek olan sinemaya çevrilmesini istiyoruz. Bu sayede birçok vatan evladı da kahraman atalarımızı ve yaptıkları kahramanlıkları bilecek, tarihi ve atalarıyla gurur duyup övünecek, milli ve manevi terbiyesini sağlamlaştıracaktır. Nesillerimizin milli terbiyesi için düşündüğümüz bu fikrin akla uygunluğu su götürmez bir gerçektir. Zira bunu bizden daha önce düşünen ve tatbik eden çevreler vardır. Bu bizde niye olmasın. Birde bizim düşüncemiz halisane ve doğrudur. Başka çevrelerin yaptığı gibi ayıp örtme, yanıltma ve kandırma gibi çirkin bir sonuca çıkmamaktadır. Milli ve manevi bir dava için yapılacaktır. Amerikalılar gibi biz “Rambo” filmleri çekip nesillerimizi kandırmaya çalışmayacağız. Malûmunuz “Rambo” filmlerini Amerikalılar Vietnam’da yaşadıkları hezimetleri örtmek için yapmışlardır ve bunun sayesinde Amerikan gençlerinin yüzde sekseni Vietnam Savaşı’nı kazandıklarını sanmaktadırlar. “Geceyarısı Ekspresi” filmi gibi bir milleti (Türkler’i yani bizi) dünyaya cani gibi göstermeye de çalışmayacağız. Biz kendi muhteşem tarihimizi kendi nesillerimize öğretmek için bunu yapacağız. Günümüzde bir filmin (Matrix) akademisyenlerde araştırma yaptıracak ve yeni bir felsefe doğuracak (Matrix Felsefesi), dizi filmlerin; insanlara harıl harıl kitap okutturacak (Yaprak Dökümü dizisi), bir bölgeye turist yağdıracak (Asmalı Konak dizisi), filmde ölen karaktere cenaze namazı kıldıracak (Kurtlar Vadisi dizisi), veya bir devlete (Amerika) karşı nefret uyandıracak (Kurtlar Vadisi Irak) kadar etkili olduğu malûmunuz. Tüm bunlar malûmken ve gerçekleşmişken biz niye bu güzîde romanlarımızdan faydalanmayalım ve milli bilinci perçinlemeyelim. Geçmişte Cüneyt Arkın’ın “Kara Murat”, Serdar Gökhan’ın “Kurtoğlu”, Kartal Tibet’in “Tarkan” fimleri, günümüzde de son olarak Özhan Eren’in “120” filmi gibi milli tarihimizi konu alan bir film çekmeliyiz. Buna Atsız Ata’nın romanları biçilmiş kaftandır ve bir an önce Bozkurtlar film olmalıdır. Son olarak birde yaşadığı çağda ve hatta bıraktığı eserler sayesinde şimdi de gelecekte de milletimize büyük hizmetlerde bulunmuş ve bulunmaya da devam eden, ülkü devi Atsız Ata’mıza ahde vefanın bir gereği olarak bu film çekilmelidir. İnanıyorum ki bu film çekildikten sonra, onu seyreden ve Türklük düşüncesiyle ve aşkıyla dolan gençleri gördükçe, Atsız Ata’mız daha rahat uyuyacaktır.
Tanrı Türk’ü Korusun.

Abdullah KARAHİSARLI
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 09 Mayıs 2010, 20:09:11 »

Aslında oldukça güzel bir düşünce, seri olarak yapılmalı vizyondaki içi boş filimlerden daha nitelikli ve iyi, sinema eleştirmenleri ve yapımcıları kanı bozuk takımından olmasaydı bu söylediklerimiz çoktan hayata geçerdi..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 09 Mayıs 2010, 21:21:37 »

Eğer bu kitaplar filme aktarılsın reytingleri altüst eder,piyasada rekor bırakmaz.Kurtlar vadisinin çıkışıda buna benzerdi,o günlerdeki dizinin reytinglerini hatırlayanlar vardır,Türkiyede hayat dururdu.
Yalnız çinden Türkiyeye bir kişinin bile gelmeyeceğini garanti ederim bu kitaplar dizi olursa.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İlteriş Kutluk Kağan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 399


ACUNDA KUTLU YASA, TÜRKLERİN TÖRESİDİR.


« Yanıtla #4 : 09 Mayıs 2010, 22:32:41 »

Bozkurtlar elbette film yapılmalı ancak beklemeliyiz, bu film çok özel bir zamanda, çok özel bir yılda,  çok özel bir günde vizyona girmeli ve çok büyük titizlikle seçilen oyuncu ve film kadrosuyla  beraber kaliteli yapılmalı. Eskiden çok iyi romanlar ve hikayeler filme çekilmiştir(Tarkan, Hakanlar Çarpışıyor vs.) fakat bu filmleri bugün izlediğimizde gülüyoruz. Çekim hatası olmamalı, bütün imkanlar seferber edilmeli ve en önemlisi de zamanından önce kalitesiz çekimler yapılmasına izin verilmemelidir.
TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

IRKLARIN ÜSTÜNDE TÜRK IRKI!..
GENÇ ATSIZCI
Göktürk23
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 7


« Yanıtla #5 : 29 Ağustos 2010, 03:54:37 »

Film,_orta asyada çekilmeli,_ve film ekibide sadece türkiyeden olmamak kaydıyla,_başka TÜRK yurtlarındanda seçilmelidir...


Y.N.: İmla kurallarına uyalım. Şad
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.310


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #6 : 29 Ağustos 2010, 12:19:58 »


          İğrenç dizilerden filmlerden çıkıpta o günleri görürmüyüz acaba ?.. Kurtlar vadisine bile saydıran alçak basın Atsız'ımıza ne der dersiniz ?.. Yıllarca aşağılık amerikan filmlerinde kan gövdeyi götürürken ağzını açmayan satılmışlar Kurtlar vadisini görünce kudurmuşlardı. Korkarım ki Atsız Atamızın Ülkemize, gündeme gelmesi için Ülkemizin yarı nüfusunu buradan kovalamak lazım gelir!.. 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
asil_kan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 1


« Yanıtla #7 : 06 Eylül 2010, 11:40:37 »

Kitapları okuduğumdan beri hayalim bunları sinemada görmekti. Umarım bunun gerçekleştiğini görmek nasip olur. Kitabı okurken duyduğun onur ve gururu bir de görsel olarak yaşamak olağan üstü olur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Almıla-Ay
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 288


TÜRK KIZI


« Yanıtla #8 : 07 Eylül 2010, 15:24:20 »

Asil_kan kandaş hoşgeldin.Tabiki Atsız Atanın bütün kitapları sinema yada diziye uyarlanmalı.Hatta arkası yarın kuşağı vardı yaşı 28-30 olan kandaşlar hatırlar, Hunlardan başlayıp bugüne kadar gelmeli.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
GökTürk.çe
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 62


Deli Kurt


« Yanıtla #9 : 15 Ekim 2010, 17:37:24 »

Bozkurtlar dizisini seyirlik yapacak yürekli bir yönetmen var mı ki? Herkes şu aralar Türk-K.. kardeşliği, K... hakları diye debelenirken, "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözlerine bile tahammül edilemezken bu kitapları seyirlik haline getirmek her baba yiğidin yapacağı iş değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Vatan ne Türkiyedir Türkler\'e, ne Türkistan; vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan!
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.