Atsız'dan Notlar.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2018, 01:11:39


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atsız'dan Notlar.  (Okunma Sayısı 3002 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 04 Kasım 2017, 10:18:37 »

"Türklerde ise saygı görüyor, fakat hiçbir zaman da her işte erkekle eşit tutulmuyordu. 
Zaten fizyolojik ayrılıklar erkekle kadının tamamı ile müsavi olmasina engeldir."

TÜRK KIZLARI NASIL YETİŞTİRİLMELİ,
Orhun, 1 Şubat 1943, Sayi: 13
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 30 Kasım 2017, 09:50:12 »

"Manevi yapıyı bozanlara karşı kanunla sert tedbirler alınırken okul programlarıyla da
manevi yapının yükseltilmesi cihetine gidilir. Kıbrıs'ta Türkler öldürülürken futbol maçı tartışması
yapan hayvanları insanlığa döndürmenin başka yolu yoktur."

Ötüken, 5 Şubat 1964, 2. Sayı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 18 Aralık 2017, 18:26:02 »

"Edebiyatı bu kadar kınadığıma bakmayın. Bir zamanlar ben de kendimi edebiyat öğretmenlerinin
birincisi sanıyordum. Fakat bir gün bir kadın öğretmenin, beni kendisine sormadan, en iyi edebiyat
öğretmeni olduğunu söylemesi inancımı sarstı. Sözle tartışmadan hoşlanmadığım için itiraz etmedim.
Koca edebiyat öğretmeni yalan söyleyecek değildi ya... Şu halde birinci oydu. Ben ikinciliğe
düşüyordum. Kendimi bu ikinciliğe alıştırmağa çalışırken Türkoloji asistanı Muharrem Ergin'in verdiği
bir haber, işleri allak bullak etti. Muharrem, merdivenden düşerek hastaneye kaldırılan ve can acısıyla
kendisini ölümün eşiğinde sanan bir erkek öğretmenin "Dünya en büyük edebiyat öğretmenini
kaybediyor" dediğini hikâye etmişti. O da yalan söylemeyeceğine göre ben üçüncülüğe düşmüş 
oluyordum. Beşiktaş futbol takımı gibi her yıl bir derece düşe düşe ikinci kümenin yolunu
tutmaktansa İzzet ü ikbâl ile edebiyat kapısından çekilmeğe karar verdim ve ilâhî bir mevhibe olan asıl
mesleğime döndüm."


Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferleri
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : 18 Aralık 2017, 18:29:14 »

"Mızıkçılık birçok insanların mayasıdır. Kendi kendisini eğitemeyen insanlar yaşlanıp kocasalar bile
mızıkçı çocuk olarak kalırlar. Mızıkçılık, kendi eksiğini ve başarısızlığını başkasına atmak hastalığıdır."

(1 Haziran 1964), 

Ötüken, 15 Haziran 1964, Sayı: 6
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 27 Aralık 2017, 09:18:24 »

'Bize yalnız dansetmesini, iyi giyinmesini, kur yapmasını ve aşık olmasını bilen gencin lüzumu yoktur. Bize bugün mesleğinde usanmadan çalışacak, yarın hudutta göz kırpmadan ölebilecek genç lâzımdır. Bize bir gençlik lâzımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.'

Atsız, Bize Bir Gençlik Lâzımdır, Türk Ülküsü, s: 140
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 03 Ocak 2018, 20:01:16 »

"Atatürk, İsmet İnönü'den, emirlerine kayıtsız şartsız baş eğdiği
sürece faydalanmış, itaatte sapma görünce de silkip atmıştır. Atatürk'ün hiç hoşlanmadığı bir adamın
heykelini diktirmek Atatürkçü bir davranış değil, onun zıddıdır. Hele Cumhuriyet çağında Kâzım
Karabekir ve Fevzi Çakmak, daha eski çağlarda da yüzlerce büyük adam varken tutup da İsmet
İnönü'yü seçmek, poligamiyi savunmaktan daha garip bir tutumdur."

Ötüken, 1975, Sayı: 1(133)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TEGİN
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 107


« Yanıtla #16 : 30 Temmuz 2018, 14:42:17 »

Sonra, Türkçülükte diktatörlük de olamaz. Çünkü Türkçülük, demokratik bir sistemdir. Ancak,
Türkçülükteki demokrasi laçka olmamış, soysuzlaşmamış, ciddî disiplinli ve ahlâk dışı telkinlere izin
vermeyen bir demokrasidir.

Kafatasçılığın ise, Türkçülükle, uzak yakın hiçbir ilgisi ve ilişiği yoktur. Bir müddetten beri fikir
piyasasında kullanılmakta olan kafatasçılık, antropoloji denilen bilim dalının, yerli kızıllar tarafından
Türkçeye çevrilmiş adıdır. Türkiye'de antropolojik (yani kafatasçı!) hareketler ve çalışmalar Atatürk
zamanında olmuştur. Bugün dahi var olan Antropoloji Enstitüsü'nü kurduran da Atatürk'tür. Yapılan
kazılarla yeraltından çıkarılan kafataslarının ölçülüp bundan neticeler çıkarılmaya çalışması da Atatürk
devrenin hareketleridir. Yine, okullarda çocukların kafalarının, çeşitli şekillerde ölçüye vurulması da o
devrin antropolojik çalışmaları arasındadır.


(Ötüken, 104. sayı, Şubat 1970)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.